Yazara Gore Listeleme

  • Mehmet Eroğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    45 Ayrım
    839,37 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Necla Çokküçük
    Bilimci BAel, yirmi bin yıllık Varlık Uygarlığı’nın sonunu getirecek gizemli hastalığın sırrını çözmek için İŞtar-HEpat sisteminin, uygarlıklarının doğduğu ancak daha sonra terk edilen uzak uydusu EV’e doğru, uzun ve tehlikeli bir yolculuğa çıkar. BAel ve ekibini, yasaklanmış uzaydaki bu yolculuğun sonunda, bir daha hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının habercisi, tarihî bir keşif beklemektedir. Mehmet Eroğlu, Ruhun Parmak İzi’nde bizi insanlığın geleceği ve yazgısı hakkında düşünmeye davet ediyor. Ama bu, yakın bir gelecek değil. Binlerce yıl sonrasına uzanan, çok uzak bir gelecek... Ruhun Parmak İzi, tartışılan bilimsel ve felsefi kavramlarıyla, ahlâk anlayışıyla ve elbette öngörülen teknolojik unsurlarıyla hayal gücümüzün sınırlarını zorlayacak, ufkumuzu genişletecek fütüristik bir deneyim. Distopya ve ütopyanın iç içe geçtiği, derinlikli bir roman. İnsanlığa ve insanın yarattığı uygarlığa alternatif bir tür ve uygarlık yaratma tasarımının vardığı sonucun hikâyesi... İnsanlar, insanlık diyerek övündükleri o bütünlükle, kültür ve sanatla edindikleri ruh ve vicdan ölçütleriyle, kısaca icat ettikleri Tanrıların erdemleriyle değerlendirildiklerinde, yaşamayı hak eden bir tür mü?
  • Mehmet Eroğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    38 Ayrım
    688,05 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Şebnem Ulusan
    “Düşünce, aydınlatıcı kahkahamla sona erdi: İnsan kolaycı bir varlıktı, kendisinin mimarı olmayı öğrenmeye çalışmak yerine, sorunlarına başkasının hayatında cevap arıyordu. İnsanın kendi hayatında yaşaması ne zordu.”   Uzun süredir yazamayan tanınmış bir yazar, yaşadığı hayal kırıklığının ardından, gerçekleri ve geçmişini zihnindeki tabuta kilitleyip, büyük kentin keşmekeşinden uzaklaşır. Soluğu doğanın hırçın, rüzgârlı kıyısındaki ücra bir sahil kasabasında alır. Bu göç, acının krallığında yaşayanlarla, hayatın gerçek soylularını buluşturan efsunlu bir hikâyenin kapılarını aralar… Mehmet Eroğlu, mitolojinin ve Antikçağ tragedyalarının kahramanlarını iki katmanda gelişen öykülerle günümüze taşıyor. Bizleri varlığından bihaber olduğumuz hayatlarla tanıştırıyor. Tutkulu âşıkları, budalaları, soyluları, göçmenleri, adalet arayanları anlatıyor. Hem şimdiye hem de geleceğe ait bir edebiyat şöleni sunuyor.   Kendi Hayatında Ölme Vakti, insan denilen mahlukun gizli köşelerine, derinlerine usta bir kaptanın kılavuzluğunda yapılan, beş mevsim süren bir kent-deniz yolculuğunun romanı. Yalnızlığın en kışkırtıcı, en büyüleyici hali.   “Hayatın, edebiyat serüvenleri gibi görkemli bir sonu olabileceği umudu o kadar da safça bir umut değilmiş…”
  • Mehmet eroglu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    459,53 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Şebnem Ulusan
    "Gelecekten daha büyük, daha tehlikeli serüven var mı? Çaresizim: Şimdilik hayata itaat edeceğim. Sonrası? Kim bilir belki kendimi ikna edecek şöyle varlıksal, yazara yakışan bir neden bulurum. O sırada aklıma geliyor. Eğer insan kendi ahlâkını yaratabiliyorsa, neden nedenini de yaratamasın?"   Onu tanıyorsunuz; adı Sadık Demir. Yağışlı bir kış sabahında yüreğinde onu donduran bir acı var. Ağlayamıyor. İçi sanki buzla kaplı… Sadık, onu ele geçirip suçluluk duygusu yükleyen bir sükûnetin içinde, intikamının peşine düşecek. Mehmet Eroğlu’nun kült karakteri özel dedektif Sadık, “sakin adam” rolüyle atıldığı bu on günlük serüvende birbirinden değişik karakterlerle karşılaşıyor: Bir kumarbaz, bir ressam, ünlü ve başarılı bir iş insanı, savaş sanatları uzmanı bir kadın... Bu karakterleri birbirine bağlayan üç yıl önceki bir ölüm. İlk bakışta nedeni basit görünen cinayetler, aslında üç yıl önceki bu ölümün tetiklediği olaylarda gizlidir...   Sakin Adamın On Günü, şanssız rastlantıların, yanlış zamanda yanlış yerde olmanın trajik sonuçlar doğurabileceğinin de hikâyesi… Mehmet Eroğlu ilmiği yavaş yavaş sıkıyor ve biz okurların elinden sayfa çevirmekten başka bir şey gelmiyor. İntikam bir çeşit nefsi müdafaa mıdır? İşte soru bu.
  • Mehmet Eroğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    73 Ayrım
    2202,02 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: lori sardinas
    Demirler Köşkü’nün bahçesi, serası ve Öykü’sü… Neli’nin planları. Hisseler, büyük ortaklar, küçük ortaklar, atılan zarlar… Sonra başka türlü bir adamın gelişi… Paranın karşısında parasız yatılı. Yaralar iyileşir gibi değildir bazen. Kazanmak için kazanmaktan başka çareniz olmamalı. Mermer Köşk, yıkıcı bir aşkın romanı. Uğur ile Öykü’nün, Uğur ile Ezgi’nin, Öykü ile Ezgi’nin hikâyesi… Skandalların, sırların, eski defterlerin derkenarları… Paranın itişmesi, ego savaşları ve alacakaranlık bir aile tarihi. Mehmet Eroğlu, ustalıkla anlatıyor Mermer Köşk’ün fısıltılarını. Doyumsuz, habis ve haset yüklü bir devranın içinde aşkın savruluşunu… “Çoğu güzel kadın sanır ki, güzelliğini taçlandırmak için ille de aşk gerekir. Oysa aşk güzelliğini yok edebilir... Aşkın dış kabuğu coşkudur; kabuğun içindeyse sadece acı vardır. Aşk bizi canlı olduğumuza inandırır... Bu denli istenmesinin, aranmasının, peşinden koşulmasının ardında bu dürtü olmalı...” (Tanıtım Bülteninden)
  • Mehmet Eroğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    482,81 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Neriman Güneş
    Uzun bir mektup, merhamet istemeyen bir kadın, dalgalı deniz, içli bir itiraf ve “cici kızın” isyanı, derin ve tatlı hazlar, kırık ve tutkulu sevişmeler... Mehmet Eroğlu, tarzının çok ama çok dışında, başka türlü bir hikâye anlatıyor, yalana dolana, sürüsüyle yeknesaklığa, bulutlu hayata meydan okuyan bir kadını konuşturuyor. Kıyıdan Uzakta, çarpışmanın novellası, her şey soğuk ve solgunken, yaprak yaprak açılan bir bahar aşkıyla şaşırtıyor. (Tanıtım Bülteninden)
  • Mehmet Eroğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    321,50 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşe Yavuz
    Rüzgârın uğultusu, son köpeğin telaşlı adımları, kuzeyde kırık bir şimşeğin sessiz resmi, uykusu bölünmüş bir tarla faresinin kuşkuyla çevresini koklayışı, uçamayan bir kuşun ötüşü, buzlaşmış karın hışırtısı ve az ötede ince, öfkeli bir ses; çocuk sesi: "...Ba-bam tö-rö-ist be-nim. Ba-bam öldö-recek seni..."İstanbul öksürüyor, Taksim'de barikatlar... Cümle isteyen GV, dağınık yatak, eksik defter, Leyla Sayar afişi, Marilyn kapıya gelmiş, Ahmet Abi Zinar'la konuşuyor. Serap sorular soruyor. Cihangir'de bir apartman, Basmahane'de bir tren, roman içinde roman...2013 Haziranı'nda insanlar iyimserken, umutluyken, devran başka türlü dönerken...Yaralı bir adamı anlatıyor Mehmet Eroğlu. Sokaktan gelen çocuğu, ruhu bereli olanı, İsa'nın Meryem'i öldürdüğünü gören bebeği, unutmaya ve arınmaya çalışan bir yazarı. "Sağlığına Cyrano."9,75 Santimetrekare, Mehmet Eroğlu dünyasının sıcak ve yaralı yüzü. (Tanıtım Bülteninden)
  • Mehmet Eroğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    65 Ayrım
    702,84 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nuriye Aygün
    Fay Kırığı -3: Rojin Mehmet eğer buradan kurtulabilirse bu savaşı unutabilecek miydi? Ruhunu zalim bir efendinin buyruğuna vermek, kölesi olmak: Savaşmak buydu. Ama savaşı unutmak! Bundan emin değildi. Doksanlı yılların Güneydoğusu... Biri Rojin diğeri Mehmet olan ve birbirlerine karşı savaşan iki asker...Benzer hassasiyetlerle büyümüş iki düşmanın, bir erkekle bir kadının gözünden cepheler... Sarp ve yüksek dağlar, sarımtırak çalılar, çıplak yamaçlar, çorak düzlükler. "Hâkimde kal, mahkûma düşme" uyarıları, mayın tarlaları. Konvoylar, devreler, nöbetler, subaylar, "Hayrola Heval Önderlik ne diyor?". Şehitler ve leşler... Kurtaranlar ve ölümü özleyenler... Savaşta her şey tekdüzedir, ölürsün ya da öldürürsün...Gerisi nedir ki...Kitapları kim hatırlar? Mevzide uyuyan ölür. "Ben Kürdüm, asıl senin burada ne işin var?"Mehmet Eroğlu, Fay Kırığı Üçlemesi'ni Rojin'le tamamlıyor. Geriye, hikâyenin başladığı yere dönüyor. Rojin, insan kalmanın romanı. Eğer savaşı unutabiliyorsa, insan her şeyi unutabilir... (Tanıtım Bülteninden)
  • Mehmet Eroğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    41 Ayrım
    624,50 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ecem Nur Demir
    Hayat mutlu olmak içinmiş! Benimki mutsuzluğuma alışmaktan ibaret. Eğer hayat ölümümüze doğru akan, uzunluğu belirsiz bir ırmaksa, bana ait olana hiçbir kolun bağlanmadığını da söylemeliyim. Yakın, çok yakın bir zamanda, İstanbul'dan bir yozlaşma manzarası. Zenginlerden nefret edenlerin kurduğu tuhaf bir kulüp... Babasına benzemek istemeyen Umut... Geride, derinlerde Vahit ve Hayalet! Acı çeken ve acıyı görmeyen kadınlar, erkekler ve diğer mahluklar... Geçmiş denen büyük yenilgiler, gelecek denen belirsizlikler ve dik bir mezarlıkta yatan karnı aç ölüler...
  • Mehmet Eroğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    52 Ayrım
    1135,18 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Şebnem Ulusan
    Şeytanın bin maskesi varsa, her şeyde kötülük vardır." Emine'nin cevabında ya kadınlara ya da inançlılara özgü bir derinlik vardı. Mehmet hangisi olduğunu çıkaramadı. 2006'dayız. Fay Kırığı Üçlemesi'nin ilk kitabı Mehmet'in bir yıl sonrası... Mehmet kabuk değiştiren bir canlı gibi başkalaşıyor, İstanbul gibi.... O küçük yalnızlığının ve hatıralarının dışına taşan, rüyalarına bile büyük gelen bir zenginliğin içine yerleşiyor, adlandıramadığı bir hayat yaşıyor. Hassas ve güzel Emine'yle evlenecek Mehmet. Paranın yeni sahiplerine damat olacak. Hazlar, türlü hesaplar, yanılgılar, koyu karanlıkla geçmişten gelen sesler, ölürken yedi dirhemini bile yoksullara veren peygamber ve abdestli kapitalistler, takdir-i ilahi, yutkunan kadınlar ve erkekler. İbadetin sermayeyle serencamı. Emine arada kalmış, ne yapsa eksik... Kuyudan su çeken çıkrık ipini andıran tespihler... Mehmet Eroğlu, paranın etrafına üşüşmüş insanları, yakın dönemin düşkünlerini ve galiplerini anlatıyor. (Tanıtım Bülteninden)
  • Mehmet Eroğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    48 Ayrım
    350,92 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Necla Çokküçük
    Mehmet Eroğlu, neredeyse kırk yıldır devrimcileri, zamanın ruhunu, yakın dönemi, 1968'i, ölen, kalan ve direnen hayalleri anlatıyor. Cesur ve yeni şeyler söylüyor; nefes nefese, ustalıkla, iştahla… Belleğin, fedakârlığın ve unutamamanın romanlarını yazıyor. Dünyayı değiştirmek isteyenleri, paranın etrafına üşüşmüş alçakları, kirlenmeyi, yozlaşmayı, acımasızlığı, sürüklenenleri, eski arkadaşları resmediyor. Edebi Aforizmalar, Eroğlu ile yapılmış uzun bir söyleşiyi ve on dört romanından alıntılanan cümleleri içeriyor. Aşkla, edebiyatla, hayatla ilgili, olup biteni sorgulayan ve huzursuz eden sözler... Yazarın dünyasını, meseleler karşısındaki direncini, öfke ve heyecanını, edebi yalnızlığını, çalışma tutkusunu gösteren bir Eroğlu kitabı.Edebi Aforizmalar Gerçek yazarlar analarının rahminden değil, kalemlerinin ucundan doğarlar ve toprak yerine ansiklopedilere gömülmek isterler. Bu yüzden yazarak kendilerine anıt mezar inşa etmeye çabalarlar. Olgunlaşmaları, hakkındaki övgülere de yergiler gibi aldırış etmediklerinde tamamlanır. (Tanıtım Bülteninden)

Sayfalar