Eserlere Göre Listeleme

Toplam 5173 sonuçtan 2231 - 2240 arası görüntüleniyor.
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    161 Ayrım
    115,32 MB
    Eser Türü: Dersler
    Seslendiren: Emine Başar
  • Prof. Dr. Yusuf el-Karadavi
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,81 MB
    Eser Türü: Kitap
    İslam fıkıhının, dinin ve dünya görüşünün kaynağı hiç kuşkusuz Kitap ( Kur’an-ı Kerim) ve Sünnettir. Kur’an temellendirdiği İslam’ın ilke ve kurumlarının, anlatım ve hayata geçirilmesi işlevi Hz. Peygamber’in tebliğ ve beyan görevinin tabii sonucudur. Bu açıdan bakılınca Sünnet, bize sadece kulluk görevlerimizi değil, hayatı yani dünya ve ahreti bir bütün olarak ve kulluk çerçevesine ters düşmeyecek şekilde değerlendirmeyi örneklendiren bir kaynaktır. Sünnet’in tanım ve tanıtım farklılıkları bir yana, onun aydınlatıcı ve kurucu niteliği ve işlevi üzerinde durulduğu zaman Yusuf el- Karadavi’nin Bilgi ve Medeniyet Kaynağı Sünnet başlığının ne derece isabetli olduğu ortaya çıkmaktadır.
  • İsmet Barutçugil
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    860,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Günümüzde tesislerin, makinaların, paranın, insanların ve doğal kaynakların etkin yönetimi için çok ve çeşitli yöntemler geliştirilmiştir. Ancak, rekabetçi üstünlüğü kazanmak açısından kritik bir önemi olan bilginin etkili yönetimi konusunda biliçlenme ve bilgi eksikliği yaşanmaktadır. "Bilgi Çağı"nı yaşayan ve hızla değişen Dünyamızda hiçbir organizasyon bilgisizliğin ve bilgiye sahip insanlarını kaybetmenin maliyetini taşıyamaz. Bu nedenle, Bilgi Yönetimi modern organizasyonların en güncel konusudur. Bir organizasyonda tüm çalışanların aktif katılımı gerektiren Bilgi Yönetimi, kurumsal kültür tarafından desteklenen bir öğrenme, paylaşma ve uygulama ortamı gerektirir. Süreç ve sonuçlarıyla tüm çalışanları ilgilendirir.
  • Constantin Von Barloewen
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    696 KB
    Eser Türü: Kitap
    André Gide'le, Henry James'le, Marcel Proust'la, Walt Whitman'la, Ralph Waldo Emerson ya da Henry D. Thoreau'yla esaslı söyleşiler bugün elimizde olsaydı ne kadar mutlu olurduk! III. bin yılın eşiğindeki çağımızın büyük düşünce insanlarının sözlerini gelecek kuşaklar için kaydeden görsel bir "kültürlerarası kütüphane" fikri böyle doğdu. Geçen yüzyıla her biri kendi alanında derinden damga vurmuş olan önde gelen kişileri seçtik. Ama bakışımızı daima yirmi birinci yüzyıla yönelttik. Sanat, edebiyat, dinsel ve kültürel bilimler, antropoloji, doğa bilimleri, müzik alanlarında, disiplinlerin sınırlarını aşan bu şahsiyetler bilginin sınırlarına dek uzanmalıydılar. Önceki on yıllarda büyük etkide bulunmuş olan ve hâlâ da etkide bulunmaya devam eden, entelektüel dünyaya damgasını vurmuş figürleri bir araya getirmeliydik. Bu erkek ve kadınlar dünya uygarlığının merkezi sorunlarına, çağlarının "entelektüel durum"unun temel sorunlarına açık olmalıydılar. Yirminci yüzyılın kurucu figürleri, kendi eserleri konusunda, şimdiki zamanın ve gelecek zamanın meydan okuması konusunda somut tavır almalıydılar. Dünyanın farklı kültürleri temsil edilmeliydi; yirmi birinci yüzyıl dünya uygarlığının karakteristiği olan "çoklu-evren" kendini göstermeliydi. Constantin von Barloewen Adonis, Boutros Boutros-Ghali, Erwin Chargaff, Regis Debray, Carlos Fuentes, Nadine Gordimer, Stephen Jay Gould, Samuel Huntington, Philip Johnson, Leszek Kolakowski, Julia Kristeva, Claude Levi-Strauss, Federico Mayor, Yehudi Menuhin, Czeslaw Milosz, Oscar Niemeyer, Amos Oz, Raimon Panikkar, Cardinal Paul Poupard, Ilya Prigogine, Arthur Schlesinger, Michel Serres, Wole Soyinka, Edward Teller, Tu Wei-Ming, Paul Virilio, Elie Wiesel.
  • Michel Foucault
    insan sesi mp3 - Türkçe
    43 Ayrım
    699 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Niğmet Ulusoy
    1926 yılında Fransa'nın Poitiers kentinde doğan Michel Foucault hem düşünceleri hem de yaşantısıyla kendisini özgürlüğe adamış bir filozof, bir eylem insanıdır. Belki de onu anlamanın en doğru yolu söyleşilerde kullandığı şu ifadelerdir: "Yaşamın ve çalışmanın temel amacı, kişinin başlangıçta olmadığı kişi olmasıdır"; "oyun ancak sonunda ne olacağını bilmediğin zaman oynamaya değer olur"; "kitaplarımın her birisi benim yaşam öykümdür". Foucault hem kendisinin hem de başkalarının her hangi bir kategorik çerçevenin içine yerleştirilerek nitelenmesinden ya da yargılanmasından son derece rahatsızlık duyardı mutlaka ama yine de onu anlatmaya giriştiğimizde bulabileceğimiz en uygun sıfat yine kendisinin kullandığı Düşünce Sistemleri Tarihçisi olacaktır. Foucault'nun düşünce hayatına bütünüyle egemen olan üç ana kavram vardır. Çözümlemelerinin "düşünce sistemleri"ne ilişkin olanları arkeoloji, "iktidar biçimleri"ne ilişkin olanları genealoji, "kendine özen gösterme"ye ilişkin olanları da etik ile belirlenen üç dönemde yapılır. Foucault için Klâsik olan xvıı. ve xvııı. yüzyıllar ile Modern olan xıx. ve xx. yüzyıllarda, bu dönemlere ilişkin oluşumları hem teorik hem de pratik alanlarında yöneten epistemelerin farklı olması nedeniyle, farklı biçimlerde görünen ve incelenen aynı pozitifliklerin (hayat, emek, dil) bilgisi hakkında gerçekleştirilen derinlemesine bir çözümleme yönteminin adıdır Bilginin Arkeolojisi. Bu çözümleme yöntemi, onun alt başlığı "psikiyatrinin arkeolojisi" olan Klâsik Çağda Deliliğin Tarihi, alt başlığı "tıbbî bakışın arkeolojisi" olan Kliniğin Doğuşu ve yine alt başlığı "insan bilimlerinin arkeolojisi" olan Kelimeler ve Şeyler adlı eserlerinde uygulanmıştır. Adı geçen eserlere egemen olan arkeoloji ile Foucault bir disiplini değil, bir araştırma alanını göstermek ister.
  • Michel FOUCAULT
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    741,10 KB
    Eser Türü: Kitap
    1926 yılında Fransa'nın Poitiers kentinde doğan Michel Foucault hem düşünceleri hem de yaşantısıyla kendisini özgürlüğe adamış bir filozof, bir eylem insanıdır. Belki de onu anlamanın en doğru yolu söyleşilerde kullandığı şu ifadelerdir: "Yaşamın ve çalışmanın temel amacı, kişinin başlangıçta olmadığı kişi olmasıdır"; "oyun ancak sonunda ne olacağını bilmediğin zaman oynamaya değer olur"; "kitaplarımın her birisi benim yaşam öykümdür". Foucault hem kendisinin hem de başkalarının her hangi bir kategorik çerçevenin içine yerleştirilerek nitelenmesinden ya da yargılanmasından son derece rahatsızlık duyardı mutlaka ama yine de onu anlatmaya giriştiğimizde bulabileceğimiz en uygun sıfat yine kendisinin kullandığı Düşünce Sistemleri Tarihçisi olacaktır. Foucault'nun düşünce hayatına bütünüyle egemen olan üç ana kavram vardır. Çözümlemelerinin "düşünce sistemleri"ne ilişkin olanları arkeoloji, "iktidar biçimleri"ne ilişkin olanları genealoji, "kendine özen gösterme"ye ilişkin olanları da etik ile belirlenen üç dönemde yapılır. Foucault için Klâsik olan xvıı. ve xvııı. yüzyıllar ile Modern olan xıx. ve xx. yüzyıllarda, bu dönemlere ilişkin oluşumları hem teorik hem de pratik alanlarında yöneten epistemelerin farklı olması nedeniyle, farklı biçimlerde görünen ve incelenen aynı pozitifliklerin (hayat, emek, dil) bilgisi hakkında gerçekleştirilen derinlemesine bir çözümleme yönteminin adıdır Bilginin Arkeolojisi. Bu çözümleme yöntemi, onun alt başlığı "psikiyatrinin arkeolojisi" olan Klâsik Çağda Deliliğin Tarihi, alt başlığı "tıbbî bakışın arkeolojisi" olan Kliniğin Doğuşu ve yine alt başlığı "insan bilimlerinin arkeolojisi" olan Kelimeler ve Şeyler adlı eserlerinde uygulanmıştır. Adı geçen eserlere egemen olan arkeoloji ile Foucault bir disiplini değil, bir araştırma alanını göstermek ister.
  • metin
    4 Ayrım
    93,24 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Don Miguel Ruiz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    239,22 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Pelin Başak
    Bilginin Sesi'nde, Miguel Ruiz bize hepimiz için çok önemli olan derin bir gerçegi hatirlatmaktadir: Duygusal istirabimiza son vermemizin, hayatta tekrar mutlu olmamizin, bütünlügümüze yeniden kavusmamizin tek yolu yalanlara, özellikle kendi hakkimizdaki yalanlara inanmayi birakmaktir. Kadim Toltek bilgeligine dayanan bu aydinlatici kitap bize gerçege olan imanimizi tekrar nasil kazanabilecegimizi ve kendi sag-duyumuza nasil geri dönebilecegimizi çok açik biçimde göstermektedir. Ruiz bu kitapla kendimizi ve diger insanlari algilama biçimimizi çarpici bir biçimde degistirmekte ve bir-iki yasindayken algiladigimiz bir realitenin, bir gerçek, sevgi ve mutluluk realitesinin kapilarini açmaktadir. "Biz gerçek içinde dogar, ama yalanlara inanarak büyürüz... Insanligin hikayesindeki en büyük yalanlardan biri, bizim kusurlu oldugumuz yalanidir." -Don Miguel Ruiz (Arka Kapak)
  • Arda Denkel
    metin
    1 Ayrım
    347,75 KB
    Eser Türü: Kitap
    "Bu kitaptaki amacımız, tutarlı deneyciliği sürdürerek, özdekçi bir evren görüşünü bununla birlikte temellendirmek olacak. Bir başka deyişle, bilimin temelinde felsefi varsayımlarla uyum sağlayacak bir görüş geliştirmeye çalışacağız. Bu açıdan Locke'un, deneyciliği özdekçilikle bağdaştırma yolu ve yönteminin dışına çıkacağız. Özdeksel bir dünyanın var olduğunu deneycilikle tutarlı olarak öne sürmekten öte aynı zamanda kapsamlı ve tutarlı bir özdekçilik elde etmeyi amaçlıyoruz. Var olduğu söylenen her şeye özdeksel bir açıklama getirmeye çalışacağız. Bu doğrultuda anlığı özdeksel bir varlık olarak açıklayacağız. Kişi kavramını ele alarak aynı doğrultuda değerlendireceğiz." -Arda DENKEL-
  • Arda Denkel
    insan sesi mp3 - Türkçe
    27 Ayrım
    412,92 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hande Yıldırım
    Günümüzde bilginin temelleri, Descartes, Locke, Hume ve Kant’ın anladıkları gibi, felsefenin de temelleri olmasa bile, felsefe için en önemli konular arasında yer almaktadır. Felsefenin edebiyatla iç içe girdiği kimi romantik kurgucu tutumlardan sıyrılıp, bilginin temellerini kendi temellerinin yakınlarına alması, sağlıklı düşüncenin yararına olmuştur. Sağlıklı düşüncenin yararına olan buna koşut başka bir gelişme, yeniçağda gene Descartes ile başlayan ve Kant’tan sonra büyük ölçüde yitirilen çözümsel; açık seçik ve uslamlamaya yer veren felsefe biçiminin yeniden kazanılmasıdır. Çözümsel felsefe düşüncenin dizgeselliğini dışlamaz. Dışladığı, dizgenin kurguya dönüşmesi, önerilen çözümlerin sağduyu ve deneyle ussal bağlantılarının koparılmasıdır. Felsefe, herhangi bir konunun ‘istenildiği gibi’ açıklanması değil, belirli sorunların, belirli konuların ‘temellendirilmiş’ çözüm ve açıklamasıdır. Kimi düşünürlere göre bilgi, insanı çevreleyen, ondan bağımsız bir evrenden gelir ve algıyla elde edilir. Oysa kuşkucu yöntemler bu görüşün bazı çelişkilere yol açtığını sergiliyor. Peki, elde ediliş biçimiyle kuşku uyandıran insan bilgisine güvenilebilir mi? Bu kitabın ilk amacı bilginin kaynağı konusundaki bu çelişkiyi çözmektir. İkinci amacı ise, gerek dış evrenin gerekse insan anlığının fiziksel olduğu görüşünü savunarak, bu dış evrenin bilgisiyle değişen ‘ben’in nasıl özdeş kaldığını araştırmaktır.

Sayfalar