Eserlere Göre Listeleme

Toplam 7427 sonuçtan 1401 - 1410 arası görüntüleniyor.
  • Haluk Şahin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    416,35 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Aytun Sezer
    Son zamanlarda Ağrı Dağı’nın Erivan’dan görünüşüyle ilgili kitaplar ve yazılar yayınlandı. Peki, Ağrı Dağı bu taraftan nasıl görünüyor? Haluk Şahin, eteklerindeki bir köyde doğduğu bu ünlü dağın Türkiye’den görünüşünü kişisel izlenimleri, tarihçesi, efsaneleri ve tartışmalarıyla anlattı. 1989 yılında, yaşlı babasıyla birlikte doğduğu köye yaptığı hem fiziksel hem de zihinsel yolculuğun öyküsü olan "Ağrı’ya Dönüş" edebiyatımızda sık rastlanmayan bir türün örneği: Gezi, tarih, anı, şiir, anlatı... Cumhuriyet’in iki kuşağı Türkiye’nin bir ucundan ötekine uzanan bu dağ yolculuğu sırasında, kendileriyle ve ülkeleriyle hesaplaşıyor. Kendinizi keşfederek okuyacaksınız.
  • Serpil Ural
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    115,91 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tuna Kermen Akarlı
    Ağrı'dan başlayıp Zelve'ye kadar uzanan yirmi altı öykü ve efsane, Anadolu ve sahip olduğu kültürel miras hakkında çocukların ilgisini çekerek onları bilgilendirmeyi hedefliyor. Çocuklar, Karagöz ile Hacivat veya Nasreddin Hoca gibi tanıdık karakterlerin öykülerinin yanısıra “Mesir macunu nasıl bulunmuş?”, “Gaziantep'in ünlü fıstığı ve acı biberi nereden gelmiş?” veya “Rize ismini nereden almış?” gibi daha az bilinen efsaneleri okuyarak hem köklü bir geleneğin bir parçası olduklarını hissedecek, hem de Türkiye'nin dört bir köşesi hakkında rengârenk bilgiler de edinmiş olacaklar. Öykülere, geçtikleri ilin işaretlenmiş olduğu birer Türkiye haritası çizimi ve o ilin kültürel bir özelliğiyle ilgili ayrıntılı açıklamalar eşlik ediyor.
  • Ece Temelkuran
    insan sesi mp3 - Türkçe
    26 Ayrım
    499 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Elena taner
    Bu kitap ne sadece Ermenilere ne de sadece Türkleredir. “Ağrı'nın Derinliği,” evsiz kalmanın, evinden uzak düşmenin acısını bilen, tahmin edebilen herkese yazılmıştır. Aidiyetimizin bize ezberlettiklerinin ötesinde bir “biz” olabilir mi? İçine hapsolmadığımız, dışına atılmadığımız bir “ev”, bir “biz” kurulabilir mi? Ece Temelkuran, Ermeni ve Türk milliyetçiliklerine yakından bakarken, toplumların “biz”lerini kurma aşamasında neleri, nasıl dışarıda bırakmış olabileceklerini anlatıyor. Her kitabında “ötede duranları” yakına getirmeyi amaçlayan yazar, bu kez de Ermeni meselesi gibi “çekinceli” bir konuyu odağına alıyor…
  • Ece Temelkuran
    insan sesi mp3 - Türkçe
    27 Ayrım
    474,51 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nurten Yıldız
    Bu kitap ne sadece Ermenilere ne de sadece Türkleredir. "Ağrı'nın Derinliği," evsiz kalmanın, evinden uzak düşmenin acısını bilen, tahmin edebilen herkese yazılmıştır. Aidiyetimizin bize ezberlettiklerinin ötesinde bir "biz" olabilir mi? İçine hapsolmadığımız, dışına atılmadığımız bir "ev", bir "biz" kurulabilir mi? Ece Temelkuran, Ermeni ve Türk milliyetçiliklerine yakından bakarken, toplumların "biz"lerini kurma aşamasında neleri, nasıl dışarıda bırakmış olabileceklerini anlatıyor. Her kitabında "ötede duranları" yakına getirmeyi amaçlayan yazar, bu kez de Ermeni meselesi gibi "çekinceli" bir konuyu odağına alıyor...
  • Joanna Bourke
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    14,36 MB
    Eser Türü: Kitap
    İçimizdeki en yakarıcı tonları açığa çıkaran ses, ağrı çeken insanın sesidir ve buna hepimiz aşinayızdır. Istırap paylaşılır; insan olmanın anlamını bir ağ gibi yoğun bir şekilde sarmalamıştır. Bir ağrı-olayı her zaman bireyin yaşamına aittir; onun yaşam öyküsünün bir parçasıdır. Ağrıyı, hastalık ve hastalık grupları üzerinden değil, ağrı çeken bedenin takdir edilmesi yoluyla daha iyi anlayabileceğimize inanan Joanna Bourke, ağrı çeken insanların kullandığı dilleri analiz ederken, ağrıyla ilgili derin bir kavrayışa sahip olmak isteyen, ağrı klinikleriyle, palyatif bakımla, ağrı araştırmalarıyla ilgisi olan, hastaları ve kendileri için ağrının anlamını bilmek isteyenleri hedefliyor. Bu ıstırap hastalar, doktorlar ve hemşireler arasındaki klinik karşılaşmalarda nasıl bir rol oynar? Ağrı çeken bir insanın kıvranan bedeni ve söze dökülmeyen inlemelerine tanık olduklarında, bazı tanıklar neden buna sırtını döner? Metaforik ağrı dillerinin incelenmesi, ağrının algılanmasındaki tarihsel değişiklikler hakkında spekülasyonlarda bulunabilmemizi sağlayabilir mi? Joanna Bourke, üç yüzyıllık Batı literatüründen yararlanarak, ağrı pratiğinin, dil, kültür ve beden arasındaki dinamik iç bağlantılar sürecinde inşa edilme ve yeniden kurulma biçimlerini tarihsel olarak inceliyor. Joanna Bourke, University of London, Birkbeck College’da tarih profesörü.
  • Anda Elvan AK
    metin - İngilizce
    2 Ayrım
    820,33 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Mehmet Turgut
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    70,5 MB
    Eser Türü: Tiyatro
    Radyo Tiyatrosu
  • Şule Gürbüz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    4 Ayrım
    23,9 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Melike Duygu
    Yağmurun Gölgesi Yağmurun gölgesi izleniyor karanlıkta değiştiriyor kendini olmayacak bir şey unutturup aslını zor olan istiyor yaşamayı değil yaşamı duyurup da. Bir göz açıp kapama süresince o fener gibi yanıp sönen kendini hiç böyle görmemiş alçalıp yükselen doğuşu gecelerin acıyı sonbahar kenarına itmiş.
  • Sibel K. Türker
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    414 MB
    Eser Türü: Kitap
    Kendisiyle bunca bırakılanın, içinin tüm çirkinliklerinden oluşmuş şekilsiz bir tanrısı olur. O tanrının kendisi gibi konuşmaları, dostları, düşmanları, yazıları, korkuları, öfkeleri, sevdikleri, sevmedikleri, sayıları, tarihleri olur. Tarihleri… Saatleri olur. Saatleri. Kitapları olur. Boşboğazlıkları, utanmaları, içi sıkılmış da dünyayı yaratmış gibi oyunları, bana iki şey lazım diye düşünmüş gibi kadınları ve erkekleri olur… Aşkı da olur… Tıpkı sen. Aynı sen
  • Sibel K. Türker
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    3,61 MB
    Eser Türü: Kitap
    Huzursuz bir tebaa, insanlar, onların oğulları ve kızları, tekinsiz bir büyüme ve karmaşa, yazdığına, yarattığına bin pişman çürük bir iç çekiş. Dünya üzerindeki tek barışçıl unsurun bir hazan yaprağı olduğunu bilen biri için, beyaz kâğıt gümbürtülü ve tepetaklak bir düşüşten başka bir şey değildir. Bunca yıl yazdım, bunca yıl korktum, bunca yıl bıktım. Yetmez mi? "Ağula, bir üst isim. Bütün üst isimler gibi hem bir ağırlık hem de bir hafiflik taşıyor. Her şeyle ilgisi var ama ilintisi yok gibi. Ağu bildiğimiz zehir. Ben buradan bir kelime türettim. Öykülerime denk düştü ve bir sözcük olarak sahip olduğu ses güzel. Yazı da zehirli bir şeydir. Üstelik seyreltilmesi yine yazıyla mümkündür," diyor Sibel K. Türker. Ağula, acının tekdüzeleştiği bir ortamın, el yapımı bir cehennemin merkezinden gönderilmiş bir mektup. Okuru şaşırtacak ölçüde bilgece yazılmış bir günlük yaşam iddianamesi.

Sayfalar