Eserlere Göre Listeleme

Toplam 3006 sonuçtan 2361 - 2370 arası görüntüleniyor.
  • Eva De Vitray Meyerovitch
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    213,97 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: EMRE BILIMLI
    Müslüman bir ailede dünyaya geldiği için, zahmetsizce Müslüman olmuş bizim gibi biri değil, tam aksine koyu dindar bir Hıristiyan ortamında bulunduğu hâlde, İslâm’ı bin bir emek ve çabayla arayıp bulmuş bir hanımefendiydi Prof. Dr. Eva de Vitray-Meyerovitch. İslâm’ın Güleryüzü kitabında hidayete eriş serüvenini genişçe anlatır. Mevlâna’nın kitapları sayesinde Müslüman olan ve şimdi Konya’da, çok sevdiği Mevlâna’sına yakın Üçler Mezarlığı’nda bulunan o hanımefendi, Duanın Ruhu kitabında İslâm’ın eşsiz güzelliğini dillendiriyor. Arayarak ve araştırarak bulduğu İslâm’ın, Allah’ın insanlığa nasıl paha biçilmez bir nimeti ve çok değerli bir armağanı olduğunu gözler önüne seriyor. Gerçek huzura ve mutluluğa da, ancak, gündelik hayatımızda bu dini hakkıyla yaşarsak erişebileceğimize dikkat çekiyor. İslâm’daki ibadetlerin, namazın, orucun, haccın ve zekâtın, insanı nasıl insanüstü bir hâle getirdiğini, insanı nasıl melekleştirdiğini ve insanı nasıl güzelliklerle donattığını en ikna edici bir dille izah ediyor. Tek ve gerçek sevgilinin Allah olduğunu hücrelerine kadar duyup, hissetmiş ve yaşamış, evliya mertebesindeki bu hanımefendi, okuruna, o eşsiz Sevgili’ye ulaşabilmenin ve O’nunla buluşabilmenin yollarını gösteriyor.
  • DOÇDR. HALİL ALTUNTAŞ
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,33 MB
    Eser Türü: Kitap
    Allah ile kul arasındaki iletişimin doğrudan ifadesidir dua. Bu bakımdan, ilahi vahyin yeryüzündeki son tecellisi olan Kur`an, dua olgusuna sıklıkla vurgu yapmış, bunu tabii bir sonucu olarak da Hz. Peygamber`in hayatında dua önemli bir yer tutmuştur. Kur`an çeşitli vesilelerle tarih boyunca gönüllerde yükselen pek çok dua önemli bir yer tutmuştur.
  • James Joyce
    insan sesi mp3 - Türkçe
    23 Ayrım
    485 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Rezzan Çakır
    Çağdaş edebiyatın en önemli yazarlarından Joyce, bu ilk önemli eserinde İrlanda’nın ruhsal tarihinden kapsamlı bir kesit verir. Bunu yaparken sevgili kenti Dublin’e çocukluk, gençlik, olgunluk ve toplumsal hayat düzeylerinde bakmış, kentinin ruhsal yoksulluğunu sergilemede ilginç bir yazı kuramı oluşturmuştur.
  • James Joyce
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    771,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    1914 yılında ilk basımı yapılan Dublinliler, Joyce’un bir yüzyılın bitiminin eşiğindeki Dublin’de yaşayan orta sınıf insanların gündelik yaşamlarını derlediği on beş öyküden oluşur. Öyküler doğum, çocukluk, yaşam, yetişkinlik, yaşlılık ve ölüm temaları etrafında bir insan ömrünün seyrini Dublin üzerinden bize anlatır. İlk kez bu öykülerde edebiyat sahnesine çıkan karakterlerin birçoğu, Joyce’un başyapıtı Ulysses’te tekrar karşımıza çıkacaktır. Öyküler, Joyce’un epifani yorumunun, karakterin bir anda kendisini anladığı ya da bir aydınlanma yaşadığı “anlar”ın etrafında kurgulanmıştır. Bu öyküler, Joyce’un hem nefretini hem de tutkusunu eserlerine işlediği Dublin’in olduğu kadar, şehrin tüm belleğinin kıskıvrak yakaladığı Dublin’den gidemeyenlerin de öyküsüdür.
  • Murat Menteş
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    182,32 KB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tarayan: Kitap Sevenler
    " ... Biz yetimler intikam iştiyakıyla doluyuzdur. Dehşeti dengelemeye yatkınızdır. Başkalarının öçlerini de almaya hevesleniriz. Yetimlik bize kanlı doğaçlamalar yapma cüreti verir. Suçlamakla ya da suç işlemekle kaybolmayan bir masumiyet imtiyazına sahibizdir İtiraf etmeliyim ki, aziz okur, benim ömrüm, her birini gebertmek istediğim insanlarla aramdaki buzdağlarını eritmeye çalışmakla geçiyor. Mesela zenginlerden nefret ediyorum, ne yapayım, elimde değil. O restoran sürüngenleri, fiyaka kumkumaları, yapmacık kasvetin mıymıntı bekçileri, ticari bir şiveyle konuşan zehirli papağanlar, hileli bir neşe içinde geviş getiren bunak vampirler, modanın ipiyle kuyuya inen kibirli cambazlar, tatile gebe fırlamalar, alaturka bir sadizmle zıvanadan çıkanlar, alafranga bir mazoşizmle yılışıklaşanlar... Hepsine teker teker Kolombiya kravatı takmak istiyorum! [Kolombiya kravatı: Meksika mafyasının uyguladığı bir cezalandırma biçimi: Kurbanın gırtlağına bir delik açılır ve dili bu delikten sarkıtılır.] Gerçi zamanla esnekleştim. Ulaşılması ve vazgeçilmesi en zor nimetin sükunet olduğunu anladım galiba. Tamam, zenginlere merhamet duyacak kadar güçlü değilim hâlâ, fakat sayıların artışındaki boşunalığın eşiğini görebiliyorum. İbrahim Kurban'dan öğrendiğim kadarıyla, yeşil banknotlar kamuflajdan başka bir şeye yaramıyor: Aptallığı, beceriksizliği, acizliği, yalnızlığı kamufle ediyorlar... Ayrıca, yetimlik zaman aşımına uğramaz, haddizatında yetim olmayanlar da yetimliğe doğru seyreder. Yani kimsesizlik, kimsenin tekelinde değildir: Kainat ve tarihin bekleme salonunda biraz soluklanıyoruz, çoğunlukla da adımız anonslanmadan kainata ve tarihe gömülüyoruz..."
  • Murat Menteş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    28 Ayrım
    408 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hande Yıldırım
    " ... Biz yetimler intikam iştiyakıyla doluyuzdur. Dehşeti dengelemeye yatkınızdır. Başkalarının öçlerini de almaya hevesleniriz. Yetimlik bize kanlı doğaçlamalar yapma cüreti verir. Suçlamakla ya da suç işlemekle kaybolmayan bir masumiyet imtiyazına sahibizdir. İtiraf etmeliyim ki, aziz okur, benim ömrüm, her birini gebertmek istediğim insanlarla aramdaki buzdağlarını eritmeye çalışmakla geçiyor. Mesela zenginlerden nefret ediyorum, ne yapayım, elimde değil. O restoran sürüngenleri, fiyaka kumkumaları, yapmacık kasvetin mıymıntı bekçileri, ticari bir şiveyle konuşan zehirli papağanlar, hileli bir neşe içinde geviş getiren bunak vampirler, modanın ipiyle kuyuya inen kibirli cambazlar, tatile gebe fırlamalar, alaturka bir sadizmle zıvanadan çıkanlar, alafranga bir mazoşizmle yılışıklaşanlar... Hepsine teker teker Kolombiya kravatı takmak istiyorum! [Kolombiya kravatı: Meksika mafyasının uyguladığı bir cezalandırma biçimi: Kurbanın gırtlağına bir delik açılır ve dili bu delikten sarkıtılır.] Gerçi zamanla esnekleştim. Ulaşılması ve vazgeçilmesi en zor nimetin sükunet olduğunu anladım galiba. Tamam, zenginlere merhamet duyacak kadar güçlü değilim hâlâ, fakat sayıların artışındaki boşunalığın eşiğini görebiliyorum. İbrahim Kurban'dan öğrendiğim kadarıyla, yeşil banknotlar kamuflajdan başka bir şeye yaramıyor: Aptallığı, beceriksizliği, acizliği, yalnızlığı kamufle ediyorlar... Ayrıca, yetimlik zaman aşımına uğramaz, haddizatında yetim olmayanlar da yetimliğe doğru seyreder. Yani kimsesizlik, kimsenin tekelinde değildir: Kainat ve tarihin bekleme salonunda biraz soluklanıyoruz, çoğunlukla da adımız anonslanmadan kainata ve tarihe gömülüyoruz..."
  • Alexander Puşkin
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    248,60 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Alexander Puşkin
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    736,14 KB
    Eser Türü: Kitap
    intikam için haydut olmayı seçen Dubrovski adlı genci anlatır.
  • Aleksandr Sergeyeviç Puşkin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    210,71 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Güngör Yener
    Puşkin’in ölümsüz eseri Dubrovski, dünyanın pek çok dilinde karşılığı olan bir isyan hikâyesi... Topraklarına açgözlü bir derebeyi tarafından sözde hukuk marifetiyle el konulan genç bir soylunun adalet arayışını anlatıyor. Yozlaşmış bürokrasi tarafından eli kolu bağlanan Dubrovski, tek çareyi derebeyinin zulmünden kaçan bir grup köylüyle birlikte sistem dışına çıkmakta bulur. Zenginden çalıp fakirlere dağıtarak, tıpkı Robin Hood ya da İnce Memed gibi efsanevi bir halk kahramanına dönüşür. “Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz” demişler... Güçlü düşmanının kızına ümitsizce sevdalanan Dubrovski, aşkı ve adaleti bulabilecek mi? Puşkin’in hiciv ile romantizmi sımsıcak harmanladığı bu eseri, Hasan Âli Ediz’in su gibi akan çevirisinden “bir solukta” okuyacaksınız.
  • Alexander Puşkin
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    200,62 KB
    Eser Türü: Kitap
    Puşkin’in ölümsüz eseri Dubrovski, dünyanın pek çok dilinde karşılığı olan bir isyan hikâyesi... Topraklarına açgözlü bir derebeyi tarafından sözde hukuk marifetiyle el konulan genç bir soylunun adalet arayışını anlatıyor. Yozlaşmış bürokrasi tarafından eli kolu bağlanan Dubrovski, tek çareyi derebeyinin zulmünden kaçan bir grup köylüyle birlikte sistem dışına çıkmakta bulur. Zenginden çalıp fakirlere dağıtarak, tıpkı Robin Hood ya da İnce Memed gibi efsanevi bir halk kahramanına dönüşür. “Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz” demişler... Güçlü düşmanının kızına ümitsizce sevdalanan Dubrovski, aşkı ve adaleti bulabilecek mi? Puşkin’in hiciv ile romantizmi sımsıcak harmanladığı bu eseri, Hasan Âli Ediz’in su gibi akan çevirisinden “bir solukta” okuyacaksınız.

Sayfalar