Eserlere Göre Listeleme

Toplam 5022 sonuçtan 2221 - 2230 arası görüntüleniyor.
  • Ali Suat Ürgüplü
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    270,87 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Aydan Doğan
    Ürgüplü Mustafa Hayri Efendi, 30 Ekim 1918’de Mondros Mütarekesi’ni imzalayan Ahmet İzzet Paşa kabinesinde Adliye nazırıdır. Mütarekeden sonra kabinenin istifası ve İttihat ve Terakki’nin kendini feshetmesiyle siyasi hayatı fiilen sona eren Mustafa Hayri Efendi, Aralık ayında Beşinci (Siyasi) Şube tarafından sorguya çekilir ve 10 Mart 1919’da hasta hasta evinden kaldırılarak İttihat ve Terakki’nin diğer ileri gelenleriyle birlikte Bekirağa Bölüğü’ne sevk edilir. Damat Ferit Paşa kabinesi tarafından, tutuklu diğer İttihatçılarla birlikte 22 Mayıs’ta İngiliz ve Fransız askerlerinin gözetimine teslim olunan Mustafa Hayri Efendi ve arkadaşları 28 Mayıs’ta apar topar Princess Ena vapuruna bindirilerek Malta’ya sürülür. Malta’dan ayrıldığı 18 Kasım 1920 tarihine kadar tutuklu kaldığı yaklaşık bir buçuk sene boyunca refikası uniseHanım’a, oğulları Suat, Münip ve Hakkı beylere gönderdiği mektuplarda esaret hayatının güçlüklerinden bahseder, ailesine sürekli nasihatlerde bulunur. Devrinin kilit adamlarından olan Şeyhülislam Ürgüplü Mustafa Hayri Efendi’nin, Meşrutiyet, Büyük Harp ve Mütareke Günlükleri’nde yer alan Malta’daki esaret hayatına dair kayıtları ile birlikte bu mektupların, İkinci Meşrutiyet devrinde ülkenin kaderini şekillendirmiş ve bazıları daha sonra Cumhuriyet devrinde dehizmet görmüş kadroların ne bedeller ödediğini gözler önüne sereceğini ümit ediyoruz. Ürgüplü Mustafa Hayri Efendi (1867-1922) Kökleri Karamanoğullarına kadar inen ilmiye sınıfı mensubu bir ailede doğdu. Temel eğitimini Ürgüp ve Sivas’ta tamamladıktan sonra 1895’te İstanbul’da Fatih’teki Başkurşunlu Medresesi’nden ve 1897’de Darülfünun Hukuk Şubesi’nden mezun oldu. İmparatorluğun dört bucağında adli görevlerde bulundu. Tahminen 1906-1907’de İttihat ve Terakki’ye katıldı. 1908’de Niğde’den mebus seçildi. Adalet ve Evkaf nazırlıklarının yanı sıra Şûra-yı Devlet reisliği yaptı. 1914’te şeyhülislam oldu. Osmanlı İmparatorluğu’nun Birinci Dünya Harbi’ne girmesine dinen cevaz veren Cihad-ı Ekber Fetvası’nı hazırladı. İşgal döneminde sürüldüğü Malta’dan Kuva-yı Milliye ve Hint Müslümanlarının girişimleri sonucu kurtuldu. Vatana döndükten sonra Mustafa Kemal Paşa’nın siyasete davetini kabul etmedi. Memleketi Ürgüp’te vefat etti.
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    99 Ayrım
    1816,61 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Engin Ercan
    İkinci Meşrutiyet devrinin en mühim simalarından ve İttihat ve Terakki'nin önde gelen şahsiyetlerinden olan Şeyhülislam ve Evkaf Nazırı Mustafa Hayri Efendi'nin günlükleri, hem yakın tarihimizin hem de yazarının gölgede kalmış yönlerine ışık tutuyor. Günlüklerde yalnızca dönemin siyasetinde oynadığı büyük role rağmen yeterince tanınmayan bu devlet adamının kariyeri ve kişiliğini örten esrar perdesi aralanmıyor. Türkiye Cumhuriyeti'nin başlangıç noktası kabul edilen bu son derece karışık dönemin tarihi de, izleyen yüz yıl boyunca Türkiye'nin kaderinde belirleyiciliğini koruyan pek çok hadisenin arka planı da bu günlüklerle açıklığa kavuşuyor. (Tanıtım Bülteninden)
  • Piraye Erdoğan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    32 Ayrım
    858,08 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sema Özer
    Seyir eden misin, seyreden mi bu âlemde? Eksikliğin boş gözleriyle büyümüştü Mina... Küçük bir kızken bunu ilk fark ettiğinde, şaşırmıştı; olmayan her ne ise kalbinin orta yerinde, orada bir oyuk oluşturmuştu sanki. Bozuktu. Defoluydu. Büyüdü, genç bir kadın oldu ve bir karar verdi; “Madem eksiğim ben, bu eksikliği kapatacak olan malzeme başkalarında olmalı. Onların sözleri, onların ilgisi, onların tanımları, onların yorumları…” Aşklar da oldu yaşamında, kırgınlıklar, savruluşlar da... Kaybetti, ama yıkılmadı yeniden ayağa kalktı. Bir sergi açılışında Celal ile göz göze geldiği ilk an, bir tokat patlamıştı sanki yüzünde. Deli gibi çarpan kalbinin sesini duyuyor, bu gergin ama bir o kadar da gizemli erkeği izlemekten kendini alamıyordu. Mina, onu kendi dönüşümüne götürecek uzun bir yolculuğa çıkmaya hazırdı artık!
  • Kristof Kolomb
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    451,14 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Alev Aras
    Kristof Kolomb (1451-1506): Marco Polo'nun anlattığı zenginliklere ulaşabilmek için Pierre d'Ailly, Toscanelli, Ptolemaios gibi birçok kişinin çalışmalarından da yararlanan ünlü kâşif, batıya doğru gitmek suretiyle doğuya ulaşmayı hedefledi. Sunduğu keşif projesi Portekiz kralı tarafından reddedildi, sonunda bunu Kastilya Krallığı'nın genişlemesi için bir fırsat olarak gören Kral Fernando ve Kraliçe Isabel'in desteğiyle dört keşif gezisine çıktı. Hint ülkelerini değil ama Amerika'yı buldu. Bu dört yolculuğun hikâyesi Seyir Defterleri'nde bir araya gelmektedir. İlk yolculukta Kolomb'un tuttuğu notlar Bartolemé de las Casas'ın kaleminden çıkan bir özet halinde günümüze ulaşmıştır. İkinci yolculuğa dair bilgiler Kolomb'un Antonio de Torres'e gönderdiği bir mektuptan, üçüncü ve dördüncü yolculukların ana hatları da kral ve kraliçeye yazdığı mektuplardan edinilmiştir. (Tanıtım Bülteninden)
  • Mustafa Özçelik
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    13,31 MB
    Eser Türü: Kitap
    ...
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    40,14 MB
    Eser Türü: Radyo
    -
  • Georges Perec
    metin
    1 Ayrım
    174,67 KB
    Eser Türü: Kitap
    1965’te edebiyat dünyasına bomba gibi girdiğinde zaten dört tane tamamlanmamış ve reddedilmiş romanın yazarı olan Georges Perec ilk yayımlanan romanı Şeyler’le Renaudot ödülünü kazanmıştır. Kitap genç ve sempatik bir sosyolog çift olan Jerôme ve Sylvie’nin entelektüel düşüşünü nakleder. Refah içindeki bir toplum tarafından teşvik edilmiş ve kamçılanmış olan mutluluk arayışları onları belli etmeksizin, hayattaki hedeflerine ulaşamamış ve boynu eğik bir orta sınıf çifte dönüştürür.
  • ANTONIO DAMASIO
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    286,69 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Antonio Damasio
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    5,37 MB
    Eser Türü: Kitap
    Şeylerin Tuhaf Düzeni, insanoğlunun hayatta kalmasını sağlayan ve tüm yaşamın gelişip serpilmesine olanak tanıyan dinamik dengeye -homeostaza- dair çığır açan bir araştırmadır. Bizler; biyolojik, psikolojik ve hatta sosyal olarak tek hücreli canlılardan başlayan uzun bir soydan geliyoruz ve Damasio, zihinlerimiz ve kültürlerimizin görünmez bir iplikle antik tek hücreli varoluşun yolları ve araçlarına bağlı olduğunu gösteriyor. Şeylerin Tuhaf Düzeni; yaşam, duygu ve kültürün kökenlerini anlamanın yeni bir yolunu sunan, ayrıca sosyal ve biyolojik bilimleri de kapsayan kilometre taşı niteliğinde bir düşüncenin yansımasıdır. “Damasio, evrenin doğal tarihinin yeniden inşasından daha azını açıklamaya girişmezdi zaten… Saygı duyulması gereken, mükemmel bir kitap.” -New York Times Book Review “Antonio Damasio, düşüncelerini net ve zarif bir şekilde aktarıyor ve bestecilerin, yazarların ve filozofların eserlerini bir araya getiriyor.” -Siri Hustvedt, Los Angeles Review of Books “Nietzsche, aynı anda hem bilimsel olarak titiz hem de insani açıdan uygun ve eleştirmen olarak değerlendirdiğinde devrim niteliğinde olan, anlaşılması güç bir şekilde tartışılan bu kitabı ayakta alkışlardı… Şeylerin Tuhaf Düzeni, insanoğlunun gerçek kökenini ve kaynağını belirlemeye çalışan taze ve cesur bir çabadır.” -John Banville, The Guardian “Zihni, duyguyu, bilinci ve kültürlerin oluşumunu nasıl anladığımıza ilişkin mükemmel bir revizyon… Damasio, büyüleyici bir homeostaz araştırmasında biyoloji ve sosyal bilimler arasında hayali bir bağ kuruyor.” -Maria Popova, Brain Pickings
  • Timothy Bewes
    insan sesi mp3 - Türkçe
    54 Ayrım
    2073,63 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hazal Bodur
    Kapitalizmin insanlar arası ilişkilerde yarattığı tahribatı tanımlamak için kullanılagelmiş çeşitli kavramlar arasında en çarpıcı ve en kolay anlaşılanlardan biri olan "şeyleşme", sermayenin bilinç üzerindeki somut etkilerini tanımlama konusunda eşsiz bir araç gibi görünür. Gelgelelim 20. yüzyılda ağırlık kazanan ikici, "seküler" düşünce modellerinin etkisiyle gözden düşmüştür. Bewes bu eğilime karşı çıkarak bir toplumsal/kültürel endişe biçimi olarak yeniden formüle ettiği "şeyleşme" kavramının "geç kapitalizm" döneminde de hâlâ çok işe yarayabileceğini öne sürüyor. Bahsedilen ikici modellere karşı, her ikiliğin, içerdiği terimleri aşan ve sentezleyen üçüncü bir varoluş düzeni tarafından dolayımlandığı üçlü diyalektik ya da 'dinsel' modeli yaratıcı bir biçimde tekrar ele alıyor: "Şeyleşme kavramını, içerdiği örtük dinsellik nedeniyle bir kenara atmaktansa... sekülarizm ile din arasındaki karşıtlığı dolayımlamaya ve bu yolla şeyleşme kavramını rehabilite etmeye çalıştım," diyor. Adorno'dan Derrida'ya, Lukács'dan Negri'ye neredeyse bütün bir 20. yüzyıl fikriyatının kapsamlı ve eleştirel bir analizini sunan, Proust ve Flannery O'Connor gibi edebiyatçıların eserlerinden de sık sık yararlanan bu kitabın ilgiyle okunacağını umuyoruz.

Sayfalar