Yazara Gore Listeleme

  • Vonda N. McIntyre
    insan sesi mp3 - Türkçe
    34 Ayrım
    623,09 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Cansın Gevrek
    "“Bu kitap bir pınar gibi – hızlı, temiz, berrak, heyecan verici ve güzel.” –Ursula K. Le Guin   “Bu kitap içten karakterleri, inandırıcı mitosu, daha da önemlisi mükemmel ve okunabilir hikâyesiyle heyecan verici bir gelecek rüyası sunuyor.” –Frank Herbert   “Akıldan çıkmayan, yoğun ve müşfik bir kitap... Yarattığı dünya canlı ve büyüleyici, Yılan ise olağanüstü ve sağlam kotarılmış bir karakter.” –Robert Silverberg   “SAVAŞ, GERÇEKLEŞME NEDENİNİ BİLEN YA DA BUNA ÖNEM VEREN HERKESİ YOK ETMİŞTİ.”   Vonda N. McIntyre, 1970’lerin feminist bilimkurgu hareketinin ön saflarında yer alan, arkadaşı ve işbirlikçisi Ursula K. Le Guin gibi, edebiyatta ve özellikle bilimkurguda yaygın görülen cinsiyetçiliğe meydan okuyan ileri görüşlü bir yazar. Düşyılanı ise bilimkurgunun üç büyük ödülünü alan türün sayılı romanlarından biri.   Nükleer savaşla yaralanmış Dünya’da insanlık küçük kasaba ve kabilelere dağılmış, dünyadışı varlıkların teknolojileri ve sırları, tek şehrin duvarları ardındaki herkese yasaklanmıştır. Yılan isimli şifacı ise bu yokluk dünyasında hastalıkları iyileştirmek ve aşı geliştirmek için yılanlarıyla dolaşarak zehrin gücünü kullanmaktadır.   Yılan, hasta bir göçebe çocuğa yardım ettiği sırada, nadir bulunan düşyılanı, korkusuna yenilen bir kabile üyesi tarafından öldürülür. Yılan’ın şifa vermeye devam edebilmesi için tek bir seçeneği vardır: Yeni bir düşyılanı bulmak. Bu yüzden çorak çöllerden radyasyon çukurlarına, bilgisini kıskançlıkla koruyan şehirden dünyadışı varlıkların sırlarına uzanan tehlikeli bir yolculuğa çıkmak zorunda kalacaktır.   İnsan hayatını tehdit eden bir dünyayı ve işlevsizleşmiş toplumları tek bir kişi ne kadar etkileyebilir? Şifa vermek sadece bedeni iyileştirmek midir?   Düşyılanı, insanların hasta ettiği bir dünyanın reçetesi."
  • Vonda N. McIntyre
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    4,11 MB
    Eser Türü: Kitap
    Fransa Kralı XIV. Louis ile birlikte kraliyet mensupları ve tüm Fransız halkı La Havre Limanı'nda büyük bir bekleyiş içindedir. Doğa filozofu Yves, Kralının emriyle açıldığı denizlerden dönüyordur ve gemisinde türüne ender rastlanan iki deniz canavarı vardır. Yves, ölü deniz canavarı üzerinde incelemeler yapacak ve canlı yakalanan diğer deniz canavarının Kral'a ölümsüzlüğü getirip getiremeyeceğini araştıracaktır. Canlı deniz canavarının kaderi, Yves'in kız kardeşi Marie-Josèphe'in onun bakıcılığını üstlenmesiyle değişir. Canavarın yalnızca Marie-Josèphe'in anladığı bir dilde şakıdığı hikâyeleri vardır. Aslında o bir canavar, bir deniz hayvanı değildir. Onun adı Şherzad'dır ve özgürlüğü Güneş Kral Louis ile Papa'nın ellerindedir. Marie-Josèphe, Şehrzad'ın hayatını kurtarmak için bu iki büyük güce karşı bir mücadele içinde bulur kendini. Bu mücadele artık sadece Şehrzad için değil; tutsak edilen tüm yaşamlar ve sessizliğin yakıştırıldığı tüm kadınlar içindir. Hepimizin içindeki dürüstlüğün hassas bir incelemesi olan Ay ve Güneş şimdiden düşsel bir klasik olarak görülebilir. "Kadınların da ruhları vardır. Şherzad bir kadın. Onu öldürmek, ölümcül bir günah işlemek demektir." (Tanıtım Bülteninden)