Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2091 sonuçtan 1131 - 1140 arası görüntüleniyor.
  • Mehtap Kayaoğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    292,77 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Erin Pizzey
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,67 MB
    Eser Türü: Kitap
    Madeleine: Hamiledir ve sadık olmayan bir kocası vardır. Doğuracağı çocuk ise evliliklerini kurtarmak bir yana, güzelliği ve garip huylarıyla, Madeleine'nin kocasıyla yaşadığı huzursuzluğu daha da artıracaktır. Edxina: Evli olduğu halde başka erkeklerle ilişkiye girmekten kaçınmaz ve yırtıcı karakteriyle Madeleire'nin tam karşıtını oluşturur. Madeleine'e, aşkı, erkekleri ve dünyanın kirli yüzünü öğretebilecek bir kadındır. Ama Madeleine onu dinleyecek midir? Çermaine: İyi kalpli, becerikli ve erkekleri dünyasından uzaklaştırmış bir kadındır: mistik dünyaya duyduğu ilgi, ona mutluluk getirecek midir?
  • Gültekin Emre , Hulki Aktunç
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,52 MB
    Eser Türü: Kitap
    Opus, bir müzik kitabı değil ama tınıları, farklı sesleri imgelerde besleyen ortak bir şiir kitabı. Geçen yıl aramızdan ayrılan Hulki Aktunç’la Gültekin Emre’nin birbirlerine yazdıkları, hiçbir yerde yayımlanmayan şiirlerinden oluşuyor bu özgün toplam. Gültekin Emre’nin Hulki Aktunç’a okuması için yolladığı şiire Hulki Aktunç’un şiirle yanıt vermesiyle başlayan bir serüvenin kitabı, Opus. 2009’dan günümüze uzanıyor Berlin-İstanbul arasında dizelerle örülü bir köprü oluşturarak. “Önsöz” ve “Sonsöz”de ise iki şairin dostluğuna ve şiir yolculuğuna tanık olacaksınız.
  • Nihat Genç
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    321,65 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mehmet Zafer Ulusan
    Ormanları yakıyor, gencecik çocuklar mayınlıyorlar ve şehri yağmalıyorlar. Çapulcuların işgali sürüyor. En tepedeki yazardan kaldırımda slogan atan gence kadar herkes yaka paça içeri tıkılıyor. Dünya tarihinde eşli görülmemiş basın cezaları, 4 milyar dolar, cezayı hangi yasaya göre kestiğini açıklayamıyor, yazarları niçin içeri tıktığını suçuyla belgesiyle söylemiyor, medyadan hukuka bir siyasi 'tırpan' kelleleri uçurarak Türkiye'yi esir almak istiyor. Memleketimde bir konuşmam var, yarın yola çıkmak zorundayım. şimdi sahilden yirmi otuz kilometre içeride sıralanmış tepelerde yüzlerce yaylanın çiçeklerinin her biri beni bekliyor.
  • ADAM PHİLLİPS
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    354,79 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: EDANUR URAL
    Adam Philips, bir insan hayatının her zaman farklı bakış açılarından betimlenebileceğine ve psikanalizin de bu yollardan sadece biri olduğuna inanan mütevazi bir psikanalist. Bilimsellik, yani değerden bağımsız bir Hakikat arayışını payesinin, psikanalize özel bir üstünlük kazandırmayacağını, psikanalizin o bilmişlik tavrından, ancak dilini ortaklaşa kullanıma açarak, gündelik hayata karışarak sıyrılabileceğini düşünüyor. Ona göre psikanaliz, insanların kendilerine daha iyi hissetmelerini sağlayan bir hikaye ya da bir hikaye anlatma tarzı. Bir tür sohbet. İnsanlar kendi yaşamları cılı bir hale geldiği için katılıyor bu sohbete. Öpüşme, Gıdıklanma ve Sıkılma Üzerine bizi, psikanaliz teorisinde ihmal edilmiş olan küçük küçük, ama son derece önemli konular hakkında ilginç sohbetlere davet eden denemelerden oluşan bir kitap. Endişe, risk, sükünet, gıdıklanma, osurma, öpüşme, yalnızlık, yaratıcılık ve suçluluk duygusu arasındaki ilişki; sıkılma, fobi-teori benzerliği; bir metin değil bir deneyim olarak rüya; inanç ve engeller gibi, herkesi ilgilendiren konularda çarpıcı saptamalrda bulunuyor Philips. Mesela, ''İnsanlar yaşamlarının, olasılıklardan en çok korktukları dönemlerinde aşık olurlar'' diyor. '''Bir şeyin ya da kimsenin ne olduğunu, onunla aramıza girenin ne olduğunu öğrenerek anlayabiliriz. Bilinç engellere dairdir.'' diye bir kesinlemede bulunup, psikanalitik terapinin amaçlarından birinin hastanın mücedele edecek daha tatminkar engeller bulmasını sağlamak olduğunu söylüyor. Philips şu soruyu soruyor bize: Kendimizle haddinden fazla alakadar olmakla kendimizi nelerden mahrum bırakıyoruz? Ona göre, her şeyi bilme saplantısı hem psikanaliz hem de hayat için olumsuz sonuçlar doğıuruyor. Bizi, neleri içerdiğini kendimiz dahil kimsenin bilemeyeceği bir yalnızlığa, Rilke' nin ''meyvenin içindeki çekirdek'' dediği verimli yalnızlığa davet eden bir kitap bu. Yalnızlığa cesareti olanlar için...
  • Adam Phillips
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    479,64 KB
    Eser Türü: Kitap
    Adam Philips, bir insan hayatının her zaman farklı bakış açılarından betimlenebileceğine ve psikanalizin de bu yollardan sadece biri olduğuna inanan mütevazi bir psikanalist. Bilimsellik, yani değerden bağımsız bir Hakikat arayışını payesinin, psikanalize özel bir üstünlük kazandırmayacağını, psikanalizin o bilmişlik tavrından, ancak dilini ortaklaşa kullanıma açarak, gündelik hayata karışarak sıyrılabileceğini düşünüyor. Ona göre psikanaliz, insanların kendilerine daha iyi hissetmelerini sağlayan bir hikaye ya da bir hikaye anlatma tarzı. Bir tür sohbet. İnsanlar kendi yaşamları cılı bir hale geldiği için katılıyor bu sohbete. Öpüşme, Gıdıklanma ve Sıkılma Üzerine bizi, psikanaliz teorisinde ihmal edilmiş olan küçük küçük, ama son derece önemli konular hakkında ilginç sohbetlere davet eden denemelerden oluşan bir kitap. Endişe, risk, sükünet, gıdıklanma, osurma, öpüşme, yalnızlık, yaratıcılık ve suçluluk duygusu arasındaki ilişki; sıkılma, fobi-teori benzerliği; bir metin değil bir deneyim olarak rüya; inanç ve engeller gibi, herkesi ilgilendiren konularda çarpıcı saptamalrda bulunuyor Philips. Mesela, ''İnsanlar yaşamlarının, olasılıklardan en çok korktukları dönemlerinde aşıkl olurlar'' diyor. '''Bir şeyin ya da kimsenin ne olduğunu, onunla aramıza girenin ne olduğunu öğrenerek anlayabiliriz. Bilinç engellere dairdir.'' diye bir kesinlemede bulunup, psikanalitik terapinin amaçlarından birinin hastanın mücedele edecek daha tatminkar engeller bulmasını sağlamak olduğunu söylüyor. Philips şu soruyu soruyor bize: Kendimizle haddinden fazla alakadar olmakla kendimizi nelerden mahrum bırakıyoruz? Ona göre, her şeyi bilme saplantısı hem psikanaliz hem de hayat için olumsuz sonuçlar doğıuruyor. Bizi, neleri içerdiğini kendimiz dahil kimsenin bilemeyeceği bir yalnızlığa, Rilke' nin ''meyvenin içindeki çekirdek'' dediği verimli yalnızlığa davet eden bir kitap bu. Yalnızlığa cesareti olanlar için...
  • Alev Alatlı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    32 Ayrım
    342 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: İsmail Emre Ülker
    "Or'da Kimse Var mı?" dörtlüsü azgın iştahların beslediği cehaleti şehvetle bağrına basan Türkiye toplumunun kıydığı bir aydının, Günay Rodoplu'nun öyküsü. Dörtlünün birinci kitabı, Viva la Murte! hızla yabancılaşan Türkiye toplumunda bir haymatlos gibi yaşamak zorunda kalan Rodoplu'nun, ezilmesini, pasifize edilmesini anlatır. "Bu toplumda 'biliyor' olmak mutlak surette bir haksızlığa maruz kalmak demektir. Çünkü, bilgi borçlandırır, 'anlamak' zorunda bırakır. Cahil, acıma duygusu uyandırır. Yıkıcılığı bağışlanır. Bu, onların lüksüdür. Oysa aydın, bilgilenmek gibi bir suçtan müebbeden mahkûm edilmiştir. Bastığı yerde ot bitmeyen cahili vicdanının demir parmakları arasından seyreder," diyen Alev Alatlı, ikinci kitap, 'Nuke' Türkiye’de cehaletin sadece bizim toplumumuza özgü olmadığını anlatıyor. "Türk aydım, iki cephede savaşır. Sadece kendi toplumunun hoyratlığı ile değil, Batı'nın hemen her zaman şiddetle sonuçlanan kendini beğenmişliği ile de uğraşmak zorundadır. Bu bakımdan, sadece Türkiye'de değil, Batı'da da haymatlostur! Dünya üzerindeki iktidarını koruma gayreti içindeki Batı, cahilliyeyi öyle bir hamiyetle dayatır ki, elvermemek, katledilmek demektir."
  • Alev Alatlı
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,65 MB
    Eser Türü: Kitap
    "Or'da Kimse Var mı?" dörtlüsü, azgın iştahların beslediği cehaleti şehvetle bağrına basan Türkiye toplumunun kıydığı bir aydının, Günay Rodoplu'nun öyküsü. Alev Alatlı, "Bu toplumda 'biliyor olmak' mutlak surette bir haksızlığa maruz kalmak demektir." diyor. "Çünkü bilgi borçlandırır, 'anlamak' zorunda bırakır. Cahil, acıma duygusu uyandırır. Yıkıcılığı bağışlanır. Bu, onların lüksüdür. Oysa, aydın, bilgilenmek gibi bağışlanmaz bir suçtan müebbeden mahkum edilmiştir. Bastığı yerde ot bırakmayan cahili vicdanının demir parmaklıkları arasından seyreder." Günay Rodoplu'nun hayatındaki trajik, boyut bilgidir. Hayatını, Lao Tzu ile, Hazreti Muhammed'le, Kropotkin'le, Marks'la, Baudelair'le, Albert Schweitzer'le, Kazancakis'le paylaşmasına bakılırsa bu dünyadan değildir. Ama bu dünyaya dair çok bilgi edinmiş bir insanın sorumluluğu altında ezilir, pasifize olur. Türkiye insanının hoyratlığına yenik düşer. "Ve iyilik buradan çıkar. İyilik, dayatılan haksız, yanlış ve çirkin oyun oynamayı reddetmekten çıkar." "Viva, La Muerte!" Yirminci yüzyılın son otuz yılında Türkiye insanının ortak ruhunu çözümleyen, yer yer belgesel nitelikli dörtlünün ilk romanı." Alatlı "Türkiye bugün okumazsa, yarın mutlaka okuyacaktır." diyor ve sesleniyor, "Or'da kimse var mı?" (Arka Kapak)
  • Alev Alatlı
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,10 MB
    Eser Türü: Kitap
    "Or'da Kimse Var mı?" dörtlüsü azgın iştahların beslediği cehaleti şehvetle bağrına basan Türkiye toplumunun kıydığı bir aydının, Günay Rodoplu'nun öyküsü. Dörtlünün birinci kitabı, Viva la Murte! hızla yabancılaşan Türkiye toplumunda bir haymatlos gibi yaşamak zorunda kalan Rodoplu'nun, ezilmesini, pasifize edilmesini anlatır. "Bu toplumda 'biliyor' olmak mutlak surette bir haksızlığa maruz kalmak demektir. Çünkü, bilgi borçlandırır, 'anlamak' zorunda bırakır. Cahil, acıma duygusu uyandırır. Yıkıcılığı bağışlanır. Bu, onların lüksüdür. Oysa aydın, bilgilenmek gibi bir suçtan müebbeden mahkûm edilmiştir. Bastığı yerde ot bitmeyen cahili vicdanının demir parmakları arasından seyreder," diyen Alev Alatlı, ikinci kitap, 'Nuke' Türkiye’de cehaletin sadece bizim toplumumuza özgü olmadığını anlatıyor. "Türk aydım, iki cephede savaşır. Sadece kendi toplumunun hoyratlığı ile değil, Batı'nın hemen her zaman şiddetle sonuçlanan kendini beğenmişliği ile de uğraşmak zorundadır. Bu bakımdan, sadece Türkiye'de değil, Batı'da da haymatlostur! Dünya üzerindeki iktidarını koruma gayreti içindeki Batı, cahilliyeyi öyle bir hamiyetle dayatır ki, elvermemek, katledilmek demektir."
  • Cem Behar
    bilgisayar sesi mp3
    27 Ayrım
    625,23 MB
    Eser Türü: Kitap
    Cem Behar “Orada bir musıki var uzakta…”da Osmanlı/Türk musıkisinin on altıncı yüzyılda yaşadığı değişimin arkeolojisini yaparak, yeni siyasî, sosyal ve ekonomik koşulların imparatorluk başkenti İstanbul’da nasıl bir “tarz-ı Osmânî” musıkinin oluşmasına zemin hazırladığının izini sürüyor. Kahvehanelerin açılmasıyla musıkinin Saray’dan halka inmesi, avâm/havass karşıtlığı, icraya yönelik Acem etkisi gibi olguları, güfte mecmuaları ve o döneme ilişkin (on altıncı yüzyılın ikinci yarısı) elimizdeki tek görsel kaynak olan bir minyatürün tasvirinden yola çıkarak inceleyen Cem Behar, musıki tarihimizde silinmez bir iz bırakıyor. “Bugün bildiğimiz şekliyle geleneksel Osmanlı/Türk musıkisi esas itibarıyla ve kabaca bir tarihlendirmeyle ancak on altıncı yüzyılın ikinci yarısından itibaren oluşmaya başlar. Dolayısıyla da on altıncı yüzyılın ikinci yarısı ve on yedinci yüzyılın başları musıki geleneğimizde önemli bir eşik, bir kırılma noktası teşkil eder. Bugün bildiğimiz ve geriye doğru baktıkça tanıyıp teşhis edebildiğimiz Osmanlı/Türk musıki geleneğini hem yerleşik müzikal formlarıyla hem de teknik açıdan makam ve usûl anlayışıyla, kullanılan çalgılarla ve en önemlisi elimizdeki repertuardaki eserlerle ve bunların bestecileriyle anlamlı bir biçimde on altıncı yüzyılın ikinci yarısından öncesine götürmenin pek imkânı yoktur.”

Sayfalar