Yazara Gore Listeleme

  • Lawrence Durrell
    insan sesi mp3 - Türkçe
    26 Ayrım
    271,64 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mücella Tekeoğlu
    Osmanlı yönetiminde halkın temsilcileri oy çoğunluğuna sahipti. İngiliz yönetiminde halkın temsilcileri yönetimden tamamıyla dışlandı. Türkler burada üç yüz yıl kaldı, İngilizler yetmiş yedi. ... Venedik için bir kalyon olan ada şimdi bizim için bir uçak gemisi, savaş gemisi. Elimizde tutabilir miyiz? ... Kurnazca yönetmelisiniz. ... Her Yunan köylüsü kendini öyle hissetmeliydi ki Enosis ateşi devam edebilsin. Gerçeklerin desteklemediği şeyi, uydurmalara dayanan duygular başarabilirdi..." Kıbrıs’ın Acı Limonları, yüzlerce yıl barış içinde bir arada yaşamış iki halkın nasıl karşı karşıya getirildiğini, 1950’lerin sonlarına doğru körüklenen yangının bugün hâlâ çözülemeyen Kıbrıs sorununu nasıl yarattığını gözler önüne seren gözlemlerle dolu. İskenderiye Dörtlüsü ile Avignon Beşlisi’nin usta romancısı Lawrence Durrell, 1952’den 1956’ya kadar yaşadığı cennet güzeli Kıbrıs’ın nasıl bir cehennem adasına döndüğünü anlatıyor.
  • Lawrence Durrell
    insan sesi mp3 - Türkçe
    52 Ayrım
    855,10 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: SEDA YÜCEL
    Geçmişte olanlardan hiçbirimizin sorumlu tutulamayacağını yavaş yavaş anlıyorum. Bedelini ödemek biz çocuklarına düşse de yargılanması gereken bu kentin kendisidir. Peki, nedir bizim dediğimiz bu kent? Neler gizlidir İskenderiye sözcüğünde?Akdeniz’in güneyinde sırlarla dolu bir liman kenti: İskenderiye. Palmiyelerle sıralı bulvarlar, gıcırdayan tramvaylar, rengârenk tezgâhlarıyla pazarlar, gizli buluşmaların yapıldığı kahvehaneler, asırlar önce yanmış olsa da tüm kente gölgesini yaymaya devam eden destansı bir kütüphane. Ve şehrin havasını soluyan, arzuyu, kıskançlığı, ihaneti ve şiddeti tecrübe eden kayıp bir nesil.Justine, Durrell’ın “çağdaş sevgi”yi irdelemek üzere kaleme aldığı, 20. yüzyılın en görkemli başyapıtlarından biri olan İskenderiye Dörtlüsü'nün ilk cildi. “Justine’i 1967’de okuduğumdan beri aynı kişi değilim… Durrell’ın İskenderiye’si sıra dışı bir güzellik ve duygusallıkla dolu… En olağanüstü İngiliz romanlarından biri.”André Aciman
  • Lawrence Durrell
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    964,58 KB
    Eser Türü: Kitap
    Durrell, İngiliz edebiyatının 20. yüzyıla kazandırdığı en önemli yazarlardan biri, tüm dünyada edebiyat okurlarının gözdesi. 20. yüzyılın en büyük romancılarından biri olan Lawrence Durrell, Justine, Balthazar, Mountolive, Clea adlı kitaplarından oluşan İskenderiye Dörtlüsü'nü, yapısal özellikleri bakımından bir "Avrupa romanı" olarak tanımlar. Bu dörtlü, roman kurgusu olarak birbirini izleyen bir süreci yansıtmaz. Aynı roman kahramanlarının, aynı zaman diliminde yaşadıkları olayları, kendi bakış açılarından, kendi yorumlarına göre farklı biçimde dile getirmeleriyle biçimlenir. Durrell'ın amacı, bakış açıları değişince, olayların ve kişilerin görünümlerinin de değişik anlamlar aldığını vurgulamaktır. Bu, çağımız roman sanatında çok önemli bir anlatı devrimidir. Bir gizem açılırken, yeni bir gizemin örtüsüne bürünür, okuma zevki aralıksız devam eder. Romanların anlattığı olaylar ve kahramanlar aynı olmakla birlikte, dörtlünün başkahramanı, olayların geçtiği İskenderiye kentidir. Dörtlünün üçüncü kitabı olan Mountolive de diğer üç kitapta olduğu gibi hayatın en önemli öğesi sayılan aşkın gerçeğini araştırır ve aşkın kural, töre, sınır tanımayışını hikâye eder.
  • Lawrence Durrell
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    727,59 KB
    Eser Türü: Kitap
    Justine, ünlü İngiliz yazarı Lawrence Durrell'in dört ayrı romandan oluşan İskenderiye Dörtlüsü'nün ilki. Justine (1957), Balthazar (1958), Mountolive (1958) ve Clea (1960) adlı bu büyük dörtlü, 1960'lı yıllarda İngiliz romancılığında büyük yankılar uyandırmıştı. Önce yadırganan, ama büyük bir ilgiyle karşılanan, dünyanın dört bir yanında okunup tartışılan bu ünlü dörtlünün amacı, Lawrence Durrell, "çağdaş sevginin irdelenmesi" olarak açıklar. Yazar, sevgi ilişkilerini yalnızca erkek-dişi ilişkisi olarak almaz. Dörtlünün ilki olan Justine'de, Sade'ın, sevişmenin hiçbir türlüsünü suç saymayan görünüşünü de benimser. Çağdaş İngiliz romanına yepyeni bir soluk getiren Lawrence Durrell, Justine'de, yaşam dolu, tutkularıyla kabına sığmayan, İskenderiye'li bir Yahudi güzelini anlatır. Sevmeye de sevilmeye de doymayan, kocasıyla olan ilişkileri oldukça karışık, evlilik dışı kaçamakları hiç eksik olmayan Justine, sevgi yoluyla gerçek benliğini ararken, cinselliğin değişik olanaklarını da yansıtır. İskenderiye Dörtlüsü'nün dört kitabını da Can Yayınları arasında bulabilirsiniz.
  • Lawrence Durrell
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    871,69 KB
    Eser Türü: Kitap
    "Clea", ünlü İngiliz romancısı "Lawrence Durrell"in dört kitaptan oluşan "İskenderiye Dörtlüsü"nün dördüncü ve son romanı. Daha önce yayımladığımız "Justine" (1957), "Balthazar" (1958), "Mountolive" adlı ilk üç kitapta anlatılan olaylar ve yaratılan kişiler, ancak dördüncü roman "Clea" (1960) ile bir bütünlük kazanıyor. Diyelim ki "Balthazar"da romanın kişilerinden biri olan Pursewarden intihar etti; üçüncü roman "Mountolive"de bu intiharın nedeni açıklanır gibi olur; ama "Clea"da, Pursewarden'in kendi kör kızkardeşine yasak bir aşk beslemesi olduğunu görürüz...
  • Lawrence Durrell
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    691,52 KB
    Eser Türü: Kitap
    Ünlü İngiliz yazarı "Lawrence Durrell"in dört kitabından oluşan "İskenderiye Dörtlüsü"nün ilk kitabı olan "Justine"i kısa bir süre önce yayımlamıştık. "Balthazar", bu dörtlünün ikinci kitabı. Üçüncü kitap olan "Mountolive" ve son kitap "Clea"yı da yakında yayımlayıp bu büyük dörtlüyü tamamlamış olacağız. Bilindiği gibi "İskenderiye Dörtlüsü", 1960'lı yıllarda İngiliz romancılığında büyük yankılar uyandırmış, kısa sürede dünya dillerine çevrilmişti. "Durrell"ın bu dörtlüde anlattığı sevgi ilişkileri, yalnızca erkek-dişi ilişkisi olarak kalmaz. "Durrell", her türlü cinsel ilişkiyi büyük bir soğukkanlılıkla ele alır ve anlatır. Cinselliğin değişik biçimlerini deneyen Justine'in ilişkilerinin tanığı olan Darley, yıllar sonra bu izlenimlerini yazar ve ortaya "Justine" adlı kitap çıkar. Ancak Darley'in olayları ve gerçekleri yorumlayışı, kendi görüş açısıyla sınırladır. Birçok ayrıntı belirsiz kalır. Bu belirsizlikler, öbür roman kişilerinin bakış açılarından anlatılarak değişik boyutlara erişecek ve böylece ortaya "Balthazar" (1958), "Mountolive" (1958) ve "Clea" (1960) adlı, dörtlünün öbür iç kitabı çıkacaktır.
  • Lawrence Durrell
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,76 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bütün “has” okurlarda derin bir iz bırakmış o müthiş İskenderiye Dörtlüsü’nün yazarı Lawrence Durrell’ın en az onun kadar etkileyici bir başka romanını sunuyoruz... Afrodit’in Başkaldırısı’nda olaylar Atina-İstanbul-Londra üçgeni içinde, Merlin adlı uluslararası bir şirket etrafında geçiyor. Merlin, Doğu-İstanbul kanadını bir kardeşin, Batı-Londra kanadını bir diğerinin yönettiği son derece karanlık, siyasi anlamda çok etkili ve dünyanın dört bir yanındaki yetenekli insanların girmeye can attığı dev bir şirketler topluluğudur. Atina’da bir “bellek ve öngörü makinesi” üstünde çalışmalar yapan bir mucit şirketin dikkatini çeker, İstanbul’a çağrılır. Mucit, alımlı, gizemli, Doğulu ve sinir hastası bir kadın olan “son kardeş”e âşık olur, şirkete en tepesinden girer... Durrell, kapitalizm ve teknoloji merkezli modern kültürel değerleri inceler ve eleştirirken yer yer bilim-kurgu tekniklerinden yararlanır. Olayları denetleme gücü neredeyse tanrısal boyutlara varan Merlin’e ya da onun temsil ettiği müteşebbis kültüre karşı verilen amansız özgürlük mücadelesini anlatırken, karakterler arasındaki aşk-nefret ilişkilerini de olağanüstü bir derinlikle işler, insan olmanın anlamını sorgular... Doğu ve Batı kültürleri içindeki insanlar birbirlerinden ne bakımdan farklıdırlar? Kişi, kültürünü ne ölçüde aşabilir? “Yanılsamaların en verimlisi” olan özgürlük neden bu denli gereklidir, insan ne kadar özgür olabilir? İnsanın yarattığı bir şey (bir robot, bir şirket, bir sistem) kendisinden daha özgür olabilir mi? İnsan, belleği olan bir yaratık olmanın ötesinde nedir? Aşk ve yaratım kurtuluş mudur? Güzelliği ve acımasızlığıyla insanı iliklerine kadar sarsan bir roman. Müthiş bir edebiyat şöleni. “İskenderiye Dörtlüsü, bizi tatmin eder; Afrodit’in Başkaldırısı bizi rahatsız eder. Şiddetli ama gülünç, vahşi ama eğlenceli bir saldırıdır komplekslerimize. Durrel bir sanatçı olarak gelişmesinde okuyucusunu ardında bırakan ne ilk ne de son sanatçıdır. Eğer İskenderiye Dörtlüsü ve Afrodit’in Başkaldırısı arasındaki farkın bir gelişme olduğunu anlayabilmişsek Durrel’ın en dolambaçlı, en güçlü ve en tatmin edici eseri olan Afrodit’in Başkaldırısı’nı da anlamaya başlamışız demektir.” Reed Way Dasenbrock / Cumhuriyet Kitap "