Eserlere Göre Listeleme

Toplam 5171 sonuçtan 2101 - 2110 arası görüntüleniyor.
  • Ahmet Ümit
    insan sesi mp3 - Türkçe
    71 Ayrım
    1170,62 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Müge Değer Terzi
  • Ahmet Ümit
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    391,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    Dostluk… Üç farklı yaşam tarzının birleştiği bir nokta Orta yaşı geride bırakmış, tüm yaşamları Beyoğlu’nda geçmiş üç arkadaş; Selim, Kenan ve Nihat. Selim’in ağzından dinlediğimiz hikâyede üç arkadaşın, Kenan’ın ölüm deneyiminin ardından değişen hayatları ele alınıyor. Hayatını –yeniden– anlamlı kılmak için çırpınan Kenan, içine girdiği çukurun farkında değildir. Beyoğlu’nda bir gayya kuyusu Beyoğlu Rapsodisi yıllarca çekilmiş birçok fotoğrafın üst üste geçmiş bir hali adeta, sürekli kendini yenileyen Beyoğlu’nun santim santim çekilmiş dinamik bir panoraması. Ahmet Ümit İstiklal Caddesi’nin orta yerinde duran, üstünden atlayıp geçtiğimiz, sırlar ve acılarla dolu bir gayya kuyusunu başarıyla tasvir ediyor.
  • Nazlı Eray
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    808,75 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Rozerin IRMAK
    Beyoğlu’nda Gezersin, Nazlı Eray’ın çarpıcı dünyasını eşsiz bir coğrafyayla önünüze seriyor. Size başka bir dünyanın kapılarını hızla açan bu kitap, içine girdikten sonra ağır ve kalın kapılarını usul usul kapatacak… Beyoğlu’nda Gezersin, Nazlı Eray’ın çarpıcı dünyasını eşsiz bir coğrafyayla önünüze seriyor. Kimler, neler yok ki bu dünyanın içinde: Nakşibendi Şeyhi Küçük Hüseyin Efendi, Beyoğlu’nun kraliçesi Madam Tamara, “Mazi Kalbimde Bir Yaradır” programının yapımcısı Ulvi, elinde geçmişteki bir kadının hatıra defteri ile Beyoğlu’nda dolaşan çılgın âşık Bozacı Naki, “Deli Saati”ni sunan ünlü Doktor ve onun gece karanlığını yırtıp hafifleten reçeteleri… 1958 Beyoğlu cinayetinin hâlâ çözülmemiş esrarı, sanki bu dünyayı gerçek hayattan ayıran yemyeşil sessizliği ve yılların eğip sararttığı mezar taşları ile Eyüp sırtları, şehit tayyareci Fethi Bey’e Rumeli Han’ın dökülmüş bir muhallebiyi andıran mermer merdivenlerinde rastlamak, geçmişin içine sıkışmış Markiz Pastanesi ve roman boyunca fırtına gibi esen İstiklal Caddesi… Size başka bir dünyanın kapılarını hızla açan bu kitap, içine girdikten sonra ağır ve kalın kapılarını usul usul kapatacak…
  • Ahmet Ümit
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    817,63 KB
    Eser Türü: Kitap
    Yılbaşı gecesi işlenen bir cinayet... Tarlabaşı'nın arka sokaklarında bulunan bir erkek cesedi. Öldürülmüş erkeklerin en yakışıklısı, belki de en kötüsü. Karanlık sırların ortaya çıkardığı utanç verici bir gerçek. Gururlarının kurbanı olmuş erkekler, onların hayatlarını yaşamak zorunda olan kadınlar. Bu cinayetler yatağında, bu kötülükler bahçesinde, bu insan eti satılan can pazarında masumiyetini korumaya çalışan bir adam. Bir zamanlar İstanbul'un en gözde yeri olan Beyoğlu'nun hazin hikâyesi. Karanlık... Soğuk havayla iyice ağırlaşan bir karanlık. Uzaklardan şarkılar geliyor kulağına, neşeli kadın çığlıkları, ayarını yitirmiş sarhoş naraları, biri küfrediyor belki ana avrat, belki ağlıyor biri hıçkıra hıçkıra, belki biri sessizce ölüyor bu gürültünün, bu hengâmenin ortasında. Umurunda değil. Hepsinden sıyrılmış, sadece öfke... Nereye gittiğini bilmeden yürüyor, nefret tarafından kuşatılmış olarak. Kıskançlık denen o canavar, çelikten pençesine almış yüreğini, habire sıkıyor. "Kadınlar," diyor bir ses zihninin derinliklerinden... "Kadınlar, onlarla oynayamazsın... Oynadığını zannedersin ama bir de bakmışsın, asıl oyuncak sen olmuşsun." Hayatına giren kadınların yüzleri beliriyor sokağın zemininde. Birer birer düşüyor görüntüleri ayaklarının dibine. Hepsinin boynu bükük, hepsinin gözlerinde keder. Hepsi üzgün... Aldırmıyor, bir su birikintisiymiş gibi basıp geçiyor üzerlerinden ama yeniden düşüyor görüntüler zemine. "Kadınlar," diyor o ses yine, "Kadınlardan asla kurtulamazsın, hayaletleri hayatın boyunca seni takip eder."
  • Ahmet Ümit
    insan sesi mp3 - Türkçe
    44 Ayrım
    594,34 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ponçüy Orbay
    Yılbaşı gecesi işlenen bir cinayet... Tarlabaşı'nın arka sokaklarında bulunan bir erkek cesedi. Öldürülmüş erkeklerin en yakışıklısı, belki de en kötüsü. Karanlık sırların ortaya çıkardığı utanç verici bir gerçek. Gururlarının kurbanı olmuş erkekler, onların hayatlarını yaşamak zorunda olan kadınlar. Bu cinayetler yatağında, bu kötülükler bahçesinde, bu insan eti satılan can pazarında masumiyetini korumaya çalışan bir adam. Bir zamanlar İstanbul'un en gözde yeri olan Beyoğlu'nun hazin hikâyesi. Karanlık... Soğuk havayla iyice ağırlaşan bir karanlık. Uzaklardan şarkılar geliyor kulağına, neşeli kadın çığlıkları, ayarını yitirmiş sarhoş naraları, biri küfrediyor belki ana avrat, belki ağlıyor biri hıçkıra hıçkıra, belki biri sessizce ölüyor bu gürültünün, bu hengâmenin ortasında. Umurunda değil. Hepsinden sıyrılmış, sadece öfke... Nereye gittiğini bilmeden yürüyor, nefret tarafından kuşatılmış olarak. Kıskançlık denen o canavar, çelikten pençesine almış yüreğini, habire sıkıyor. "Kadınlar," diyor bir ses zihninin derinliklerinden... "Kadınlar, onlarla oynayamazsın... Oynadığını zannedersin ama bir de bakmışsın, asıl oyuncak sen olmuşsun." Hayatına giren kadınların yüzleri beliriyor sokağın zemininde. Birer birer düşüyor görüntüleri ayaklarının dibine. Hepsinin boynu bükük, hepsinin gözlerinde keder. Hepsi üzgün... Aldırmıyor, bir su birikintisiymiş gibi basıp geçiyor üzerlerinden ama yeniden düşüyor görüntüler zemine. "Kadınlar," diyor o ses yine, "Kadınlardan asla kurtulamazsın, hayaletleri hayatın boyunca seni takip eder." (Tanıtım Bülteninden)
  • Jak Deleon
    insan sesi mp3 - Türkçe
    4 Ayrım
    161 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tuna Egemen
    Beyaz Rus kadınların Beyoğlu'nun daha önce hiç tanık olmadığı bir yaşam tarzını simgelediği zamanları anlatıyor bu kitap.
  • Jak Deleon
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    295 MB
    Eser Türü: Kitap
    Kapısında siyah kasketli, gümüş hançerli Kazak'ların beklediği ve sahnesinde beyaz kürklere sarınmış kadınların "evvel zaman raksı" icra ettiği "Odessa Serkli" adı verilen gece kulübünde rastlar Beyaz Rus Luba'ya Fransız genci Pierre. "Şiir ve hayal" kadar güzeldir Luba. Ve bir beyoğlu gecesinde Pierre'e şunları söyler: "Şiir ve hayal burada yok" Sandalların Bebek koyuna akıntıyla yaklaştığı, tekerleklerin taş parke kaldırım üstünde ötüşünden Galata'ya yaklaşıldığının anlaşıldığı, Pera Palas'ın önündeki "oto"ların sayısının sabaha kadar sürecek baloları ifade ettiği, gözleri votkayla parlayan Beyaz Rus kadınların Beyoğlu'nun daha önce hiç tanık olmadığı bir yaşam tarzını simgelediği zamanlardır onlar...
  • Ahmet Ümit
    insan sesi mp3 - Türkçe
    26 Ayrım
    668 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Yüksel Aydemir
    Yılbaşı gecesi işlenen bir cinayet... Tarlabaşı'nın arka sokaklarında bulunan bir erkek cesedi. Öldürülmüş erkeklerin en yakışıklısı, belki de en kötüsü. Karanlık sırların ortaya çıkardığı utanç verici bir gerçek. Gururlarının kurbanı olmuş erkekler, onların hayatlarını yaşamak zorunda olan kadınlar. Bu cinayetler yatağında, bu kötülükler bahçesinde, bu insan eti satılan can pazarında masumiyetini korumaya çalışan bir adam. Bir zamanlar İstanbul'un en gözde yeri olan Beyoğlu'nun hazin hikâyesi. Karanlık... Soğuk havayla iyice ağırlaşan bir karanlık. Uzaklardan şarkılar geliyor kulağına, neşeli kadın çığlıkları, ayarını yitirmiş sarhoş naraları, biri küfrediyor belki ana avrat, belki ağlıyor biri hıçkıra hıçkıra, belki biri sessizce ölüyor bu gürültünün, bu hengâmenin ortasında. Umurunda değil. Hepsinden sıyrılmış, sadece öfke... Nereye gittiğini bilmeden yürüyor, nefret tarafından kuşatılmış olarak. Kıskançlık denen o canavar, çelikten pençesine almış yüreğini, habire sıkıyor. "Kadınlar," diyor bir ses zihninin derinliklerinden... "Kadınlar, onlarla oynayamazsın... Oynadığını zannedersin ama bir de bakmışsın, asıl oyuncak sen olmuşsun." Hayatına giren kadınların yüzleri beliriyor sokağın zemininde. Birer birer düşüyor görüntüleri ayaklarının dibine. Hepsinin boynu bükük, hepsinin gözlerinde keder. Hepsi üzgün... Aldırmıyor, bir su birikintisiymiş gibi basıp geçiyor üzerlerinden ama yeniden düşüyor görüntüler zemine. "Kadınlar," diyor o ses yine, "Kadınlardan asla kurtulamazsın, hayaletleri hayatın boyunca seni takip eder." (Tanıtım Bülteninden)
  • Ayşe Çolakoğlu
    metin - İngilizce
    2 Ayrım
    498,75 KB
    Eser Türü: Kitap
    Gallantry, vanity, and entangled relations with the backdrop of an empire's decedance Ali Bedri jumped on Rawlings. He actually pounced on him. It was the first time he had attacked anyone in his entire life. Rawlings was taken by surprise, he had not expected Ali Bedri to move so violently. Then a shot was heard, tangled in each other's arms, they both looked at one another in amazement..."
  • Friedrich Nietzsche
    metin - İngilizce
    1 Ayrım
    801,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    After kicking open the doors to twentieth-century philosophy in Thus Spake Zarathustra, Friedrich Nietzsche refined his ideal of the superman with the 1886 publıication of Beyond Good and Evil. Conventional morality is a sign of slavery, Nietzsche maintains, and the superman goes beyond good and evil in action, thought and creation. Nietzsche especially targest what he calls a "slave morality" that fosters herdlike quiescence and stigmatizes the "highest human types."

Sayfalar