Yazara Gore Listeleme

  • Oya Baydar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    683,26 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Özge Dikmen
    Acıları dindiren, yaraları sağaltan, anıları unutuşun afyonuyla uyutan zaman... Elma kurdu elmayı nasıl içten içe kemirirse zamanı da kemiren kurtlar var. Zamanın unutulmaya mahkûm ettiği anılara ulaşacak incecik yollar açıyorlar. O yolları tıkayamazsınız, açıldıklarını anlayamazsınız. Bir ses, bir ezgi, bir koku, bir fotoğraf, bir çiçek, bir dokunuş, bir esinti, bir renk, o incecik yollardan sızıp unutulmaya mahkûm ettiğiniz anıyı unutuşun karanlığından aydınlığa çıkarıverir. Şaşırırsınız, nasıl baş edeceğinizi bilemezsiniz, korkarsınız, ürkersiniz. İktidarın tepelerinde, istihbarat teşkilatının en üst kademelerinde bir adam. Hasta yatağının başında bekleyen, ona tutkuyla bağlı bir kadın. Ağır ağır kararan belleğin puslu labirentlerinde dolaşan, hatırlamakla unutuş arasında, rüyalardan, karabasanlardan süzülen sayıklamalarla anlatılan güncel bir Türkiye trajedisi. Devlet uğruna işlenmesi insanlığa karşı suçları affettirir mi? Aşk, suskun kalmanın suç ortaklığını meşru kılar mı? İnsan iktidar hırsına yenildiğinde unutmaya sığınmak mümkün mü?
  • Oya Baydar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    419,69 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nuray Şengör
    Elveda Alyoşa '1989 Sonbaharı'nda doruğuna çıkan siyasal çalkantıların dolaysız yaşanması sırasında edinilmiş izlenim ve gözlemlerden yola çıkararak yazılmış öyküler. Yaşamının çok uzun bir diliminde kapitalizmden sosyalizme nasıl geçileceği sorusuna yazılarıyla ve eylemiyle yanıt aramış bir aydının, Doğa Avrupa'da 'sosyalizmden kapitalizme geçiş ya da dönüş' gerçeğini dolaysız yaşarken, keder, öfke, inanç ve umutlardan örülmüş bu öyküleriyle, sorunun salt politik boyutlardan oluşmadığını da kanıtlıyor gibidir...
  • Oya Baydar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    39 Ayrım
    674,90 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tuna Kermen Akarlı
    İnsan 80 yaşına varıp da yaşayacak az zamanı kaldığında bir ömrün bütün çabalarının, umutlarının, acılarının, sevinçlerinin sıfırlanmasını kabullenemiyor. Yaşamımın anlamı neydi sorusuna, hiçbir anlamı yoktu, cevabını vermenin ağırlığına dayanamıyor O zaman, bir virüsün yıkıcılığından medet umuyor, insanlığın bu enkazın altından kalkabileceği, başka bir dünyayı mümkün kılabileceği umuduna sarılıyor bir an, ama sadece bir an.   Oya Baydar’ın, 2020 yılında tüm dünyayı kasıp kavuran pandeminin ilk günlerinden yıl sonuna kadar tuttuğu bu notlarda Covid-19'un toplumsal hayattaki etkilerini gün gün takip ediyoruz. Bir virüsün anlı şanlı insan uygarlığını perişan etmesi, halkın hastalığa yaklaşımı, tüm sokakları saran korku, sivil toplumun her şeye rağmen mücadeleye devam etme çabası, iktidarların çaresizliği, 65 yaş üstü insanların yaşadıkları kapanma/kapatılma günleri...   Tüm bunlar, 80 yıl boyunca mücadeleyi bir an olsun bırakmamış bir kalemin anıları, kendi hayatının muhasebesi ve geleceğe dair beklentileriyle yoğruluyor. Usta bir yazarın yaşanan bu ilginç zamanlara düştüğü, yıllar sonra bile tekrar tekrar dönülüp okunabilecek zihin açıcı notlar.   #pandemi #korona #yaşlılık #kapanma #hastalık #anılar #direniş
  • Oya Baydar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    32 Ayrım
    528,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Zeynep Füsun Kuzuoğlu
    Morsalkım bütün cepheyi sarmış, üç katı aşıp çatıya kadar tırmanmış, salkım salkım çiçekli dallar damdan aşağı sarkıyor. Ardındaki boydan boya balkonları, o balkonlara açılan geniş pencereleri düşünüyor. Kimler var içerde? Gidenler, kalanlar… Çocuklar büyümüştür, gençler çoluk çocuğa karışmıştır, kim bilir nerelerdeler. Umut? Hatırlanması yasak bölge. Her hatırladığında yasak bölgenin dikenli tellerinin içini kanattığı, acıyı bastırabilmek için hemen uzaklaştığı suç ve günah coğrafyası.” Bir ülke, bir şehir, bir semt ve bir ev: Yolun sonundaki mor salkımlı ev. Ülkenin yüz yıllık tarihinin kader zincirini kırmak mümkün mü? Yıllarca tüm sakinlerinin birer birer deneyip de başaramadığını uzaklardan gelen çocuk başarabilecek mi? Yoksa bu aile apartmanından çıkan diğer tüm kurbanlar gibi o da zincire eklenecek bir halka mı olacak? Oya Baydar, 1913’te bir suikastla başlayıp 1960’lı yıllarda aynı apartmanda kesişen çizgilerle ülkenin son yüz yılının haritasını çiziyor. Yolun Sonundaki Ev, okuyan herkesin kendinden bir şeyler bulacağı bir Türkiye panoraması.
  • Oya Baydar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    43 Ayrım
    522,04 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Gül Uluğtekin
    Eğer duyuyorsanız, anlıyorsanız; bir zamanlar sekiz milyar insanın, yüz milyarlarca bitkinin, böceğin, hayvanın yaşadığı Dünya gezegeninde, henüz yıkılmamış, sulara gömülmemiş karanlık bir kulübede yaşamın sonunu bekleyen dünyalı bir kadının tanıklığıdır bu. Sıradan, gerçek insanın sesidir. Kulak verin, şifrelerini çözün, anlamaya çalışın. Kurumuş dere yatakları, plastik adalarının doldurduğu denizler, eriyen buzullar, yaşam alanları talan edilmiş hayvanlar, her gün bir yenisine şahit olunan doğal felaketler… Taşları duyarsızlık ve sorumsuzlukla döşenen bu yolun sonunda bizi ne bekliyor? Biricik yaşam alanımız Dünya gezegeni insanın tahribatına daha ne kadar direnebilecek? Oya Baydar, edebiyatımızın ilk ekolojik distopyası denebilecek Köpekli Çocuklar Gecesi’nde hepimizin içten içe bildiği ama birçoğumuzun görmezden geldiği küresel iklim krizine ve o krizin ortasında kalan insana yöneltiyor kalemini. Yıllar sürecek kuraklıktan, susuzluktan ve savaşlardan sonra yaşanacak küresel tufan, yaşamı sona erdirirken umut Köpekli Çocuklar’la yeniden doğacak mı? Köpekli Çocuklar’la İklim Çocukları’nın buluşması geleceği kurtarabilecek mi?
  • Oya Baydar
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,44 MB
    Eser Türü: Kitap
    Sıcak Külleri Kaldı, 'siyasal roman' tartışmalarının orta yerine düşen ve noktayı koyan bir roman. Polisiye roman sürükleyiciliğinde, belgesel ilginçliğinde, şiir tadında, gerçek bir roman. Dünyanın ve Türkiye'nin son kırk yılının fonunda; İstanbul'dan Moskova'ya, Paris'ten Ankara'ya, Anadolu'dan dünyaya açılan bir coğrafyada; elçilik rezidanslarından işkence odalarına, morglardan eski bahçelere, üzüm bağlarına, üniversitelerden fabrikalara, gecekondulardan konaklara, yalılara uzanan bir ortamda; devletin üst kademelerinden, siyasetçilerden, diplomatlardan, sermaye kesiminden, gizli servislerden, işçilerden, sendikacılardan, örgüt liderlerinden, gazetecilerden, militan gençlerden kahramanlarıyla Oya Baydar, bu çok boyutlu romanında tutkuyu, aşkı, gücü ve güçsüzlüğü, devleti ve iktidarı tartışıyor. Yakın tarihimizin en sıcak yıllarının ekseninde, gerçek olayları, yaşanmış acıları, kayıpları, daha belleklerde tazeyken, izleri silinmemişken, derine inerek, ustalıklı anlatımıyla kurgusuna katıyor, paylaşıyor. Sıcak Külleri Kaldı, kırk yılın yangınlarının, sevgilerde, dostluklarda, aşklarda, tutkularda, inançlarda, devrimlerde tutuşturduğu ateşlerin arta kalan sıcak küllerinin romanı. 'Siyasal', ama 'Roman'.
  • Oya Baydar
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    929,24 KB
    Eser Türü: Kitap
    Elveda Alyoşa '1989 Sonbaharı'nda doruğuna çıkan siyasal çalkantıların dolaysız yaşanması sırasında edinilmiş izlenim ve gözlemlerden yola çıkararak yazılmış öyküler. Yaşamının çok uzun bir diliminde kapitalizmden sosyalizme nasıl geçileceği sorusuna yazılarıyla ve eylemiyle yanıt aramış bir aydının, Doğa Avrupa'da 'sosyalizmden kapitalizme geçiş ya da dönüş' gerçeğini dolaysız yaşarken, keder, öfke, inanç ve umutlardan örülmüş bu öyküleriyle, sorunun salt politik boyutlardan oluşmadığını da kanıtlıyor gibidir...
  • Oya Baydar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    186,28 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Bahtışen Sürücü Çamurdan
    Yaşamakta olduğumuz acılı günlerde, Diyarbakır Surönü’nde bir tanıklık, yüzleşme ve kendimizle hesaplaşma denemesi… Batı’dan gelen Türk’ün bakışı ile yakılıp yıkılmış bölge insanının içeriden bakışının dramatik karşılaşması. “Hendekçi çocukları hendeklerin arkasından çıkarıp önüne geçirmek için ne yaptık? Onlara eşit ve özgür yaşayacakları bir ülke verebildik mi?” sorusuna cesur ve içten bir cevap arayışı. Her ölümün bizi birbirimizden biraz daha uzaklaştırdığı bu savaş günlerinde, Oya Baydar barışı neden bir kez daha ıskaladığımızı iki tarafa da soruyor. Siyaseti aşan, yürekten gelen, duygularla örülmüş bir barış çığlığı…
  • Oya Baydar
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    436,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Merve Karakol
    Oya Baydar, bu kez kedilerle çıkıyor karşımıza: "Kedi Mektupları"yla... "Elveda Alyoşa"dan sonra yazdığı "Kedi Mektupları" bir kedi romanı mı? Bu konuda, romanın kedi kahramanlarından Nina, acımasız eleştirilerini şöyle dile getiriyor: "Bu hikayede kedilere ilişkin dişe dokunur, yeni bir şey yok, ama insanları yakından tanıyıp anlamak isteyen kediler için çok yararlı bir kaynak... Hanımımın kedileri anlattığını sanırken aslında kendini ve kendi gibileri anlatması, edebi açıdan büyük bir eksiklik. Bu belki de onun kötü bir yazar olmasından değil de insan denen yaratığın kendine dönüklüğünden, doğayı ve hayatı bütünlüğü içinde kavrama yeteneğinden yoksun oluşundan kaynaklanıyor." "Kedi Mektupları"nda, kediler ve insanlar bir sorunun yanıtını arıyorlar. O soruyu soran insan, bir daha huzur bulabilir mi? O soruyu soran kedi, artık kedi oIarak kalabilir mi? İçinde yaşadığımız bu büyük kasırganın ve tarihsel dönemecin ortasında, köklerinden kopup dağılmış bir avuç insanın ve onların kedilerinin korkuları, kederleri, sevinçleri, kaderleri çağımızın düşünen insanının aynası mı yoksa?.. Kedi Mektupları'nı okuyan hiçbir insan artık kedilere eski gözleriyle bakmayacak; "Kedi Mektupları'nı okuyan hiçbir kedi artık insanları eskisi gibi görmeyecek.
  • Oya Baydar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    25 Ayrım
    870,13 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Feride Karamolla
    Babası bebeği görebilsin diye çocuğu kucağıma alıp cama yaklaştırıyorum. Bebek minik ellerini babasına uzatıyor. Yaşlı adam, ihtiyarlık lekeleriyle bezeli, ince parmaklı, hünerli ellerini oğluna uzatıyor. İki minik, iki büyük el soğuk cama çarpıyor. "Görüş bitti!" diye bağırıyor nöbetçi. Parmaklıklar arkasındaki adamın, yaşlı babanın, minik bebeğin gözlerinde biriken yaşlar, o an okyanus kadar bir damla olup görüş hücresini dolduruyor. Oya Baydar, yine unutulmayacak incelikte bir metin sunuyor okuruna; olaylarla değil anlık duygularla anlatılan bir yaşamöyküsü, bir çeşit otobiyografik roman bu. Öyle anlar vardır ki, bir bakış, bir ses, bir mimik; insana, dünyaya, yaşamanın eşsiz güzelliğine ya da derin kederine dair çok şey anlatır. O ânın duygusunu sadece biz biliriz, biz hissederiz. O anlar yalnızca bizimle vardır. Yetim Kalacak Küçük Şeyler'de Oya Baydar o anları derliyor; yetim kalmasınlar, başkalarında yaşasınlar diye. Çünkü, "An gelir, gitme vaktidir."

Sayfalar