Eserlere Göre Listeleme

Toplam 7507 sonuçtan 2101 - 2110 arası görüntüleniyor.
  • Ayhan Aydın
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    787,08 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Prof. Dr. Orhan Türkdoğan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    35 Ayrım
    661 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sebahat Varol İnsel
    Bu kitap, Türkiye genelinde 17 il ve 45 beldede Sosyoloji ve Antropoloji’nin en yeni yöntemlerine göre hazırlanmış bir saha araştırmasıdır. Bir yanda Alevi-Bektaşi insanın konuya bakış açısı, öte yanda araştırmacının yaklaşımı tesbit edilmek suretiyle bu inanç sistemi derinliğine yorumlanmıştır. Ayrıca çeşitli üniversitelerden 315 öğrencinin Alevi-Sünni farklılaşmasına bakış açılarının da yer aldığı kitap, herkesin başvurabileceği bir kaynak özelliği taşıyor.. -
  • Abdulbaki Gölpınarlı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    293 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Engin Ercan
    XIII. yüzyıl, Anadolu'da, Türk diliyle meydana gelen edebiyatın bir dönüm, bir ayrım devirler. Bu devirde yetişen ve devirler aşan büyük şair Yunus Emre, bir yandan İran edebiyatından aldığımız kelimelerle örülmüş, aruzla meydana gelmiş şiirlerle, çağdaşı Sultan Veled gibi divan edebiyatını hazırlarken öbür yandan heceyle ve yabancı kelimelerden kaçınarak oldukça katıksız bir Türkçeyle yazdığı şiirlerle halk edebiyatına tükenmez bir ilham kaynağı sunuyordu.
  • Ayhan Aydın
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    3,95 MB
    Eser Türü: Kitap
    Anadolu ve Rumeli; ozanlar, şairler, erenler, evliyalar, dedeler, babalar yurdu. Yüzlerce ismi bilinen/bilinmeyen ozan; bu toprakların, dağlar, ormanlar kadar yerli sahibi en büyük kültür hazineleri olmuş kişileri. Düşünceleri uğruna derileri yüzülmüş, asılmış, ilden ile sürülmüş, taşlanmışlar. Ama yüreklerindeki sevgi ateşi hep yanmış, yanıyor. Bu bir güneş, sımsıcak bir ateş bu. Sadece bunlar değil elbette ozanın duygu, düşünce dünyası; topluma karşı sorumlu olan ozan, halkının dertlerini de benzersiz yalınlıkta duyurmak isteyerek haykırır tüm dünyaya.
  • Hüseyin Karababa
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    14,49 MB
    Eser Türü: Kitap
    2 Temmuz 1993, Sivas Madımak otelinde sevgili kız kardeşim Gülsün’ü ve otuz iki yol arkadaşını önce taşladılar, sonra ateşe vererek yaktılar. Canlarımız Sivas Valiliği’nin ve Kültür Bakanlığı’nın düzenlemiş olduğu, Pir Sultan Anma Etkinliğine katılacak müzik, tiyatro, semah gösterileri yapmak üzere Sivas Valiliği ve Kültür Bakanlığının davetlisi olarak Sivas’a götürüldüler. (Devlet eliyle ölüme gittiklerini bilmeden, bilemeden.) Kültür Bakanlığı 54 sanatçıya Madımak otelinden yer ayırttırıp giderini Bakanlık bütçesinden karşıladı. (Madımak otelinin sahibi Murtaza Öğütçü’nün Cumhuriyet Savcısı’na verdiği ifade: «Madımak otelinin sahibi olduğunu, olaydan 4-5 gün önce Turizm Müdürünün kendisine gelerek elli kişilik yer ayırttığını, giderinin bakanlıkça karşılandığını» ifadesinde belirtmiştir. Kurbanlar kırım/katliam noktasına önceden tasarlandığı gibi taşınmış oldular. Etkinlik açılış konuşmasını Sivas Valisi Ahmet Karabilgin yaparak, katliam programını başlattı. Dönemin Kültür Bakanı Fikri Sağlar o gün orada olacağını bildirmesine rağmen ve anma programında olmasına rağmen her nedense gelmedi. (Halen, bu konu herhangi bir açıklaması olmadı.) Valilik ve Kültür Bakanlığının garantörlüğünde canlarımız gönül rahatlığı içerisinde katledilecekleri yere gitmiş olurlar. Otelin önüne etkinlikten üç gün önce Sivas Belediye Başkanı Temel Karamollaoğlu tarafından “kaldırım yenileme” gerekçesi ile kamyonlarla kaldırım taşları konuldu. Yine Belediye Başkanı Karamollaoğlu 2 Temmuz gününe “hicret koşusu” adı altında Sivas’tan ve çevre illerden militan haydutları yurtlara yerleştirerek katliam hazırlıklarını tamamlamış oldu. Tugay Komutanı Tuğgeneral Ahmet Yücetürk “6 bin askeri olan” askerlerini bu kritik günde Erzincan ve Divriği dağlarına operasyona gönderdi. Sivas Emniyet Müdürü Doğukan Önen polislerini bu askeri operasyona gönderdi. Sivas’ta güvenlik kuvvetleri önceden boşaltıldı. Diğer yandan özel harp dairesinin paramiliter kontra çeteleri bir ay önceden Alevileri hedef gösteren bildiriler dağıttılar. Bu bildirileri Sivas Emniyet Müdürlüğü’nün faksından basına ve kamuoyuna ilettiler. Bildirilerde “Müslüman Kamuoyuna” başlığıyla “dinsizler, kâfirler şehrimizde salyangoz satmaya geliyorlar. Allah’a inanan Müslümanlar gün ayağa kalkma ve bu kâfirlere gereken dersi verme günüdür.” gibi cümleler kurarak, azgın, gerici, şeriatçı örgütleri, grupları, tarikatları ve faşistleri katliama hazırladılar. Günlerden Cuma’dır. Bu Propagandaları camilerde yaptılar. Cuma namazından çıkan azgın topluluğu Madımak oteline yönlendirdiler. Otel önce taşlandı, “Karamollaoğlu’nun döktürdüğü taşlarla”… Sonra ateşe verdiler. “Mantık, şeytanlar önce taşlanacak, sonra yakılacak.” Otuz üç canımızı yaktılar. Sekiz saat gibi uzunca bir taşlama, bir saatte yakma. Dokuz saatte katliamı ve kırımı gerçekleştirdiler. Dokuz saat devlet ortada yoktu. Çünkü günler öncesinden tüm güvenlik birimleri şehir dışına gönderilmişti. (Her şeyi önceden planlamışlardı.) Katillerin elindeki benzin bidonları önceden hazırlanmış, “Ya Allah! Bismillah! Allahuekber!” Tekbirler getirerek Alevilere karşı dinsel bir katliam töreni yaptılar. Kültür Bakanı, Vali, Tugay Komutanı, Emniyet Müdür, Belediye Başkanı, yani devlet erkânı bu katliam festivalini keyifle izlediler. Bu katliamcıların 30 yıl süren yargılama sürecinde ifadelerine bile başvurulmadı. Otuz üç canımızın içerisinde yirmi üç yaşındaki, Araştırmacı/akademisyen Hollanda vatandaşı Carina Cuanna Thuijs da vardı. 30 yıllık yargılama sürecine Hollanda devleti müdahil olmadı. Vatandaşına sahip çıkmadı. Aranan katillerden 15 haydut Almanya’ya iltica etti ve ilticaları kabul oldu.
  • Ahmet Yaşar Ocak
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    3,49 MB
    Eser Türü: Kitap
    Ahmet Yaşar Ocak'ın bu incelemesi, onun "kitabî"-"Ortodoks" İslâmiyet dışındaki Müslümanlık anlayışları ve pratikleri hakkındaki araştırma zincirinin önemli halkalarından birini oluşturuyor. Türkler, Türkiye ve İslâm ve Türk Sufîliğine Bakışlar'dan bildiğimiz kuramsal bakışı ayrıntıya indiren bu usta zanaatkar ürünü çalışma, "Anadolu heterodoksisi" tarihine değerli bir katkı sunuyor. Kitapta, eski Türk inançlarının, Şamanizmin, Uzakdoğu ve İran dinlerinin, Hristiyanlığın, Yahudiliğin, putperestliğin İslâm öncesi dönemde Türk topluluklarını nasıl etkilediği ve İslâm sonrasına hangi motifleri miras bıraktığı üzerinde duruluyor. Dönemler ve dinler boyunca hayat eden kültlere, doğaüstü inanışlara, sağaltma ritüellerine, "hayır" ve "şer" alâmetlerine vb. dikkat çekiliyor. Sözkonusu motiflerin ve tarihsel mirasın izi, önemli Bektaşî menâkıbnâmeleri boyunca sürülüyor: Hacı Bektaş-ı Velî, Hacım Sultan, Abdal Musa, Kaygusuz Baba, Seyyid Ali Sultan, Sultan Şecâüddîn, Osman Baba Menâkıbnâmeleri ve Babaî hareketinin Menâkıbnâme-i Kudsîye'si... Din tarihine sosyal tarihçilik perspektifiyle bakan Ahmet Yaşar Ocak, dinsel kültürleri tarihsel ve toplumsal arka planları ve karmaşık etkileşimleri içinde tahlil ederek, bu ülkeyi anlamak açısından vazgeçilmez bir pencere açıyor.
  • Emrah Dindi
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    455,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Alevilik-Bektaşilik Anadolu'nun İslamlaşmasında ve Türkleşmesinde büyük bir rol oynayan bir halk İslam inancıdır. Ancak XVI. yüzyıl sonrasında Alevi-Bektaşiler bazı çevreler tarafından mülhit ve zındık olarak nitelendirilmişlerdir. Günümüzde de Alevi-Bektaşilerin XIII. yüzyıl Bektaşiliğinden uzaklaşmış olmaları ve özellikle de Sünni Kur'an anlayışından farklı bir söylem içinde olmaları, Alevi-Bektaşilerin Kur'an ve İslam'ın neresinde bulunduğu, dinî kimlik ve kökenlerinin ne olduğu tartışmasını yeniden canlandırmıştır. Elinizdeki bu eser, tartışmaların gölgesinde Alevi-Bektaşilerin geleneksel Kur'an tasavvurlarını, Kur'an'ı yorumlama biçimlerini, inanç, ibadet ve âdâbla ilgili düşüncelerin Kur'anî temellerini, Alevilik-Bektaşiliğin tarihte hangi inanç ekolü çizgisinde seyrettiğini, senkretik ve heterodoks bir yapılanma olup olmadığını ortaya koymaya çalışmaktadır.
  • Hamza Aksüt
    insan sesi mp3 - Türkçe
    58 Ayrım
    1040,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: SEVİNÇ SOĞUKKANLI
    Günümüzdeki Alevi yerleşimler, hangi tarihlerde ve hangi topluluklarca kuruldu?Alevilik hangi coğrafyada ortaya çıktı ve Alevi topluluklar hangi coğrafyalara yayıldı?Türkiye, Suriye, Lübnan
  • Erdoğan Çınar
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    Eser Türü: Kitap
  • Kazım Gündoğan
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    6,28 MB
    Eser Türü: Kitap
    “Ermeniyseniz Hıristiyan(mı)sınız!” “Dört yön sekiz iklim”de de nefes alamamak nasıl bir şeydir, bilir misiniz? Her yönden kırılmış kanatlarla, Simurg’u bulmak için onlarca dipsiz uçurumun üstünden uçmaya kalkışmak ne demektir peki? “Her kuş kendi tayfasıyla gezer” diyenin, kendi tayfasına da alınmaması nasıl bir duygudur? “Biz konuşan dilsiz, gören körüz” cümlesi ne anlama gelir, bilir misiniz? Öznesi olduğun bir coğrafyada bu kadar tokat yemek neyin nesidir? Bir çocuğun, “Mama, mama atma beni suya! Atma beni suya!” diye çırpınışına hiç tanık oldunuz mu? Can havliyle evde beşiğinde bıraktığı çocuğu için, “şimdi gaz döküp yakarlar, yazıktır, günahtır. Al seninle ölsün” cümlesi hangi literatüre sığar? Kiminin “gâvur”, kiminin “dola Hermeni” (Ermeni dölü) dediği bu insanlar, Ermeni mezarlığında niçin Kuran okur, kilisede neden “ya Hızır, ya Düzgün Bava” diye dua eder? Yıllarca malı çalınan, tarlası tapanı yakılan, köyün çocukları tarafından bile sürekli dövülen bir babanın, ailesine kötülük gelmesin diye hep iyilik yapması, hep vermesi ve her defasında kan revan içinde büzüştüğü yerde sadece ağlaması nasıl bir şeydir? Demirci dükkânının yanındaki gülleri bile küstürenler kimdir?... Uzak diyarlarda, “Dersim’in ismini duyduğumda yüreğim yanar... Memleketim, vatanım orası” diyen kim?... “Biz İsa’ya tabiyiz, ama Ali’ye de mecburi” cümlesini kuran nasıl bir arka plandır? Dedim ya; “dört yön, sekiz iklim”de nefessiz bırakılmış öyle bir insan topluluğu düşünün ki, son noktayı, “o kadar ki, çilemiz bize kaldı” diye mütevekkil koyuyor. Uzun sözün kısası; devletin, yerel mütegallibenin, kilisenin ve diasporanın ayrı ayrı vurduğu bu “kuyruklu Ermeniler”in kuşaklar boyu acının imbiğinden geçirdiği kırılgan hikâyesinin üzerine cesaretle giden duyarlı ve açıkyürekli bir kitaptır elinizdeki... Hüseyin Irmak

Sayfalar