Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2775 sonuçtan 1341 - 1350 arası görüntüleniyor.
  • Osman Pamukoğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    451,78 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bir kitap, ya sorular sormalı ya da yanıtlar vermelidir. Özellikle de birey ve toplumun daha çok gerçeklere ihtiyaç duyduğu, sisli ve yarı karanlık dönemlerden geçerken Elinizdeki kitap, insan, devlet, politik liderlik, demokrasi konularını evrensel olarak inceledikten sonra, Türkiye’de devlet, cumhuriyet ve demokrasi anlayışı ile bugün yaşanan Türkiye’yi yorumlayıp değerlendirmektedir. Türk ulusu ve devletine yönelik öncelikli tehlike olarak kıymetlendirilen; PKK’nın silahlı gücü ve siyasal gelişimi, Ortadoğu’da yürütülen emperyalizm ve Avrupa Birliği ile Kuzey Irak’taki Kürt devleti girişimi, din istismarcılığı ve dinin siyasallaşması ayrıca ele alınmaktadır. Eserin, İleri, Daha İleri, Ama Nasıl? bölümü ise ferdin ve toplumun düşünce, fikir ve hareketlerinin nasıl olması gerektiğini açıklamaktadır.
  • Ahmed Şahin
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    680,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    İnsanı yaratan Rabbimiz, onu sadece akıl ve mantığının tesiriyle yaşar şekilde bırakmış değildir. Belki insana akıl ve mantığının dışında baskı yapan başka müessir duygular da vermiştir. Nitekim insan, sadece akıl ve mantığının ikazıyla yaşar, diğer hisleri kendine baskı yapmaz olsaydı, aklının reddettiği günahlara girer; içkiye müptela olur, sigaraya alışır mıydı? Yüzünü kızartacak fiiller işler, pişman olacağı suçları irtikap eder miydi? Demek ki, insanın akıl ve mantığının kabul etmediği şeyleri işleten dehşetli his ve duyguları vardır. İşte bu his ve duyguları alimlerimiz şu üç ana madde içinde toplamaktadır. Şehevi duygular. Gadabi duygular. Akli duygular.
  • Rene Guenon
    insan sesi mp3
    22 Ayrım
    209,82 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: dilan akbayır
    Bu metin, geleneksel metafiziğin ve antropolojinin tam bir kutsal kitabıdır. René Guénon, Hint öğretilerinden Vedanta'nın, sahip olduğumuz geleneksel metafiziğin en antik, derin ve kapsamlı ifadesini içerdiğini ve bazı yönlerden diğer tüm geleneksel biçimlerin anahtarı olarak görev yaptığını düşünür ve bu eserinde de en saf ve kadim metafizik öğreti olan Vedanta'yı en ince ayrıntısına kadar incelemektedir. Bu eser bugüne kadar Vedanta'nın doktrinlerinin en iyi açıklamalarından birisidir (belki de en iyisidir). İngiliz yönetimi altındaki Hindistan yarımadasına ilk giren Batılılaşma eğilimlerinden ve modernleşmeden tamamen bağımsız bir açıklamadır ve geçerliliğini hâlâ yitirmemiştir. Hindular neye inanırsa inansınlar, Vedanta; saf birlik, tek hakikat öğretisidir ki İslâm'da bunun karşılığı "tevhid"dir. Varoluşun merkezinde manevi bir ilke işler. Bu ilkenin gerçekleşmesi için daima yetkin bir insana (Kâmil İnsan'a) gereksinim duyulur. Kâmil İnsan doğanın her parçasını, bitkileri, hayvanları, taşı-toprağı kardeş olarak görür. Dolayısıyla O, duyarlığını korumuş olan insandır. Çıkar temelli bir ilişki kurmaz. Zihin dünyasında zaten böyle bir veri de yoktur. Bu saflığı sağlayan ilke doğada vardır. Önemli olan onu açığa çıkarmaktır. Tanrı'nın duyular âlemindeki açılması bu Kâmil İnsan üzerinden gerçekleşir. Amaç, Yüce Özdeşlik'e ulaşmaktır. Yani İNSAN olmaktır. Yunus diliyle, 'kendin bilmek'tir. Kendini bilmeksizin Tanrı bilinemez. "Maneviyat arayışındakileri" çekmek için yazılmış binlerce kitap vardır ama bunlar kişinin sadece manevi farkındalıkla ulaşabileceğine kısa bir bakış sunarlar, bu sebeple kavramları aşırı basitleştirerek manasından koparırlar. Hiçbir kitap manevi uygulamanın yerini alamaz, ancak bu eser manevi uygulamanın gerçek anlamını nakleden bir özelliğe sahiptir. René Guénon eserlerinde kadim gelenekten bahseder, büyük dinlerin kökenindeki metafizik öğretiyi ortaya koyar. Bu geleneğin ve öğretinin dili sembolizmin dilidir ve bu dili yorumlamada onun üstüne kimse yoktur. Dahası, "ilerleme" fikrini ters yüz eden de O'dur. İnsan manevi mükemmellik yolundan geriye düştükçe Karanlık Çağ'a girer; eski kültürler yok edilir, niteliğin yerini nicelik alır ve çöküş yaklaşır. Guénon'u okuyan ve anlayan hiç kimse, bir daha asla eskisi gibi kalamaz. (Tanıtım Bülteninden)
  • M. Cihanoğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    89 Ayrım
    167,59 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Gürcan Onat
    Kendi hevana uyuyor da Kur'an-ı tevil ediyorsun. Yüce anlam senin yüzünden alçalıyor, eğriliyor. Bırak Kur'an-ı tevil etmeyi de kendini tevil et. İbadetleri boş vakit bulma şartına bağlayıp ertelemen nefsin ahmaklığındandır. Allah Teâlâ'nın seni ibadet yapmaya layık görmesi aslında O'nun armağanı olarak yeter. Her devirde bir veli vardır. Hem senden gizlenmiştir hem de gözünün önünde durmaktadır.
  • Seyyid Ahmet Arvasi
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    553,03 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Jean Bruller
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    297,15 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Esen Türker
  • Bozkurt Güvenç
    insan sesi mp3 - Türkçe
    50 Ayrım
    855,34 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Atiye Güneş
    “İnsanlar benzerler, çünkü kültürleri benzer, İnsanlar benzemezler, çünkü kültürleri farklıdır; İnsanlar değişirler, çünkü kültürleri değişmektedir.” Her bilimin ve her kitabın kişisel bir öyküsü vardır. 19. yüzyılın ortalarında insanbilim, kutsal yaratılış inancına karşı evrimciler ve Hegelci bir ruha karşı Marksçı tarihi maddeciler arasında sanki bölünmüştü. İkinci Dünya Savaşı’nı izleyen onyıllarda giderek kültürleşti; benzerlik, farklılık, değişim ve gelişim vb. çoğu sosyal olay/olgular kültür ile açıklandı. İnsan ve Kültür, ünlü 68 kuşağı gibi, bir üniversite amfisinde yapılan ‘İnsanbilime Giriş’ dersiyle doğdu. 12 Mart ertesinde yazıldı ve basıldı. 12 Eylül’ün dayandığı ve dayattığı Türk- İslam Sentezi ideolojisine direndi. Bildik yüzyıl sona ererken varlığını sürdürdü. 2005 Genom bulgularını, maddi manevi hemen her kültürel olay ya da olguyu genlere indirgeyen teknoloji dalgasıyla sarsıldı. Biyo-kültürel yaklaşıma rakip çıkmadığı için hayatta kaldı; üniversite içinde ve dışında aranır oldu. Yeni basım kapsamlı ve özenli bir güncelleme gerektirdi. Yeni metin Boyut tarafından yayına hazırlandı ve basıldı. Böylece emekliliğini beklerken arşive kaldırılmaktan kurtulan İnsan ve Kültür yeniden doğdu.
  • Ece YÜCEL
    metin
    1 Ayrım
    298,64 KB
    Eser Türü: Kitap
    Sanat İçgüdüsü, İnsan, Yapay Zekâ, Sanat, Makine
  • Mirza Tazegül
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    77,51 MB
    Eser Türü: Kitap
    25 baskı yapan Sessizliğimle Dans adlı kitabıyla binlerce okura ulaşan Mirza Tazegül, yeni yazılarında insan olma durumumuzu en yalın ve sıcak haliyle işliyor. Anadolu’nun soğuk kış gecelerinde babasından dinlediği masallardan içinde doğan sözcük ve öykü anlatma sevdasını, tarihe, sanata, psikolojiye uzanan bir ömrün tecrübeleriyle harmanlayarak paylaşıyor: İnsan ve Maskesi. Tazegül, Zaman, kimi anıları zihnin en derinine iter. Hatırlanması güçleşse bile bazı anılar hafızanın derinliklerinde kolay kolay kaybolmaz, diyerek, ipotekli yaşamlarımızdan sıyrılıp bir hayat yolculuğuna çıkmaya davet ediyor bizi… Şimdi düşler sokağında ben, düşleyebildiğim için şükreden. Bir umuda yürüyorum adım adım. Tüm gücüm, düşlerimden aldığım yardım. Çizmişim kendi ufkumda, arzularımdan oluşan bir yaşam. İlmek ilmek emekle, düşleyerek yürüyorum sabah akşam. İçimden bir ses duyarım der ki: Çalamaz düşlerinden bir lokma, o kalleş düş hırsızından korkma. Aslında düşlerdir insanı var eden o sihirli dokunuş; biraz ürkek ve çekingen, bazen cesur ve fütursuz… Bazen kendimizden bile sakladığımız bir sır ve bazen de kendimizi aşıp dünyanın dışına taşan biz…
  • Mirza Tazegül
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    310,88 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hacer Özbakır
    25 baskı yapan Sessizliğimle Dans adlı kitabıyla binlerce okura ulaşan Mirza Tazegül, yeni yazılarında insan olma durumumuzu en yalın ve sıcak haliyle işliyor. Anadolu’nun soğuk kış gecelerinde babasından dinlediği masallardan içinde doğan sözcük ve öykü anlatma sevdasını, tarihe, sanata, psikolojiye uzanan bir ömrün tecrübeleriyle harmanlayarak paylaşıyor: İnsan ve Maskesi. Tazegül, Zaman, kimi anıları zihnin en derinine iter. Hatırlanması güçleşse bile bazı anılar hafızanın derinliklerinde kolay kolay kaybolmaz, diyerek, ipotekli yaşamlarımızdan sıyrılıp bir hayat yolculuğuna çıkmaya davet ediyor bizi… Şimdi düşler sokağında ben, düşleyebildiğim için şükreden. Bir umuda yürüyorum adım adım. Tüm gücüm, düşlerimden aldığım yardım. Çizmişim kendi ufkumda, arzularımdan oluşan bir yaşam. İlmek ilmek emekle, düşleyerek yürüyorum sabah akşam. İçimden bir ses duyarım der ki: Çalamaz düşlerinden bir lokma, o kalleş düş hırsızından korkma. Aslında düşlerdir insanı var eden o sihirli dokunuş; biraz ürkek ve çekingen, bazen cesur ve fütursuz… Bazen kendimizden bile sakladığımız bir sır ve bazen de kendimizi aşıp dünyanın dışına taşan biz…

Sayfalar