Yazara Gore Listeleme

  • Oktay Akbal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    168,87 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tuna Kermen Akarlı
    O haziran günü bütün kepenkleri inmişti. Şehzadebaşı'nın Salih Bey gidiyordu. Yıl 1935. On üç yaşındaydım. Beni uzaklara kaçırmışlardı, Erenköy'e görmedim, ama yaşadım. Babam cüce Çeşme Sokağı'ndaki ahşap konaktan dört kolluya binerek omuzlar üzerinde çıkmış, Eyüp Sultana doğru....
  • Oktay Akbal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    143,82 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Cansu Candemir
    Hey! Vapurlar, trenler beni burdan götürün” der Baudelaire bir şiirinde... Dolmuş, otobüs, minibüs duraklarında taşıt beklerken hep bu dizeyi mırıldanırım. Upuzun kuyruklarda insanlar dururlar sessizce. Başkaldırma diye bir şey yoktur onlar için. Boyun eğmişler yazgılarına. Bir otobüs gelecek onları alıp götürecek eninde sonunda, ya da bir minibüs fırtına gibi yanaşıp bir bir toplayacak yolcuları, belki de iyiliksever bir dolmuş.
  • Oktay Akbal
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,15 MB
    Eser Türü: Kitap
    Genellikle yazarın çocukluk yaşantısından izlenimleri içeren bu öyküler, bugün büyüklerin bile belleğinde derin izler bırakmıştır. Her çocuğun büyük bir zevkle okuyacağı kanısındayız.
  • Oktay Akbal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    175 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sinem Mankır,Dilara Fırat, Melis Baki, Gülşah Fırat, Banu Kanıbelli
    yazar Oktay Akbal’ın , duyarlı ve samimi anlatımını, şiirsel dilini sergileyen öykü seçkisinde, edebiyat ve yaşam iç içe. 2010 Memet Fuat Yayıncılık Ödülü’yle taçlanan Köprü Kitaplar 'ın 12. kitabı olarak yayımlanan seçkinin her öyküsünde okur, hem Oktay Akbal’a hem de İstanbul’a biraz daha yakınlaşıyor. Yaşamdan çok renkli kesitler sunan, umut, endişe, özlem, ilkgençlik heyecanları ve aşkla, sevgiyle örülü öyküler, duru diliyle her yaştan okur için. Kitapta yer alan 16 öykü: Bir Araba Karpuz, O Haziran Günü, Lunapark, Turgut’u Örnek Alsak, Son Taş Kavgası, Kırmızı Yoyo, Yabancı Okulda, 1935’te Bir Akşam, Bizans Definesi, Dağınık Anılar, İlkgençlik Sevdaları, Hayri Bey’li Üsküdar, Kara Önlükler, Tarzan Öldü, Lokomotifler, Bir Sabahtı. Semih Gümüş: “Oktay Akbal, bizim edebiyatımızda öykü deyince akla ilk gelen yazarlardandır. Yetmiş yıl boyunca gazetesindeki köşesinde sayısız yazı yazdı, ama her zaman önce öykücü olarak kaldı... Genç yazarların ve yazar adaylarının öncelikle okuması gereken yazarlar arasında Oktay Akbal’ı hep anmamın nedenleri bunlar. Türkçe’nin bir edebiyat dili olarak güzelliğini, dilin yalın halinin de ne denli zengin olabileceğini, gerçek hayatın nelerinin anlatılmaya değer olduğunu görmek için, sağlam bir denektaşıdır o. Kırmızı Yoyo, genç okurlarının damağında bıraktığı tadın yanında, bana kalırsa, yazma isteği de uyandırabilir.”
  • Oktay Akbal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    230 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Özgür Altıntaş
    İlk basımı 1957 yılında yapılan Suçumuz İnsan Olmak adlı bu roman için yukarıda söylenenlerin doğruluğunu bugün bir kez daha anlıyoruz. Gerçekten de Oktay Akbal, umutlu bir karamsar. Daha ilk satırlarından sevdirdiği kişilerinin serüvenlerini, arayışlarını, mutluluk ve mutsuzluklarını büyük bir ustalıkla aktarıyor okuruna. Suçumuz İnsan Olmakın kahramanı, içimizden herhangi biri olabilir. Kişinin toplum gelenek ve göreneklerine tek başına meydan okumaya kalkışı, mutluluk arayışı, zaman zaman yenik düşmesi, bir kısır döngüde gidip gelişleri...
  • Oktay Akbal
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,06 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tarayan: Getem
    Arka Kapak Önce Ekmekler Bozuldu, 1946'da yayınlanan ilk kitabım. Annemin sattığı Tophane'deki evin parasıyla bastırmıştım. İki yüz liraya bin beşyüz tane. Her biri altmış kuruş. Kendim dağıtmıştım. Şehzadebaşı'ndaki tütüncü, altmış kuruş fiyatı çok görmüştü. "Kim alır bu paraya?" demişti; yine de hatır için camın önüne koymuştu. Kapağını Fahir Onger çizmişti. Önce Ekmekle Bozuldu daha kalın olabilirdi, ama dergilerde çıkmış başka öyküleri, düzyazı parçalarını kitaba almamıştım. Kendime göre bir seçme yapmıştım. On sekiz, yirmi yaşlarındaki genç bir yazarlık heveslisinin duygusal seslenişleri. Tam altmış yıl önceden... Bilmem günümüz okurlarına bir şeyler duyurabilecek mi? Hiç değilse 40'lı yılların bir belgesel anısı sayılsın isterim. O İkinci Dünya Savaşı'na girdik gireceğiz kuşkuları içinde çırpınan bir İstanbul'da yazmak, yaratmak tutkusuna kendini kaptırmış 18-20 yaşlarındaki bir gencin yaşantıları, düşleri, aşkları, umutları... OKTAY AKBAL
  • Oktay Akbal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    126 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mehmet Gürkan
    Oktay Akbal'ın ilk öykü kitabı Önce Ekmekler Bozuldu 1946'da yayımlanmıştı. Sonra Aşksız İnsanlar (1949) çıktı. 1953 yılında ilk basımı yapılan Bizans Definesi, yazarın üçüncü öykü kitabıdır.
  • Oktay Akbal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    171,39 MB
    Eser Türü: Tiyatro
  • Oktay Akbal
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    300,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tarayan - Kitapsevenler
    Düş Ekmeği"nde "Oktay Akbal", İkinci Dünya Savaşı yıllarında bir lise öğrencisinin tuttuğu günce'den parçalar sunuyor. İlkgençlik uyanışları, ilk aşklar, duygulanmalar, cinsel dürtüler, sanatsal arayışlar, dostluklar, küçük serüvenler... Bir şiir havası içinde yaşanan günler geceler...
  • Oktay Akbal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    324 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sevinç Kırbıyık
    "Gözlemlerle duygular birbirine karışıyor bu kitapta, acıyla bilinç el ele dolaşıyor. Oktay'ın tümcelerinde yakılan ağıtların, dökülen gözyaşlarının yansımaları birbirini izliyor. Yine de Akbal diyor ki: 'Ne yazsam yetersiz!..'" -İlhan Selçuk- "Akbal'ın her bölümü gerçekten birer öykücük niteliği taşıyan 'Hiroşimalar Olmasın' (örneğin bir 'Gülemeden Gülmek', bir 'Saçlar Uçup Gidiyor', ya da bir '646 Kağıt Turna' bölümleri gerçekten nefis bir öykü olabilirdi). Hiroşima sorununa insansal perspektiften yaklaşan bir edebiyat adamının izlenimlerini getiriyor bize." -Hilmi Yavuz- "Ustalıklı gözlemlerin, izlenimlerin ürünü 'Hiroşimalar Olmasın'. Oktay Akbal'ın duru, alabildiğine akıcı bir dili var. Okur kısa zamanda bu dilin etkisine kapılıyor. Hatta Oktay Akbal gibi görüyor, anlatılan yerleri, yazar araya girip okurun düşüncesini soruncaya dek..." -Selim İleri- "Hiroşimalar Olmasın'ı okurken her zaman içtenliğini korumuş bir yazarla 6 Ağustos 1945 sabahı insanlığın tarihinde yeni bir sayfanın açıldığı Hiroşima'ya gitmiş gibi oluyorsunuz." -Ali Sirmen-

Sayfalar