Yazara Gore Listeleme

  • Ahmet Çiğdem
    insan sesi mp3 - Türkçe
    30 Ayrım
    1068,89 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Melehat Coşkun
    Türkiye’nin özel bir dönemini oluşturduğunu söyleyebileceğimiz son otuz yıllık yakın dönem tarihinin etrafında döndüğü başat kavramlar arasında şu üçünün olduğuna şüphe yok: Din, Darbe ve Demokrasi. İslâmcılık ve AKP formlarında dinsellik; 12 Eylül 1980’den başlayarak süreğenleşen darbeler ve darbe teşebbüsleri; kamusal bir aydınlanmanın esas dayanağı olarak demokrasinin darlıkları ve imkânları… Ahmet Çiğdem, sosyolojik bir dikkatle, bu üç kavram etrafında Türkiye’nin tarihsel ‘özel yol’larına bakıyor; “devlet kapitalizmi ile Türk usûlü faşizm” gibi… Aynı zamanda, Türkiye’nin özgüllüklerini global dönüşümlerin ışığı altında okuyor; Avrupa Birliği süreci, 11 Eylül 2001 gibi… “AKP’nin Çıkmazı, AKP Çıkmazı” başlıklı bölüm, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin devlet siyasetiyle, demokratikleşmeyle, burjuvaziyle, yoksullukla, yolsuzlukla vb. imtihanlarını ele alıyor. Metnin son bölümünün, “insan vicdanını karartmaya ve bilincini köreltmeye yönelik tekil olgulara yönelik sübjektif bir direnişi ihtiva ettiğini” söylüyor yazar. “Kötülük kazanır, iyilik geçicidir” duygusuna karşı, bir tutamak…
  • Ahmet Çiğdem
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    6,63 MB
    Eser Türü: Kitap
    Jürgen Habermas’ın epistemolojiyi toplumsal bir teori olarak kurma çabasını anlamlandırmaya yönelik bir çalışma olan Akıl ve Toplumun Özgürleşimi, eleştirel bilgi teorisinin tarihsel ve toplumsal kökenlerini ele alıyor. Frankfurt Okulu’nun eleştirel teoriyle tartışmaya açtığı izlekleri de takip eden bu çalışma, bir yandan Okul’un ve üyelerinin tarihini hesaba katarken, diğer yandan eleştirel teorinin modern dünya ve bu dünyanın adeta hayatı soğutan/ruhsuzlaştıran, yaşam alanlarını sömürgeleştiren yapısına yönelttiği keskin yargıları epistemolojinin imkânları ile yeniden değerlendiriyor. ..felsefe ve sosyolojiyi ayrı uğraş alanları değil, aynı çabanın değişik parçaları olarak yeniden inşa etmek neredeyse bir zorunluluk haline gelmiştir... Habermas’ın özgürleşimi amaçlayan bir toplumsal teori olarak epistemolojiyi yeniden inşa etme cehdini, bu zorunluluğun somut bir örneği olarak değerlendirmek gerekmektedir.