Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2323 sonuçtan 2001 - 2010 arası görüntüleniyor.
  • Ayşe Erbulak
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    458,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Binnur OLGUNER
    “Hayatta istediği her şeye sahipken, tüm bunları geride bırakmak çok acıydı; ama şimdi kazandığı ve gidip alması gereken büyük bir para vardı. Çok yakında nefis bir kumsalda, billur gibi denizin kenarında, güneşin batışını seyrediyor olacaktı. Cayman Adalarından Bahamalar’a geçerdi, sonra Jamaika, ardından ver elini Küba…” Büyük bir tekstil firmasının sahipleri Mehmet ve Oktay, Bodrum açıklarında deniz kazası geçirmiş; bu kazadan ilk kurtulan Oktay olmuş, Mehmet ise artık hayatından ümit kesilen son anlarda balıkçılar tarafından bulunmuştu. Kazadan sonra yattıkları hastanede, iki arkadaş hiç bir araya gelmemiş, hatta tekneyi de alelacele temizletip İstanbul’a dönmüşlerdi. Ancak bu olaydan tam bir yıl sonra Medcezir Dedektiflik Bürosu’na gelen bir telefon, işlerin seyrini değiştirecek gibiydi: Telefondaki ses, “kaza”nın aslında vahşi bir planın ilk adımı olduğunu iddia ediyordu. Büronun dedektifleri olan Meral’in hackerlığı ve Zeynep’in çılgın cesareti, bu sırrı aydınlatmaya yetecek miydi?
  • Rasim Özdenören
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    219 MB
    Eser Türü: Kitap
    Çağdaş Türk hikayeciliğine yepyeni bir çehre ve yerli bir boyut getiren Rasim Özdenören, Çok Sesli Bir Ölüm'de, bireyin bilinçaltı derinliğine inerek ruhsal çözümlemelerde bulunurken, susturulmuş ve bastırılmış duyguların, dış dünyanın gerçekliği ile çakm
  • Ayşe Sarısayın
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    295 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Süreyya Korsel
    Türk şiirinin doruklarından Behçet Necatigil şiirlerinde evleri, en çok evleri yazdı. "Neden?" diye soranlara "Ev, yani aile, hayatımızdır. Bizi bir biçime, bir kalıba sokan ev ve ailedir," diyordu. "Merkezkaç bir kuvvet bizi uzaklara atsa bile, ince lastiğe takılı yoyo gibi, dar çevremizin yönetimine bağlıyız. Evler, eşler, çocuklar, yakın akrabalar. Çok şey evlerde olur. İnsanı saran her hacim, her mekan, her barınak bir evdir. Evsizler ev peşindedir, evliler evi ayakta tutabilme çabasında."
  • Adalet Ağaoğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    179,88 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Abdullah Aydın
  • Gamze Tekeş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    3,31 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Erdem Günsal
    Çocuğun doğadaki nesneleri renkleriyle, şekilleriyle, sayılarıyla ve öteki özellikleriyle tanıması okul öncesi dönemde başlar. En sağlıklı öğrenme, günlük yaşamın doğallığı içinde gerçekleşendir.
  • Cahit Irgat
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    305,81 KB
    Eser Türü: Kitap
    Unutulmaz bir şairin ve tiyatro adamının hayatı... Tiyatro ile şiiri, hayatının anlamı kılan Cahit Irgat, 1930'lardan 1960'lara uzanan sanat yaşamında tanıdığı sanhe, sanat, edebiyat ve meyhane dostlarını, 1968'de Akşam gazetesinden bir yazı dizisiyle anlatmıştı: "Çok Yaşasın Ölüler". Cahit Irgat, hep eşitlikçi ve barıştan yana bir dünya özlemiyle sahneye çıktı, şiirler yazdı. 1940 karanlığında kalemiyle acı acı konuşmaktan çekinmedi. Devlet Konservatuvarı'ndan İstanbul Şehir Tiyatroları'na, Küçük Sahne'den Dormen Tiyatrosu'na uzanan sahne yaşamından insanlar ve çağdaş Türk edebiyatının en seçkin ve en önemli kişilikleriyle geçirdiği yıllar... Hayatın acılarına, tiyatro ile şiirin derin ve sonsuz gücüyle dayanan Irgat, bir bakıma bu sahne ve edebiyat adamları üzerinden kendi hayatını da anlatıyor. Çok Yaşasın Ölüler ilk kez kitap olarak yayımlanıyor. Bu karnavalda kimler yok ki: Neyzen Tevfik, Orhan Veli, Hâzım Körmükçü, Sabahattin Ali, Sait Faik, Reşat Nuri Güntekin, Mahmut Yesari, Nurullah Ataç, Raşit Rıza, Vâlâ Nurettin, Ercüment Ekrem Talu, Peyami Safa, Halide Edip Adıvar, Naşit Özcan, Suavi Tedü, Ferdi Tayfur, Orhan Boran, Cahit Sıtkı Tarancı, Asaf Halet Çelebi, Ahmet Kutsi Tecer, Rüştü Onur, Muzaffer Tayyip, Hasan-Âli Yücel ve daha pek çok kişi...
  • Will Kymlicka
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,75 MB
    Eser Türü: Kitap
    Birkaç istisna dışında, yeryüzünde artık çokuluslu, çoketnikli, çokkültürlü, çokdilli olmayan ülke bulmak zordur. Bu çokluklar tekliğe evrilmek şöyle dursun, artan küreselleşme, yeniden yapılanma ve göçlerle birlikte daha bir iç içe geçerek örgütlü toplumların karşısına yeni taleplerle dikiliyorlar. Azınlık grupların bu talepleri yalnızca gelişmiş ülkeleri değil, gelişmekte olanları da “sancılı” bir yeniden yapılanma sürecine zorluyor. Tarih boyunca hareketli bir nüfusa sahip olan Türkiye de bu sorunlarla iç içe yaşıyor. Bütün bu “sancılı” durumları deşerek sorunu evrensel ölçütler çerçevesinde “anlaşılır” hale getiren Will Kymlicka’nın Çokkültürlü Yurttaşlık kitabını okurlarımıza sunuyoruz. Çokkültürlülüğün en önemli metinlerinden olan ve gücünü teori ve pratiğin sentezini etkili bir biçimde yapmasından alan kitap esas olarak liberalizmin ulusal, etnik, kültürel, dinsel, cinsel farklılıkları nasıl anladığı, çözdüğü (ya da çözemediği) ve ne tür öneriler yaptığını ele alıyor. Will Kymlicka bu kitapta önce çokuluslu devletlerle çoketnikli ve çokkültürlü devletleri birbirinden ayırarak, birinciler için “özyönetim hakları”, ikinciler için ise grup farkına dayalı haklar ve “özel temsil hakları” tanınmasının neden gerekli olduğunu açıklıyor. Ama, ona göre, bu haklar azınlık gruplarını çoğunluğu oluşturan toplumun karar ve eylemlerinden korurken, grup içi kişi ya da zümrelerin ellerine iç kısıtlamalar koymaları için kullanabilecekleri bir silah vermemelidir. Liberal görüş, “azınlık için de özgürlük ve azınlık ile çoğunluk arasında eşitlik”ten yanadır. Azınlıkların özgürlük istekleri ayrılık değil, çoğunlukla kimliklerini koruyarak yan yana durma talebidir. Özgürlük ve eşitlik ortak yurttaşlık duygularını zayıflatmaz, tam tersine pekiştirir. Will Kymlicka şöylesi sorulara cevaplar arıyor: Kanada’da Quebecliler, Amerika’da Kızılderililer, Almanya’da Türkler ve Türkiye’de Kürtler hangi mekanizmalar yardımıyla çoğunlukla barış içinde bir arada yaşayacaklardır? Dinsel hoşgörüye dayanan Osmanlı “millet sistemi” günümüz toplumları için model olabilir mi? Özel hayatlarında özerk ve özgür olmayan kişiler, kamusal hayatlarında ne ölçüde özgür davranabilirler? Bir grup kimseyi sömürmüyor ve ezmiyor, ancak cemaatini bizim (ya da çoğunluğun) kabul etmediğimiz kurallara göre yönetmek istiyorsa ne yapılmalıdır? Kafamızı kuma gömüp çokkültürlülüğün sorunlarını görmezden gelmek ve “konuşmayı ertelemek” artık imkânsızlaşmıştır. Sadece ulusal azınlıklar değil; her tür dinsel, dilsel, kültürel, cinsel, etnik grup varlığını koruma, sürdürme ve geliştirme imkânını aramaktadır ve bu durum “özgürlük söylemi” açısından doğaldır.
  • Beyhan Zabun
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    156,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Zeka soyut bir kavramdır.Bu nedenle de hep merak edilen, çerçeveleri çizilmeye çalışılan, sorgulanan bir canlı özelliği haline gelmiştir. Terimin ortaya çıkışı Aristoteles’e kadar uzanmaktadır. Günümüze dek araştırmacılar insan zihninin yapısını davranışlarına bakarak anlamaya çalışmışlar ve çeşitli fikirler ortaya atmışlardır. Zekayı ilk kez Galton ölçmeye çalışmıştır. Sperman 1927’de zekayı iki faktör kuramı ile tanımlamaya çalışmıştır. Buna göre zeka, her türlü zihin etkinliğinde rol oynayan veya ihtiyaç duyulan zihinsel enerji olan genel faktörden ve belli bir zihin etkinliğinde rol oynayan veya ihtiyaç duyulan zihin gücü olan özel faktörden oluşmaktadır.
  • Umut İpek
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    195,85 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Oktay Sinanoğlu, Yalçın Küçük, Banu Avar, Erol Bilbilik
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    427 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Burhan Tunca
    Çökmedende, Türkiye Cumhuriyeti'ne içeriden ve dışarıdan yöneltilen tehditler ve Cumhuriyet'i savunmak için yapılması gerekenler, dört aydınımızın gözünden aktarılıyor. Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu ile ciğerlerini biliyorum dediği Batılıları, onların sömürgeci bir anlayışla dünyaya nasıl hükmetmeye çalıştıklarını ve Türkçemizden başlayarak, Türkiye Cumhuriyeti'ne yönelen saldırıları göreceksiniz. Erol Bilbilik ile Dünyayı Yöneten Gizli Örgütlerin gerçek yüzünü, büyük sermayenin Türkiye'de piyon olarak kimleri kullandığını tüm açıklığıyla fark edeceksiniz. Banu Avar ile Orta Avrupa'dan Kafkaslara uzanan, mevcut rejimleri demokrasi kisvesi altında değiştiren renkli devrim rüzgârının ve bunların örgütlenişinin hikayesine tanıklık edeceksiniz. Prof. Dr. Yalçın Küçük ile de Türkiye'yi çökertmeye çalışanları keşfedecek, Sabetayizm gerçeğini görecek ve Cumhuriyet'e nasıl sahip çıkılacağını öğreneceksiniz Bu kitabı okuduğunuzda, aydınlarımızın yüreğinden gelen samimi çığlığı siz de duyacak ve hakikati bulmaya yaklaşacaksınız. Çökmeden Mutlaka okuyacaksınız

Sayfalar