Eserlere Göre Listeleme

Toplam 5211 sonuçtan 1671 - 1680 arası görüntüleniyor.
  • Umut Sarıkaya
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    487,41 KB
    Eser Türü: Kitap
    Kapıyı Remzi açtı. Remzi avurtları içine çökmüş, gözünde, hani siz de bilirsiniz ya, yalnızca çocuklara özgü olan o meraklı bakışların zerresi bulunmayan embesil yaradılışlı bir çocuktu. Zaten çocukları sevmeyen ben, geçen bayram, bayramın dördüncü günü olmasına karşın hâlâ siyah çizgili gri takım elbisesini giyip bizden şeker istemeye geldiğinden beri Remzi'den tiksiniyorum. Yalandan bir başını okşayıp içeri, babası Menderes Abi'nin yanına gittim. Menderes abi oğlundan yana çok dertliydi. Remzi'ye karşı hırpalayıcı bir davranış sergileyerek oğlunun derslerinin çok kötü olduğunu, mümkünse yardımcı olmamı istedi. Ve karşışığında reddedilmeyecek bir meblağ sundu. Meblağı duyunca birden Remzi'ye karşı büyük bir sempati besledim ben. Hatta öyle sempati besledim ki Remzi gibi pırlanta bir çocuğa karşı sert çıkışlar yapan babası bir anda düştü. Ama sonra meblağı ödeyen şahsın Remzi değil de babası Menderes Abi olduğu idrak edince her ikisine karşı da nötr bi tutum sergiledim...
  • Tarık Dursun K.
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    25 Ayrım
    214 MB
    Eser Türü: Kitap
    Tarık Dursun K.'dan büyümek, yetişkin olmak, kendin olmak ve aile üstüne duygusal bir roman. Edebiyatımızın bol ödüllü yazarlarından Tarık Dursun K.'nın dede olma sürecini anlattığı yer yer hüzünlü, yer yer komik hikâyesiyle Benim Dedem Bir Tane romanı, çocukların olduğu kadar büyüklerin de ilgisini çekecek bir kitap.
  • Aziz Nesin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    34 Ayrım
    599,87 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Kadriye Gürşimşir
    Nesin Vakfı'nın yedi yapısı vardır. Bunlardan ikisi işçi evidir; biri Nesin Vakfı'nın yönetmenevidir. Birinin alt katı ahır, üst katı yine işgören evidir. Birinin altı işgören evi, üst katı Aziz Nesin'in evidir. Dört katlı büyük yapı Nesin Vakfı çocuklarının evidir... Aziz Nesin'in 32 dile çevrilmiş kitapları sırasıyla en çok şu dillere çevrilmiştir: İran'da (70), Yunanistan'da (20), Almanya'da (16), Rusya Sovyet Cumhuriyeti'nde (yani Rusça 15), Bulgaristan'da (10) ve daha birçok dillere... Romenceye Aziz Nesin'in 7 kitabı çevrilmiş ve "Biraz Gelir misiniz" adlı oyunu da "Braila Devlet Tiyatrosu'nda oynamıştır... Aziz Nesin, Türkiye'de ve başka ülkelerde yayımlanacak kitaplarının, sahnelenecek oyunlarının, filme alınacak eserlerinin telif haklarıyla, bütün eserlerinin iç ve dış radyo ve televizyonlarda temsil ve yayınlarından elde edilecek telif haklarını tümüyle Nesin Vakfı'na bağışlamıştır...
  • Uğur Yücel
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    95,27 MB
    Eser Türü: Sesli Betimleme
    Seslendiren: Emine Kolivar
    Son Kontrol: Fulya Akbaba. Küçüklüğünde geçirdiği bir rahatsızlık sonrası sağır, kör ve dilsiz kalan Ela, 8 yaşına dek hayatla ilgili hiçbir şey bilmeden yaşar. Aynı durumdaki ablasını trajik biçimde yitiren Mahir Hoca'yla tanışmasıyla Ela'nın hayat mücadelesi başlar. Siyahtan beyaza uzanan bu yolculukta tek bir kelimeye yer yoktur: imkansız. Sessizliğin sese, karanlığın aydınlığa dönüştüğü bir film; Benim Dünyam karanlığı görebilenlere, karanlığın anlamını baştan yazdıranların hikayesi
  • Per Petterson
    insan sesi mp3 - Türkçe
    36 Ayrım
    500,83 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nurten Tokdemir
    Parçalanan bir hayatın acımasız ama şefkat dolu portresi… Karısı çocuklarını da alıp onu terk ettikten sonra Arvid Jansen, tutunacak çok az şeyinin olduğunu fark eder. Boş evini, yatağını, hayatını yadırgar; kim olduğunu pek de bilmediğini anlar. Gençlik günlerinin peşinde şehirde dolaşır, sarhoş olur, barlarda ısrarla peşine düştüğü kadınlarla yatağa girdiğindeyse ne yapacağını bilemez. İlk ayrıldığında neşeli bir zafer duygusu taşıyan karısı da ondan çok farklı durumda değil gibidir. Sadece üç kızlarından en büyüğü ebeveyninin kim olduğunu görüyor, ama ne onlara yardım edebiliyor ne de onlardan yardım alabiliyordur… Norveçli yazar Per Petterson’un diğer yapıtlarıyla da konuşan Benim Durumumdaki Erkekler ele aldığı hikâye kadar anlatma biçimindeki inceliklerle de öne çıkıyor.
  • Tuncay Akdoğan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    348 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Serap Barshanalp
    ‘'Çocukluğum... Zamanın içinden ansızın kopup gelen; varlığımı yumuşak, sihirli, sıcacık dokunuşuyla sarıp sarmalayan, yüreğimi uykulayan gündüz düşüm... En mutlu, en unutulmaz yıllarım.'' ‘'Dere yatağında, küçücük dalgaların dövdüğü, sedef gibi parlayan rengarenk taşları özenle seçerek topluyorum. Taş biriktiriyorum. Onlar doğanın armağanı. Hiçbir taş diğerinin tıpatıp aynısı değil. Farklı bir sürü taş. Rengi, şekli ağırlığı... İnsanlar gibi. Her birine anlam yüklüyorum. Bir şeylere benzetip kimlikler veriyorum. Benim için şimdi daha değerliler... Kaybetmemeliyim. Akşam eve ceplerimde taşlarla döneceğim. Yastığımın altında, yanağımda yatıracağım.''
  • Marsha Canham
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    957,16 KB
    Eser Türü: Kitap
    İtibarını Kaybeder. Ciaran Tamberlane onurlu bir savaşçıydı, ta ki bir hain olarak damgalanıp hem kiliseye hem tahta inancını yitirene kadar. Kilisenin aforoz ettiği, hakkında karanlık dedikoduların yayıldığı Tamberlane'in kendi kendini mahkûm ettiği sürgünde, sorumlu olduğu tek şey, sahip olduğu toprağın üzerinde yaşayan köylüleridir. Ve Onu Kazanır. Amarath de Langois, itaatkâr bir eşti, ta ki kocasının baskılarından kaçıp küçük bir köye sığınana kadar. Kocasının adamları onu takip edip bulduklarında Lord Tamberlane müdahale etmeseydi, öldürülecekti. O zamanki kanunlara göre Lord Tamberlane Amie'yi kocasına götürmek zorundaydı. Fakat Amie'nin kocası onu öldürmek istiyordu. Amie, Tamberlane'in kalesinde kaldığı sürece, Lord Tamberlane onu her türlü kötülükten koruyacaktı. Lord Tamberlane, yapmak zorunda olduğu, Amie'nin geri götürülmesi işine karşı çıkarsa kaybedecek hiçbir şeyi yoktu. Ama hayatını riske atarsa aşk için kazanacak çok şey vardı.
  • Gökhan Çinar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    501,99 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Kübra Altuntaş
    “Evinde yalnız bırakılmış çocuklar için bu dünya ev değil. İçine doğduğumuz her ev evimiz değil.” Benim çocukluğumdaki evim camdandı. Kırar kırar tekrar yapıştırırdık. Kaç kere döküldü üstümüze o ev biliyor musun? Kaç kere yaralandık odalarımıza girmeye çalışırken. Bu kadar çok yara aldığımızı belli etmedik el âleme tabii. Canımız kesildi ev içinde kaldı. Kol kırıldı yen içinde kaldı. Babam kırılan camlardan odama ayna yaptı. Bakardım. Nerde kırılıp nerde birleştiğimi izlerdim. Parça parçaydım. Yüzümü tam göremediğim için hep eksik hatırlıyorum çocukluğumu. Annem dökülen parçalardan kendine kolye yaptı. Batardı. Elimi uzatmaya kalktığımda canım yanardı. Onun yanına yaklaşamadığım için tam anımsamıyorum anne kokusunu. O parçalanmış eve evim diyemediğim için bilemiyorum evimin neresi olduğunu. Evimi bulamıyorum. Kendimi bildim bileli arayıp duruyorum. Hiçbir sorgulamamda cevaba ulaşamıyorum. Sanki yersiz ve yurtsuzum. Hatırladığım ilk anılarımda bile aidiyetsizim. Dünyanın neresine gitsem adressizim. Hangi çatının altına sığınsam yine evsizim. Koca dünyada kendime bir sığınak bulamıyorum. Yerlere göklere sığamıyorum. Benim evim neresi?
  • İlhan Küçükbiçmen
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bu kitap karalamalardan oluşmuş bir denemedir. Kitabı oluşturmaktaki temel amacım, gençlere 'haydi, benim gibi sizde yazmakta geç kalmayın, ne olur sizlerde, öyle veya böyle bir şeyler karalayın' vurgusunu hissettirmektir. Kitabın yazımı safhasında, akışkanlık konusunda bana yardımcı olan kıymetli yeğenim Fatma Tataroğlu'na, imla ve anlamlandırma konusunda, paylaşma kültürüne önem veren eşim Makbule Küçükbiçmen'e ve matbaa, basım aşamasında destek olan yengem Nilüfer Tataroğlu'na teşekkürlerimi bir borç bilirim. Benim Evrenim
  • Can Dündar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    280 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Dilek Benzer
    Koca bir labirentin içinde kayıp 'Benim Gençliğim'... Nedenini bilmediği bir deney için gözleri bağlanmış, elinde bir demir çubukla salıverilmiş meçhul labirentin koridorlarına... Bu kapı cennete açılıyor, diğeri cehenneme... Seçtiğimiz yolun sonunda ateşin soluğu yüzümüze değdiğinde can havliyle geri dönüp başka koridorlara sapıyor, cennetin sesine kulak kabartıyoruz. Biraz ilerlediğimizde cehennem alevleriyle karşılaşıyoruz yeniden... Gözümüzdeki bağ öyle güçlü ki, 'Bu yoldan geçmiştik', 'Onu denemiştik', 'burası çıkmaz sokaktı' diyemiyoruz. Labirentin patikaları bizim gibi yolunu arayan, daha önce gidip dönen, ateşe dokunup pişman olan insanlarla dolu; ama onlarla buluşamıyoruz. Bizi körleştiren bağı söküp atamıyoruz. Labirentin duvarlarını yıkıp kendi yolumuzu açamıyoruz. Bu çıkmazdan kurtulamıyoruz. Labirent, elimizdeki demir çubukları uğursuz bir mıknatısla çekerek bizi habire eski hatalarımızın koridoruna sokuyor. Ders alamıyoruz, öğrenmiyoruz. Bağlı gözlerle her kuşakta bildik duvarlara dokunarak çıkış arayan yenik bir ordu gibi, cenneti düşleyerek cehenneme koşuyoruz.

Sayfalar