Eserlere Göre Listeleme

Toplam 7427 sonuçtan 2371 - 2380 arası görüntüleniyor.
  • Bilge Karasu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    123 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Özge Özden
    Altı Ay Bir Güz, 1995 yılında yitirdiğimiz yazar, çevirmen Bilge Karasu'nun, hasta olduğu aylarda tamamlayamayacağına karar vererek yayınevine teslim ettiği, ancak ölümünden sonra yayımlanmasını vasiyet ettiği son yapıtı. "İstediğim, denizi yazmak. Zümrütlerin, gökyakutların sabrını; ağaçların tarihsizliğini... Bir tek kıyısını kavrayabildiğimiz, anlamını ancak bir tek kıyısıyla kurduğumuz denizin öyküleri yoktur bir kara adamı için. Yolculuklara, ister gerçek ister düşsel olsunlar, yakıştırdığımız son, öbür kıyıda bitse bile, deniz gene tek kıyılıdır, üzerinde yaşayıp çalışan biri olmadıkça. Deniz, kara adamının yalnız sınırlarını kaldırışı değil, sınır düşüncesini içinden çıkarıp atıvermesidir. Her şeyin bir aradalığının bir yerde başlaması ya da bitmesidir. İstediğim, denizi yazmaktı. Her şeyin bir aradalığına yenik düşeceğimi bile bile." "Taşların sabrı dediğim, yaşlandıkça yaşamağı öğrendiğimiz, can sıkıcı bir boş laf olmaktan çıkan sabır değil; insanların kusursuz bulacağı o duruma gelesiye bir taşın bir başka taşın bağrında sıkışıp durarak geçirdiği –insanın hiçbir ölçüsüne sığmaz– bir vakti damıtmsı, sonra, kalması. Taşlar doğmaz, doğrulur; sabır, taşın değil, insanın erdiği; dolayısıyla, yakıştırabildiği, tansıdığı; değerini artırmkta çılgınca, küstahca kullandığı. O sabrı yazmağa kalkışmak, emeklemekten öteye geçememek olacağı için, onurlu bir alçakgönüllülük sayılır."
  • Bilge Karasu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    308,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    "İstediğim, denizi yazmak. Zümrütlerin, gökyakutların sabrını; ağaçların tarihsizliğini...Bir tek kıyısını kavrayabildiğimiz, anlamını ancak bir tek kıyısıyla kurduğumuz denizin öyküleri yoktur bir kara adamı için. Yolculuklara, ister gerçek ister düşsel olsunlar, yakıştırdığımız son, öbür kıyıda bitse bile, deniz gene tek kıyılıdır, üzerinde yaşayıp çalışan biri olmadıkça. Deniz, kara adamının yalnız sınırlarını kaldırışı değil, sınır düşüncesini içinden çıkarıp atıvermesidir. Her şeyin bir aradalığının bir yerde başlaması ya da bitmesidir. İstediğim, denizi yazmaktı. Her şeyin bir aradalığına yenik düşeceğimi bile bile."
  • Tom Standage
    insan sesi mp3 - Türkçe
    42 Ayrım
    834,36 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Muge Paksu Kuran
    Bir bardak suda fırtına değil, isyanlar, ayaklanmalar, savaşlar kopuyor bu kitapta... Dünya tarihine elinizdeki bir bardağın içindeki sıvıya eğilerek bakmak... Bir bardaktan geçen kare yelkenli keşif gemilerini, Afrika içlerinde avlanıp tekneleri ambarlarına doldurulmuş siyahları, köle tüccarlarını, laboratuvarlarına kapanmış simyacıları, ateş pahası çay yüksük büyüklüğündeki fincanlarda içen aristokratları, savaş meydanlarındaki kola albaylarını seyretmek... Tom Standage bu kitapta bunu yapıyor. "Nasıl ki, arkeologlar kullanılan malzemeler temelinde tarihi taş çağı, bronz çağı, demir çağı vb dönemlere ayırıyorlarsa" diyor, "dünya tarihini farklı içkilerin egemen olduğu dönemlere ayırmak da mümkün." Ve ayırıyor da: bira çağı, şarap çağı, damıtık içkiler çağı, kahve çağı, çay çağı, kola çağı. Elinizdeki bardağın -ya da kadehin- içindeki sıvı yukarıdakilerden hangisi olursa olsun bu kitabı okuduktan sonra ona bir daha eskisi gibi bakamayacaksınız.
  • Tom Standage
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    4,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bir bardak suda fırtına değil, isyanlar, ayaklanmalar, savaşlar kopuyor bu kitapta... Dünya tarihine elinizdeki bir bardağın içindeki sıvıya eğilerek bakmak... Bir bardaktan geçen kare yelkenli keşif gemilerini, Afrika içlerinde avlanıp tekneleri ambarlarına doldurulmuş siyahları, köle tüccarlarını, laboratuvarlarına kapanmış simyacıları, ateş pahası çay yüksük büyüklüğündeki fincanlarda içen aristokratları, savaş meydanlarındaki kola albaylarını seyretmek... Tom Standage bu kitapta bunu yapıyor. “Nasıl ki, arkeologlar kullanılan malzemeler temelinde tarihi taş çağı, bronz çağı, demir çağı vb dönemlere ayırıyorlarsa” diyor, “dünya tarihini farklı içkilerin egemen olduğu dönemlere ayırmak da mümkün.” Ve ayırıyor da: bira çağı, şarap çağı, damıtık içkiler çağı, kahve çağı, çay çağı, kola çağı. Elinizdeki bardağın –ya da kadehin– içindeki sıvı yukarıdakilerden hangisi olursa olsun bu kitabı okuduktan sonra ona bir daha eskisi gibi bakamayacaksınız.
  • Arne Dahl
    insan sesi mp3 - Türkçe
    33 Ayrım
    474,71 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Feyza Daldal
    Serinin bu 2. macerasında, Dedektif Sam Berger ve arkadaşı İsveç İstihbaratından Molly Blom, 1. kitap "Yedi Eksi Bir" de kaldıkları yerden, iş arkadaşlarının esrarengiz bir şekilde öldürülmesinin ardından araştırmalarına devam ediyorlar. Ancak bu defa kaçak durumuna düşmüş ve saklanmak için ülkenin en ıssız ve karlarla kaplı bölgelerine sığınmışlardır. Bir yandan Sylen'in katilini bulmaya çalışırken, bir yandan da kendilerini aklamak için sekiz yıl önce işlenmiş cinayetlerin soruşturmasını yeniden yapmak zorundadırlar.
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    36,5 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Merve Özdikici
  • Igor Stravinski
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    193,37 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bu kitaptaki müzik açıklaması, müzik fenomeninin çözümlemesiyle başlayan ve müziğin icrası sorunuyla biten altı dersten oluşmaktadır. Tanışmaya ayrılan ilk derste derslerin bütününün yol gösterici ilkeleri özetlenmektedir. İkinci derste müzik fenomeninin ses ve zaman ilişkileri içinde bir spekülasyon biçimi olarak incelenmesi; bu incelemeden yaratım sürecinin diyalektiğinin çıkarılması; bununla bağlantılı olarak da benzerlik ve karşıtlık ilkesi; müziğin öğeleri ve morfolojisi ele alınırken üçüncü derste 'Kompozisyon nedir, besteci nedir? Besteci tam olarak nasıl ve ne ölçüde bir yaratıcıdır?' sorularına yanıt aranmakta ve bununla bağlantılı olarak buluş, hayal gücü, ilham; kültür ve beğeni; düzensizliğe karşı kural ve yasa olarak düzen ve son olarak da zorunluluk dünyasının özgürlük dünyasına karşıtlığı kavramlarına açıklık getirmeye çalışılmaktadır. Dördüncü ders müzikal tipolojinin incelenmesine, beşinci ders ise Rus müziğine ayrılmıştır. İcrayı ele alan altıncı ve son derste fiziksel müzik fenomeni tanımlanmakta; yorumu yorumsuz icradan ayırt eden öğelere, icracılarla dinleyicilere ve çok önemli olan yargıya varma ya da eleştiri sorununa değinildikten sonra müziğin derin anlamı ile temel amacı saptanmaktadır.
  • Şermin Yaşar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    27 Ayrım
    375,45 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: DENİZ GÜLER ÖZDEMİR
    “Ben istiyorum ki meşguliyetim olsun. Elimde bir işim olsun. Bekleyecek bir şeylerim olsun... Telefonun başında çocukların aramasını bekleyeyim, pencerenin kenarında çocukların, torunların bana uğramasını bekleyeyim, ağaç yapraklansın diye bekleyeyim, salatalıklar çiçek açsın diye bekleyeyim, domates kızarsın diye bekleyeyim. Öyle şeyler... Zaman kolay geçsin istiyorum ben. Başka derdim yok. Ölüm kapımı çalana kadar bir şeyler oyalasın işte beni.” Selime Teyze’nin hikâyesi, çocuklarının dünyasında yer bulamayan ve onların gözünde yok gibi var olmayı reddeden bir annenin hikâyesi. Selime, bir gün hiç beklenmedik bir anda kaybolur. Gönülsüz ama planlı bir kaçıştır bu. Bildiği bütün hayatı geride bırakıp bir köyün sessizliğine sığınır. Kimseye haber vermeden, ardında iz bırakmadan. Bulunmayı bekler. Ama hayat, beklenmedik bir misafirle –Meltem’le– karşılaştırır onu. Biri annesiz büyümenin, diğeri evlatsız yaşlanmanın derdini anlatır. İki hayat, iki kayboluş, iki yara aynı evde buluşur. Bu roman, yaşlıların yok sayıldığı, insanın yalnız bırakıldığı, herkesin ancak kendine yetebildiği, en yakınlarına bile derman olamadığı bir çağın hikâyesi.
  • Behiç Ak
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    112,31 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşe Yavuz
    Bir yazar karakterlerini nasıl oluşturur, olayları nasıl kurgular? Yazmaya odaklanamayan yazarımız, bunları sorgularken, baş kahramanı kapıya dayanınca kendini öyküsünün içinde bulur. Tanıdığı ilginç insanlar, sıradışı karakterler olarak öyküsünde yaşamaktadır: Matematikçi Mecnun Bey, hayali köpeğini arayan Doğan, gezici kütüphanesiyle Nigar Hanım, annesini özleyen Şehrazat, horoz Muzaffer Bey, altı kırk dörtteki o dalga ve daha nicesi... Yazmak üzere masasına oturduğu gün, güçlü bir horoz sesi duyan yazarımızı kahramanları kadar, olayların akışı da şaşırtacaktır...
  • Ayla Çınaroğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    129,80 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ebru Sönmez
    Kim demiş niye demiş, bu masalı kim dinlemiş? Ayla Çınaroğlu’nun sihirli dizeleri, Mustafa Delioğlu’nun çizgi ve renkleriyle tadına doyulmaz bir anlatı şöleni sunan Altı Masal Üstü Masal, ikilinin daha önce ayrı kitaplar halinde okurla buluşan altı bağımsız ve özgün masalını tek bir kitapta buluşturuyor. Dokuz yaş ve üzeri masalseverleri, geleneksellikten evrenselliğe uzanan gizemli bir masal evrenine konuk eden bu sürükleyici kitap; zaman zaman içinde, düşün gerçeğe karıştığı olağanüstü bir dünya resmediyor. Özenli dili ve etkileyici üslubuyla türünün en nitelikli yapıtları arasında gösterilebilecek Altı Masal Üstü Masal, etik ve insani değerlere yaptığı güncel göndermelerle okurunu uzun uzun düşündürüyor. “Masal bu ya, bir zamanlar bir sihirbaz varmış. Her parmağında bin beceri, her sözcüğünde bir sihir... O sahneye çıktı mı hayretle açılırmış gözler, tutulurmuş diller, ses soluk kesilirmiş.” “Altı üstü masal canım,” deyip geçmeyin, Düş ekmeden sakın ola niyet biçmeyin. Gelin masalımıza kulak verip, şerre düşmeyin, Siz siz olun “var”ın “yok”tan doğduğu masallardan şaşmayın! Edebiyatımızın yaşayan çınarlarından Ayla Çınaroğlu’nun kaleminden, geleneksel masal öğelerini ustalıkla kullanan, günümüz yaşamına ayna tutan çok renkli bir masal seçkisi…

Sayfalar