Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2453 sonuçtan 1201 - 1210 arası görüntüleniyor.
  • Aşkın Güngör
    insan sesi mp3 - Türkçe
    42 Ayrım
    694,47 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Esengül Girgin-Bozkurt
    Gohor „Kıyametten Sonra“ Aşkın Güngör Eser Türü: Kitap Eser Alt Türü: Roman ASTREA YAYINCILIK 2.baskı, Ekim 2009 Istanbul 504 Sayfa 978-605-5882-43-3 Seslendiren: Esengül Girgin-Bozkurt 21. yüzyılın ortalarında bilinen yaşam sona erdi. Yeni kurulan düzen yok olandan pek de farklı değildi... Genetik değişim geçirerek akıl almaz varlıklara dönüşenlerin dışında! Gohor - Kıyametten Sonra ilk olarak 2003 yılında, Gohor-Cam Kent ile Gohor-Kurtlar Yolu adları altında iki cilt olarak yayınlandı ve raflarda yerini aldığı andan itibaren yoğun ilgiyle karşılandı. Çeşitli yayın organlarında yer bulan, birbirinden değerli isimlerin kaleme aldığı makalelerde adından hep övgüyle söz edilen Gohor, eğitmenler tarafından, yetişkinler kadar genç okurlara da ısrarla tavsiye edildi. İlk basımı 2008 yılında Crea Kitap tarafından yapılan Gohor - Kıyametten Sonra, baştan aşağı yenilenen iç sayfa ve kapak tasarımıyla 2. baskısını Astrea etiketiyle yapıyor. Tarihin her döneminde dışarıda bırakılanlar olmuştur. Bu, onlardan birkaçının öyküsüdür. “Gohor, yalnızca serüvenlerle dolu bir bilim kurgu romanı değil. Çevreyi, yaşamı, bilimi ve dünüyle bugünüyle insanı sorgulayan bir yapıt.” Nur İçözü, Yazar “Aşkın Güngör’ün Gohor’u, gerçekten her şeyiyle güzel bir bilim kurgu romanı. Daha önce okuduğum batılı bilim kurgu yazarlarının çoğuyla boy ölçüşebilecek düzeyde bir roman.” Bilgin Adalı, Yazar “Gohor’u özellikle tanıtmadaki amacım yerli yazarlarımızın da iyi bilim kurgu yazabildiğini göstermek ve Gohor örneğinde bunu öne çıkarmaktı.” Yrd. Doç. Dr. Necdet Neydim, Yazar
  • Terry Pratchett
    insan sesi mp3 - İngilizce
    5 Ayrım
    25,15 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Yusuf Kılıç Emiroğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    46,1
    Eser Türü: Tiyatro
  • Guy Gavriel Kay
    metin - Türkçe
    7 Ayrım
    16,30 MB
    Eser Türü: Kitap
    "İnsanın bahtı, ona altın tepside öyle bir hediye sunar ki tatmadan önce deva mı zehir mi bilemez." Herkes Kendi Hikâyesini Yazar Kitai İmparatorluğu'nun, eski düşmanı Tagur Krallığı'yla yaptığı son savaşta her iki taraftan kırk bin asker ölür. Yıllar sonra Kitai generali Shen Gao'nun oğlu Shen Tai, ölen babası için yas tutmak ve onun anısını onurlandırmak için imparatorluğun bu uzak sınırındaki savaş meydanına gider ve iki yıl boyunca hayaletleri huzura kavuşturmak için cesetleri gömer. Emeğini ve atalarına saygısını ödüllendirmek için, Tagur Kralı'na gelin giden Beyaz Yeşim Prensesi ona tehlikeli bir hediye verir: iki yüz elli Sardia atı. Bir Sardia atı çok büyük bir ödüldür. Beş Sardia atı, bir adamı diğerlerinden üstün kılar, rütbesinin yükselmesine, başkalarının kıskançlığına sebep olur. İki yüz elli at ise akla hayale gelmeyecek, bir imparatoru bile şaşırtabilecek bir ödüldür. Shen Tai'nin hayatına son verip bu ödülü ondan çalmak isteyebilecek sayısız insan vardır. Ödülü alabilmek için doğuya, imparatorluğun başkentine gitmeli, saraydaki ve saray dışındaki düşmanlarıyla yüzleşmeli ve atları teslim alacak birlikle beraber Tagur'a dönmelidir. Çünkü Shen Tai'yi bir anda imparatorluğun en önemli adamı yapan bu ödülün onun hayatını kurtaran bir şartı da vardır: Atları bizzat kendisi almak zorundadır. "Tarihi romanların ve fantastik edebiyatın okuyucuları bu iki türün birleşimini daha iyi bir kitapta bulamaz. Bu roman, usta bir öykücünün zengin hayal gücüyle ortaya çıkmış eşsiz bir eser." Historical Boys "Fantastik türün en iyi yazarlarından birinden gelen etkileyici, tüyler ürpertici bir eser." -Daily Mail- "Muhteşem bir destan. Kusursuz bir şekilde oluşturulmuş. Okuyucuyu bir kasırga gibi içine çekiyor ve bırakmıyor." -Huffington Post- "Gök Cennetin Altında, bir okuyucunun isteyebileceği her şeye sahip: heyecanlı bir macera, bir aşk hikâyesi, bir olgunluk çağına gelme serüveni, askerî tarih, saray entrikaları ve trajediler. Sonuna gelindiğinde okuyucunun gözyaşlarına engel olamayacağı muhteşem bir eser." -Globe and Mail- "Antik Çin'in Tang Hanedanı'nı fantastik bir biçimde anlatan Guy Gavriel Kay'in kitabı neredeyse tarihi bir belge gibi dikkatle yazılmış. Zekice bir siyasi macera, tarihi roman veya hayalet öyküsü okumak isteyen herkes için bu roman üç türü mükemmel bir şekilde birleştirmiş." -BookPage- "Tüm serüvene rağmen, bu kitabın en ilgi çekici yanları karakterlerinin çok boyutluluğu, içinde bulunduğu yarı gerçek yarı hayalî dünya ve akıcılığı. Şüphesiz bu yılın en iyi fantastik kitaplarından biri." -Critical Mass- "Tarihteki belli unsurları bulup tamamen fantastik bir öykü yaratmada Guy Gavriel Kay'in eşi benzeri yok. Bu kitap, sanki daha önce hiç bilmediğimiz bir zamandan kalma yazıtların tercümesi gibi." -The Miami Herald- (Tanıtım Bülteninden)
  • Gülcan Aksoy
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    191,87 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mehmet Umut Aksoy
    “O gün mezarlıkta burnuma gelen toprak kokusu hiçlikti, boşluktu. Yanımda daha önce hiç tanımadığım bir adamla annemi kurtuluşa uğurluyorduk. Kurtulmuştu annem, ‘yaşamak’ diye bildiği bu zorunluluktan kurtulmuştu. Hiç kurtulmayı düşünmüş müydü? Ben o gün annemi gömerken bir karar verdim, kurtulmak için kaderi beklemeyecektim. Yaşam beni terk edemeyecekti, ben istediğim zaman terk edecektim yaşamı, kurtulacaktım onun yükünden. Bu ne kadar rahatlatıcı ne kadar güzel bir duyguydu. O an için yaşamaya karar vermiştim. Buralı olmadığımı, altına sığınılacak bir kuşkanadım olmadığını bilerek yaşayacaktım. Kellemi koltuğumun altına alarak yaşayacaktım. ‘Elveda,’ diyecek hiçbir şeyim yoktu, olmayacaktı. Benim kaybedecek bir şeyim yoktu. Olmayacaktı da. Ben istediğim an kolumu hafifçe kaldıracaktım ve kellem yere yuvarlanacaktı. Kendimi çok güçlü hissettim, yanımdaki yabancı olmasa elimdeki şemsiyeyi fırlatıp, yağan yağmura inat başımı göğe kaldırıp avazım çıktığı kadar bağırabilir, dünyaya meydan okuyabilirdim.” Hayatı boyunca dipsiz bir uçurumun kenarından yürümek zorunda kaldı Seher. Her an tökezlemesi, ayağının kayması an meselesiydi. Tutunacak bir şeyler ararken kitapları keşfetti; okudukça hayatı ve kendini sorgulayacağı kitapları.
  • Azime Korkmazgil
    insan sesi mp3 - Türkçe
    86 Ayrım
    1323,95 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ahmet Uğur Şengel
    Seni ve kavganı sevdim... Sana, seni seviyorum diyen kişi, bir kavgayı payına düştüğü kadar götürmeye çalışan Hasan Hüseyin'dir... Sevginin özgürlük olduğunu bilmiyorlar, bilmezler. Sevgiyle köleliği eş anlamda kullanıyorlar. Köleysen sevgili, sevgiliysen kölesin... Bu mu sevgi? (Hasan Hüseyin). Seninle ben; her yaşta aşkın yaşanabileceğine, aşkın umut içinde direnerek besleneceğine; bu demek, aşkın hep varolacağına inanıp çıktık yola. Elele tutuştuk ve çıktık yola. ...bir de kız seviyorum sesimin en yanık noktasında sosyal adalet içip sokaklara seriliyorum... Düşündüm; beni sana bir başka yönden çeken; yalnızca kültürlü ve zeki bir adamın soylu mizahı değil, o mizahtaki dizginlenemez coşkudur aynı zamanda. Kendi kendisiyle öylesine içten bir lirizm ve incelikle alay edebilen adam, ne olgundur! (Azime Korkmazgil).
  • Azime Korkmazgil
    metin
    3 Ayrım
    16,26 MB
    Eser Türü: Kitap
    ... Seni ve kavganı sevdim... Sana, seni seviyorum diyen kişi, bir kavgayı payına düştüğü kadar götürmeye çalışan Hasan Hüseyin'dir... Sevginin özgürlük olduğunu bilmiyorlar, bilmezler. Sevgiyle köleliği eş anlamda kullanıyorlar. Köleysen sevgili, sevgiliysen kölesin... Bu mu sevgi? (Hasan Hüseyin) Seninle ben; her yaşta aşkın yaşanabileceğine, aşkın umut içinde direnerek besleneceğine; bu demek, aşkın hep varolacağına inanıp çıktık yola. Elele tutuştuk ve çıktık yola. (Azime Korkmazgil)
  • Azime Korkmazgil
    insan sesi mp3 - Türkçe
    62 Ayrım
    941,80 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ahmet Uğur Şengel
    Yazı yazıp durduğum defteri birden bire kapattım. Bir defter; o yüzden, biraz seslice bir kapanış oldu. -Nokta! dedim, bir de ben sesimi yükselterek. 12 yaşındaki, 12 yıldır hiç ses etmeden beni gözleyen kızçocuğu, yanıbaşımda yerde yüzükoyun uzanmış, resim yapıyordu. Gürültüyü yadırgadı, dönüp baktı; -Ne oldu? dedi. Kitap bitti, dedim, 2. kitap bitti! -Ne yazdın? Bana özet olarak söyleyebilir misin?.. Ne yazdın? Zamane çocuğu! Biraz daha sabredeyim, kitap yayımlansın; okur, görürüm içinde ne var, demiyor da.. Özeti şu: Çoluk çocuk evcek; Ozan Hasan Hüseyin'in bu dünyadan sonsuza dek ayrılışının 19. yılındayız.Gerçekten soluk soluğa, ama paramparça geçmiş bir 19 yıl! Bizim için... Ayrı bir ülke gibi; yok yok, bir ev kapalı bir ev gibi, 19 yıl. Ben, bu 19 yılın en ufak penceresinden, şöyle başımı uzattı; rastgele bir 40 gün akdım boşluktan, Ozan Hasan Hüseyin ile kılı kırk yararak geçirilmiş bir ömrün içinden rastgele bir 40 gün aldım... Kitabımda, işte o kırk günün öyküsü var. Sıcak bir öykü. Başımı uzattığım pencereden hızlıca gördüğüm... ''...... Ah o çok yıldızlı, lacivert sarı yeşil, karanlık aydınlık,unutulmaz Ağlasun geceleri.. Çağrışımdan çağrışıma atladığım, her şeye kulp taktığımız, her şeye güldüğümüz, gençliğimizin çıldırdığı, aşk ile yandığımız, mutluluktan uçtuğumuz... o ilk, o en baştaki, o büyülü yazın geceleri! .....''
  • Azime Korkmazgil
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    15,95 MB
    Eser Türü: Kitap
    Yazı yazıp durduğum defteri birden bire kapattım. Bir defter; o yüzden, biraz seslice bir kapanış oldu. -Nokta! dedim, bir de ben sesimi yükselterek. 12 yaşındaki, 12 yıldır hiç ses etmeden beni gözleyen kızçocuğu, yanıbaşımda yerde yüzükoyun uzanmış, resim yapıyordu. Gürültüyü yadırgadı, dönüp baktı; -Ne oldu? dedi. Kitap bitti, dedim, 2. kitap bitti! -Ne yazdın? Bana özet olarak söyleyebilir misin?.. Ne yazdın? Zamane çocuğu! Biraz daha sabredeyim, kitap yayımlansın; okur, görürüm içinde ne var, demiyor da.. Özeti şu: Çoluk çocuk evcek; Ozan Hasan Hüseyin'in bu dünyadan sonsuza dek ayrılışının 19. yılındayız.Gerçekten soluk soluğa, ama paramparça geçmiş bir 19 yıl! Bizim için... Ayrı bir ülke gibi; yok yok, bir ev kapalı bir ev gibi, 19 yıl. Ben, bu 19 yılın en ufak penceresinden, şöyle başımı uzattı; rastgele bir 40 gün akdım boşluktan, Ozan Hasan Hüseyin ile kılı kırk yararak geçirilmiş bir ömrün içinden rastgele bir 40 gün aldım... Kitabımda, işte o kırk günün öyküsü var. Sıcak bir öykü. Başımı uzattığım pencereden hızlıca gördüğüm... ''...... Ah o çok yıldızlı, lacivert sarı yeşil, karanlık aydınlık,unutulmaz Ağlasun geceleri.. Çağrışımdan çağrışıma atladığım, her şeye kulp taktığımız, her şeye güldüğümüz, gençliğimizin çıldırdığı, aşk ile yandığımız, mutluluktan uçtuğumuz... o ilk, o en baştaki, o büyülü yazın geceleri! .....''
  • Suat Özer
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    7,48 MB
    Eser Türü: Kitap
    Uçmak Bir hayalin peşinden değil, karanlığın eşiğinden kurtulmak için kanat çırpıyor insan. "Gök Medrese Dörtlüsü", yeryüzüyle gökyüzü arasında sıkışmış, inançla isyan arasında salınan dört farklı şehrin hikâyesi üzerinden insanlığın kolektif bir uyanış ya da çöküş arayışını anlatıyor. Roman, kuşların sessizliğe büründüğü, doğanın nefesini tuttuğu ve bebeklerin büyüyemediği bir evrende başlıyor. Her şey çözülüyor: zaman, kelimeler, imgeler ve umut. Ve bu çözülüşün içinde beliren karakterlerbir bilge, bir deli, bir hırsız, bir hocabize, karanlıkla yüzleşmenin, acıyla konuşmanın ve hakikati aramanın birçok dilini sunuyor. Suat Özerin güçlü ve derinlikli anlatımıyla kaleme alınan bu roman; mistik tasavvufi imgelerle, ironik tarihsel göndermelerle ve şiirsel bir dille örülü. "Gök Medrese Dörtlüsü", hem bir düş hem bir uyarı hem de bir çağrıdır: Kendini arayanlara, kaybolmayı göze alabilenlere... Kuşlar hâlâ uçuyor. Ama bu sefer yön yukarı değil, içe doğru.

Sayfalar