Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2775 sonuçtan 1241 - 1250 arası görüntüleniyor.
  • Jonas Ramnero, Niklas Torneke
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    875,72 KB
    Eser Türü: Kitap
    Davranışçı analizleri konu alan ve teori ile klinik fayda unsurunu başarılı bir şekilde bir araya getiren bir kitap bulmak çok zor. İnsan Davranışlarının ABC’si bunu çok başarılı bir şekilde yapıyor. Ramnerö ve Törneke, geçmişi Skinner’a kadar uzanan fikirlerin özlü tanımlarıyla birlikte, bilişin anlaşılması gibi karmaşık meseleleri de kapsayan daha güncel tedavileri okuyuculara sunmaktadır. Hem teorik hem de pratik bilgiler sunan bu ilgi çekici kitap her türlü teorik zemin üzerinde çalışan tüm klinisyen ve öğrencilerin okuması gereken bir eser. -Christopher R. Martell, Ph.D., ABPP, Washington Üniversitesi’nde davranış bilimleri/psikoloji ve psikiyatri bölümü klinik profesörü ve Depression in Context adlı kitabın yazarı.- Yazarlar, öğrenme kuramı ve davranış analizi hakkındaki üst düzey bahisleri, net ve bilgilendirici örneklerle bir araya getirmişler. Kitap aynı zamanda, insan dili ve bilişi alanlarındaki en güncel teorik gelişmelere de yer vermektedir. Hem yeni başlayan hem de tecrübeli terapistler bu kitaptan çok şey öğrenecekler. -Lennart Melin, Ph.D., İsveç/Uppsala’daki Uppsala Üniversitesi’nde klinik psikoloji profesörü- (Tanıtım Bülteninden)
  • Necmettin Şahinler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    183,64 KB
    Eser Türü: Kitap
    "Gözler yalan söylemez" sözü önemli bir gerçeği vurguluyor bize. İnsân, davranışları ile birçok şeyi gizleyebilir, ama gözleriyle asla. Bir başka sözde de, "gözlerin, kalbin aynası olduğu" söylenir. Zaten gözler üzerine bunca yazılanlara çizilenlere bakılırsa, ruhumuzun bu dışa açılan pencerelerinin önemi rahatlıkla anlaşılır. İrfânî düşüncede olgunluğa giden yolu çok güzel özetleyen Hacı Bektaş Veli de, çevresindekilere "eline, beline, diline sahip ol" diye öğüt verirmiş. Göz bir yere kaymamış olsun, peşinden "gönül”ü de sürüklüyor. Gözün kontrol altına alınması günlük hayat içinde her zaman kolay olmaz. Günlük yaşayışımız sırasında birçok obje ve insanla karşılaşırız. Ancak gözün bir sorumluluğu vardır. Zihnimizi yoğunlaştırarak, ister eşya ister insan olsun, bir şeye yeniden dönüp bilinçli biçimde baktığımızda durum değişir. İnsan dediğin gözdür; bakışıyla anlamlandırır, bakışıyla yönelir. Hz. Peygamber’in “İkinci bakış şeytandandır” sözü, bu iki bakış arasındaki farkı son derece güzel bir şekilde açıklar. Kaynaklarda, “göz sahibi olmaktan utanan” insanlardan da söz edilir. Bu kimselerin ferasetleri, Allah’ın lütfuyla öylesine gelişmiştir ki, başkalarının gözlerindeki günah izlerini dahi fark edebilecek bir seviyeye ulaşmışlardır. Necip Fazıl Kısakürek de bu gerçeği bir beytinde şöyle dile getirir: “Onlar ki, göz sahibi olmaktan utanırlar, Gözüne bakar bakmaz Müslümanı tanırlar…” Elinizdeki bu mütevazı çalışma, işte bu “göz sahibi olma” endişesine ve gözün taşıdığı sorumluluğun önemine dikkat çekmek amacıyla, yalnızca Kur’ân kaynaklı bir tarama sonucunda oluşturulmuştur.
  • Yunus Emre Altanay
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,02 MB
    Eser Türü: Kitap
    Dikkat! Elinizde tutmuş olduğunuz bu roman aşırı şiddet ve cinsellik içermektedir. Bu romanda ismi geçen kişi, kurum ve kuruluşlar tamamıyla hayal ürünüdür^ "onlara şunu dediğimi söyle!! Benim adım Bora!! Ve gittiğim yere kandan başka bir şey götürmeyeceğim. Cehennemde yanarken, ateşinizi körükleyecek kişinin ismini aklınıza kazıyın!! Çünkü şeytan bile size çektireceğim azabı kıskanacak"
  • Patrick Ness
    insan sesi mp3 - Türkçe
    48 Ayrım
    955,30 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hacer Özbakır
    "Ne kadar muhteşem olduğunu anlamak için sadece ilk cümleyi okumanız yeterli…" -Guardian- "Daha iyi bir yaşam arzusuyla başka bir gezegende kolonileşen topluluğun bu sıradışı büyüme hikâyesi, umudun umutsuzluğun içinde nasıl hayat bulduğuna dair de ilginç şeyler söylüyor." -Zarife Biliz, İyi Kitap- "Satır ya da paragraf atlayıp bölüm sonunda ne olup bittiğini öğrendikten sonra tekrar kaldığım yere dönüp metni huzur içinde okumanın tadına varmayalı uzun zaman olmuştu." -Ebru Akkaş Kuşeyri, Milliyet Kitap- Aklınızdan geçen tüm düşünceler başkaları tarafından duyulsa neler hissederdiniz? Hiçbir sırrın saklanamadığı bir yer gerçekten var mı? Todd'un yaşadığı kasaba işte tam da böyle bir yer. Nüfusu sadece erkeklerden oluşan bir kasabayı etkisi altına alan "ses" virüsü yüzünden kimsenin huzuru kalmadı. Zihinlere sinsice sızan düşünceler yaklaşmakta olan büyük bir savaşın habercisi sayılabilir mi? Kasabada kalan son çocuk olan Todd için tek kurtuluş yolu kaçmak görünüyor. Peki ama nereye?.. ABD doğumlu, İngiliz gazeteci, yazar Patrick Ness tarafından kaleme alınan Kaos Yürüyüşü serisi, umutla umutsuzluğun, iyiyle kötünün, savaşla barışın iç içe geçtiği, egemen olma hırsının yol açtığı savaşların ve bombaların gölgesinde masum bir aşkın yeşerdiği nefes nefese okunacak güçlü bir distopya... Oscar ödüllü senarist Charlie Kaufman'ın kaleme aldığı senaryoyla yakın bir gelecekte sinemaya da uyarlanacak olan Kaos Yürüyüşü üçlemesi, Carnegie Madalyası'nın yanı sıra; Guardian Edebiyat Ödülü, Costa Ödülü, Booktrust Gençlik Ödülü gibi birçok farklı ödülün sahibi. Genç yaşına rağmen edebiyat dünyasında kırılması güç rekorlar elde eden Patrick Ness, Carnegie Madalyası tarihi boyunca iki kez ödüllendirilen yedi yazardan ve iki yıl üst üste ödül kazanan iki yazardan biri olmaya hak kazanarak büyük bir başarıya imza atmıştır. (Tanıtım Bülteninden)
  • Alexis Carrel
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    244 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: İbrahim Uğurluoğlu
  • Alexis Carrel
    insan sesi mp3 - Türkçe
    27 Ayrım
    359,55 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: HAMZA UĞURLU
    İnsanı Maddi Ve Manevi Bütün Yönleriyle Açıklayan Nobel Ödüllü Kitap Dr. Alexis Carrel; bu kitabında ortaya koyduğu bilgilerle, insanları yetiştirip yönetmekle görevli olan herkese ve vücudumuzun, şuurumuzun, evrenimizin gizemini düşünenlere sesleniyor. İnsan Denen Meçhul'e kaynaklık eden çalışmalarıyla Nobel Tıp Ödülü'nü kazanan yazar, sosyal ve psikolojik bir varlık olan insanı, maddi ve manevi bütün yönleriyle açıklayan bu eseri okuduğunuzda hem kendinizi daha iyi tanıyacak hem de hayatı daha iyi yorumlayacaksınız.
  • Dr. Ahmet Yakut
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    522,66 KB
    Eser Türü: Kitap
    İnsan vücudunun mucivezi yapısı
  • Margit Schreiner
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    261,23 MB
    Eser Türü: Kitap
    Arkadaşlarıyla birlikte, medeniyetten uzak ıssız bir adada tatil yapmayı planlayan orta yaşı çoktan geride bırakmış bir çift, yola çıkmadan hemen önce Sarah’nın kapılarında belirmesiyle şaşkına döner. Anne babasını uzun yıllardır tanıdıkları bu genç kız, adada anlatıcı ve kocasına eşlik eder. Sarah, bu sakin ama gergin günlerin birinde, beklenmedik bir biçimde, günlüğünü anlatıcıya gösterdiğinde trajik geçmişi ortaya çıkar. Bu geçmişle hesaplaşması gereken sadece o değildir artık... Eserleri çeşitli dillere çevrilen, Avusturyalı ödüllü yazar Margit Schreiner’den, keder, zaman ve varoluşun sorumluluğu üzerine akıllardan çıkmayacak bir anlatı. Ertesi sabah zaman devrilmeye başladı. Az önce sonsuz gibi görünen zaman artık sınırlıydı. Adada sadece üç günümüz kalmıştı! Artık hayal kurmaya, uzun uzun düşünmeye, karar alacağımız birtakım konuşmalar yapmaya, yazmaya başlamaya zaman yoktu, nihayet bir kez olsun eski koyun ağılında gecelemeye ya da adanın güney ucundaki marinaya yürüyerek gitmeye yine zaman yoktu. Adaçayı toplayıp kurutmaya, evde salamura yapmak için tepedeki zeytinlikten zeytin toplamaya ya da denizden çıkan kütüğü boyamaya bile zaman yoktu. Zaman darlığından felce uğramış gibiydim. Sarah’nın günlüğü komodinimin üzerinde duruyordu. (Tanıtım Bülteninden)
  • Osman Nuri Topbaş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    299 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: HAMZA UĞURLU
    İnsanın iç dünyasında derin bir şekilde yaşadığı tezatlar, toplum hayatında da kendini gösterir. Bir taraftan imanın kemal ve huzuru içinde yaşayan gönül erleri, diğer taraftan da küfrün girdaplarında kaybolanlar aynı toplumda hayatiyetlerini devam ettirirler. Bu iki uç nokta arasında, her seviye ve mizaçta insanın yer aldığı toplum hayatı da, adeta en mûnisinden en vahşisine kadar her türlü hayvanın barındığı bir ormana benzer. Ki burada bulunan insanların kimi tilki gibi kurnaz, kimi sırtlan gibi yırtıcı, kimi karınca gibi muhteris bir mal biriktirici, kimi de yılan gibi zehir akıtıcıdır. O ormandaki mahlûkatın kimi okşayarak ısırır, kimi sülük gibi kan emer, kimi önden güler arkadan kuyu kazar.Şefkat sahibi, gönül insanları hakim olduğunda ise, bütün memleket bir gülistan olur; toplum, gerçek huzur ve saadete kavuşur.
  • Alfred Adler
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    834,57 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nergiz Şengül
    Alfred Adler (d. 7 Şubat 1870 - ö. 28 Mayıs 1937) Bireysel Psikoloji ekolünün kurucusu, Avusturyalı psikiyatrist. Derinlik psikolojisinin üç büyük kurucusundan biridir. (diğerleri: Freud, Jung) Avusturya Penzing'de doğdu ve Viyana'da büyüdü. Viyana Üniversitesi Tıp Okulunda doktorluk eğitimi aldı ve 1895'te mezun oldu. Pratisyen hekim olarak çalıştığı ilk doktorluk yıllarından başlayarak hastayı çevresiyle ilişkileri içerisinde ele almak gerektiğini vurguladı ve bireyle ilgili sorunlara yönelik insancıl, bütünselci ve organik bir yaklaşım geliştirdi. Bedensel düzensizliklerle ilişkili olarak psikoloji ile ilgilenmeye başladı. 1902'de Sigmund Freud ile tanıştı, öğrencisi oldu ve birlikte Adler'in başkanlığında Viyana Psikanaliz Topluluğu'nu kurdular. Bir süre sonra Freud ile fikir ayrılıkları ortaya çıktı. Adler'in Organların Yetersizliği kitabından sonra tamamen uzlaşılmaz bir hale geldi ve 1911'de, Adler, izleyicileriyle beraber Freud'u açıkca eleştirerek bireysel psikolojiyi geliştirmeye başladı. Hans Vaihinger'in ruhsal inşa fikirlerinden etkilendi ve erkek egemen toplumda doğal bir sonuç olarak "Erkeksi Başkaldırı" ile organik aşağılık ve telafi teorisini geliştirdi (bkz. Aşağılık kompleksi). Adler, Freud'un teorileri ile karşı görüşe geldi, fikir ayrılığı 1911'deki Weimar Psikanaliz Kongresi'nde aleni oldu. Adler, Freud'un inandığı seks içgüdüsünün baskınlığı ve ego dürtüsünün libidinal(?) olup olmadığı ile çekişiyordu, Freud'un bilinç altına atma üzerine fikirlerini de eleştirmişti. Adler bilinç altına atma teorisinin, erkeksi başkaldırının aşırı telafisi ve aşağılık hislerinden türetilmiş sinirsel bir durum olan ego -savunma eğilimleri- konsepti ile değiştirilmesi gerektiğine inanıyordu, Oedipal Kompleksleri önemsizdi. Adler Viyana Topluluğundan ayrıldı ve 1912'de Bireysel Psikoloji Topluluğu adını alan, Özgür Analitik Araştırmalar Topluluğu'nu kurdu.

Sayfalar