Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2153 sonuçtan 1451 - 1460 arası görüntüleniyor.
  • Ahmet Ender Gökdemir
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    79,16 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Sezai Balcı
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    5,04 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bu çalışmada işitme, konuşma ve görme engelli bireylerin Osmanlı Devleti’nde ve Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki eğitim-öğretim faaliyetleri ele alınmıştır. Osmanlı klasik devrinde istihdam edilen engelliler bîzebân denilen sağır ve dilsizlerden seçilmekteydi. Sağır ve dilsizlerin Osmanlı sarayında istihdamına Fatih Sultan Mehmet devrinde başlanmıştır. Padişahın kapısında nöbet tutan bîzebânlar daha çok rikâb günlerindeki görüşmeler sırasında Darüssaade ve Silahtâr ağalarıyla, Başçukadâr, Sırkâtibi ve Hazine Kethüdası gibi görevlilere Padişah tarafından verilecek olan emirleri bildirirlerdi. Böylece görüşmelerin gizliliği sağlanarak devlet sırlarının ifşa edilmesi engellenirdi. Sağır ve dilsizler gizlilik ve güvenlik gerektiren işler dışında Padişahlara musâhiplik yaptıkları gibi zaman zaman da cellât olarak kullanılmışlardır. Saray ve Harem dışında Babıâli, Dâr-ı Şûrâ-yı Askerî Meclisi, Hassa Ordusu Meclisi, Hariciye Nezareti, Meclis-i Vâlâ, Meclis-i Maarif-i Umumiye ve Şûrâ-yı Devlet gibi birçok birimde dilsizler istihdam edilmiştir. Bu gelenek, günümüzde TBMM ve Bakanlar Kurulu toplantılarında sağır ve dilsiz kavasların kullanılmasıyla devam etmektedir. Sultan II. Abdülhamit devrinde büyük bir gelişme gösteren Türk eğitiminin en büyük adımlarından birini de sağır, dilsiz ve görme engellilerin toplumsal hayata dahil olmaları oluşturmaktaydı. Bu amaçla 30 Eylül 1889’da Sağır ve Dilsiz Mektebi açılmıştır. Okula 1891’de de körler sınıfı ilave edilmiştir. II. Abdülhamit döneminde açılan okulun Avrupa standartlarına ulaşamayışı, binadan binaya taşınması, okulun başarısız bir girişim olarak kalmasına sebep olmuştur. Bununla birlikte okulun üniforması, alfabesi, müfredatı ve öğrenciye sunduğu imkânlar özel eğitimde kayda değer adımlardır. Bu haliyle Osmanlı Sağır, Dilsiz ve Ama Mektebi, engelli eğitiminde bir öncü vazifesi görmüştür.
  • Murat Bebiroğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    562,29 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Buğra Zayim
    Bu kitap Osmanlı İmparatorluğu'nun kuruluşundan yıkılışına kadar geçen sürede, gayrimüslimlere verilen ahitnameyi ve nizamnameleri kapsayan, konusunda ilk ve tek kitaptır. Galata'da yaşayan Hristiyanlara verilen Galata Ahitnamesi ile başlayan belgeler, Süryanilere verilen nizamname ile sona ermektedir. Kitabın ekinde Cumhuriyet döneminde kurulan ancak hiçbir zaman gerçek bir klise ve patriklik olmayan Türk Ortodoks Patrikhanesi konusunda bilgiler yer almaktadır.Murat Bebiroğlu
  • Necdet Hayta ve Uğur Ünal
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,11 MB
    Eser Türü: Kitap
    Osmanlı Devleti, kuruluşundan itibaren sürekli ilerleme ve gelişme içerisinde olmuştur. Sınırlarını devamlı genişleten devlet, bu duruma kuvvetli bir teşkilat, başarılı bir yönetim kadrosu ve çağın şartlarına göre kendisini sürekli yenilemesi sayesinde ulaşabilmiştir. XVII. yüzyıla gelindiğinde, Avrupa'da Coğrafi Keşifler, Rönesans ve Reform Hareketlerinin sonuçları etkili bir şekilde hissedilmiş, batılı devletler gelişmesinin önündeki bir çok engeli ortadan kaldırmaya başlamıştır. Bunun karşısında Osmanlı Devleti hâlâ Avrupa karşısında üstün olduğu psikolojisinden kurtulamamış, gerekli tedbirleri alacak fikrî ve maddî donanıma sahip olamamıştır.
  • Sema Ok
    insan sesi mp3 - Türkçe
    25 Ayrım
    429 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Didem Perinçek
    Konunun meraklıları ve araştırmacılar için anahtar kitap... Casusuluk faaliyetlerinin ilk dönemler "din" adına yapıldığını söylemek mümkündür. M.Ö. 600 yılında Sun Çeç adındaki Çinli'nin, casusluk üzerine yaptığı inceleme konunun ilkelerinden sayılır. Stratejinin Temelleri ve Savaş Sanatı adını taşıyan bu incelemesinde haberalma örgütlerinin önemini vurgulamış ve casusları beş kısma ayırmıştı. Mahalli Casuslar, Düşman içinde ki casuslar, İnanç değiştirenler, Hükümler ve Cepheden sağ dönenler.
  • Ali Kaşiğuyun
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    188,24 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Faruk Söylemez
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    19,76 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Doç. Dr. Bilal Eryılmaz
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,29 MB
    Eser Türü: Kitap
    Osmanlı Yönetimi ile gayrimüslim topluluklar arasındaki ilişkilerin gelişme seyrini inceleyen bu çalışmada gayrimüslimlerin statüsü ile hakları genel hatlarıyla ortaya konulmuştur. Gayrimüslimlerin kamu yönetimindeki durumları, nüfusları, Gülhane Hatt- ı Hümayunu’nun meydana getirdiği değişimlerin sonuçlarını ve Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e uzanan süreç eserde ele alınmaktadır.
  • İlber Ortaylı
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    400,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Türkiye’de tarih denilince akla ilk gelen isim İlber Ortaylı’nın kaleminden Osmanlı hukuk tarihinin merkezinde yer alan ve üzerine pek konuşulmayan kadıları anlatan önemli bir çalışma… Kadılık İslam Ortaçağında ortaya çıkan idari ve adli bir görevdir. Kadı’nın sosyal-idari fonksiyonları değerlendirilirken on dört asırlık İslam tarihi içindeki evrimi göz önüne alınmadığından, bu kurumun İslam öncesi imparatorluklardan neleri, ne ölçüde miras aldığı üzerinde de durulmamıştır. İlber Ortaylı, Osmanlı Devleti’nde Kadı adlı bu çalışmasında kadıların tarihini ve yargı görevlerini, tayinini, görev süresini, yargı bölgesini, yardımcılarını, diğer memurlar arasındaki hiyerarşik ilişkisini ve Osmanlı mahkemelerinin nasıl işlediğini birincil arşiv kaynaklarını kullanarak anlatıyor. İlber Ortaylı, hem geniş ufuklu tarihçiliğini hem de tadına doyum olmaz üslupçuluğunu işe koştuğu bu kitabında, Osmanlı dünyasında kadının bütün boyutlarını olağanüstü bir sürükleyicilikle ortaya koyuyor.
  • Necdet Hayta - Uğur Ünal
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    506,03 KB
    Eser Türü: Kitap
    Osmanlı Devleti, kuruluşundan itibaren sürekli ilerleme ve gelişme içerisinde olmuştur. Sınırlarını devamlı genişleten devlet, bu duruma kuvvetli bir teşkilat, başarılı bir yönetim kadrosu ve çağın şartlarına göre kendisini sürekli yenilemesi sayesinde ulaşabilmiştir. XVII. yüzyıla gelindiğinde, Avrupa`da Coğrafî Keşifler, Rönesans ve Reform Hareketlerinin sonuçları etkili bir şekilde hissedilmiş, batılı devletler gelişmesinin önündeki birçok engeli ortadan kaldırmaya başlamıştır. Bunun karşısında Osmanlı Devleti hâlâ Avrupa karşısında üstün olduğu psikolojisinden kurtulamamış, gerekli tedbirleri atacak fikrî ve maddî donanıma sahip olamamıştır. Ayrıca Osmanlı idari mekanizması yozlaşmaya başlamış, ilmî müessese, tımar sistemi ve yeniçeri ocağı gibi temel kurumlar bozulmuştur. Bunun dışında uzun süren savaşlar ve beraberinde getirdiği ekonomik sıkıntılar, isyanlar, devleti zor durumda bırakmıştır. Bu duruma çözüm bulmak amacıyla XVII. yüzyılda padişahlar ve bazı devlet adamları çareler aramış, bu amaçla çeşitli girişimlerde bulunmuşlardır. Bu dönemde herhangi bir dış model alınmamış ve devlet kendi iç dinamikleri ile sıkıntılarından kurtulmaya çalışmıştır, XVIII. yüzyıl başlarında bunun yeterli olmadığı görülüp yatının üstünlüğü kabul edilerek Osmanlı yöneticileri, devletin kurtuluşu için Avrupa`yı model almaya başlamışlardır. Osmanlı devlet adamlarının ilk defa şuurlu fakat plansız olarak batı tarzında modernizasyon faaliyetleri Lale Devri (1718–1730) ile başlar. XVIII. yüzyılın sonunda III. Selim ile birlikte artık yenileşme hareketleri bir plan ve program dâhilinde ele alınmaya başlanmış, her ıslahat dönemi daha sonraki dönemler için yol gösterici olmuş ve Cumhuriyeti`nin ilanına kadar bu şekliyle devam etmiştir. Biz bu çalışmamızda XVII. yüzyıl başlarından I, Dünya Savaşı`nın sonuna kadar gerek devleti kalkındırmak gerekse varlığım koruyabilmek amacıyla yapılmaya çalışılan yenilikleri ele almaya çalışacağız.

Sayfalar