Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2153 sonuçtan 1611 - 1620 arası görüntüleniyor.
  • Mustafa Armağan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    292,03 MB
    Eser Türü: Kitap
    Farklı ve aykırı yorumlarıyla tarih alanında en çok okunan yazarlardan olan Mustafa Armağan bu kez özgün bir eserle çıkıyor karşınıza. Sizi sarayın mahrem dünyasına götürüyor. Bütün kapılar kapandığında kendisiyle baş başa kalan padişahların kişisel dünyalarını açıyor önünüze. Osmanlı'nın Mahrem Tarihi, görünen tarihin görünmeyen yüzünü aralayan ufuk açıcı bir çalışma. Zevkli üslubu, yüzlerce kaynaktan süzülmüş bilgileri, çarpıcı dikkatleriyle bitirmede elinizden bırakamayacağınız bir eser. Padişahlığı sırasında İstanbul’a adım atmayan sultan... Kendi eliyle kazıdığı mühürleri çarşıda sattırıp parasını fakirlere dağıtan padişah.. II. Abdülhamid'in en sevdiği atı bir Bulgar eşkiyasına ödül olarak kimler vermişti? Sigara aleyhine makale yazan padişah... Annesinin ismi bilinmeyen Osmanlı padişahı... Hangi padişahlar spor kulübü kurmuşlardı? Vahdettin tahta çıkarken hangi uğursuz sözü söyledi? Peygamber'in ayak izini başında taşıyan padişah... Kuyumculuk, marangozluk, urgancılık yapan padişahlar.... Divan edebiyatının gazel rekortmeninin bir padişah olduğunu biliyor muydunuz? Annesinin adına cami yaptırıp içine kendi eliyle "Cennet anaların ayakları altındadır" hadisi yazılı levha kime aittir?
  • Mustafa Armağan
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    852,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Farklı ve aykırı yorumlarıyla tarih alanında en çok okunan yazarlardan olan Mustafa Armağan bu kez özgün bir eserle çıkıyor karşınıza. Sizi sarayın mahrem dünyasına götürüyor. Bütün kapılar kapandığında kendisiyle baş başa kalan padişahların kişisel dünyalarını açıyor önünüze. Osmanlı'nın Mahrem Tarihi, görünen tarihin görünmeyen yüzünü aralayan ufuk açıcı bir çalışma. Zevkli üslubu, yüzlerce kaynaktan süzülmüş bilgileri, çarpıcı dikkatleriyle bitirmeden elinizden bırakamayacağınız bir eser.Padişahlığı sırasında İstanbul’a adım atmayan sultan... Kendi eliyle kazıdığı mühürleri çarşıda sattırıp parasını fakirlere dağıtan padişah.. II. Abdülhamid'in en sevdiği atı bir Bulgar eşkıyasına ödül olarak kimler vermişti? Sigara aleyhine makale yazan padişah... Annesinin ismi bilinmeyen Osmanlı padişahı... Hangi padişahlar spor kulübü kurmuşlardı? Vahdettin tahta çıkarken hangi uğursuz sözü söyledi? Peygamber'in ayak izini başında taşıyan padişah... Kuyumculuk, marangozluk, urgancılık yapan padişahlar.... Divan edebiyatının gazel rekortmeninin bir padişah olduğunu biliyor muydunuz? Annesinin adına cami yaptırıp içine kendi eliyle "Cennet anaların ayakları altındadır" hadisi yazılı levha kime aittir?
  • Şaban Kalaycı
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    671,50 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Şaban Kalaycı
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    642,50 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Şaban Kalaycı
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    634,50 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Şaban Kalaycı
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    639,50 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Şaban Kalaycı
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    587,00 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Kenan Ziya Taş
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    370,99 KB
    Eser Türü: Kitap
    Selâhaddin Eyyubî Külliye-i İslâmiyesi, 1915 yılında Kudüs’te kurulan bir Osmanlı okuludur. Ancak bu, sıradan bir okul değildir. Bu okula yüklenilen misyon yazı başlığında manasını bulan, daha açık ve geniş bir ifadeyle Türk ve İslâm dünyasının lideri olduğunun farkında olarak, yeniden bir cihan hâkimiyeti tesis etme projesidir. Sözün burasında; “Davamız kuru kavga ve cihangirlik davası değildir; i‘lâ-yı kelimetullahdır. (Bizim yolumuz Allah yolu ve maksadımız Allah’ın dinini yaymaktır. Yoksa kuru kavga ve cihangirlik dâvâsı değildir.)” diyerek hareket eden Fatih Sultan Mehmed’in tarif ettiği mana ile bu kavramı değerlendirmeliyiz. Bu projeyi meydana çıkaran davranışın, tarih boyunca ne kadar şuurlu veya plânlı ve istikrarlı bir politika olduğu tartışılabilir. Ancak bunun manevî bir duygu ile âdetâ zımnî bir vazife kabul edilip sanki genetik bir miras gibi nesiller boyunca zihinlere ve gönüllere aktarıldığı da tarihî şahitliklerin ortaya koyduğu bir hakikattir. Bu hissiyatın bir tezahürü olarak tesis edilen külliyeye Selahaddin Eyyubî Külliye-i İslâmiyesi adının konulması şuurlu bir tercihtir. Bu açıdan bakıldığında Selahaddin Eyyubî Külliye-i İslâmiyesi’nin fonksiyonu ve önemi daha anlaşılır ve belirgin hale gelir.
  • Aziz Üstel
    - Türkçe
    1 Ayrım
    311,61 KB
    Eser Türü: Kitap
    iz yola, ya devlet başa ya kuzgun leşe diye çıktık... İttihatçı avı alabildiğine sürüyordu… İtilafçı subaylar, aramadık delik bırakmıyor, bohçacı kadın kılığında, Arnavut zerzevatçı kimliğinde, İttihatçıların mesken tuttuğu mahalleleri tarıyordu. Sokaklar ıssız, hava sıkıntılı, gözler yaşlı, nazlı sancak boynu büküktü… İttihatçıların bazısı yargılanıyor, bazısıysa Boğazlıyan Kaymakamı Mehmed Kemal gibi idam ediliyordu. Ve işte o zaman İttihatçı tayfası pabucun pahalı olduğunu anladıİstanbul’un dört bir yanına dağıldı, tam siper oldu! Peki, ne olmuştu da Osmanlı gibi koca bir imparatorluğu elinde tutan İttihatçılar bu duruma düşmüştü? Bir grup İttihatçı, Baytar Miralay Nuri Bey’in evinde toplanarak ülkenin gidişatından, savaştan, Talat ve Enver beylerden, millete hürriyet ve özgürlük getirme düşüncesinden konuşuyor, planlar yapıyordu. İtalya’nın Trablusgarp’a saldıracağı söylentileri dolaşmaya başlamıştı. Trablusgarp sorunu, İtalya’da Osmanlı düşmanlığını artırmış, Türkler korku ve dehşetle anılır olmuştu. 1911 Eylülü’nde İtalya ile Osmanlı arasındaki gerilim ise tırmanıyordu. Savaş kaçınılmazdı… Ve Osmanlı’nın Trablusgarp’taki varlığı da son bulmuştu.Böylesi gerilimli bir ortamda karşı karşıya gelen Enver Paşa ile Mustafa Kemal’in Millî Mücadele öncesi rolleri ne olacaktı? Aziz Üstel’den Osmanlı’nın Son Kartalları’nın sürükleyici hikayesi…
  • Erdoğan Aydın
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    17,14 MB
    Eser Türü: Kitap
    ir ülke düşünün ki, varlığını sona erdirecek bir savaşa, hükümeti, meclisi, genel karargâhı ve devlet başkanı olan padişahından gizli girmiş olsun! Bir ülke düşünün ki, bu oldubittiden sorumlu olan Harbiye Bakanı'nın karar ortağı, kendi ülkesinin yetkili kurumları değil de Alman Büyükelçisi ve generalleri olsun! Bir ülke düşünün ki, meşru yönetim organları, savaşa girildiğini, limanları durup dururken bombalanan Rusya'nın protestosuyla öğrensin! Bütün bunlar insana inanılmaz geliyor, ama Osmanlı'nın I. Dünya Savaşı'na girişi, tam da böyle gerçekleşti ve İmparatorluk, tipik bir derin devlet operasyonuyla kendisini savaşın içinde buldu. Yaygın çarpıtmalara konu olan bu süreci aydınlatmak, tarih bilincimiz üzerindeki ipotekleri kaldırıp dünden bugüne taşınan sorunları aşmak için zorunludur. Bu kitapta Osmanlı'nın, gözünü "Turan"a dikmiş bir "Enverland" haline getirilişinin ve milyonlarca evladını Turan hayalleri ve Alman işbirlikçiliğine kurban edişinin trajik öyküsünü okuyacaksınız... İçindekiler; Dünyanın Savaşı ve Osmanlı Almanya'nın Osmanlı'ya Tahakkümü Rusya Osmanlı'yı Tehdit mi Ediyordu? Osmanlı Gerçekte Savaşa Niye Girdi? Osmanlı'nın Başına Örülen Çorap: Alman İttifakı

Sayfalar