Eserlere Göre Listeleme

Toplam 6034 sonuçtan 1901 - 1910 arası görüntüleniyor.
  • Banu Özkan Tozluyurt
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    76,08 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Şebnem Ulusan
    Hızın, gürültünün ve unutuşun  sıradanlaştığı bir çağda,  insan bazen en çok  kendini kaybeder.   Kaybolmadan, hazır bir yol tarifi  sunmuyor; durmayı, bakmayı ve  hatırlamayı öneriyor. Değerlerin nasıl  sessizce aşındığını, vicdanın gündelik  hayatta nerede inceldiğini ve “insan  kalmanın” neden her zamankinden daha zor  olduğunu sorguluyor.   Banu Tozluyurt; bireysel hafızadan toplumsal belleğe  uzanan, ince bir yolculuğu anlatıyor. Küçük anların büyük derslerine, unutulsa da vazgeçilmez  olan değerlere ve her şeye rağmen “kaybolmamak”  ihtimaline sarılmaya davet ediyor. Çünkü insan, bazen ancak durduğunda yolunu hatırlar.
  • Handan Acar Yıldız
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    299,55 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşe Yavuz
    Handan Acar Yıldız, Kaybolmuş Kaderler Müzesi’nde, duygular, yaşantılar, durumlar üzerinde lirik, felsefi bir dille gezinirken, bütün bir insanlık tarihini kodlamaya çalışır. Romanda zaman zaman düşsel, simgesel, çağrışıma yaslı anlatımı tercih ederken felsefe ve din kaynaklı bilgileri, modern bir ‘mesel’e dönüştürerek anlatır. Negatif olaylar, oluşlar sürecini izler. Mitlerden, kutsal metinlerden, felsefi söylencelerden beslenerek aforizmalar, kısa kısa öyküler ve fragmanlarla insanlığın temel meselelerini gözler önüne serer. Bir yanıyla postmodern, bir yanıyla modern, bir yanıyla da distopya anlatılarına yaslanan roman, insan yalnızlığını, acıyı, körleşmeyi ustalıkla ortaya koyar. Yoğunlaştırılmış /sıkıştırılmış anlatımla küçük öyküler ince iç örgülerle birleştirilip büyük, bütüncül bir haritaya dönüştürülür. Bu anlamda romanın en önemli özelliği öykü diliyle yazılmış, onun sıkı örgü ve yoğun anlatımıyla oluşturulmuş olmasıdır. Bu yanıyla da kendini kolay ele vermeyen, derinlikli ve çok katmanlı bir biçemle var olur. Soyutlama ve imgesel anlatımla belki okurdan biraz çaba ve dikkat ister ama sonuna kadar okumayı göze alabilen okurlarına tüm sırlarını ifşa eder. Roman kahramanlarının büyük çoğunluğu kadınlardır. Kadının varoluş sorunları etrafında yapılan zamanlar üstü yolculuk giderek ontolojik bir arayışa dönüşür. Kadınların tarihsel serüvenine alışılageldik cinsiyetçi yaklaşımlardan farklı bir insanlık dramı olarak bakılırken, varoluşsal sorunlar, kahramanlar ve olaylar aşılarak bütün insanlığı ilgilendiren konulara evrilir. Karakterler simgesel özellikleriyle romanda yer alırken, daha çok bir atmosferi, bir doğruyu ortaya çıkarmak için oluşturulmuş, soyut, sembolik tiplerdir. Ortalıkta bir bilinç olarak dolaşırlar ve temsil güçleri yüksektir. Roman, inanç, taassup, güven, tutamak, dayanak, sonsuzluk, günah, suç kavramları etrafında örülür. Mekândan soyutlanmış bir ortamda kadınların sürüklendikleri karmaşa, ruhlarında oluşan girdap, estetik yaklaşımdan hiç vazgeçilmeden roman bütünlüğü içinde verilir. Necip Tosun
  • Ken Grimwood
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    390,08 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Büşra Zengin
    tık beyninin içine yerleştirilen küçük elektrotların kontrolündeydi... Artık zihninin sessiz bölgeleri uyanıktı ve kendi sesinde ona ait olmayan bir çığlık işitiyordu; yüzyıl öncesinden gelen... kurnaz, duygusal ve cani ruhlu birinin zihninde ve bedeninde yankılanıyordu bu ses. Epilepsi tedavisi gören Elizabeth Austin'in beynine minyatür elektrotlar yerleştirilmiştir. Elizabeth elektrotları kendisine verilen ufak bir cihazla aktif tutarak krizlerini kontrol edebilmektedir. Ve artık bırakmak zorunda kaldığı, özlediği hayata dönerek evliliğindeki sorunları çözmeye ve tekrar işine başlamaya hazır olduğunu hisseder. Buna karşın, ameliyatın bir parçası olarak son derece riskli olduğu halde fazladan elektrot yerleştirilmesine razı olur. Bu elektrotlardan biri uyarıldığında kendisine ait olmayan bir hayatı yaşamaya başladığını, başka bir bedende vücut bulduğunu fark eder. Doktorundan bu gelişmeleri saklayan Elizabeth, şimdiki ve önceki hayatı arasındaki geçişlerde bocalarken, keşfettiği yeni hayatın onu daha mutlu ettiğini hisseder. Ama bu hayatın hazırladığı korkunç oyunun içine çekildiğinden habersizdir.
  • Georges Perec
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    696,78 KB
    Eser Türü: Kitap
    Birinci mucize: Georges Perec, Fransızcanın en çok kullanılan sesli harfi olan "e"yi kullanmadan bir roman yazdı: La disparition. İkinci mucize: Cemal Yardımcı, bu romanı "e" harfini kullanmadan Türkçeleştirdi: Kayboluş. Kayboluş, ilk yayımlandığı 1969 yılından bu yana kısıtlamanın kaçınılmaz olarak yoksullaştırdığı kuru bir anlatı olarak karşılanmadı hiç! Dil oyunları, çağrışımları, konusunu baş kahraman yapan kurgusuyla bir yazınsal başyapıt; doludizgin hayal gücü, insafsız mizah duygusuyla bir solukta okunacak bir roman olarak kabul gördü. İkinci Dünya Savaşı'nı, anasının, babasının kayboluşuna tanık olan bir çocuk olarak yaşayan yazar, hayatına damgasını vuran boşluğu bu olağanüstü romanında bir harfi ortadan kaldırarak yansıtır. Ama daima yaptığı gibi, hüznünü coşkulu bir mizahla sarıp sarmalayarak, acı olanı gülünç, anlamsız olanı kurgusal kılarak, sıkıntılarından oyunlar çıkararak açığa vurur bu boşluğu. Bu paradoksal yaklaşım baştan sona romana sinmiştir. Bir açıdan has yazından yana olanların tad alacağı bir yazınsal oyundur bu yapıt, bir başka açıdan hoş bir fantastik komplo öyküsüdür. Bir bakıma bir tür "roman-karşıtı" romandır. Kayboluş, orijinal çılgınlığa layık, aslına aşağı yukarı sözcük sözcük sadık bir uyarlamayla bu topraklarda, Ayrıntı Yayınları'nda. "Bu kitapta canalıcı ortak noktaya sahip sayısız sözcük kullanılamamıştır: Kayboluş'da, 'altıncı harfin' romana hiç sızmayacağı bir yapı kurmuştur yazar. Büyük paradoks: Çok sık karşılaşılan bir harfin asla okur karşısına çıkmayacağı bir roman yazmaya soyunan yazarın adında dört posta o harfin bulunması. Daha büyük paradoks: İnanılması güç bir ön kuraldan yola çıkmış olmasına karşın, romancının son yarım yüzyılın başyapıtlarından birini yaratması. Kayboluş, harfin sayıyla çarpıştığı, sıfırla sonsuzun birbirini hırpaladığı bir yazı okulunun, Oulipo'nun doruk noktalarından biri. Kayboluş lirik, akıl dolu, hinoğluhin bir roman." Enis Batur
  • Ken Grimwood
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    876,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Artık beyninin içine yerleştirilen küçük elektrotların kontrolündeydi... Artık zihninin sessiz bölgeleri uyanıktı ve kendi sesinde ona ait olmayan bir çığlık işitiyordu; yüzyıl öncesinden gelen... kurnaz, duygusal ve cani ruhlu birinin zihninde ve bedeninde yankılanıyordu bu ses. Epilepsi tedavisi gören Elizabeth Austin'in beynine minyatür elektrotlar yerleştirilmiştir. Elizabeth elektrotları kendisine verilen ufak bir cihazla aktif tutarak krizlerini kontrol edebilmektedir. Ve artık bırakmak zorunda kaldığı, özlediği hayata dönerek evliliğindeki sorunları çözmeye ve tekrar işine başlamaya hazır olduğunu hisseder. Buna karşın, ameliyatın bir parçası olarak son derece riskli olduğu halde fazladan elektrot yerleştirilmesine razı olur. Bu elektrotlardan biri uyarıldığında kendisine ait olmayan bir hayatı yaşamaya başladığını, başka bir bedende vücut bulduğunu fark eder. Doktorundan bu gelişmeleri saklayan Elizabeth, şimdiki ve önceki hayatı arasındaki geçişlerde bocalarken, keşfettiği yeni hayatın onu daha mutlu ettiğini hisseder. Ama bu hayatın hazırladığı korkunç oyunun içine çekildiğinden habersizdir.
  • Georges Perec
    insan sesi mp3 - Türkçe
    28 Ayrım
    446,82 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayla Kileci
    Birinci mucize: Georges Perec, Fransızca’nın en çok kullanılan sesli harfi olan “e”yi kullanmadan bir roman yazdı: La disparition. İkinci mucize: Cemal Yardımcı, bu romanı “e” harfini kullanmadan Türkçeleştirdi: Kayboluş. Kayboluş, ilk yayımlandığı 1969 yılından bu yana kısıtlamanın kaçınılmaz olarak yoksullaştırdığı kuru bir anlatı olarak karşılanmadı hiç! Dil oyunları, çağrışımları, konusunu başkahraman yapan kurgusuyla bir yazınsal başyapıt; doludizgin hayal gücü, insafsız mizah duygusuyla bir solukta okunacak bir roman olarak kabul gördü. İkinci Dünya Savaşı’nı, anasının, babasının kayboluşuna tanık olan bir çocuk olarak yaşayan yazar, hayatına damgasını vuran boşluğu bu olağanüstü romanında bir harfi ortadan kaldırarak yansıtır. Ama daima yaptığı gibi, hüznünü coşkulu bir mizahla sarıp sarmalayarak, acı olanı gülünç, anlamsız olanı kurgusal kılarak, sıkıntılarından oyunlar çıkararak açığa vurur bu boşluğu. Bu paradoksal yaklaşım baştan sona romana sinmiştir. Bir açıdan has yazından yana olanların tat alacağı bir yazınsal oyundur bu yapıt, bir başka açıdan hoş bir fantastik komplo öyküsüdür. Bir bakıma bir tür “roman-karşıtı” romandır. Kayboluş, orijinal çılgınlığa layık, aslına aşağı yukarı sözcük sözcük sadık bir uyarlamayla bu topraklarda, Ayrıntı Yayınları’nda. “Bu kitapta can alıcı ortak noktaya sahip sayısız sözcük kullanılamamıştır: Kayboluş’ta, ‘altıncı harfin’ romana hiç sızmayacağı bir yapı kurmuştur yazar. Büyük paradoks: Çok sık karşılaşılan bir harfin asla okur karşısına çıkmayacağı bir roman yazmaya soyunan yazarın adında dört posta o harfin bulunması. Daha büyük paradoks: İnanılması güç bir ön kuraldan yola çıkmış olmasına karşın, romancının son yarım yüzyılın başyapıtlarından birini yaratması. Kayboluş, harfin sayıyla çarpıştığı, sıfırla sonsuzun birbirini hırpaladığı bir yazı okulunun, Oulipo’nun doruk noktalarından biri. Kayboluş lirik, akıl dolu, hinoğluhin bir roman.” - Enis Batur
  • Sude KAYA
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    215,08 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Birgül Samur Zirek
    Sevgi bir insanı göklere çıkartıp uyuşturduğu gibi yokluğunda da insanı derbeder eder, çadırı yağmurda delinmiş bir göçebeden farksız kılar insanı. Oysa en masum duygulardan biri değil midir? Bir annenin çocuğuna duyduğu saf duygudan tutup bir erkeğin veya kadının bir diğer cinse duyduğu şehvetin kaynağı olarak gösterilebilecek sevgi masumluğunu ne aşamada kaybetmişti? Gözlerinde gördüğüm kişinin gerçekliğini sorguluyorum şimdi, Senin yarattığın bu kişi daha gerçek geliyor bana, Soğuk şehirlerimde yalnız kalmış yabancı, Ne güzel yağmışım şehirlerime, nasıl sahiplenmişsin.
  • Serap Üstün
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    72,32 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Figen Barsbay
    Sürülmüş umutlar, yaşamak için direnenler, nefessiz kalanlar, bir türkü eşliğinde hayatı kabullenenler… Serap Üstün bu ilk kitabında okurlarına öykünün sadeliğini, sahiciliğini ve vuruculuğunu yeniden anımsatıyor. Bir cümle bile çıksa sanki yapboz dağılıyor. Kayda Değmez, okuma zevkini derinden yaşayacağınız incelikli hikâyeler sunuyor.
  • Ulrike Edschmid
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    538,06 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bize hiç de yabancı olmayan bir kuşağın hikâyesi Philip S.’nin Kayboluşu’nda anlatılan. İnançları uğruna ölümü bile göze alan, yaşadığı topluma karşı kendini sorumlu hisseden ve daha iyi bir dünyanın mümkün olduğuna inanan insanların var olduğunu yer yer masalsı bir dille anlatıyor Ulrike Edschmid. Deniz’lerin, Mahir’lerin, Ulaş’ların sesleri bu sefer Almanya’da yankılanıyor. “Neden” sorusunu bir türlü dile getiremedim; bir duvar gibi ikimizin arasında bulunan tüm bu kahramanca eylemlerden dolayı, ikimizi ilgilendiren bir “neden” sorusunu bir türlü soramadım.
  • Dr.Helen Kennerley
    insan sesi mp3 - Türkçe
    72 Ayrım
    856,70 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Şirin Hülya Sarıhan
    Kaygı veya anksiyete günlük yaşamın akışı içinde hepimizin bildiği ve yaşadığı bir ruh halidir. Çocuğun okuldan geç gelmesinden başlayarak çok çeşitli olaylar karşısında kaygılanmak, meraklanmak doğaldır. Aşırı ve sürekli olmadığı sürece gayet olağan karşılanacak bu ruh hali gerektiğinde uyarıcı veya teşvik edici de olur; tehlikelerin engellenmesinde veya sorunların çözümünde yardımcı roller de üstlenir. Ancak kaygı bu olağan sınırların ötesine taşıp günlük yaşamın merkezine yerleştiğinde yaşamı berbat eder. Hemen her türlü olaydan kaygılanacak bir şey üreten kişiler elbette bir süre sonra çeşitli sağlık sorunlarıyla uğraşmaya başlar; sürekli gerilim sonucunda baş ve kas ağrılarıyla başlayan sorunlar daha ciddi boyutlara ulaşırken, çabuk sinirlenme ve yorulma, uykusuzluk, odaklanma güçlüğü, mide ve sindirim bozuklukları, titreme, kalp çarpıntısı, nefes darlığı gibi birçok hastalık kapıya dayanır. Bir hastalık durumuna gelen kaygı bozukluğunun tedavi edilmesi şarttır. Ancak genellikle bu gerçek fark edilmez veya kabullenilmez ve böylece insanlar üstesinden gelebilecekleri dertleri ömür boyu çekmeye mahkum olurlar. Oysa kaygı bozukluğunun teşhisi ve tedavisi mümkündür. Dr. Helen Kennerley sorunun ne olduğunu açıkladıktan sonra Bilişsel Davranış Teknikleri'nin uygulandığı basit pratikler ve egzersizler yardımıyla nasıl üstesinden gelineceğini de anlatıyor. Bir uzmana veya psikologa gitmenin en az düşünüldüğü bu sağlık sorununa kişilerin kendi kendilerine çözüm bulmaları konusunda son derece yararlı olacak bu kitap konuyla ilgili sağlık çalışanları için de güvenilir bir kaynaktır.

Sayfalar