Eserlere Göre Listeleme

Toplam 7507 sonuçtan 2341 - 2350 arası görüntüleniyor.
  • Johann Wolfgang von Goethe
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    222,78 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Umut Nurdan Çetiner
    lman Göçmenlerin Sohbetleri’nde anlatının ekseni Birinci Koalisyon Savaşı (1792–1797) sırasında evlerinden uzak kalan bir grup Alman soylusunun sohbetleridir. Goethe bu sohbetlerde anlatılan öykü ve masallar aracılığıyla edebiyattan eğitime, politikadan ahlaka kadar pek çok konuda görüşlerini aktarır.
  • Karl Marx, Friedrich Engels
    insan sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    185 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Narin Alemdar
    ALMAN İdeolojisi'nin, Feuerbach Üzerine Tezler ile hazırlanmış olan Birinci Kısmı, gerçekten de, o zamana kadar toplumsal oluşun açıklanmasının ilkesi olarak yararlanılan felsefi hümanizmin soyut insanı yerine, toplumsal ilişkileri ve onların maddi temelini koyar. Bu durum, Alman İdeolojisi'nin birinci kısmını, esas olarak polemik niteliğinde olan ve Alman ideologlarının eleştirisini sürdüren ve Bruno Bauer, Max Stirner ve gerçek sosyalistleri ilkin yeni zuhur edenler diye damgalayan öteki kısımlarından ayrı olarak yayınlamayı haklı kılmaya yeter. Kuşkusuz İngiliz iktisat çılarının ve Fransız sosyalistlerinin incelenmesinden, ama aynı zamanda Marx ve Engels'in, Paris, Manchester, Londra devrimcileriyle kurdukları temaslardan esinlenen Tezler, sezgisel materyalizmi, doğal insanbilimi ve foyerbahçı hümanizmin pedagojik yanılsamalarını reddeder. Onun din eleştirisinin dargörüşlülüğünü ortaya koyarak, özellikle pratiği toplumsal yaşamın ve bilginin kaynağına oturtur ve komünizmin törel ülküsünü, koşulların devrimci dönüşümünün gerçek hareketine çevirir.
  • Friedrich Engels, Karl Marx
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    451,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    ALMAN İdeolojisi'nin, Feuerbach Üzerine Tezler ile hazırlanmış olan Birinci Kısmı, gerçekten de, o zamana kadar toplumsal oluşun açıklanmasının ilkesi olarak yararlanılan felsefi hümanizmin soyut insanı yerine, toplumsal ilişkileri ve onların maddi temelini koyar. Bu durum, Alman İdeolojisi'nin birinci kısmını, esas olarak polemik niteliğinde olan ve Alman ideologlarının eleştirisini sürdüren ve Bruno Bauer, Max Stirner ve gerçek sosyalistleri ilkin yeni zuhur edenler diye damgalayan öteki kısımlarından ayrı olarak yayınlamayı haklı kılmaya yeter. Kuşkusuz İngiliz iktisatçılarının ve Fransız sosyalistlerinin incelenmesinden, ama aynı zamanda Marx ve Engels'in, Paris, Manchester, Londra devrimcileriyle kurdukları temaslardan esinlenen Tezler, sezgisel materyalizmi, doğal insanbilimi ve foyerbahçı hümanizmin pedagojik yanılsamalarını reddeder. Onun din eleştirisinin dargörüşlülüğünü ortaya koyarak, özellikle pratiği toplumsal yaşamın ve bilginin kaynağına oturtur ve komünizmin törel ülküsünü, koşulların devrimci dönüşümünün gerçek hareketine çevirir. Ensonu, insan özünün yeni bir anlayışı ortaya çıkar. Bu, artık, yalnızca ideologun zihninde bir varlık olan Robinson'vari, doğal ve yalıtık bir bireyin varlığı ile özdeşleşmiş değildir. "Kendi gerçekliği içinde, o, toplumsal ilişkilerin tümüdür." Böylece, toplumsal gelişmenin, bu gelişme yasalarından habersiz bir bireyin, bu yasalar hakkında edinebileceği tasarımdan farklı olan, nesnel koşullarının incelenmesi, Marx ve Engels'in Avrupa devrimci hareketini örgütlendirmek gibi ağır bir görevden artakalan tüm güçlerini ve değerli zamanlarını adayacakları bilimsel çalışmanın programı haline gelir. Her ne kadar tamamlanmamış ve hiçbir zaman yazarlarının sağlığında günışığına çıkmamış, basılması amacıyla yeniden gözden geçirilmemiş olsalar da, Alman İdeolojisi'nin birinci kısmının elyazmaları, Tezler'den daha geniş bir biçimde geliştirilmiş, olumlu bir karşı-düşüncedir. Eğer Hegel'in dediği gibi, ancak yerine başka bir şey konarak o şeyin çürütülebildiği doğru ise, bizzat "I. Feuerbach. Materyalist ve İdealist Anlayışın Karşıtlığı (Giriş)", yeteri kadar açık olan bir eleştiriyi yinelemiyor, ama ondan teorik sonuçlar çıkarıyor.
  • Manuel Benguigui
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    179,44 MB
    Eser Türü: Kitap
    Alman Koleksiyoncu “Ludwig çok küçük yaştan beri kendini sanata kaptırmıştı. Eserlerle, eserler için yaşıyordu, başka bir şey için değil. Onlara bakmak, sadece bakmak bile onun temel besin kaynağı idi. En başta da tablolar, tuvaller ve panolar. Ludwig dünyayı ve sakinlerini hiç umursamıyordu. O sadece sanatı seviyordu, sadece sanatı görüyordu, arkasındaki insanları değil. Bu arada sanatçılar paçayı kurtarırlarsa ne âlâ. İnsanlık onu ilgilendirmiyordu, o sadece insanlığın yarattığı şeyleri görmek istiyordu.” Askerlikten haz etmese de Nazi dönemi Alman ordusunda görev yapan Ludwig’in Hitler için sanat eserleri toplayan bir kuruluşa (ERR) kapağı atmasıyla hayalleri gerçek olur. Nazilerin hedefinde ise sanatın başkenti Paris vardır. Manuel Benguigui “Alman Koleksiyoncu”da Beckett’in kahramanlarına nazire yaparcasına hayatındaki boşluğu bir şeylerle doldur(ama)maya çalışan Ludwig’in tuhaf hikâyesini anlatıyor.
  • Yapım: Mehmet Köseoğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    10,8 MB
    Eser Türü: Tiyatro
    1940-1950lerde yaşanmış bir hikayeden alınmıştır.
  • Liz Behmoaras
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    445,60 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Buğra Zayim
    Birde doğdum, ikide büyüdüm, üçte âşık oldum… Sonra… Sonrası mutlu bir evlilik olarak da devam edebilirdi… Ancak Birinci Dünya Savaşı yıllarında mutluluk herkese çok uzak bir duyguydu… Yanmış yıkılmış kentlerin, açlığın sefaletin hüküm sürdüğü yıllarda… O günlerden kalma bir aşk hikâyesi yankısını Alman Subayın Evi olarak bilinen Büyükada'daki metruk bir evde bulacaktı… Leman, Elsa ve Despina… Aynı okulda okumuş, aynı duyguları paylaşmışlardı; peki onların arkadaşlıkları da, aşkları da diğer pek çok şey gibi savaşın getirdiği yıkıma mı kurban gidecekti?... Alman Subayın Evi, yarım kalan bir aşkın, ama aynı zamanda bir dostluğun, imkânsız bir paylaşımın, anlaşılamamanın ve yıllarca ödenen bir kefaretin hikâyesi…
  • Necip Hablemitoğlu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    734,84 KB
    Eser Türü: Kitap
    Aralık 2002'de "faili meşhul" bir cinayete kurban giden değerli araştırmacı, Cumhuriyet Tarihçisi Dr. Necip Hablemitoğlu bu kitabında Alman Vakıflarının Türkiye'deki faaliyetlerine, yapısına ve bağlantılarına mercek tutuyor. Bu vakıfları Bergama'da altın madeni işletilmesinin önüne geçmeye iten dinamikleri inceliyor. Söz konusu vakıflarla işbirliği yapan Türk aydınlarının tutumunu eleştiriyor ve bu kişilerin eylemlerinin ne tür amaçlara hizmet ettiğini gözler önüne seriyor. Sivil Toplum Kuruluşlarının ve bireylerin Avrupa kökenli kurum ve kuruluşlarla olan ilişkilerinin ne tür riskler içerebileceği konusunda kamuoyunu aydınlatıyor, düşündürüyor...
  • metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,98 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Nafiye Gölbaşı
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    402,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Ne bedenimi saran bir derim var artık üzerimde, ne de canımı acıtmasın diye, yumuşak iplerle ördüğüm, ikinci derim. Bir yılan gibi soyuldum bugün. Ördüğüm derimin yaralarımı kapamaya yetmemesi canımı yakıyor, yolun sonunda mı, yoksa başında mı olduğumu, nerede yanlış yaptığımı, bilemiyorum son günlerde. Anlayamıyordum nasıl olup ta, son gülenin ben olmadığımı, yaralarımın, neden küçük bir eli tutan büyük bir el gördükçe, hala kaşındıklarını,kaşındıkça kanadıklarını, ben ‘geçti’ dedikçe, sinsice döküldüklerini. Oysa ben, hak edecektim yaşamı, sevgiyi. En çokta , sevgiyi. Anlayamıyordum…
  • Yaşar Aydın
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,71 MB
    Eser Türü: Kitap

Sayfalar