Eserlere Göre Listeleme

Toplam 5211 sonuçtan 1491 - 1500 arası görüntüleniyor.
  • Giusi Quarenghi
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    104,34 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Merve Darcan
  • Samuel Bjork
    metin - Türkçe
    5 Ayrım
    15,53 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bu ormanda geçit vermez bir karanlık, kulakları çınlatan bir sessizlik var. Ve bir de ağaca asılı bir melek… Onun ruhunu kim huzura kavuşturacak? Küçük bir kızın cansız bedeni ormanda ağaca asılmış halde bulunur. Polisin elindeki tek ipucu ise kızın boynuna bağlanmış yazıdır: Ben Yalnız Gezerim. Dedektif Holger Munch vakit kaybetmeden cinayet soruşturma ekibini bir araya toplar. Ekibin tek eksiği, dâhi denebilecek kadar zeki ancak özel hayatındaki problemlerle boğuşan Dedektif Mia Krüger'dir. Küçük kızın cinayeti ülkede büyük yankı uyandırırken Mia hayattan ümidini kesip bir adaya kapanır ve intihar planları yapar. Sonunda Munch dava dosyasını, incelemesi için Mia'ya götürür ve genç kadının ekibe yardım etmesi için ısrarcı davranır. Kısa sürede Mia çekilen fotoğraflarda daha önce fark edilmeyen bir detay yakalar; öldürülen kızın tırnağına 1 yazılmıştır. Bunun üzerine kurbanların sayısının artacağı anlaşılır. Ve başka çocukların da aynı kaderi paylaşmaması için Mia bir süreliğine zihnindeki şeytanları kovalamayı seçip Dedektif Munch'le birlikte katili durdurmanın yollarını aramaya koyulur…
  • Ezgi Emel
    insan sesi mp3
    2 Ayrım
    23,80 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Esra Nur Dağcı
    Çimen, sınıfta kısacık bir öykü okurken bile heyecanlanıyor. Biri ona güzel bir şey söylediğinde o kadar utanıyor ki, hemen ortadan kaybolmak istiyor! Çimen, biraz çekingen... Bir gün, Çimen’in yıl sonu gösterisinde sınıfı temsil etmesi gerekti. Eyvah! Şimdi Çekingen Çimen ne yapacak? Heyecanını bastırmanın, çekingenliğini alt etmenin yolunu bulabilecek mi?
  • Anıl Demirci
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    141,18 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tülay Erduran
    “Sen bir katilsin. Onca seçeneğin varken neden Doruk Sözer?” “Benim işim savaş değil Meriç. Benim gibi bir adamın barışı sağlama amacı olması da sana inandırıcı gelmeyebilir. Sığınakçıyım ben, diğerleri gibi. Savaşın olduğu yerde savaşmayan herkes gibi. Onları getiremiyorum. Deyim yerindeyse, duvarın diğer tarafından, günlerce belki de yıllarca emek verdikleri eserlerini bir günde yeni bir hikâyeyle değiştirmeye ikna ederek onları yaşatmaya çalışıyorum. Yeni bir kimlik, yeni bir pasaport, yeni bir fotoğraf ve yeni bir hayat; bu söylediklerimden vazgeçmiyorlar. Bütün bunlar emanet olamayacak kadar onlara ait. Eğer savaşmak üzere olan bir komutan olsaydın; savaşı kimin kazanacağını bilmek için kaç güne ihtiyacın olurdu? İşte Meriç; o an geldiğinde, her sonucu bilmeden önceki çabalarını bana veriyorlar. Kazandıklarını düşünebilmeleri için… Ben katil değilim Meriç. Ben sadece onlara fırsat tanıyorum. Bu sebeple Doruk Sözer’i yazmanı istedim.” (Tanıtım Bülteninden)
  • İdil Arat
    insan sesi mp3 - Türkçe
    3 Ayrım
    81,7 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Rana Alagöz Kök
  • insan sesi mp3
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sinem Gündüz
  • Jon Scieszka
    insan sesi mp3 - Türkçe
    3 Ayrım
    87,30 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sinem Gündüz
    Zamanda Gezinen Üç Kafadar'ın Mitoloji Oyunu Gerçek Oluyor! Joe, Sam ve Fred okulda, Yunan mitolojisiyle ilgili oyun için prova yapıyorlardı. Fred'in sahte yıldırımı sihirli Kitap'a çarpınca, bir anda mitolojinin içine yuvarlandılar!
  • Ümmü Seyrek
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    3,27 MB
    Eser Türü: Kitap
    'Son günlerde hepimiz asık suratlıyız. Derin dondurucu reklamlarından bayağı etkilendik galiba. Yolda, sokakta birbirimize karşı buz gibiyiz. Bir iki yıl öncesine kadar da öyleydik, ama bu yıl iyice soğuduk. Beyaz eşyadan devam edelim. Çamaşır makinesi gibi dönüp duruyoruz. Acaba nedir derdimiz ki; durmadan kendi etrafımızda dönüyoruz? Ya bulaşık makinesine ne demeli? Kireç sökücüyü unutma da kalbindeki siyah lekeler kaybolsun. Ne derseniz deyin, en masumu fırın. Fırına benzeyebilirsiniz dostlar. Ama sevginizle ısıtın çevrenizdekileri.' Geçmiş geçmişte kalsın bırak! Yaşanmasın Yarım kalsın acılar… Sevdin diye sevileni de O mahzene mahkum etme yar! … "Asla yakanı bırakmaz ki unutmak istediklerin. Sana acı verse de hafızandakiler ayrılmaz senden. Koparmak istesen de içindekileri, onlar zincirle bağlar kendini sana. İnce ince kopsa da yaraların, kökü hep sende kalır. Tam geçti zannedersin; kocaman bir yara bırakır." Karanlıktan korkmayan, Güneşten korkan kız Hiç çocuk olmadım ben, Yedi yaşında büyüdüm. (Tanıtım Bülteninden)
  • Sinan Akyüz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    276,64 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hülya Bengü
    “Seni,” diye sürdürdü konuşmasını, “doğurdum ama hiç doğurmamış saydım. Hiç benim olmamış gibisin. Çünkü sen benim alnımdaki kara bir lekesin!” Birden tüylerim diken diken oldu. “Hayır,” diye haykırdım, “hayır… Ben kara bir leke değilim. Ben bir piç değilim. Ben bir lanet değilim. Ben bir şerefsiz değilim. Ben sadece hasarlı biriyim. Ben sadece ruhu yaralı biriyim. Tıpkı senin gibi anne.” Yüz binlerce insanın katledildiği Bosna Savaşı’nın en büyük mağdurlarıydı onlar. Yaşadıkları işkence ve tecavüzleri unutmaları mümkün değildi. İsteseler de unutamazlardı. “Tecavüz kampları” denilen yerlerde zorla hamile bırakılmışlardı. Binlerce çocuk işte böyle dünyaya geldi: “Görünmeyen” ve “unutulan” çocuklar… Savaşın ve soykırımın ağır yükünü omuzlarında taşıyan çocuklar… Her yerde olmalarına rağmen aslında kimler olduğu bilinmeyen ruhu yaralı çocuklar… İncir Kuşları ve Meyra’nın yazarı Sinan Akyüz’den bu kez Bosna Savaşı sonrası yaşananları anlatan son roman: Ben, Amir Savaşın Unutulan Çocuğu. (Tanıtım Bülteninden)
  • Tuncer Erdem
    bilgisayar sesi mp3
    7 Ayrım
    144,91 MB
    Eser Türü: Kitap
    Tuncer Erdem’den yeni bir resimli öykü kitabı “Ben, Bozkır Yeli” Yazar ve çizer Tuncer Erdem’in doğanın diliyle anlatılmış öykülerden oluşan yeni öykü kitabı “Ben, Bozkır Yeli” Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlandı. İnsanın doğadaki durumlarını, duyuş ve düşünüş biçimlerini öyküleştiren Tuncer Erdem hayvanların, bitkilerin, mevsimlerim, hava durumlarının türlü çeşidini mevsimlere ayrılmış öykülerle dile getiriyor. Doğada yalnız gezen kişinin gözünden yazılmış öykülere yazarın çizerliğinin ustalık dolu verimleri eşlik ediyor. “Seninle karşılaştık, ama tanışmadık daha önce. Hani sen trenle, otobüsle şehirden çıkıp uzaklara yolculuk ederken, aralık camdan yüzüne çarpan bir serinlik üfler ya bozkır, ben oyum işte. Ya da mola yerlerinde, benzin istasyonlarında, taşranın demiryolu peronlarında, sen uyuşmuş ayaklarını açmak için yürürken, yaklaştığın binanın köşesinden ani bir esinti gelir hani; şaşırırsın, şehirde dolaşırken sokak başlarında hissettiğin rüzgârlara benzemeyen, kuru, yabanıl, yakıcı, ama içinde ruhu olan bir yel duyarsın, seninle konuşmak istermiş, kulağına bir şeyler fısıldarmış gibidir, beraberinde dağ kekiklerinin kokusu, bozkır çalılarının bitimsiz uğultusu; umursamazsın, yürür gidersin… O da benimdir işte… Ben sırf esip geçmem. Sırf yaprakları savurup şapkaları uçurmam. Hikâyeler anlatırım, çizgiler çizerim. Duyan kulaklara, gören gözlere…”

Sayfalar