Yazara Gore Listeleme

  • Nebahat Vanizor
    insan sesi mp3 - Türkçe
    29 Ayrım
    581,32 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Şebnem Ulusan
    “Annemle babam için çaresizliğin umuduydu bilinmeze gitmek ve yeniden yaşama dair düşler kurabilmek. Oysaki benim düşlerim çocukluğumun neşeli kahkahasıyla birlikte Manastır’da kalmıştı.”   Yazarımız Nebahat Vanizor, Dili Çözülen Zamanlar romanıyla üçüncü kez okuru ile buluşuyor. İlk romanı Lale Otel ve ikinci romanı Bade ile okurlarının beğenisini kazanan yazarımız, sürükleyici ve kurgunun içine hemen alan yazım tarzıyla elinizden bırakamayacağınız yeni romanının kahramanlarından biri olan İlhan, İkinci Dünya Savaşı döneminde Makedonya’dan İstanbul’a göç eden bir ailenin çocuğudur. Geride bıraktıklarının hüznü ile yeni yaşam kurma mücadelesinin yoksul günlerinde çocuk yaşlarda çalışmak zorunda kalmıştır. Geçmiş ve günümüz arasında gelgitler yaparak kurgulanmış olan Dili Çözülen Zamanlar romanında İlhan ve ailesinin, Lale Otel romanının sevilen kahramanları Nil, Sinan ve Zelâl ile yolları nasıl kesişmiş olabilir? Gerçek hayat hikâyesinden esinlenen yazarımız, birçok duyguyu aynı anda hissedeceğiniz, kendi hayatınızdan da izler bularak sorgulatan ve düşündürten bir roman sunuyor.
  • Nebahat Vanizor
    insan sesi mp3 - Türkçe
    35 Ayrım
    649,74 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Şebnem Ulusan
    Ufuk çizgisindeki muazzam kızıllığa bakışını çevirdiğinde gözlerinden iki damla yaş yanağına damlamıştı ve orada kalmıştı. İki kızıl elmas gibi parlıyordu gözyaşları elmacık kemiklerinin çıkıntısında. O sırada sağ yanına biri gelip oturdu ama Nevra farkına bile varmadı. Oturan kişi; dağa tırmanırken Nevra’nın dikkatini çeken koşan adamdı. Nevra’nın yüzündeki hüznü ve gözlerindeki yaşları çoktan fark etmişti. “Tanrıça kadar güzel görünen bu muhteşem kadına hüzün hiç yakışmıyor” diye içinden geçirdi adam.
  • Nebahat Vanizor
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    319,78 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Şebnem Ulusan
    "Baktıkça görmeyi öğretiyor Mezopotamya," diyen ses içeriden gelen müzikle birleşince Nil'in kulağına çok etkileyici geldi. Başını sağ tarafa, o sese doğru çevirdi. Orada bütün karizmasıyla durmuş karanlığa bakan adam Sinan Başer'di. Nil, soğuktan buğulanmış gözlerini hafif kısarak Sinan Başer'e bakıyordu. Birkaç saniye sessizlikten sonra Sinan Başer bakışını Nil'e çevirdi. Gözlerini Nil'in gözlerine kilitleyip gülümsedi. Nil ona bakan gözlerin az önce karanlıkta yıldızları toplayıp gözlerine doldurmuşçasına ışıl ışıl olması karşısında, kalbinin yeni uçmayı öğrenen kuş gibi çırpındığını fark etti. Biraz bekleyip içindeki çırpınan kanatları özgür bırakmaya karar verip kocaman gülümsedi. Nil'in gülümsemesiyle içeride müzik grubunun şarkı söylemeye başlaması aynı anda oldu. Şarkıyı söyleyen vokal ölümsüzleştirdiği anın farkına varmadan bütün kalbiyle şarkıyı okuyordu.