Eserlere Göre Listeleme

Toplam 2808 sonuçtan 2101 - 2110 arası görüntüleniyor.
  • Mehmet Zeki İşcan
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    6,96 MB
    Eser Türü: Kitap
    sahih ve komplekslerden en uzak bulunduğu, mezheplerin ortaya çıkmadığı, dolayısıyla birliğin bozulmadığı, diğer milletlerin kültürlerinin İslama girmediği, bunun da ötesinde dinin asıllannı anlamada bir idrak ve düşünce birliğinin olduğu “ideal bir devir” farz etme, günümüz Müslüman bilincinin zaaflarından, yanılgılarından en önemlisidir. Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Zeki İşcan, İslam’ın "pişmiş ve kotarılmış” bir sistem, alelade bir formüller serisi, bir kimlik bildirim formu olarak ruhsuz bir makine haline getirilişine etki eden dinsel söylemlerden birinin tarihsel kökenlerini araştırıyor ve “radikal İslam” olarak bilinen anlayışların hangi zeminlerden kaynaklandığını aydınlatıyor.
  • Edip Yüksel
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    282,81 KB
    Eser Türü: Kitap
    Muhammed peygamberin ölümünden sonra çok sayıda olumsuz gelişme oldu. Ruhbanlar, İslam’ı yalnızca Allah'a özgülemek yerine, onu 'kutsal' ortakların bir ürünü haline dönüştürdüler: ·Allah + ·Muhammed + ·Muhammed Peygamber’in arkadaşları + ·Muhammed Peygamber’in arkadaşlarının arkadaşları + ·Mezhep kurucuları + ·Mezheplerin sonraki önderleri + ·Belli bir mezhebin ilk uleması + ·Belli bir mezhebin son uleması; vb, vb. Ortaçağa ait Arap / Hıristiyan / Yahudi kültürlerinin bileşkesinden oluşan bu anlayış, son peygamberin ilettiği din güya bu imiş gibi, insanlara Allah'ın kuşkudan arınmış dini diye sunuldu. Oysa gerçekte Allah'ın insanlara seslenme aracı olarak Muhammed Peygamber’e indirdiği son ve geçerli tek ileti Kuran idi; orada şöyle deniyordu: "Onu sana Biz okuyacağız. Bizim okumamızı izle. Sonra onu açıklamak ta Bizim işimiz." (75:18-19) Bu kitap; hayatını, Kuran’dan yola çıkarak yeni bir din anlayışının ortaya çıkmasına adayan bir tektanrıcının Müslüman halklara manifestosudur.
  • İhsan Süreyya Sırma
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    814,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Takdim ettiğimiz bu araştırmada sadece İslam Tarihinde Hulefay-i Raşidin diye adlandırılan Hz. Ebu Bekir, Hz. Osman, Hz. Ali ve Hz. Hasan dönemleri ele alınmıştır. "İslami Tebliğin Örnek Halifeler Dönemi" adı altında sunduğumuz bu çalışmada mümkün olduğunca hadiselerin teferruatına girmeden, bu örnek halifelerin mücadeleleri, davaları için verdikleri uğraş ve bu arada meydana gelen hadiselerin siyasi tahlili yapılmaya çalışılmıştır.
  • Mehmed Said Hatiboğlu
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    16,63 M
    Eser Türü: Kitap
    İslam’ın ilk devirlerinde, sağlam bir tenkid zihniyeti vardı ve bu zihniyet cemiyete derinlemesine işlemişti. Bu zihniyetin baltalandığı zaman ve mekânlarda İslam milletlerinin de dâima seviye kaybettikleri görülmüştür. Bunun ilmî sâhadaki tezahürleri ise daha barizdir. İslam devletlerinin son asırlardaki çöküntülerinin başta gelen sebebi olarak, fikrî sâhadaki durumlarının bir sükût içinde bulunuşunu ileri sürmek, bos bir iddia olmaz. Kendi memleketimizin de umumiyetle bu hâl içinde bulunuşu, bizler için çok acı bir gerçektir. Bu eser, hadis tenkidi özelinde İslami tenkid zihniyetinin nasıl doğduğunu detaylı örneklerle ele alıp incelemektedir
  • Aliya İzzetbegoviç
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    4,46 MB
    Eser Türü: Kitap
    İslama göre insani ve bu sebeple de İslami olan her şey son radde iman etmek ve iyi amel işlemekten oluşmaktadır. Bana biri İslam Nedir? diye sorduğu ve özellikle de bunu çocuğum yaptığı zaman cevabım şu olacaktır: İman etmek ve iyi amel ilemektir. Ondan sonra da namaz, oruç, zekat ve hac hakkında konuşurum ve sonunda da şunu vurgularım, bunlar ibadetlerdir. Eğer senin ruhun Allaha olan imanla ve davranışların iyilik etmekle doluysa onlar İslama aittir. Yok eğer bunlar yoksa bu ibadetler diğer bütün boş inançlar gibi anlamsızdırlar. İslamın ilerlemesini sakin ve teslimiyetçi kimseler değil, cesur ve isyankar ruklu kimseler gerçekleştirecektir.
  • Esad Coşan
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    9,87 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bizim metodumuz, tasavvuf yolunun metodu sabır ve sevgi metodudur. Meşakkati vardır, sıkıntısı vardır bu yolun. Sabredeceğiz ve hizmetlerimizi severek yapacağız. Bizim büyükerimiz birçok ülkeleri sevgiyle fethetmiştir. Bizim metodumuz Yunus'un, Eşrefoğlu Rûmi'nin, İbrahim Hakkı hazretlerinin metodudur. Şeyh Yusuf Hemedani hazretleri doksan bin mecusiyi severek, dostlukla, ziyaretle müslüman etmiş. Savaş son çaredir. Ondan önce yapılacak çok işler vardır. Bizim metodumuz sevgidir. Sevmeyi, sevgi ile hareket etmeyi öğreneceksiniz. Sevgi birçok yaraları tedavi eder; birçok müşkülleri halleder; sevgiyle papaz müslüman olur; herkesin gönlünü kazanırsın. Balkanlar, Orta Asya, Afrika ve Endonezya'nın fütuhatı sevgiyle, dervişlerle olmuştur. Silahlojolınamıştır. İnsanları birleştiren, toplayan güzel huydur, tatlı dildir, i temiz kalptir,ahlâk-ı hamidedir, cömertliktir. İnsanları darmadağın eden haşinliktir, sertliktir, kavgadır, tersliktir. SEHA
  • Erol Güngör
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    671,51 KB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Merve Karakol
    Yazıldığı dönemde seviyeli bir entelektüel tartışmaya zemin hazırlamıştır. İslam Davasının siyasi bir dava olduğuna inanmayan yazarın, geçtiğimiz yüzyılın ikinci yarısında vücuda gelen "uyanış" ve bu uyanışın Türkiye'ye akseden çeşitli tezahürlerini ele aldığı kitabıdır. 19. yüzyılda İslam'ın ortaya koyduğu medeniyetin mağlup olduğuna, fakat temel problemin, modern hayata uygun bir hukuk sisteminin yeniden üretilememesinde yattığına dikkat çeker. İçtihat kapısının kapalı olduğu yönündeki görüşleri eleştirir. İslam'ın, kendi içinde tutarlı ve dengeli bir değerler sistemi sunduğunu, çağımızın İslam prensiplerine çok geniş bir uygulama sahası verebileceğini öne sürer. Sözü geçen uyanışın hangi hal ve şartlarda köklü ve kalıcı neticeler doğurabileceğini anlamak için mutlaka okunması gereken bir eser...
  • Erol Güngör
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    266,14 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tuğba Doğan
    Yazıldığı dönemde seviyeli bir entelektüel tartışmaya zemin hazırlamıştır. İslam Davasının siyasi bir dava olduğuna inanmayan yazarın, geçtiğimiz yüzyılın ikinci yarısında vücuda gelen "uyanış" ve bu uyanışın Türkiye'ye akseden çeşitli tezahürlerini ele aldığı kitabıdır. 19. yüzyılda İslam'ın ortaya koyduğu medeniyetin mağlup olduğuna, fakat temel problemin, modern hayata uygun bir hukuk sisteminin yeniden üretilememesinde yattığına dikkat çeker. İçtihat kapısının kapalı olduğu yönündeki görüşleri eleştirir. İslam'ın, kendi içinde tutarlı ve dengeli bir değerler sistemi sunduğunu, çağımızın İslam prensiplerine çok geniş bir uygulama sahası verebileceğini öne sürer. Sözü geçen uyanışın hangi hal ve şartlarda köklü ve kalıcı neticeler doğurabileceğini anlamak için mutlaka okunması gereken bir eser...
  • Sezai Karakoç
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    168,98 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Esra Nur ÇELİK
    Bu kitap, Nisan 1966'dan Mart 1967'ye kadar, Diriliş dergisinde Diriliş imzasıyla yayınlanan başyazılardan oluşmuştur.
  • Ali Murat Daryal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    57 Ayrım
    821,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: HAMZA UĞURLU
    “İslâm tarihçileri, İslâm’ın vahye dayalı tarihini lâyık olduğu gibi anlamamışlar ve tabii anlatamamışlardır. Hz. Peygamber’in vahiy öncesi hayatı ile ilgili ve daha sonra Mekke devrinde vukû bulan Hadiselerle ilgili gerekli yorum ve değerlendirmeleri yapamamışlardır. Bazılarını her nedense, belki fark edemedikleri için, bahse konu etmemişlerdir… Hz. Peygamberin “dilde” ve diğer konulardaki önderliği gibi… Bazılarının da üzerinde durulup düşünülmesini, niçindir bilinmez, zait görmüşlerdir… Harplerde olduğu gibi… Hicret ile başlayan Medine devrinde tutumları yine aynı kalmıştır. Nitekim Medine’de “Devlet kurma” çalışmalarına beklenen ilgiyi göstermemişler, en azından öne çıkarmamışlardır. Mesele bu kadarla kalmamış, taşıdığı değer itibariyle Medine devrini temsil eden “harpler”i, yendi-yenildi diye anlatmışlardır. Halbuki yenmek veya yenilmek ne zamandan beri mucize sayılıyordu ki… Daha sonra, müşrikler şu kadar zayiat verdiler, Müslümanlar bu kadar şehit verdiler demek suretiyle harpleri sanki değerlendirdiklerini sanmışlardır… Milattan dört yüz seksen yıl önce Grekler ile Persler “Salamis” de harp etmişlerdir. Bu harplerde Grekler gâlib gelmişler, Persler mağlup olmuşlardır. Şimdi putperest Grekler gâlib gelirlerken mucize mi göstermiş oluyorlardı… Yoksa ateşperest Persler mağlup olurlarken mucize mi göstermiş oluyorlardı… Öyleyse Bedir gâlibiyetini, Greklerin gâlibiyetinden ayıran ve onu mucize yapan neydi… Uhud’da Müslümanlar mağlup olmuşlardı, Müslümanların bu mağlubiyetini Perslerin mağlubiyetlerinden farklı kılan ve onu mucize yapan, neydi… Keza İran’da hendek kazma şeklinde uygulanan savunma tarzını tekrar etmekle, Hendek harbi ile ilgili, bir mucizemi tecelli etmiş olacaktı… Öyleyse “Hendek direnişi”ni mucize yapan ve onu müstesna kılan neydi… Bütün bunlar önce vahiy ve daha sonra Hz. Peygamberin önderliği ile ancak anlaşılacaktı. Fakat Hz. Peygamberin önderliği ile ilgili bu günlere kadar bu veya benzeri başlıklar altında bir çalışma yapılmamıştır. İslâm âlimleri kitaplarını yazarlarken konuları ile ilgili olarak Hz. Peygamberin söylediklerinden ve uygulamalarından nakiller yapmışlardır. Fakat bunlar geniş bir çerçeve teşkil etmeyip bütün içinde cüzî kalmışlardır. Daha önemlisi bu nakiller “Hz. Peygamberin Önderliği” başlığı altında Müslümanların dikkatlerine sunulmamıştır. Bunun kadar önemli bir diğer husus Hz. Peygamberin önderliğine atfen “önder olma”nın lüzum ve değeri Müslümanların zihinlerine verilmemiştir.

Sayfalar