En Son Eklenenler

Toplam 59178 sonuçtan 1 - 10 arası görüntüleniyor.
  • Ashley Audrain
    insan sesi mp3 - Türkçe
    34 Ayrım
    671,83 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Jale Anıl
    Konusu:
    ANNELİK DENEYİMİ UMDUĞU GİBİ GİTMEYEN, AKSİNE, KORKTUĞU HER ŞEY TEKER TEKER BAŞINA GELEN BİR KADININ GÖZÜNDEN ANLATILAN, SARSICI BİR PSİKOLOJİK DRAM. AŞKLA KURULAN BİR EVLİLİĞİ DARMADAĞIN EDEN BİR TRAJEDİ… Blythe Connor, kendisinin hiç sahip olmadığı o sıcak kalpli, destekleyici annelerden biri olmaya kararlıdır ve yeni doğan bebeği Violet’la bu şansı yakalamıştır. Ancak anneliğin o yorucu ilk günlerinde kızıyla umduğu gibi bir bağ kuramaz, küçük kız soğuk duruyor ve annesinden gelecek en küçük şefkati reddediyordur. Bütün bunlar Blythe’ın, Violet’ta bir sorun olduğunu düşünmesine neden olur. Üstelik Violet büyüdükçe anaokulunda da etrafındakilere karşı kavgacı bir tavır sergilemeye başlamıştır. Kocası Fox ise hepsinin Blythe’ın hayal ürünü olduğunu söylüyordur. O, karısının gördüğü şeylere karşı gözünü kapıyor, karşısında yalnızca anne olmanın getirdiği günlük zorluklarla mücadele eden bir kadın görüyordur. Fox, onun korkularını görmezden geldikçe Blythe da kendi akıl sağlığından şüphe etmeye başlar. Fakat bir gün oğulları Sam doğar ve Blythe hep hayal ettiği o anne bebek bağını onunla birlikte çok doğal bir şekilde kurar. Violet bile küçük kardeşine bayılıyor gibi duruyordur. Ancak hayatları tek bir saniyede değişir ve Blythe’ı kendisine, geçmişine ve kızına dair gerçeklerle yüzleşmek zorunda bırakır. Güdü bize sorgulamamamız gerektiği öğretilen annelik konusundaki beklentilere ve kusursuz görünen ailelerde bile kapalı kapılar ardında yaşananlara dair harika bir roman. Elinizden bırakması zor, unutması ise imkânsız bir kitap. “Ashley Audrain, anneliğin en karanlık köşelerine ışık tutuyor.” KRISTIN HANNAH **Bir Zamanlar Hollywood'da, Evlilik Hikâyesi ve Yerçekimi filmlerinin yapımcısı tarafından kısa süre içerisinde televizyona uyarlanacak.** “Daha ilk sayfadan size kancayı takacak ve sonuna gelmek için can atmanıza neden olacak.” Good Morning America “Biçimsel bir keskinlik ve gözü karalıkla yazılmış Güdü, bir oturuşta okuyup bitirmek isteyeceğiniz büyüleyici bir roman. Gerilim romanlarına özgü, insanı diken üstünde tutan yanı, bir edebiyat romanı kadar da özenli kurgusu, açığa çıkan her gerçekle sırtınızdan itilmişsiniz hissi bu kitabı ayrıcalıklı kılıyor.” Toronto Star “Kevin Hakkında Konuşmalıyız’dan sonra insanı annelik konusunda en çok düşünmeye sevk eden roman.” Clare Pooley “Ustaca yazılmış çok boyutlu bir gerilim… Güdü, türünün en yasaklı konusunun –kendi çocuğunun kötülükleri yüzünden tehlikede olan bir anne– yaratıcı bir şekilde işlenmiş hali.” Maureen Corrigan “Audrain, kadınların toplum tarafından dikte edilen bazı kusursuz annelik standartlarını yakalayamama korkusunu inceliyor ve bunun üzerine gidiyor. Fakat Güdü’yü benzeri diğer kitaplardan ayıran şey, Audrain’in kadınların seslerinin nasıl kısıldığını, binlerce küçük sıyrığın taş kadar sağlam bir evliliği nasıl yıkabileceğini ve annelik tabularına bir başkaldırı sayılabilecek şekilde, aslında annelerin bazen çocuklarına karşı nasıl hissediyor olabileceğini gözler önüne sererken kullandığı incelikli anlayış... Güdü bir gerilim romanından çok daha fazlası. İster anne olalım ister ellerinden gelenin en iyisini yapmış olan annelerin çocukları, hepimizin omuzlarındaki yükü gösteriyor.” Los Angeles Times “Bir anne kızını sevmezse ne olur? Audrain’in bu ilk romanı, anneliğin karanlık sularına doğru tüyler ürperten bir dalış niteliğinde. Anlatıcısı Blythe’ın yetiştirilme tarzı da birtakım soruları ortaya çıkarıyor: İnsan annelik edememe genini miras alabilir mi? Güdü gözlerinizi ayıramadığınız bir tren enkazı gibi huzursuz edici ve provokatif bir roman.” Washington Post “İnsanda bağımlılık yaratıyor.” Paula Hawkins, Trendeki Kız kitabının yazarı “Bu gerilim dolu kitabın duygu fırtınasını tek bir oturuşta hazmetmek gerek.” Newsweek “Psikolojik gerilim sevenler, anne kız ilişkisiyle ilgili bu romanı okurken heyecanlarına hâkim olamayacaklar.” Good Housekeeping “Provokatif sorular soran, sürükleyici bir gerilim.” Real Simple “İnanılmaz bir roman.” Harper’s Bazaar “Üzerinde iyice düşünülmüş, çatısı güzelce işlenmiş, keskin dokunuşlarla bezenmiş, dikkat çekici bir roman. Güdü, annelik endişelerini delici bir enerjiyle besliyor. Sonu beni şaşkına çevirdi.” Guardian “Gerilim dolu… Audrain ilişkiler hakkında görünürde küçük ama özünde çok büyük şeyler ifade eden anları yakalama yeteneğine sahip.” New York Times Book Review “Annelikle ilgili bildiğiniz her şeyi sorgulamanıza neden olacak bir psikolojik gerilim.” Bitch “Anneliğin karanlık, huzursuz edici taraflarına gerilim dolu bir bakış. Provokatif bir roman.” theSkimm “Bu kitabın kapağına bir uyarı koymalılar! Güdü insanın yüreğini delip geçecek derecede etkili bir ilk roman. Kevin Hakkında Konuşmalıyız’dan izler taşıyor.” New York Post “Anneliğin karanlık tarafına doğru asap bozucu bir keşif. Kötü tohumdan tomurcuklanan gerilim tarzına eşsiz bir ekleme, son derece orijinal bir ses.” Publishers Weekly “İnsanı içine çeken bir gerilim ve anneliğin sapabileceği yürek burkan yanlış yollara doğru derin bir bakış. Tartışma yaratacak bir roman.” Booklist “Bu hassas, düşündürücü, tahrik edici, dolaysız bir roman, sonu ise bir balyoz gibi çarpıyor. Uzun süreler bu kitap hakkında konuşmaya devam edeceksiniz.” BookTrib “Az ve öz kullanılmış bir dil ve ifadelerin canlılığıyla dikkat çekici bir kitap. Audrain’in, Blythe’ın iç dünyasını –korkuları, umutları, zihninde saplanıp kalmış detaylar– yansıtma kabiliyeti o kadar eşsiz ki başkarakterin sorunlu dünyasında sık sık kayboluyoruz. Bu duygu roman boyunca yoğun bir şekilde adım adım sizi takip ediyor ama Audrain işi bununla bırakmıyor. Güdü Audrain’i bilge ve yetkin bir yazar konumuna koyuyor, gerilim ve aile dramı hayranları için mükemmel.” BookPage “Son derece orijinal, okumak için büyük bir heyecan duyuyorsunuz. Ashley Audrain anneliğin en karanlık köşelerine ışık tutuyor. Sert, içgüdüsel ve çoğunlukla rahatsız edici bir yanı var ve bu özellikleriyle pek çok kitap kulübü tarafından odak noktasına alınacak. Kevin Hakkında Konuşmalıyız hayranları için de birebir.” Kristin Hannah “Güdü, tahrik edici bir güce sahip olan şiirsel bir kitap, damarlarıma hem anlayış hem de korku zerk ederek sinirlerimi yıprattı. Soluksuz okudum, sonrasında ise günlerce aklımdan çıkmadı. Kaçırılmamalı.” Lisa Jewell “Sürükleyici yazım tarzı ve ikna edici diliyle Ashley Audrain’in kitabı beni daha ilk sayfadan yakaladı. Audrain’in anneliğe dair çizdiği açık ve net portre, huzursuz ediciydi ama son derece ilgi uyandırıcı. Karmaşık, incelikli ve cesur, tek solukta içime çektim.” Karma Brown “Son sayfaya kadar insanın yakasına yapışıp bırakmıyor. Güdü, anneliğe dair mitlerin altını kazıyor, ebeveynliğin şekil değiştiren yanlarını ustaca keşfe çıkıyor, geçmişin şimdiki zaman üzerindeki etkilerini güçlü bir şekilde yansıtıyor ve en yakınımızdakileri bile gerçekten tanıyamıyor oluşumuzun tedirginliğini hissettiriyor.” Kim Edwards “Güdü’yü soluksuz okudum, Ashley Audrain’in kışkırtıcı kurgusu ve harika anlatımıyla okurun üstünde kurduğu büyü bozulmasın diye ne çocuklarıma ne telefonuma ne de gecenin bir yarısı olmasına aldırış ettim. O zamandan beri de tekrar tekrar aklıma düşüyor ki bu hissi daha önce hiçbir kitapta yaşamamıştım. Bu bir gerilim romanı, evet ama anne olmanın ne demek olduğu sorusunu çarpıcı bir zekâ örneği göstererek soruyor. Ve her janrın en iyi örneğinde görüleceği gibi, bu dünyada yaşayan bir birey olmanın anlamını sorgulatıyor.” Joanna Rakoff “Ashley Audrain’in Güdü’sü yalnızca bir solukta okunacak keyifli bir kitap olmakla kalmıyor, aynı zamanda annelik kavramına dair kışkırtıcı ve korkusuz bakış açısını harika bir anlatı tarzıyla ortaya koyuyor.” Aimee Molloy “Cüretin sınırlarında dolanan bir cesaretle yazılmış, olağanüstü bir duygusal ve psikolojik hassasiyete sahip olan Güdü, insanı ilk sayfadan yakalayan bir gerilim edebiyatı yetenek gösterisi gibi. Sizi en asap bozucu maceralardan birine çıkarıyor: ebeveynlik.” Bill Clegg “Güdü anneliğin cesur bir incelemesi gibi. Audrain, Connor ailesindeki kimseyi es geçmiyor fakat bir şekilde her bir karakter sempatimi kazandı. Çok zekice kurgulanmış, anlayış ve şefkat dolu, aynı zamanda ürkütücü. Keşke her defasında ilk seferiymiş gibi tekrar tekrar okuyabilsem. Son zamanlarda okuduğum en iyi kitap.” Stephanie Wrobel “Güdü’yü okurken bıçak sırtında yürüyorsunuz. Annelikle ilgili olarak bildiğimizi sandığımız –ya da öyle inanmak istediğimiz– şeyler konusunda yüzümüze doğru atılan bir çığlık gibi. Ashley Audrain’in Kevin Hakkında Konuşmalıyız’ı anımsatan çok güçlü, çok etkileyici, tedirgin edici bu ilk romanı, sıradaki Kayıp Kız olmaya aday. Bir çırpıda okudum.” Marissa Stapley “Audrain’in anneliğin en karanlık yanlarıyla (duygusal ikilemleriyle) ilgili yazdığı insanı tedirgin eden bu romanı bitirmek için sabahladım. Duygulara hitap eden, kışkırtıcı, zorlayıcı bir kitap ve bu zamana kadar okuduğum (ya da yazılmış) en iyi doğum tasvirini içeriyor.” Sarah Vaughan “Büyüleyici ve akıcı, tehlikeli ölçüde sürükleyici. İnsanı üzerinde düşünmeye iten bir kitap.” Liz Nugent “Meteor etkisinde bir ilk roman. Güdü âdeta bir doğal afet, unutulmaz bir şekilde kalbinize iniş yapacak, önce parıldayacak, sonra kararacak ve ardından sizi esir alacak. Stephen King annelik denen şeyi deneyimleyebilseydi belki böyle bir kitap hayal edebilirdi. Bilgece, dokunaklı ve şefkatli, kitabı elimde tutarken nabzı atıyordu âdeta. Elimden bırakamadım. Gözümü sayfalardan ayıramadım.” Claudia Dey “Güdü korku treni gibi bir kitap. Sizi yakalıyor, önüne katıyor ve gitmek istediğinizden emin olmadığınız yere sürüklüyor. Huzursuz edici, üzücü ve ilginç bulduğumu itiraf etmeliyim. Anneliğin ne kadar rahatsız edici olsa da konuşmamız gereken yanlarıyla ilgili bir konu atıyor ortaya: beklentiler ile gerçekler, yaratılış ile yetiştiriliş, erkek ile kadın…” Beth Morrey “Sürükleyici, kışkırtıcı, tüyleri diken diken edecek yoğunlukta bir gerilim. Tek solukta okunacak bir kitap.” Iain Reid “Büyüleyici. Ashley Audrain’in bu güçlü ilk romanı anneliğin zorlu yanlarını keşfe çıkıyor ve kimsenin inanmadığı korkunç bir gerçeğin içinde kapana kısılmış olmanın insanı nasıl yalnızlaştırdığını gözler önüne seriyor.” Fiona Valpy “Çiçeği burnunda anne babaların yüreklerine korku salacak bir gerilim romanı. Sonunu okuduğum an tüylerim diken diken oldu.” Mark Edwards “Psikolojik gerilime yaratıcı bir katkı. Audrain bir uzman edasıyla gerilimin dozunu hiç düşürmüyor.” Sunday Times “Bu kitap üzerinde ne düşünmeyi bırakabildim ne de hakkında konuşmayı. Resmen aklımı başımdan aldı.” Candice Brathwaite “İlk sözcükten son sözcüğe kadar gözlerimi ayıramadım. Kevin Hakkında Konuşmalıyız’ı okurken hissettiklerimi bana yeniden yaşatacak bir kitap arıyordum. Okuduğunuz şeyi vücudunuzun her bir zerresinde deneyimliyorsunuz, nasıl bittiğini öğrenmeden kitabın kapağını kapamanız mümkün değil. Gerçekten tavsiye ederim.” Dawn O'Porter “Çok güçlü ve sürükleyici.” Emma Stonex “Tüyleri diken diken eden, gerilim dolu bir hikâye. Audrain, gizem unsurunun alevi sönmeden çabucak ateşi harlıyor.” New York Times “Sürükleyici bir gerilim. Sizi ilk sayfasından esir alacak ve bitirdikten çok sonra bile rahat bırakmayacak. Kaçırmayın.” Heat “Sürükleyici, karanlık ve büyüleyici… Kitap kulüpleri için birebir.” Stylist “Annelik ve gerilim unsurlarını bir arada sevenler için ideal.” Daily Mail “Audrain, başkahramanın yavaş yavaş çözülmesini sağlayarak gerilimi kararında tutmayı başarıyor.” Sunday Times “En son ne zaman Güdü kadar etkileyici bir roman okudum hatırlamıyorum. İnsanı düşünmeye iten, iddialı ve hüzünlü bir kitap.” David Heyman, Bir Zamanlar Hollywood’da filminin yapımcısı “Daha ilk sayfasından Güdü’nün cazibesine kapıldım. Son derece gerilim dolu, baştan ayağa kuşatılıyorsunuz! Kalıtım, beklentiler ve anneliğe dair kapkaranlık bir hikâye ve ben buna bayıldım.” Abigail Dean “Modern anneliğe dair kışkırtıcı bir roman.” Vogue “Gerilim dozuyla insanı cezbediyor. Güdü bitirdikten çok sonra bile aklınızdan çıkmayacak.” Refinery29 “Annelik psikolojisinin derinlerine inen sürükleyici bir roman. Audrain önce önümüze anneliğin iki farklı yüzünü koyuyor: İlki, daha rahimlerinde, yumurtalıklarında anne olma becerisini en baştan taşıyan kızlar ve ikincisi ise yalnızca anne değil, iyi bir anne olacakları söylenen kadınlar. Kadın biyolojisi bir kadının kaderiyle birbirine dolanıyor ve Güdü bizi bu düğümün içinde ağzımız açık bir şekilde bırakıyor.” Martha Sharpe “Harika bir ilk roman.” Harper’s Bazaar “Ashley hayal edebileceğimiz en kötü şeyin içinde kendimizden bir şeyler bulmamız için bize meydan okuyor… Kendisiyle ilişkilendirmek ile dehşet içinde kalmak arasındaki o bıçak sırtı kadar ince çizgi okuru kitaba çiviliyor.” Grazia “Tamamen içine çekilip kaldım… Eksiksiz ve hayret uyandırıcı.” Daisy Buchanan “Hiç soluk aldırmayan, son sayfasına kadar ne olacağını tahmin etmeye çalışacağınız, insanı zorlayan bir gerilim.” Daily Express
  • Baki Yaşa Altınok
    insan sesi mp3 - Türkçe
    112 Ayrım
    2110,04 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Şiir
    Seslendiren : Ahmet Uğur Şengel
    Konusu:
    Halk ozanı veya âşıklık Anadolu’da toplumun işiten kulağı, gören gözü ve söyleyen dili olmuştur. Yaşamını halkla birlikte devam ettiren ozan, sazıyla sözüyle halkın sesidir. Dolayısıyla bu gelenek, halka mal olmuş bir kültürdür. Ozan, halkın bağrından kopar ve temsil ettiği toplumun sorunlarını, söz dizelerine dökerek anlatır. Yaşadıkları dönemlerde her halk ozanının farklı bir yeri vardır. Ama tüm halk ozanlarımızın buluştuğu yer, halkın gönlüdür. Tarih boyunca ozanlık ve halk edebiyatı çeşitli dönemler baskı ve zorluklarla karşılaşmış ve her türlü olumsuz koşullardan geçerek günümüze kadar gelmiştir. Halk ozanlığı, değişen yaşam koşulları ve değer yargıları karşısında gerileme yaşasa da öz kültürün vazgeçilmez simgelerinden biri olma özelliğini yine de korumuştur. Bugüne değin adı bilinen veyahut bilinmeyen binlerce şair bu topraklarda yaşamını sürdürmüştür. Yalnızca âşık edebiyatına ilişkin yazılmış kitap sayısı yüzlerle ifade edilmesine rağmen, daha gün yüzüne çıkmamış veya türlü sebeplerden dolayı çıkarılamamış çok sayıda şair olduğu muhakkaktır. Bunların şiirlerinden oluşan binlerce cönk ve defterler kütüphanelerde veyahut şahısların ellerinde ortaya çıkıp halkla buluşmayı beklemektedir. Bunlardan birisi de özel kütüphanemizde olan Osmanlıca 6-7 defter ile onlarca kâğıt yapraklarına ve sigara paketi kâğıtlarını düzelterek şiirlerini yazdığı güçlü şiirleri olan Ali Bâkî Gül Baba’dır. Ali Bâkî Gül Baba ünlü şair Sıdkî Baba’nın oğludur. Şairlik eğitimini babasından almıştır. Sıdkî Baba’nın Hacı Bektaş Dergâhında aldığı eğitim, Ali Baki’nin, güçlü bir şair olmasında önemli etken olmuştur.
  • Mariana Enriquez
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    244,53 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : İrem Nur Tekeş
    Konusu:
    “Enriquez, yaşamın barındırdığı dehşeti çekinmeden gözler önüne seriyor.” –Patti Smith “Mariana Enriquez mutlaka okunması gereken büyüleyici bir yazar. Tıpkı Bolaño gibi yaşam ile ölüm meselelerine değiniyor ve yazdıkları bir tokat gibi çarpıyor.” –Dave Eggers “Dünyanın paramparça bir portresi, âdeta jiletlerle kaplı bir disko topu.” –Guardian Mariana Enriquez’in ürkütücü evreninde canavarlar yatakların altında saklanmıyor, ormanların içinde dolaşmıyor. Bu öykülerde canavar biziz. 12 öykü, ölümün dokunduğu 12 karakter. Perili olduğuna inanılan metruk bir evde tutsak kalan tek kollu Adela, dişleriyle tırnaklarını söken Marcela, Kepçekulak Ufaklık lakaplı çocuk seri katilin hayaletini gören Pablo ve kadına karşı şiddeti protesto etmek için kendilerini ateşe atan kadınlar… En karanlık arzularımızın dizginleri salıverildiğinde neler olabileceğini keşfe çıkan Enriquez, hipnotik dili ve gündelik korkuları mütemadiyen hissettirdiği öyküleriyle Julio Cortázar, Shirley Jackson ve Roberto Bolaño gibi ustaların izinden gidiyor. “Gerçekçiliğin keskin sınırlarının müsaade ettiğinden çok daha derin, daha rahatsız edici bir gerçeğin peşinden gidiyor... Güçlü ve nefes kesici.” –New York Times “Kısa ama fazlasıyla vurucu. Tüm öykülere sinen tüyler ürpertici dokusu, okuyucunun zihnine bir oltutaşı gibi yerleşiyor, bütün o karanlığın içinde parıldamaya devam ediyor.” –Vanity Fair
  • Edward J. Larson
    insan sesi mp3 - Türkçe
    36 Ayrım
    581,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme
    Seslendiren : Ayşe Kahya Yüksel
    Konusu:
    Her şey olabildiğince uygarca başladı. Darrow dünyaca ünlü uzman tanığına, "İncil üzerinde oldukça önemli araştırmalar yaptınız, öyle değil mi Bay Byran?" diye sorarak açtı davayı. "Evet, efendim. Bunu yapmaya çalıştım" şeklinde, ihtiyatlı bir yanıt geldi. "Pekala, bunu yaptığınızı hepimiz biliyoruz; bunları tartışmak niyetinde değiliz," diye devam etti Darrow. "Fakat haftalık makaleler yazıp yayımladınız ve zaman zaman da çeşitli konularda yorumlar yaptınız, değil mi?" Byran tuzağı açıkça gördü. İncil'den bazı bölümleri yorumlamış olduğunu kabul etse, insan yaradılışının köklerine dair başkalarının yaptığı yorumlara itiraz etme şansı kalmayacaktı....
  • İsabel Allende
    insan sesi mp3 - Türkçe
    37 Ayrım
    346,37 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : BELGİN MERDİVENCİ
    Konusu:
    Benim adım Maya Vidal, on dokuz yaşımdayım, cinsiyetim kız, bekarım, sevgilim yok, ama fırsat çıkmadığından, yoksa kılı kırk yardığımdan değil, California’da Berkeley’de doğdum, Amerikan pasaportum var, şu anda geçici olarak dünyanın güneyindeki bir adada sığınmacıyım. Bana Maya adını koymuşlar çünkü Hindistan Neneme pek çekici gelir, annemle babamın da, önlerinde düşünecek dokuz ayları olmasına karşın, akıllarına başka bir isim gelmemiş. Hindu dilinde maya “büyü, hayal, düş” anlamlarına geliyormuş. Benim kişiliğimle hiç ilgisi olmayan şeyler. Atilla olsaydı daha uygun olurdu, çünkü ayağımı bastığım yerde ot bitmez. Isabel Allende, California’dan Las Vegas’a, oradan Şili’deki Chiloé Adası’na kadar uzanan bir macera anlatıyor, Maya’nın Günlüğü’nde Geçmişle şimdinin, yaşamla ölümün, ümitle ümitsizliğin kucaklaştığı bu büyülü macera, Allende’nin ışıklı, rüzgârlı anlatımıyla hayat buluyor. Modern bir genç kızın sıradışı şartlar altında olgunlaşmasının öyküsü, Maya’nın tutku ve ıstırap dolu anılarında adım adım gözler önüne seriliyor.
  • Jose Saramago
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    203,96 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Öykü
    Seslendiren : Derya Çimen
    Konusu:
    José Saramago’nun Portekiz’de Salazar diktatörlüğü altında yaşadığı dönemde yazdığı öykülerden oluşan, ülkesinde ilk defa 1975 yılında yayımlanmış Ölümlü Nesneler, büyük ustanın dünya çapında ünlenmesine ve Nobel Ödülü’nün kendisine layık görülmesine sebep olan müthiş ironisinin, muazzam öngörüsünün ve zekice geliştirdiği özgün felsefi mantığının erken dönem örneklerini okurlara sunar. Bir sandalyenin diktatörlükteki kader değiştirici önemi; bütün bir ülkeyi tek bir mezara gömmeye çalışan bir lider; kendi idaresini ele geçirmek isteyen bir araba ya da kimsenin itiraz etmediği baskıcı bir düzene isyan eden nesneler etrafında kurduğu bu öyküler, Saramago’nun külliyatındaki, Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş ya da Körlük gibi okurların büyük hayranlık duyduğu başyapıtlarının tohumlarını da barındırır. “Saramago da tıpkı Faulkner gibi, kendi kaynaklarına ve nihai hedefine o kadar güveniyor ki imkânsız olan herhangi bir şeye can verebilir.” John Updike, New Yorker
  • Serpil Ciritci
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    611,83 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kişisel Gelişim
    Seslendiren : Serap Şirin
    Konusu:
    "Merak ediyorum, nasıl bir iz bırakacaksın sen bende? Ne kalacak üzerimde sana ait; hangi duygum, duruşum, bakışım senin olacak? Ne kadar karışacaksın bana ve ne kadarını bırakacaksın bana? Merak ediyorum, ne zaman kendimi bulacak ve senin gözlerinde kendimi göreceğim?" Her insan bir diğerine aynadır ve bize en büyük aynayı aşık olduğumuz kişiler tutar. Onlar düşük frekansımızı yükseltir, negatif duygularımızı açığa çıkararak geçmiş yaralarımızı sevgiyle dönüştürmemizi sağlar. Bazen canımızı çok acıtsa da bu acının kişisel tekamülümüze hizmet ettiğini fark ederiz. Tam bu nedenle bizi en hızlı, ilişkilerimiz olgunlaştırır ve aynı nedenle hayatımıza giren insanlar en büyük teşekkürü hak edenlerdir. Çünkü evrende tesadüf yoktur. Çoksatan “Bilinçaltınızı Nasıl Dönüştürürsünüz?” ve “Kuantumun Gücü” kitaplarının yazarı Serpil Ciritci, “Gümüşlük Meleği” romanı ile evrensel kuantum yasalarının hayatımıza ve ilişkilerimize doğrudan etkilerini anlatıyor. Bu kitapta ilişkilere dair tüm sorularınıza cevaplar bulabilir ve kendi ilişkinizi kökten değiştirebilirsiniz.
  • Hakan Kaynar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    295,74 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Tarih
    Seslendiren : EBRU EMUL
    Konusu:
    Bir kenti, onun tarihini yalnızca binalar, yollar, meydanlar, hakkında çıkan haberler üzerinden mi okuruz? Yoksa duygular da bu tarihin parçası mıdır? Üstelik konu, Ankara gibi her anlamda sembolikleşmiş, yalnızca yaşayan ya da iz bırakanların değil, dışındaki kalabalıkların duygularının da her bir taşına kazındığı bir kent olunca... Lakin Ankara'nın Duygusal Tarihi bildiğimiz anlamda bir tarih kitabı değil. Yazarı bir şehri sakinleri ve ziyaretçileri üzerinde bıraktığı hislerin çoğunlukla edebiyat üzerinden izlenebileceği iddiasını taşıyor. Sadece başkent olmanın ona yüklediği anlamlarla sembolize edilemeyecek bu şehrin uyandırdığı duyguları, Ankara'yı mekân edinmiş romanları, öyküleri ve şiirleri takip ederek keşfetmeyi deniyor Hakan Kaynar. Kesin olarak söylediği ise şu olabilir: Edebiyat tarihe dahildir. İşte bu savdan hareketle Kaynar'ın okuru davet ettiği Yakup Kadri, Aka Gündüz, Refik Halid, Nahid Sırrı ve Memduh Şevket eşliğindeki bu kent yolculuğu; Vüsat O. Bener, Cihat Burak, Adalet Ağaoğlu'nun duraklarında soluklanarak Ayhan Geçgin ve Sezgin Kaymaz'la günümüze dek varıyor. Bilhassa da İlhan Tarus'un tanıdık ve küçük Ankarası, Sevgi Soysal'ın kalabalıklaşan Yenişehir'i ve Barış Bıçakçı'nın kayıtsız, yalnızlaştırıcı çağdaş Ankarası üzerinden; kentin her veçhesi kaygı, ihtiyat ve yalnızlık üçgeninde, her coğrafyanın muhtaç olduğu bir yeni-yeniden-okumaya tabi tutuluyor. Ankara değiştikçe duygular da değişiyor; güvenin yerini mesafe, karşılaşmaların yerini görmezden gelişler alıyor, sokaklar meydanlar insan ilişkileri yeniden kuruluyor.
  • Gregg Braden
    insan sesi mp3 - Türkçe
    37 Ayrım
    494,00 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Kişisel Gelişim
    Seslendiren : Mehtap Bozhan
    Konusu:
    Tanrı’nın Şifresi tek bir amaç için yazılmıştır: insanlık ailesini farklılıklarımıza dayalı olarak bölen herşeyden çok daha üstün olan tek bir birlik ilkesini net ve basit bir şekilde gözler önüne sermek. Bugün bilinçli bir yaşam ve güçlerimizi yanlış kullanmamız sonucu olmakta olan neslimizin tükenişi arasında bir seçim yapmalıyız. Bu kitap bir seçimimiz olduğuna inanmamız için bir neden olduğunun ve bir zamanlar üstesinden gelinilemez olan global ailemiz içindeki farklılıkları birleştiren tek bir ismin gücünün hikayesidir. Bilimin, teknolojinin ve barışın varlığının türümüz tarihindeki bu en büyük sorgulamasına girerken Tanrı’nın Şifresi bir çözüm olma niyetinde değildir. Farklılıklarımızla ilgili bu derece vurgulamaların yaşandığı günümüzde, bu kitap sadece bir başlangıç noktası olmayı amaçlamaktadır. Bilimimiz ne kadar ileri görünürse görünsün, günümüzün en büyük beyinleri bugünkü anlayışlarımızın eksik olduğunu itiraf etmektedirler. Genetik kodun netliği, Einstein’ın enerji ve madde denklemleri ve internet iletişiminin mucizesi içinde, yaradılışa bilimsel olarak bakışımızda içleri doldurulmadan kalan boşluklar vardır. Ortak bir gözlemden alıntı yapmak gerekirse: Ne kadar çok keşfedersek aslında ne kadar az şey bildiğimizi o kadar çok anlıyoruz. Yaşamın kendisinin DNA’sında saklı kadim bir dili yani "gerçek bir mesajı" keşfetmek ne anlama gelirdi? Ya bir zamanlar geçmişimizle ilgili inanmış olduğumuz şeyler değişmek üzereyse...
  • Ayhan Yücel
    insan sesi mp3 - Türkçe
    39 Ayrım
    648,73 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: İslam
    Seslendiren : Canan Bumin
    Konusu:
    “Resul de şöyle der: ‘Ey Rabbim, benim toplumum, bu Kur’ân’ı terk edilmiş/dışlanmış hâlde tuttular.’” Furkan Sûresi 25/30 Rabbimizin kelâmı ve Resulullah Efendimizin kutlu emaneti Kur’ân-ı Kerîm’e aşk ile sarılmaya vesile olması niyazıyla… “Bizim aslında aşk diye taptığımız Kur'an. An’ı Kur-AN An’ı Kuran kimdir dersen, aslında an hemen geçti An’ın hükmü, geçmişe ve geleceğe mahkûm değildir An dediğim anda, an geçiyor Zamanı yakalama gibi bir şansımız yok Biz an-ı Kuran’a talibiz An’ın içindeki an’ı düşünüyoruz Lâmekânız, lâ zamanız Ne geleceğe hükmümüz var Ne geçmişte takılır kalırız Ne de an’ı sahiplenebiliriz Rüzgâr gibi gelir, rüzgâr gibi geçeriz Biz her hâliyle, her ânıyla aciziz…” C.D.

Sayfalar