En Son Eklenenler

Toplam 58986 sonuçtan 1861 - 1870 arası görüntüleniyor.
  • Brent Weeks
    insan sesi mp3 - Türkçe
    85 Ayrım
    1568,51 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Fantastik, Roman/Öykü
    Seslendiren : Binnur OLGUNER
    Konusu:
    Son yılların en güçlü fantastik serilerinden Işıkyaratan, ilk kitabı Kara Prizma’yla başlıyor. “Kara Prizma, unutulmaz karakterleriyle, sürekli şaşırtan hikâyesiyle ve kesilmeyen aksiyonuyla beni ilk sayfasından itibaren esir aldı.” —TERRY BROOKS “Brent Weeks’in bu kadar iyi olması canımı sıkıyor.” —PETER V. BRETT Işığın, tüm büyülerin kaynağı olduğu bir dünyada, Gavin Guile ışığın kırılımındaki tüm renkleri kullanabilen, barışın ve gücün odağındaki Prizma’dır. Halkın imparatoru ve dini lideri olan Prizma, büyünün dengesini sağlamakla yükümlüdür. Ancak Prizmaların ömürleri çok kısadır. Gavin Guile da tam olarak ne kadar ömrü kaldığını biliyordu. Zekâsı, adaleti ve elinde bulundurduğu güçle görevlerini eksiksiz bir şekilde yerine getiren Gavin’in Prizma olarak süresi dolmadan gerçekleştirmek istediği beş şey vardı. Ancak bir oğlunun olması bunlara dahil değildi. Uzak bir Satraplık’ta bir oğlu olduğunu öğrenen Gavin ya oğlunun iyiliğini ya da bugüne kadar kurduğu düzeni seçmek zorunda kalacaktı. Bu uğurda vereceği kararlar Gavin’in karanlık sırlarını ortaya çıkaracak ve geçmişiyle yüzleşmesine neden olacaktı. David Gemmell En İyi Fantazi Romanı Ödülü adayı
  • Vakkas Karaoğlan
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    7,27 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Zaman tünelime hoş geldiniz. Tünelimdeki şehrime, şehrimdeki mahalleme. Gözlerimi kapatıyorum ve ışık hızını aşan bir arşiv yolculuğu başlatıyorum. Bazen rahvan atım, bazen boz eşeğim, bazı da bu çilekeş gayretli yürük ayaklar ve de bir türlü yetişemediğim hep üç adım gerisinden koşturduğum yağmurda ıslanmaz, güneşte yanmaz, kedi örneği hep dört ayak üstüne düşen bu arsız, saftirik, tozpembe düşüme hoş geldiniz.
  • Jorge Luis Borges
    insan sesi mp3 - Türkçe
    28 Ayrım
    458,42 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Deneme
    Seslendiren : Yaprak Gülbahar
    Konusu:
    "“Bildiğim kadarıyla bugüne dek önsözle ilgili bir teori ortaya koyan olmadı. Bu ihmalden ötürü kaygılanacak değiliz ne de olsa hepimiz onun az çok ne olduğunu biliyoruz. Önsöz, üzücü çoğunlukta, sofra başı hitabetiyle kasvetli övgünameler arasında gidip gelir; içinde bolca, sorumsuzca boca edilmiş abartı bulunur, kuşkucu okuma bunları türün geleneği olarak kabul eder. Mevcut estetiği gözler önüne seren ve kanıtlamaya çalışan başka önsöz örnekleri de mevcuttur – Wordsworth’ün Lirik Baladlar eserinin ikinci baskısına yazdığı o hafızalardan silinmeyen incelemesi gibi.” Sadece Borges dünyayı böylesine entelektüel bir titizlikle düşleyebilirdi. Ian McEwan #arjantinedebiyatı #mitoloji #kurmaca #tarih #felsefe #önsöz"
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    29 Ayrım
    1238,55 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Ders/Açıköğretim Fakültesi
    Seslendiren : Derya Başkan, Zuhal Kurtulan Aktepe
    Konusu:
    Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi (AÖF) Türk Sosyologları Dersidir. Yazarlar: Prof. Dr. Hacı Bayram KAÇMAZOĞLU (Ünite 1, 3) Prof. Dr. Nuray KARACA, Prof. Dr. Nevin GÜNGÖR ERGAN (Ünite 2) Dr. Öğretim Üyesi Fahri ATASOY (Ünite 4) Prof. Dr. Yıldız AKPOLAT (Ünite 5) Prof. Dr. Nuray KARACA (Ünite 6) Prof. Dr. Serdar SAĞLAM (Ünite 7) Dr. Öğretim Üyesi Gökhan KÖKTÜRK, Prof. Dr. Şeref ULUOCAK (Ünite 8)
  • Melissa Senate
    insan sesi mp3 - Türkçe
    26 Ayrım
    295,49 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Seslendiren : Nur Şebnem Yıldız
    Konusu:
    Çalıştığı dergideki “En İyiler” köşesinin editörü Abby Foote, “en kötü sevgiliyi seçme üstadı” olma yolunda ilerliyor. İstikrarlı ve olaylı bir şekilde terk edilen Abby’nin talihsizliklerle dolu aşk hayatı çığırından çıkmak üzere. Aby’nin felaket listesindeki yeni isim, ailesiyle tanışmaya gittikleri gece onu terk etti. Eski flörtleri olan iki yakışıklıdan biri kazaya kurban edilmek istendi, bir diğerinin üzerine ise kızgın bir buldog salındı. Bu adamların tek bir ortak özellikleri var, Abby ile ciddi bir ilişkiye hazır olmadıkları için onu terk etmeleri… Abby’nin lise aşkı aydınlanması gereken cinayet dosyasının iyi polisi olarak geri dönüyor. İyi polisten beyaz atlı prense giden yolda onun için üç seçenek var: prens, kurbağa ya da bir ölü olmak. Abby mutluluğu arayan bir romantik mi yoksa onu kaybetmeye tahammülü olmayan bir seri katil mi? Abby’yi seven yanıyorsa bu aşktan mı yoksa aşksızlıktan mı? Melisa Senate Kırık Kalpler Tamircisi ve Aşk Tanrıçasının Yemek Okulu’ndan sonra bambaşka bir aşk sorgusuyla güldürürken heyecanlandırıyor. Bitirmek için can atacağınız bir roman… "Senate’nin son zamanlarda yarattığı güçlü ve sevecen karakterler insanı kendine çekiyor." Booklist on The Breakup Club "Senate'nin metinleri canlı ve yaşıyor." Boston Globe "O şimdi okurlarına yepyeni, sıcacık ve cana yakın bir hediye sunuyor." Booklist
  • Necmettin Şahinler
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    183,64 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Din, Edebiyat, İslam
    Konusu:
    "Gözler yalan söylemez" sözü önemli bir gerçeği vurguluyor bize. İnsân, davranışları ile birçok şeyi gizleyebilir, ama gözleriyle asla. Bir başka sözde de, "gözlerin, kalbin aynası olduğu" söylenir. Zaten gözler üzerine bunca yazılanlara çizilenlere bakılırsa, ruhumuzun bu dışa açılan pencerelerinin önemi rahatlıkla anlaşılır. İrfânî düşüncede olgunluğa giden yolu çok güzel özetleyen Hacı Bektaş Veli de, çevresindekilere "eline, beline, diline sahip ol" diye öğüt verirmiş. Göz bir yere kaymamış olsun, peşinden "gönül”ü de sürüklüyor. Gözün kontrol altına alınması günlük hayat içinde her zaman kolay olmaz. Günlük yaşayışımız sırasında birçok obje ve insanla karşılaşırız. Ancak gözün bir sorumluluğu vardır. Zihnimizi yoğunlaştırarak, ister eşya ister insan olsun, bir şeye yeniden dönüp bilinçli biçimde baktığımızda durum değişir. İnsan dediğin gözdür; bakışıyla anlamlandırır, bakışıyla yönelir. Hz. Peygamber’in “İkinci bakış şeytandandır” sözü, bu iki bakış arasındaki farkı son derece güzel bir şekilde açıklar. Kaynaklarda, “göz sahibi olmaktan utanan” insanlardan da söz edilir. Bu kimselerin ferasetleri, Allah’ın lütfuyla öylesine gelişmiştir ki, başkalarının gözlerindeki günah izlerini dahi fark edebilecek bir seviyeye ulaşmışlardır. Necip Fazıl Kısakürek de bu gerçeği bir beytinde şöyle dile getirir: “Onlar ki, göz sahibi olmaktan utanırlar, Gözüne bakar bakmaz Müslümanı tanırlar…” Elinizdeki bu mütevazı çalışma, işte bu “göz sahibi olma” endişesine ve gözün taşıdığı sorumluluğun önemine dikkat çekmek amacıyla, yalnızca Kur’ân kaynaklı bir tarama sonucunda oluşturulmuştur.
  • Ayşegül Çiçekoğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    38 Ayrım
    544,88 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Birnur Eroğlu
    Konusu:
    Bana doğru biraz daha eğildi. Bunun üzerine ben de kendimi iyice geriye doğru çektim. Sanki bizimle yıllardır tanışıyormuş gibi daha bu sabah Yeşim’le konuştuğumuz soruyu sordu. “Evet kızlar, söyleyin bakalım, bana neden bakıyorsunuz?" Nazlı arkadaşına yardım etmek için onun kulağa biraz sıradışı gelen isteğini gönülsüz de olsa kabul ettiğinde hayatının değişeceğini hiç düşünmemişti. Sadece bir hafta diye anlaştığı arkadaşına verdiği sözü tutabilmek için 8:15 vapurunda bir adamı gözetlemek ne kadar zor olabilirdi ki? Ali, yıllarca seyahat ettiği 8:15 vapurunda iki kızın sürekli kendine bakması üzerine ilk başlarda rahatsız olsa da bir süre sonra gözleri onları arar olmuştu. Onlarla konuşmaya karar verdiğinde hayatının kökünden değişebileceğini nereden bilecekti? Ali, Karadeniz’in dalgaları gibi değişken, deli ve bir o kadar da hırçındı. Nazlı ise Ege’nin sakinliği, neşesi ve özgürlüğü ile büyümüştü. Zıt kutuplardaki bu iki insanın bir araya gelmesi bir tesadüftü ama sonrasında yaşananlar aşkın tesadüfleri sevdiğini kanıtlar nitelikteydi. 8:15 Vapuru yaşanmış, sımsıcak ve sıra dışı bir aşkın hikayesi... Zıt kutuplardaki bu iki insanın bir araya gelmesi bir tesadüftü ama sonrasında yaşananlar aşkın tesadüfleri sevdiğini kanıtlar nitelikteydi. 8:15 Vapuru yaşanmış, sımsıcak ve sıra dışı bir aşkın hikayesi…
  • Olivia Atwater
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    11,04 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Fantastik, Roman/Öykü
    Konusu:
    Theodora Ettings, ruhunun yarısı bir peri tarafından lanetlendiğinden beri ne utanç ne de toplumun hassas kurallarına ayak uydurmak konusunda endişe duyabiliyordu. Londra’nın gözalıcı balo salonlarında sosyeteye henüz resmen tanıtılmamış, tuhaf bir genç kadın olarak kendine ait olmayan bir dünyada yer edinmeye çalışıyordu yalnızca. Ancak kader, onu Londra’nın popüler ve huysuz büyücüsü Elias Wilder ile karşılaştırdığında her şey değişecekti. Elias, Londra’yı kasıp kavuran esrarengiz ve ölümcül bir büyü salgınının sırrını çözmeye çalışıyordu. Elias’la birlikte bu karanlık gizemin izini süren Dora, hem itibarını hem de hayatını tehlikeye atacaktı. Dora’nın üzerindeki lanet ve toplumun dışladığı bu adamla kurduğu yakınlık, onun zaten sallantıda olan itibarını tamamen yok edebilirdi. Ama belki de bu sıradışı bağ, Dora’nın yitirdiğini sandığı ruhunu yeniden keşfetmesinin tek yolu olacaktı. Ruhunun yarısı eksikse bile âşık olabilir miydi insan? “Enfes bir roman. Bir Ruhun Yarısı, tam anlamıyla içinizi ısıtacak.” ―HANNAH WHITTEN “Büyüleyici ama aynı zamanda ayakları yere basan, tatlı ama bir o kadar da sade bir roman. Bayıldım.” ―ALIX E. HARROW “Büyük bir keyifle, bir çırpıda okuduğum bir kitap oldu.” ―KJ CHARLES “Bu sevimli ve hayalperest romantik fantezi sizi âdeta etkisi altına alıyor.” ―MEGAN BANNEN “Zekice kurgulanmış ve ezberbozan Bir Ruhun Yarısı; yalnızca kalbinizi değil, içinizde kalan son ümit kırıntılarını da ateşe verecek.” ―SHELLEY PARKER-CHAN “Kusursuz bir tarihi fantazya; sıcacık, âdeta büyülü, tehlikeli ve nefis.” ―TASHA SURI
  • Julia Quinn
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    882,33 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Seslendiren : Neslihan Kayıkçı
    Konusu:
    Sophie Beckett, aslında bir kontun kızı olmasına rağmen ne Leydi Bridgerton’un meşhur maskeli balosuna gideceğinin ne de Beyaz Atlı Prensi’nin onu orada beklediğinin hayalini kurmaya cesaret edebilir çünkü kibirli üvey annesi tarafından köşkün hizmetçisi olarak kullanılmaktadır. Ama daha sonra, gizlice içeri girmeyi başardığı baloda çekici ve yakışıklı Benedict Bridgerton’un güçlü kollarının arasında dans ederken kendini kraliyet ailesinden birisi gibi hisseder. Yalnız ortada bir sorun vardır, saat geceyarısını gösterdiğinde bu sihrin sona ermesi gerekmektedir. Kimdi bu olağanüstü kadın? O büyülü geceden sonra, gümüş elbiseli kadının güzelliğiyle adeta kör olmuş Benedict’in gözü başkasını görmez, ta ki kendini, ona garip bir şekilde tanıdık gelen hizmetçi kıyafeti giymiş o alımlı kadını içine girdiği tatsız durumdan kurtarmak zorunda hissedene kadar... Gizemli aşkını bulup onunla evlenmeye yemin etmiş olan Benedict, hayatına giren bu hizmetçinin nefes kesici güzelliğine yenik düşer ve onunla birlikte olmak için, içinde inanılmaz bir istek duyar. Peki kalbini bu hizmetçi kadına sunmayı düşünen Benedict, bir peri masalını andıran ilk aşkını feda etmeyi göze alabilecek midir?
  • Gaye Boralıoğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    297,16 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: roman
    Seslendiren : Özge Dikmen
    Konusu:
    Ve bir şey daha söyleyeyim bak, aşk gelecek değildir Lora, geçmiştir. Benim kemiklerimden ve etimden ve kanımdan, senin damarlarından ve tükürüğünden doğmuştur aşk. İki insan birbirinin yarınına değil, hakikatine âşık olur. Tarihin fırlatıp o âna attığı iki çıplak varlığız biz. Biz. Yani âşıklar.” Farklı dünyalardan iki insan: Arda ve Lora. Onları zorlu bir ilişkinin ana karakterleri yapan şey ne olabilir? Tesadüf mü, yoksa ikisinin de varoluş hikâyesinde saklı bir sebep mi? Her Şey Normalmiş Gibi’de genç bir adamın gözünden bakıyoruz yaşadığımız kaotik günlere. Onunla birlikte hem sevdiği kadını tanımaya ve anlamaya çalışıyoruz hem de son dönemin siyasi ve toplumsal atmosferini yeniden gözden geçiriyoruz. Gaye Boralıoğlu, bir ucu İstanbul’un göbeğinde diğer ucu Diyarbakır’ın rüzgârında gezinen bu hikâyeyi anlatırken, bizleri ikili ilişkiler, varoluş meselelerimiz ve haletiruhiyemiz üzerine düşünmeye davet ediyor. Bazen gayet gerçekçi, bazen masallarla, mitlerle bezenmiş bir dilin imkânlarını ustaca harmanlayarak bizi şu soruyla baş başa bırakıyor: Yaşadığımız çağda sahici bir aşk mümkün mü?

Sayfalar