En Son Eklenenler

Toplam 59085 sonuçtan 10511 - 10520 arası görüntüleniyor.
  • Todd May
    insan sesi mp3 - Türkçe
    29 Ayrım
    360,73 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Felsefe
    Seslendiren : ibrahim uğurluoğlu
    Konusu:
    Mısır'daki Tahrir Meydanı'ndan New York'taki Occupy'a kadar dünyanın dört bir yanında şiddetsiz (nonviolent) direnişlerle karşılaşıyoruz. Geçtiğimiz yüzyılı şiddetli çatışmalar ve savaşlarla dolu olarak görsek de, bu yüzyıl Gandi ve Martin Luther King'in başardıklarının ve barışçıl gösterilerin açıkça sergilediği üzere, aynı zamanda şiddetsizlik yüzyılıdır. Peki, nedir şiddetsizlik? Mücadeleyi şiddetsiz kılan nedir? Şiddetsizlik siyaseti bünyesinde hangi değerleri barındırır? Şiddetsiz direnişin “pasif direniş”ten farkları nelerdir? Bu benzersiz çalışmada, kendisi de şiddetsiz kampanyalara katılmış olan felsefeci Todd May, kendine has ve ilgi uyandıran siyasal şiddetsizlik fenomeni üzerine ilk geniş kapsamlı felsefi düşünceyi sunuyor. Hem tarihi hem de güncel örneklerden faydalanan yazar, şiddetsizlik kavramını ve şiddetsizliğin hedeflerini inceliyor ve şiddetsizliğin ahlaki jui-jutsu'dan şiddetsiz zor kullanmaya kadar değişik dinamiklerini ele alıyor. Şiddetsiz faaliyeti, özellikle de haysiyet ve eşitlik varsayımına saygıyı ön plana çıkaran değerleri araştıran yazar, günümüzde şiddetsizliğin rolüne yakından bakıyor. Siyasi bilimler, barış araştırmaları ve felsefe öğrencileri, aktivistler ve günümüz siyasetiyle ilgili olan herkes, etkili fakat çok az tartışılan siyasi yaklaşımlardan biri olan şiddetsizliği anlamak adına bu kitabı paha biçilmez bulacaktır.
  • Fikret Adil
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    248,98 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Nurten Tokdemir
    Konusu:
    Sofralar, sohbetler, gazinolar, kumpanyalar, barlar, hususiler... Tiyatro, resim, şiir, sergiler, açılışlar ve davetlerle dolu gündelik hayat. Fikret Adil bugün artık çok uzaklarda kalan bohem bir İstanbul'u Asmalımescit 74'ün ardından nüktedanlığı elden bırakmaksızın anlatmaya devam ediyor. Yahudi bir işadamının kızı ile Yunan bir tiyatrocunun kavuşmak için çareyi Atina'ya kaçmakta bulması etrafında şekillenen anlatı, hem İstanbul tarihine hem de döneme ilişkin birçok ayrıntıyı barındırıyor. Glorya Sineması'ndan Maksim'e, Casa d'Italia'dan Büyük Britanya Oteli'ne, Beyoğlu'ndan Atina'ya uzanan bu aşk hikayesine Baudelaire şiirleri kadar, Arif Dino gibi dönemin önemli isimleri de eşlik ediyor.
  • Ellis Weiner: Resimleyen Jeremy Holmes
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    244,67 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
    Seslendiren : Hacer Özbakır
    Konusu:
    "Farz edelim, biri kız biri erkek, 12 yaşında ikiz kardeşler varmış. İsimleri de Abigail ve John Templeton'mış... Babaları da müthiş yetenekli ama kafası biraz karışık bir mucitmiş. Hikâye bu ya, Dean D. Dean ve Dan D. Dean adında iki ikiz kardeş de, bu mucidin dâhiyane (sayılabilecek) buluşlarından birini ele geçirmek için Templeton ikizleriyle gülünç köpeklerini kaçırmış. Evet, kaçırmış dedim. Böyle bir şeyi okumak eğlenceli olmaz mıydı?" Ellis Weiner tarafından yazılan ve Jeremy Holmes tarafından resimlendirilen Templeton İkizleri ve Parlak Fikirleri, macera dolu hikâyesi ile 8-12 yaş arası genç okurları heyecanlı bir dünyanın içine sürüklüyor. Kitabın ana kahramanları, parlak fikirleri sayesinde kendilerini kaçıranları alt etmeyi başaran Templeton ikizleri Abigail ve John. Ayrıca, sürekli muziplikler yapan, okuyucuya kafa tutan ve hikâyenin akıcı temposunu bozmadan araya girerek genç okurlara (bir yemek tarifi de dahil) öğretici bilgiler veren, kimi sözcüklerin ve kavramların anlamını açıklayan Anlatıcı da üçüncü bir kahraman kadar önemli bir yer tutuyor. Okuyucuya sürekli olarak kendi varlığını hissettiren Anlatıcı, kitabı alışıldık macera hikâyelerinden oldukça farklı kılıyor. Hem dili hem de olay örgüsüyle cinsiyet duvarlarını yıkarak kız ve erkek okurların aynı derecede ilgisini çekecek olan kitap, Jeremy Holmes imzasını taşıyan oldukça detaylı ama dikkati hikâyeden uzaklaştırmayan harika illüstrasyonları ve mavi rengin ağırlıklı olduğu çok özel tasarımı ile de çocukların favorileri arasında yerini alacak. Hatta aslında büyüklerin bile zevkle okuyacağını düşünüyoruz! Anlatıcı'nın bir de sürprizi var: "Bu kitap, macera hikâyeleri okumayı seven (kim sevmez ki?) kızlar ve erkekler için bir dizinin ilk kitabı." Şimdiye kadar hiç böyle bir kitap okumamış olabilirsiniz!
  • Ekrem Ataer
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    204,57 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anı/Mektup
    Seslendiren : Figen Barsbay
    Konusu:
    Işığın avcısı, siyah ile beyazı harman eden bir adam. Salvador Dali’ye “faşittir o herif” diyen de odur. “Fidel Castro’dan çok etkilendim” diyen de. Meslektaşına zulüm yaptı diye patronunu sille tokat dövüp, ceketini alıp çıkan da odur. Yıllarca hayal ettiği dünya starını karşısında görünce çekmekten vazgeçen de odur. Atatürk’ün önünde fotoğraf çektirmeyen başbakanı dakikalarca kovaladıktan sonra punduna getirip çeken de odur, Allah yazılı cami duvarında iki çarşaflı kadını çekmek için saatlerce bekleyen de. “O artık bizden” diye sevinenlere “hiç birinden değilim, doğru bildiğini söyleyen ve işini yapan bir foto muhabiriyim” diyen de odur. Afrodit ile Nuh’un Gemisi’ni aynı kadrajda buluşturan da... 6-7 Eylül’ü bütün gerçekliğiyle yaşayan da, 4 kere savaş cephelerinde kurşun yağmuru altında kalan da. Bu kitapta Ekrem Ataer’in Ara Güler’le yaşanmışlıkları üzerinden yaptığı sohbetlere ve inanılması güç hikayelerine tanık olacaksınız. Asıl önemlisi o hikayeler ve dönemsel tasvirler, bize o günden ziyade bu günkü halimizi işaret edecek! ARA ne diyor ? Ara Güler; 90 yıllık ömrüne sığdırdığı anıları ve fotoğrafları ile aslında yaşamsal bir tez sunuyor. Bu tez Ekrem Ataer’in kalemi ve kurgu gücü ile hepimizi yıllar öncesine götürüp tekrar bu güne ve asıl önemlisi geleceğe taşıyacak.
  • İria G. Parente
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    165,04 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Sude Naz Demirel
    Konusu:
    Her gün olduğu gibi yine bir gece Alma, odasında zifiri karanlıkta oturmaktadır. Her zaman evdeki lambadan ya da dışarıdaki bir sokak lambasından küçük bir ışık şeridi süzülürdü ama o gece Alma daha önce hiç olmayan bir şey ile karşılaşmıştı. Onlardan değil dünyadan da korkmaması gerektiğini söyleyen yatağının altında yaşayan canavarların geri kalanıyla tanışmıştı; onlar aslında Alma’yı korumak için oradaydı. Bir, ayağını zar zor ölçer ve tehlikeli görünmez. İki, büyük ve bir ton ağırlığında. Üçüncünün sarı gözleri var. Dört, renkli halkalı uzun bir kuyruk. Beş, kulağa fısıldama konusunda uzmandır. Altı, ağlamayı kesmeyecek. Yedi, küçük görünür ama bir ampul kadar büyüyebilir. Futbol topu kadar büyük. Oturma odasındaki televizyon kadar büyük. Bu yedi yaratık (bazıları korkunç, diğerleri görünüşte zararsız) Alma'nın yatağının altında yaşar ve geceleri onun ışığını, hayallerini ve umutlarını çalmak için dışarı çıkarlar. Alma, kimsenin gerçek olduklarına inanmayacağı korkusuyla ailesiyle veya arkadaşlarıyla bunlar hakkında konuşmaya cesaret edemez. Ama Alma'nın bilmediği şey, onların yalnızca birlikte savaşılabilecek canavarlar olduğudur. Iria G. Parente ve Selene M. Pascual, gençler için bu duygusal alegoride depresyonu ele alıyor.
  • Diana Gabaldon
    insan sesi mp3 - Türkçe
    44 Ayrım
    533,93 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Fantastik
    Seslendiren : Feyza Daldal
    Konusu:
    Haziran 1778. Dunya altust olmus halde. Yukselen bagimsizlik sesleri arasinda, hayatta kalmaya calisan Claire ve Jamie icin, hayat daha da zor. Kaybettikleri icin yas tutsalar da birbirlerine tutunup yasamaya devam etmeliler. Artik tek istedikleri eve Fraser Tepesinin huzurlu sessizligine geri donmek. Ancak evleriyle aralarinda binlerce insanin hayatini degistirecek kanli bir Bagimsizlik Savasi var. Outlander (Yabanci) serisi, tum dunyada 20 milyondan fazla satti, 30 dile cevrildi. Ayni isimle uyarlanan TV dizisi onlarca ulkede yayinlaniyor.
  • Candaş Tolga İşık
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    92,42 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Siyaset
    Seslendiren : Levent Filyos
    Konusu:
    Çİ BOŞALTILAN BİR ÜLKENİN HAZİN HİKÂYESİ Cümleten başımız sağ olsun... Liyakat öldü! Candaş Tolga Işık, cenaze namazı kılınan liyakatin nasıl öldürüldüğünü kaleme alıyor. Liyakat ilkesinin terk edildiği ülkemizde kurumların, kavramların, değerlerin özetle her şeyin içinin nasıl boşaldığını örneklerle aktarıyor. “Bir kurumun içinin boşaltılması denince hem medyanın hem de vatandaşın aklına ilk gelen ve dolayısıyla ilgisini esas cezbeden konu, o kurumun kasasının boşaltılması. Yolsuzluk, hortumculuk ya da vurgunculuk, adına ne derseniz deyin, bunların hepsi hukuken cezalandırılması gereken suçlar. Ancak en az onlar kadar önemli olan bir başka içini boşaltma yöntemi de, ülkemizde sıklıkla karşılaştığımız gibi eğitimden yargıya, bürokrasiden sanata, sağlık sisteminden sivil toplum örgütlenmelerine kadar tüm kurumların liyakatten mahrum ellere terk edilip, iradesinin siyasi yönlendirmelere teslim edilerek değersizleştirilmesi, itibarsızlaştırılması.”
  • Blue Balliett
    insan sesi mp3 - Türkçe
    32 Ayrım
    530,39 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
    Seslendiren : Binnur OLGUNER
    Konusu:
    “Sanat bir yalandır ama gerçeği anlatan bir yalan!” Picasso Petra ve Calder bulmacalara meraklı, hayal dünyaları geniş iki yakın arkadaştır. Kendi yarattıkları oyunlarla eğlenmeyi seven iki arkadaşın hayatı dünyayı sarsan bir olayla değişir. Ünlü ressam Vermeer'in sır dolu tablosu Kadın ve Mektup çalınmıştır. Ve hırsız yüz yıllık bir gizemi çözmek için bunu yaptığını iddia etmektedir. Dünyayı ikiye bölen bu olayı çözmek ise meraklı arkadaşlar Petra ve Calder'a düşer. Ancak iç içe geçmiş olaylar zincirini çözmek sanıldığı kadar kolay değildir. Korku ve heyecan dolu bir maceraya atılan iki kafadar, acaba aklın sınırlarını zorlayan bu bulmacayı çözebilecek midir? İşte size ipuçlarını saklayan o mektup: Sevgili Dostum, Onlarca yıl önce işlenmiş bir suçu aydınlatmak için yardımına ihtiyacım var. Bu suç, dünyanın en büyük ressamlarından birine yapılmış bir haksızlık. Yetkililer hatayı düzeltecek cesarete sahip olmadığı için, gerçeği açığa çıkarmayı ben üstlendim... Bu akşam iki kişiye daha bu mektup ulaştı... Mektubu yetkililere gösterirsen kesinlikle hayatını tehlikeye atarsın... Sadece Gerçeği Arayanlar Tablodaki Sırrı Çözebilir…
  • Wieslaw Mysliwski
    insan sesi mp3 - Türkçe
    38 Ayrım
    647,65 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Mehmet Taner Gürkan
    Konusu:
    Çağdaş Leh edebiyatının önde gelen isimlerinden Myśliwski'nin Fasulye Ayıklama Sanatı Üzerine Bir Tez romanının adsız müzisyen başkarakteri gizemli konuğuyla sürdürdüğü monologda hayatının muhasebesini yapıyor. Tek bir günde gerçekleştirilen fasulye ayıklama etkinliği boyunca devam eden bu monologda savaş sırasında yaşadığı travmalı dönemleri, gençlik sanrılarını, tutkularını, "öğrenme ve oradan oraya göçme" yıllarını, gurbetteki ekmek kavgasını ve en sonunda yurda dönüşünü anlatıyor. "Sağduyu iyidir, güzeldir... Ama gerçekte nedir? Başka ne söyleneceğini bilmediğinizde söylediğiniz şeydir." İnsan hayatında kaderin ve talihin rolü üzerine düşünen, acıyı, kederi, gülüşü, umudu, düşleri içselleştiren bir tür "felsefi komedi" olarak nitelenebilecek Fasulye Ayıklama Sanatı Üzerine Bir Tez'de Myśliwski'nin ustalığı, kolay çözümler ya da avunmalar aramak yerine felsefenin hiç de asık suratlı olmayan doğasını açığa çıkarabilen bir dille, pek çoğuna yanıt bulamayacağının bilincinde olduğu en hayati soruları ardı ardına sıralamaktan geri durmayışında ve gizemle dalga geçebilmesinde kendini gösteriyor. (Fasulye Ayıklama Sanatı Üzerine Bir Tez 2007 yılında Polonya'nın en önemli edebiyat ödülü Nagroda Literacka "Nike"ye değer görüldü.) Wiesław Myśliwski bir "star"ın zıddı – televizyona çıkmıyor, kitleyi eğlendirmiyor. Basitçe düşünüyor ve roman yazıyor. -Dariusz Nowacki, Newsweek Wiesław Myśliwski edebiyatın antropolojinin bir parçası olduğunu düşünen az sayıdaki yazardan biridir. İnsan deneyiminin bütünlüğünden söz ederken, en önemli olan yerine, olan biten her şeyi anlatmak ister. Böyle bir monologdan ortaya çıkabilecek hikmet, teklifsiz bir dille aktarılan bir hikmet olacaktır. Hani Descartes birden ortaya çıksa, bu konuda "Fasulyeleri ayıklıyoruz, öyleyse varız" derdi herhalde. -Przemysław Czapliński Diyebilirim ki fasulyelerin ayıklanması 30 yıldır başıma dert olmuştur. Bildiğiniz gibi, insanların güneşin altında bir yandan fasulye ayıklayıp, bir yandan farklı konularda sohbet etmeleri bir komşuluk ilişkisi biçimiydi. Günlük olaylar, eski zamanlar, hayaller, hayaletler, şimdiki ve sonraki dünya, Tanrı, bireysel ve ortak deneyimler hakkındaydı bu sohbetler; insanlar bilgeymiş gibi davranırlar, felsefe yaparlardı, kısacası sınır yoktu, sözcükler insanları her yöne götürürdü. Herkes katılırdı bu eyleme, kadınlar, erkekler, yaşlı ve genç insanlar, hatta çocuklar bile. Bazen düşünürüm de, belki de fasulyeler sadece bu amaçla büyük miktarlarda ekilir, zira bu kadar çok fasulye yediğimi anımsayamıyorum. Ve çocukluğumdaki bu geleneği anımsayarak, onun sözel yapısını, bir kitap yazmanın yapısına nasıl dönüştüreceğimi düşünmeye başlamıştım. Wiesław Myśliwski, Polityka 17/18, 29 Nisan-6 Mayıs 2006 (Tanıtım Bülteninden)
  • Sevinç Çokum
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    176,83 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Emine Beyza Çakar
    Konusu:
    Romanlarında genellikle toplumsal meselelere, kitlesel hareketlere dikkat çeken Sevinç Çokum, Hikâyelerinde daha çok insan hayatının gözden kaçan inceliklerine işaret ediyor. Rozalya Ana'da ise kadın olmaya, "acı coğrafyalarının kadınlarına"yoğunlaşıyor. Göç veren topraklarda kalan taraf olmanın ağır yükünü Rozalya Ana'nın şahsında anlatıyor. Rozalya için zaman neydi ki... Yetişeceği bir şey değildi artık zaman... Gençliği ötede kalmıştı. Bir trenden el ediyordu, arkadan sıkma başörtüsü, duru yüzü, çekme gözleri, hüzünle bükülü dudaklarıyla... Tren sarsılarak pamuk tarlalarının arasından geçiyordu... Ve sarı toprağın ötesinde bir yerde kara bir nokta olarak kayboluyordu. Gençliği buydu ne zaman hatırlasa... Giderlerdi. Yün başlıkları, çamurlu kaba çizmeleri, kızarmış yüzleriyle seçilen bu adamlar gittikleri gibi ortalığa terk edilmiş şehirlerin ıssızlığı çökerdi... Rozalya Ana için değişen bir şey yoktu. Kocası Mustafa buraya gelmeden önce ölmüştü... Görememişti sarı evciğin şu yarım duvarlarım... Acaba Rozalya görecek miydi bittiğini?

Sayfalar