Yazara Gore Listeleme

  • Aharon Appelfeld
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    2,70 MB
    Eser Türü: Kitap
    Erwin Siegelbaum toplama kampından bırakıldığı günden beri, savaş sonrası Avusturya’sında, takıntılı bir şekilde, trenlerde yolculuk etmektedir. Her durakta ahbaplık ettiği pansiyon sahipleri, geçmişini paylaşabileceği eşi dostu vardır. Komünist anne babasını öldüren Nazi subayının peşine düştüğü bu yolculukta gündüzleri içkiyle, geceleri kısa aşk ilişkileri ve kâbuslarla doludur. Onu çıldırmaktan koruyan şeyse günün birinde o subayı öldürecek gücü kendinde bulma umudu... "Appelfeld, yapıtları yıllar geçtikçe durulan, saflık kazanan, şaşırtıcı derecede incelikli ve hassas bir yazar. Demir Raylar’ın hemen her cümlesi mücevher parıltısında." The Chicago Tribune
  • Aharon Appelfeld
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    2,15 MB
    Eser Türü: Kitap
    Tsili bir genç kızın hayatta kalma savaşı ve insan denen yaratığın kötücül tarafını gösteren yazınsal bir belge… Appelfeld Tsili romanıyla somut gerçekliği ödünsüz bir tavırla kayıt altına alırken, trajik olanı basit ama parlak bir dilin olağandışı ustalığıyla, hiçbir cambazlığa başvurmadan yazınsallaştırıyor. Savaşın başlamasıyla ailesi kaçan henüz on üç yaşındaki Tsili tek başına kalır. Yıllarca ormanlarda saklanır, köylüler tarafından hizmetçi olarak kullanılır, istismar edilir, her defasında dayak yer, ta ki her şeyi geride bırakıp tekrar ormanlara sığınana kadar. Uzun süre evsiz barksız dolaştıktan sonra Mark’a rastlar. Toplama kampından kaçan Mark’ın yanında kalır. Ne var ki Mark da bir gün çekip gider.
  • Aharon Appelfeld
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    32,01 MB
    Eser Türü: Kitap
    1939 baharı. Tatilciler Avusturya'da bir tatil kasabası olan Badenheim'ı geçici olarak işgal etmek üzeredir. Yerli halk; eczacıyla ruh hastası karısı, kasabanın iki fahişesi, pastane sahibi kendilerini ziyaretçi akınına ve bereketli geçecek bir sezona hazırlamaktadırlar, bu arada uçuk organizatör Dr. Pappenheim Sanat Festivali'ni düzenlemeye çalışmaktadır. Ama kısa süre sonra, şaibeli "Sağlık Dairesi" sinsi güçlerini kullanmaya başlar. Kasaba dış dünyaya kapatılır, yiyecek stokları erir ve tatilciler dahil bütün Yahudilerden Polonya'ya göç etmek için hazırlanmaları istenir. Bu uygulamaların ardındaki gerçeği kabullenmek istemeyen Badenheim sakinleri kendilerini bekleyen trajik sonu görememektedirler... Roman hiçbir şekilde gerçekçi değil. Öyle yoğun stilize edilmiş ki, komik bir kukla operası kisvesi altında bir kâbus olarak karşımıza çıkıyor. Başka bir deyişle, bu kitap, hayat değil, sanattır, Kafka'nın ilk hikâyeleri Dava ve Dönüşüm nasılsa öyle.