Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2489 sonuçtan 1441 - 1450 arası görüntüleniyor.
  • Şemsettin Yapar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    96,28 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Kudret Alkan
    Başarılı ve temiz Türkçesiyle, renkli ve kokulu sıfatlarıyla ve günlük hayattan hikayelere ölçülü bir şekilde sızan argo ifadeleriyle eser hem leziz bir anlatım sunacak hem de benzer hikayeleri olan okurlarına ayna tutacak; bunu yaparken de onları gülümsetmeyi ihmal etmeyecek. Gönül Atölyesi, hatırı sayılır edebiyatçılara göre "dille dinin mezç edildiği, dili sağlam yöneliş öyküleri" iken okurlarına göre ise "ömür boyu zihinlerden silinmeyecek bir eser"dir.
  • Charlotte Lamb
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    94,87 KB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tarayan: Kitap Sevenler
    Nicola, Lang Hyland'in sekreteri olduğu kadar sağ koluydu da. Onun yalnızca iş ilişkilerini değil, kadınlarla olan ilişkilerini de bilirdi. Lang tam bir gönül avcısıydı. Lugatında evlilik diye bir kelime yoktu. İri gözlü sarışınlarla gününü gün eder durmadan sevgili değiştirirdi. Sonunda Lang'in terk ettiği sevgililerine kırmızı gül göndermekte yaşlı gözlerle kapıya dayanan kadınları atlatmakta , Nicolaya düşerdi hep.
  • Faruk Dilaver
    insan sesi mp3 - Türkçe
    41 Ayrım
    587,64 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mehmet Fatih Özülker
    "Yunus Emre'den anladığımız aşktır bizim. Bu gerçeği gören, gerçek mutluluğa ermek isteyen Yunus'a dost olur. Ailelerin ve ülkemizin birlik ve beraberliği için çalışır. Yunus, aşk ile yandı, pişti, hamlıktan kurtuldu. Onun dergâhı, âlem oldu. Yunus Emre, öküzünü kaybeden çiftçinin gönlünü yapmak için öküzle beraber boyunduruğa girip tarlayı sürdü. Boyunduruğa girip gerçek özgürlüğü buldu. İnsanları sevip, kurtuluşuna vesile olmak için gayret edelim. En kolayı; anlamak, izlemek, yaşamak. Yunus Emre, dosttur. Gariplerin dostudur. Bir gönül o Yunusu arıyor, bulacak. Yunus da bir gönül arıyor, konacak. Bir garip boynunu bükerse, Allah kâinatı yok eder. O, gariplerin dostudur. Yunus Emre de gariplerden bir gariptir. Yunus Emre'nin aydınlattığı yolda emin adımlarla, varlık yapmadan dengeli bir şekilde yürüyelim. Bizim gayemiz insanlara yardım etmek. Kafaları karıştırmak değil. Dengeli olalım, özgür irademizle Hakk'ı bulalım. Çünkü Hak kazanılmaz. Hakk'ı kimse kazanamaz. Evi-ocağı bırakıp terk ederek Hak kazanılmaz. Bize düşen, önce insan olmak, sonra olgunlaşmak. Başkalarına eziyet etmeyen, eşiyle, işiyle mutluluk içinde olan insan olmak..."
  • Osman Nuri Topbaş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    32 Ayrım
    537 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: HAMZA UĞURLU
    'Gönül Bahçesinden Muhabetteki Sır' ismiyle sizlere takdim edilen bu kitap, öz mâhiyeti itibâriyle Allâh -celle celâlühû'-nun ve Hazreti Peygamber -sallâlâhu aleyhi ve sellem'-in yüce sevgisini kalblere nakşetmek ve böylece mü'mini kalb-i selîme nâiliyyet yoluna istikâmetlendirmek gayesiyle ârifler iklîminin muhabbet şebnemlerinden istifâde ile kaleme alınmış muhtelif makâlelerden oluşmaktadır. Eserin umûmî mânâda özü şudur: Mutlak güzellik, Allâh'ın güzelliğidir. Hayran hayran seyrettiğimiz bütün güzellikler de, ancak O'nun cemâlinden akseden zerrelerdir. Bu bakımdan Cenâb-ı Hakk'ın gizli hazînesinden taşıp coşarak tezyîn ettiği bu âlem ve topraktan murâd, yalnız alabildiğine engin yeşil kırlar, vâdiler, ulu sahrâlar ve dağlar değil; toprağın ve bütün mahlûkâtın yaratılışına vesîle olan aşk ve muhabbet menbaı, ilâhî san'at hârikası ve kâinâtın özü olan insandır. Onun için insanın mükerremliği, yaratılış gâyesini koruyabildiği nisbettedir.
  • Haşim Akman
    insan sesi mp3 - Türkçe
    28 Ayrım
    408,36 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mücella Tekeoğlu
    türkü de mi onunmuş?" Türkü seven, türkülerle ilgilenen, türkü dinleyenler arasında bu şaşkınlığı yaşamayan yoktur. Aklımıza, dilimize ve gönlümüze takılan; kimindir, ne zaman yakılmıştır diye düşünmeden çaldığımız, söylediğimiz, mırıldandığımız türküler, bir de bakarız. Neşet Ertaş'ındır. Şimdiyi, tam şu anda içinde bulunduğumuz ruh halini anlatan türküler de onundur, çok uzak geçmişlerin, artık çoktan gerilerde bıraktığımızı zannettiğimiz başka hayatların, başka toprakların sesini havalandırarak bize getiren türküler de... Bir bakarsınız gönlünüzün bam telinden yakalanmış, takılıp kalmışsınızdır Neşet Ustanın binlerce yıllık Abdal birikiminin ürünü gırtlak nağmelerine. Neşet Ertaş, sadece türkülerinin havalarıyla, bugüne kadar aşılamayan ses ve saz ustalığıyla havalandırmaz insanı. Türkü sözleriyle, pek açığa vurmadığı düşünce dünyasının kapısını aralar: "Evvelim sen oldun, ahirim sensin/ Batınım sen oldun, zahirim sensin" diyerek çarpar insanı. "Biz erkekler olarak insanoğluyuz. İnsan, bizim analarımızdır. Biz erkekler olarak insanoğluyuz ve insana benzeriz. Onların yüzü suyu hürmetine biz de insanız" diyen engin gönlün kaynağına, türkü sözlerinde kapısı aralanan Neşet Ertaş'ın o saklı iç dünyasına, bu kitapla gireceksiniz.
  • Osman Nuri Topbaş
    insan sesi mp3
    11 Ayrım
    345,52 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: HAMZA UĞURLU
    Bizâciz kullarını yoktan var ederek sayısız nîmetleriyle perverde kılan Allah Teâlâ’ya sonsuz hamd ü senâlar olsun. Bu imtihanâlemindeki en büyük rehberimiz ve örneğimiz Hazret-i Muhammed Mustafâ r Efendimiz’e, O’nun pâk âilesine ve güzîde ashâbına sonsuz salât ü selâmlar olsun… Kıymetli okuyucularımız! Günümüzün umûmî manzarasına baktığımızda görüyoruz ki, materyalist, kapitalist ve liberalist dünya görüşleriyle, âdeta âhiretsiz bir dünya anlayışı zihinlere empoze edilmeye çalışılıyor. Daha çok, televizyon, internet ve neşriyat vâsıtalarıyla yapılan mâneviyattan uzak telkinler, insanlığı rûhî buhran ve felâketlere sürüklüyor. Hakîkaten, maddî refâhın zirvesindeki toplumlarda dahî, rûhî açlık ve mânevî buhranlar zirvede. Zira hayatın gâyesi, var oluşumuzun hikmeti, ölüm ve ötesi, ilâhî hakîkatler ışığında tahlil edilmeden, dünyevî telâşelerle, gününü gün edip gâfilâne bir hayat yaşamak; huzur ve saâdet olarak sunuluyor. Ne yazık ki global kültürün hâkim rüzgârları ne tarafa eserse, zihinler ve gönüller de o tarafa savruluyor. Tıpkı selde sürüklenen kütükler misâli zamanın anaforuna kendini kaptırmış giden insanlığın elinden tutmak, bize emânet edilenleri de o anafordan korumak, onlara İslâm şahsiyetinin nezâket ve zarâfetiyle, gerçek hikmet, medeniyet ve saâdeti anlatmak, bir îman ve vicdan borcu. Bugün toplumları ihyâ edecek ruh ise, kaba cüsseli felsefe kitaplarının üzerine kapanmış hodgâm bilgiçlerin rûhu değil; Kur’ân, kâinat ve insanda sergilenen ilâhî hikmetlerle gönlünü derinleştirebilen, insanlığa rahmet ve huzur güneşi olan, ârif mü’minlerin rûhudur. İşte bu ruhtan mahrum kalındığı içindir ki bugün saâdetin adresi, sefâlet çarşılarında aranıyor. İrâdesini sakat felsefelerin ve zamâne modalarının şekillendirdiği bir robota dönüşüyor insanlık âdeta... Hâlbuki insanoğlu, diğer mahlûkattan farklı olarak, üstün vasıflarla donatılmış, düşünebilen bir varlık. O hâlde sık sık tefekkür etmeli… En çok da niçin dünyaya geldiğini, kimin mülkünde yaşadığını, nereden gelip nereye gitmekte olduğunu düşünmeli… Kendini düşünmeli… Daha evvel yok iken, nasıl yok kadar bir damladan en güzel kıvamda düzenlenip yaratıldığını düşünmeli. Niçin yaşadığını, niçin öldüğünü, öldükten sonra ne olacağını düşünmeli. Kâinat kitabındaki ilâhî kudret nakışlarını, azamet tecellîlerini, sayısız hikmetleri okumalı. Zira kâinat, baştanbaşa ilâhî sanatın muhteşem eserlerinin sergilendiği sır ve hikmetler müzesi âdeta. Fakat görebilene, duyabilene… NitekimŞeyh Sâdî-i Şîrâzî şöyle buyurur: “Ârif gönüller için ağaçlardaki bir tek yaprak dahî bir mârifetullah dîvânıdır. Gâfiller için ise bütün ağaçlar, tek bir yaprak bile değildir.” İşte insan, bu dîvanların sesli ve sessiz beyanlarına kulak kesilmeli, kâinat manzûmesindeki ilâhî mesajları ibret nazarıyla okumalı. En mühimi de, var oluşumuzun aslî gâyesini haber veren ilâhî mesajların kelâma bürünmüş beyanlarını, yani Kur’ân-ı Kerîm’i gönül gözüyle okumalı. Okudukça anlamalı ki, Cenâb-ı Hak bu kâinâtı boş yere yaratmadı. Bilâkis binbir sır ve hikmetle var etti. Dolayısıyla bizim de bu imtihan âleminde çok mühim vazifelerimiz bulunuyor. Her sahada nefsânî îcap ve ihtiyaçların ön plâna çıkarıldığı günümüzde ise -maalesef- insanın en önemli meseleleri, çoğu zaman gündem dışına itiliyor. Hayat, ölüm, kabir, âhiret, mîzan, Sırat, Cennet, Cehennem ve bunlara hazırlık hususunda bilinmesi ve yaşanması gereken hakîkatlerüzerinde yeterince durulmuyor. Bu ise, ruhları derinden derine tedirgin kılıyor, huzursuz ediyor. Bu itibarla, bugün insanımızın bilhassa muhtaç olduğu bâzı hikmet ve hakîkatleri, ebedî saâdet rehberlerimiz olan Kur’ân ve Sünnet’ten, ayrıca Hak dostlarının mârifet ikliminden gönül dünyamıza aksettiği kadarıyla, kısa mesajlar hâlinde siz kıymetli okuyucularımıza takdim etmek istedik. Her biri bir makâlenin hulâsası sadedindeki bu hakîkat incileriyle, ruhlarımızı sükûnete kavuşturmayı, kalplerimizi tefekkür ikliminde derinleştirmeyi arzu ettik. Cenâb-ı Hak, hayat ve kâinâtı, sır, hikmet, ibret ve muhabbet nazarıyla temâşâ edebilmeyi, amel-i sâlihlerle müzeyyen bir ömrün ardından, îman selâmeti ve selîm bir kalp ile yüce huzûruna va­ra­bilmeyi cümlemize nasîb eylesin. Âmîn!.. Osman Nûri TOPBAŞ Mart 2015 Üsküdar
  • Tunahan Beşkeçili
    insan sesi mp3 - Türkçe
    4 Ayrım
    60,40 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Beyzanur Özdemir
    Her insanın gönlüne söz geçiremediği zamanlar olur. O koskoca deryada kimsesiz bir kayık gibi sürüklenir dururuz çoğu zaman. Bilinmeyene yolculuğumuz dört mevsim devam eder. Kimsesiz kışlar gelir geçer üzerimizden. Bir sonbahar hüznü sarar o kırılgan bedenimizi. Bulutlar ıslatır tüm benliğimizi ve işte o an isteriz ki yanımızda, bize yalnızlığımızı hissettirmeyecek bir şeyler olsun. Bu kimi zaman bir annedir, kimi zaman bir sevgili ama en çok da şiirlerdir. Yüreğimizin bize bakan tarafında kulağımıza fısıldanılan iki dize bizi tekrar hayata bağlar. Umuda yolculuğumuzda pusulamızdır şiirler. O yüzdendir ki her şiir insan olana insanca yaşamayı öğretir. Bu kitapta da uzunca yoldan gelip sizinle kucaklaşmak isteyen şiirleri bulacaksınız.
  • Ayhan İnal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    3 Ayrım
    66,5 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayhan İnal
    Şiirler. 64 şiir vardır içinde.
  • Yaşar Kandemir
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    170,67 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Banu Yılmayan
    Şehirli bir çocuk olan Orhan yaz tatilinde akrabalarının yaşadığı köye gider, köyü ve köylüleri kısa zamanda çok sever. Kendi yöresel diliyle konuşan temiz kalpli köylüler, tarlalar, bahçeler, yeşillikler, hayvanlar, sürekli çalışmakla geçen bir hayat... Bütün bunlar Orhan’a bambaşka bir dünyayı tanıtmıştır. Orhan, arkadaşı Mıstık’la tarlalarda bahçelerde dolaşırlar, hayvanları otlatırlar. Köyün imamı Selim Hoca, her meseleyi Peygamber Efendimizin hayatından örnekler vererek çözer, yanlışları düzeltir. Selim Hoca ile tanışınca Orhan’ın dünyası değişir. Onun, tatlı diliyle Peygamberimizi anlatarak nice insanları etkileyip değiştirdiğini görür. Selim Hoca, tam anlamıyla bir Gönül Doktoru’dur. Bu romanı okurken, köy hayatını yaşayacak ve Gönül Doktoru olmanın güzelliğini hissedeceksiniz.
  • Yaşar Seyman
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    350,88 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: TÜRKAN KINAY SOOMRO
    “Sözün, sazın, izin ne güzel.” Yaşar Seyman, gökyüzünde turnaların, yeryüzünde nehirlerin eşlik ettiği bir yolculuğa çıkarıyor okurunu bu kez. Anadolu’dan havalanıp dünyaya kanat açan bir allı turna misali doğup büyüdüğü toprakların renklerini tüm dünyanın renkleriyle harmanlayan Yaşar Seyman, kalem diye bir turna teleğini almış, aşk mürekkebine batırıp yazmış Âşık Veysel’i. Bu yüzden bu kitapta okuyacağınız sıradan bir Âşık Veysel biyografisi değil, Yaşar Seyman’ın Âşık Veysel’idir. Kızılırmak boylarından turnalar eşliğinde yola düşüp, deyişlerle, türkülerle, söylencelerle, anılarla Âşık Veysel’in izinde adım adım dolaşıyor. Sayfalarda ilerlerken âşıklık geleneğindeki yerinden köy enstitülerindeki eğitmenliğine, doğa sevgisinden “dert ehli” bilge kişiliğine, Cumhuriyet sevdasından gittiği her yere ışığını götüren aydın kimliğine katman katman bir nehir gibi açılarak akıyor Âşık Veysel, kıyısında yürüyoruz. Yolun bir yerinde Umberto Eco’nun “Kör Kütüphaneci”si Jorge Luis Borges katılıyor Arjantin’den, Âşık Veysel’le yârenlik ediyor, bir yerde Akdeniz’in öte yakası Mısır’dan Taha Hüseyin eşlik ediyor. Yaşar Seyman hepimizi, “seni yazmak bir aşk hali” dediği Âşık Veysel’in izinde o "uzun ince yol"u muhabbetle, aşkla yürümeye davet ediyor.

Sayfalar