Eserlere Göre Listeleme

Toplam 3035 sonuçtan 1141 - 1150 arası görüntüleniyor.
  • Faruk Yalvaç, E. Fuat Keyman, İhsan D. Dağı, A. Nuri Yurdusev, Oktay F. Tanrısever, Necati Polat
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    Soğuk Savaş döneminin sona ermesiyle uluslararası ilişkilerde büyük bir hareketlilik ortaya çıktı. Devletler arasındaki ilişkiler, bölgesel dengeler, kurumsal yapılar, hukuksal anlayışlar, politika aktörleri değişiyor. Böyle bir dönemde, "ülkemizin bölgede ve dünyada artan önemi"nden bolca söz edilmesine karşılık, Türkiye'de uluslararası ilişkiler alanında ciddi bir literatür kıtlığı var. Elinizdeki kitap, uluslararası ilişkiler düzeninin ve "ilminin" içinde bulunduğu bu dinamik değişimi tartışırken, bu açığın giderilmesine önemli bir katkıda bulunuyor. Kitapta, uluslararası ilişkiler kuramının, modern öncesi dönemdeki köklerinden başlayarak, idealizm - realizm ve gelenekselcilik - davranışsalcılık gibi temel tartışmalarla izlediği seyir analiz ediliyor. Bu seyrin bugün vardığı noktada, uluslararası ilişkilerde ortaya çıkan çoğulcu yapının yerleşik pozitivist yaklaşımları nasıl sarstığı gösteriliyor, eleştirel bir bilim anlayışının gerekliliği savunuluyor. Yazarların önemli vurgularından biri, uluslararası ilişkiler kuramlarının ve politikalarının, uluslararası ilişkilerin düzenlenmesinde bizatihi tayin edici etkenler oldukları doğrultusunda. Kitapta, derleyen Atilla Eralp'ın yanısıra, İhsan D. Dağı, E. Fuat Keyman, Necati Polat, Oktay F. Tanrısever, Faruk Yalvaç ve A. Nuri Yurdusev'in makaleleri yeralıyor.
  • Halil İnalcık
    insan sesi mp3 - Türkçe
    57 Ayrım
    897,77 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Dilara Oruç
    Devlet-i ‘Aliyye’nin birinci cildi Osmanlı Devleti’nin bir beylikten Balkanlar ve Ortadoğu’ya hükmeden güçlü bir imparatorluğu dönüşümünü konu alır. İkinci cilt ise padişah otoritesinin zayıfladığı ve yok olduğu 17. Yüzyılın ilk yarısındaki iktidar mücadelesini inceler ve Köprülü Mehmed Paşa’nın mutlak bir otoriteyle veziriazamlığa gelmesiyle sonlanır. Devlet-i ‘Aliyye’nin üçüncü cildi, merkezi devlet otoritesinin yeniden kurulduğu Köprülüler dönemini mercek altına alıyor. Bir yandan bu dönemde yaşanan mâli krizi Avrupa’da yaşanan Fiyat Devrimi ile ilişkili olarak değerlendirirken, diğer yandan da Orta-Avrupa’da Habsburglarla süren uzun iktidar mücadelesini ayrıntılarıyla ele alıyor. Bu büyük meselenin yanı sıra Venedik’le Akdeniz ve Ege’de, Fransa’yla Cezayir’de süren ihtilafları da inceliyor. Mali ve siyasi bunalıma karşı çözüm arayışları ve bu çerçevede yazılan ıslahat layihalarını mercek altına alıyor. Bu cilt, hem Macaristan’daki bir buçuk yüzyıllık Osmanlı hâkimiyetinin sonunu hızlandıran, hem bu yöredeki en önemli müttefik olan Kırım Hanlığı’yla ilişkilerin kaderini belirleyerek Rusya’nın yeni bir güç olarak bölgede ortaya çıkışının ilk belirtilerinin görülmesine yol açan İkinci Viyana Seferi’yle sonlanıyor.
  • Halil İnalcık
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Devlet-i 'Aliyye, Osmanlı tarihçiliğinin çağımızdaki en büyük isimlerinden Halil İnalcık'ın yarım yüzyılı aşan çalışmalarının bir ürünü. Eserin bu ilk cildi, Osmanlı Devleti'nin bir beylikten Orta-Doğu ve Balkanlar'ı hükmü altına alan güçlü ve köklü bir imparatorluk haline gelişine odaklanıyor. İnalcık Osmanlı Klasik Dönemi'ni sadece siyasi tarih olarak ele almıyor. Siyasi tarihin toplumsal-ekonomik alt-yapısını, yani nüfus hareketleri, göçler, kitlelerin temel ihtiyaçları, tarım ve ticaretin bu ihtiyaçları karşılama şekilleri ve şehirleşme konularında da analizler yapıyor. Tarihsel sorunları açıklamada geçmişten gelen geleneksel zihniyet ve kurumlar çerçevesinin tespitine girişiyor.
  • Halil İnalcık
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    5,00 MB
    Eser Türü: Kitap
    Halil İnalcık Devlet-i 'Aliyye'nin ilk cildinde, Osmanlı Devleti'nin bir beylikten güçlü ve köklü bir imparatorluğa dönüşümünün öyküsünü konu ederek geniş kitlelere ulaştı. Okuyucuların merakla beklediği ikinci cildin konusu, imparatorlukta padişahlık otoritesinin yok oluş sürecinde çeşitli odakların iktidarı ele geçirmek için verdiği mücadele… Halil İnalcık, dönemin tarihçilerinin "tagayyür ve fesad", yani bozuluş ve kargaşa olarak adlandırdıkları bu durumu, o çağın kaynaklarından ve az bilinen arşiv belgelerinden de yararlanarak günümüz okuyucusu için anlatıyor, yorumluyor.
  • Halil İnalcık
    insan sesi mp3 - Türkçe
    58 Ayrım
    926 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Raika Füsun Umar
    Devlet-i Aliyye’nin ikinci cildi, Osmanlı Klasik Dönemi’nin ardından padişah otoritesinin zayıfladığı ve giderek yok olduğu 17. yüzyılda süren iktidar mücadelelerini mercek altına alıyor. Halil İnalcık, dönem tarihçilerinin "tagayyür ve fesâd", yani bozulmuş ve kargaşa olarak adlandırdıkları durumu, o döneme ait birçok kaynak ve belgeden yararlanarak günümüz okuyucusu için anlatıyor, yorumluyor.
  • Halil İnalcık
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    5,83 MB
    Eser Türü: Kitap
    Devlet-i 'Aliyye'nin birinci cildi Osmanlı Devleti'nin bir beylikten Balkanlar ve Ortadoğu'ya hükmeden güçlü bir imparatorluğu dönüşümünü konu alır. İkinci cilt padişah otoritesinin zayıfladığı ve yok olduğu 17. yüzyılın ilk yarısındaki iktidar mücadelesini inceler. Üçüncü cilt ise merkezi devlet otoritesinin yeniden kurulduğu Köprülüler dönemini, Orta- Avrupa'da Habsburglarla süren uzun iktidar mücadelesini, mali ve siyasi bunalıma karşı çözüm arayışlarını ayrıntılarıyla ele alır. Devlet-i 'Aliyye'nin dördüncü cildi, Osmanlı Devleti'nin geçirdiği askeri ve mali dönüşümü mercek altına alarak başlıyor. 18. yüzyılda güç kazanan âyânların kurduğu düzene karşı merkezi otoritenin yeni yöntem arayışlarıyla devam ediyor. (Tanıtım Bülteninden) Sayfa Sayısı: 584
  • Halil İnalcık
    insan sesi mp3 - Türkçe
    50 Ayrım
    760 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Raika Füsun Umar
    Devlet-i Aliyye, Osmanlı tarihçiliğinin çağımızdaki en büyük isimlerinden Halil İnalcık'ın yarım yüzyılı aşan çalışmalarının bir ürünü. Eserin bu ilk cildi, Osmanlı Devleti'nin bir beylikten Orta-Doğu ve Balkanları hükmü altına alan güçlü ve köklü bir imparatorluk haline gelişine odaklanıyor. İnalcık Osmanlı Klasik Dönemi'ni sadece siyasi tarih olarak ele almıyor. Siyasi tarihin toplumsal ve ekonomik altyapısını, yani nüfus hareketleri, göçler, kitlelerin temel ihtiyaçları, tarım ve ticaretin bu ihtiyaçları karşılama şekilleri ve şehirleşme konularında da analizler yapıyor. Tarihsel sorunları açıklamada geçmişten gelen geleneksel zihniyet ve kurumlar çerçevesinin tespitine girişiyor.
  • Tanıl Bora, Kemal Can
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    14,61 MB
    Eser Türü: Kitap
    Türkiye sol literatüründe hayatî bir ilgi odağı olmasına karşın, kontrgerilla v.b. karanlık güçlerin faaliyetlerine indirgenen veya faşizmle ilgili standart kuramsal metinlerden uyarlanan açıklamalarla geçiştirilen ülkücü hareket üzerine bir tahlil çabası. Kitapta ülkücü hareketin 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrasındaki iç süreçleri, kamplaşmaları, ideolojik dönüşümleri, söylemi inceleniyor.
  • Durmuş Hocaoğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,22 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bumerang Etkisi", Bumerang adındaki garip ama etkili aletten farklı olarak, geriye tepen sosyal olayları ve olguları ifade etmektedir. Bu geri tepip atanın başına patlayan bumeranglardan birisi, "Siyasi İslam(cılık) Bumerangı"dır, diğeri de "Devlet(çilik) Bumerangı". Bunlardan birincisi, güya İslam'a ve Müslümanlara daha yararlı olmak isterken tam aksine İslam'a ve Müslümanlara; ikinci de guya Devlet'e daha yararlı olmak isterken Devlet'e ve Millet'e zarar veren tesirler hasıl etmişlerdir ve etmektedirler. Siyasete normaldışı yollardan müdahale edilerek Türk milletinin üstüne gidilmesi ve üstelik bunda da ölçünün ve dozun kaçırılması, bu noktada tipki bir "Bumerang Etkisi" hasıl etmiş ve toplumdaki bu uyanışı, politik olgunlaşmayı, siyasi ergenlik bilincini daha da hızlandırmaya başlamıştır. Ey Devlet'i savunmada ölçüyü kaçıranlar! Devlet'in başına isabet ettirdiğiniz bumeranglara dikkat! Bugünün yarını da var yarın hiçbir şey yoksa dahi, Tarih denen mahkeme var!
  • Aydın Menderes
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,50 MB
    Eser Türü: Kitap
    Siyaset, parametresi çok olan bir matristir. Dünyada herşin en sonunda bir alternatifi vardır. Sadece kendimizin alternatifi yoktur. Biz varsak alternatifler varolur. Alternatifler bizi varetmez..Bugün Türkiye, Lozan Antlaşması'ndan bu yana hiç karşılaşmadığı türden ciddi ve önemli meselelerle karşı karşıyadır...Yapılması gereken ilk iş, bütün milletimize malolacak bir direnç noktası oluşturmaktır..İktidarlar milletin direnç kararlılığına yaslanarak, iç meşruiyetini buradan alarak dış politika geliştireceklerdir...Batı'ya söylenecek olan; çok büyük çilelerle, acılarla elde ettiğimiz Cumhuriyetimiz, bağımsızlığımızı, milli birlik ve beraberliğimizi ve vatanımızın bütünlüğünü sonuna kadar korumaya azimli olduğumuzdur..Aksi takdirde Türkiye, birçok Amerikan üssünün bulunduğu bir toprak parçası derekesine indirgenmiş olacaktır..Ortaya bir müstemleke çıkacaktır. Bu millet buna asla razı olmaz..Zira millet demek, bağımsızlığını başka hiçbir şeyle değiştirmeyecek topluluk demektir...Hiçbir ülke kendi bağımsızlığına, kendi birlik ve bütünlüğüne sahip çıkmak için herhangi bir garanti ve güvence aramaz..Türkiye'de bir milletin yaşamakta olması, Türkiye'nin bu milletin vatanı olması ve Türkiye Cumhuriyeti'nin de bu milletin devleti olması Amerika'nın hiç umurunda değildir..Amerikalılar askerimizin başına bir çuval geçirdiler..Biz de bu askerimizi geri çektik..Bizim 800.000 kişilik bir ordumuz var..Acaba bu kadar askeri biz kimin için ve hangi tehlike karşısında besliyoruz?..Türkiye'nin herşeyden önce milli bir muhalefete veya muhalefet partisine ihtiyacı vardır. Türkiye'ye sadık bir muhalefet Tanzimatçılığın, Amerikancılığın, Avrupacılığın, her türlü mandacılığın kökünü kazıyabilmelidir..Atatürk, silah arkadaşları, bunca şehit ve gazi Türkiye Cumhuriyet'ini, birgün gelip de emperyalist bir devletin Türkiye civarındaki bölgelerdeki kendi çıkarlarını korumak için kullanacağı bir üs haline gelsin diye kurmadılar..Türkiye'nin ABD ile beraber olup Ortadoğu'ya saldırması, aslında kendi mazisine, kendi değerlerine, bir millet olarak kendisinin bin yıllık misyonuna saldırması demektir..Türkiye Cumhuriyeti devleti ve hükümetine düşen değişmez görev; Türk Milleti'nin kanının asla satın alınamayacağını ve Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığının asla ipotek altına konulamayacağını Amerika'ya ve bütün dünyaya ilan etmektir.. (İktidardakiler) Türk kamuoyunu arkalarına alıp AB ve Amerika'nın karşısına çıkacakları yerde, AB ve Amerika'yı arkalarına alarak Türk kamuoyunun önüne çıkmayı tercih ettiler..Cumhuriyetin gücü; kendisini kendisiyle başlatmasıdır..Türkler, kendi ırklarından olanların kurdukları devletlerin, çoğu zaman mağduru bugünkü tabiriyle ise azınlığı olmuşlardır. Cumhuriyet'le bu kaderleri değişmemiştir. AB'nin bugüne kadar aldığı tavizler, bundan sonra talep edeceklerinin yanında hiç kalacaktır. AKP hükümeti, Irak'taki Kürtlerin geleceğini tamamen ABD'ye bırakırken, Türkiye'deki Kürt kardeşlerimizin kaderini de AB'nin ellerine tevdi etmiştir.

Sayfalar