Eserlere Göre Listeleme

Toplam 5023 sonuçtan 2461 - 2470 arası görüntüleniyor.
  • Xavier de Maistre
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    548,13 KB
    Eser Türü: Kitap
    Birinci Pol döneminin sonlarına doğru, babasının bağışlanmasını istemek için Sibirya'dan kalkıp yaya olarak Sen Petersburg'a giden bir genç kızın gözüpekliği, o zamanlar ünlü bir yazara bu yaman yolcuyu bir roman kahramanı yaptıracak denli kışkırtıcı bir gürültüye yol açmıştı. Ama, bir çocuğun babasına karşı duyabileceği en temiz sevgiden başka bir tutku tanımayan ve kimseden öğüt almadan, kimseye güvenmeden, yüreğinde soylu bir işin düşüncesiyle o işi yapma gücünü bulan bu soylu ve deneyimsiz genç kıza bir takım aşk serüvenleri ve romanesk düşünceler yüklemelerine, kızı tanıyanların canları sıkılmıştı. Onun başından geçenler, bir romancının uydurma kişilerinin uyandırabileceği coşkului lgiyi bulamasa bile; başlı başına çekici olan ve bütün değerini gerçekliğinden alan bu öykü, sanırız az çok zevkle okunabilir
  • Erhan Aydın
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    4,63 MB
    Eser Türü: Kitap
    Türk tarihinde Yenisey Yazıtları’nın önemi nedir? Yenisey Yazıtları, Türklerin tarih sahnesine çıkışlarına dair neler söylemektedir? Tarihte Türk izini sürebilmek için ciddiyetle araştırılması gereken yazıtlar ve incelenmesi gereken coğrafyalar hangileridir? Prof. Dr. Erhan Aydın hem bu soruları cevaplıyor hem de daha önce bozkır Türklerinin tarihine ilk yazılı belgeler ışığında baktığı “Taşa Kazınan Tarih: Türklerin İlk Yazılı Belgeleri” adlı eserinin açtığı yolu genişletiyor. 18. yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren keşfedilen ve bilim dünyasınca bilinen Yenisey Yazıtları, satır sayılarının azlığı ve düzensiz yazılmış olmaları nedeniyle, özellikle Türk dili alanı dışında çalışan araştırmacıların ilgisini çekmemiştir. Bu yazıtların tamamının tarihsiz oluşu ve günümüz mezar taşlarındaki veciz ifadelere benzeyen kalıplaşmış ibare ve cümleler içermesi de bu yazıtlara olan ilginin az oluşunun bir başka nedenidir. Türklerin Sibirya’daki varlığına dair en önemli kaynak olan Yenisey Yazıtları, az satırlı olmasına rağmen bazı tarihî olaylara işaret etmesi nedeniyle çok büyük bir işleve sahiptir. Yapılan her çalışmada bu işaretler yoluyla Türk tarihinin Sibirya bölgesindeki izleri ortaya çıkmaktadır. Erhan Aydın, Türk runik harfli metni, transkripsiyonu ve Türkçe çevirisini alt alta verme sistemini bu çalışmasında da sürdürüyor ve böylece okuyucunun sürekli sayfa karıştırmasının önüne geçiyor. Her yazıtın altında bulunan özel kaynakçayla ise o yazıtla ilgili bütün yayınlar bir araya getirilmiş oluyor. “SİBİRYA’DA TÜRK İZLERİ: Yenisey Yazıtları”, şimdiye kadar yazıtlara dair yayımlanmış olan eserler içinde en kolay okunan bir rehber niteliğinde...
  • Başar Başarır
    insan sesi mp3 - Türkçe
    59 Ayrım
    670,95 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Jale Anıl
    Aslı, galiba ben kendimi evliliğe hazır hissetmiyodum. Geçen hafta evlendik mi gerçekten biz? Nikâh memuru inandı mı gerçekten, sözüme güvendi mi? Kara kaplı deftere atılmış öcü imzadan söz etmiyorum ben Aslı. Kimse ciddiye almaz ki beni... Seninle yaşlanmak istiyorum ama yaslanmak istemiyorum. Hem ne suçum var ki benim? Öyle köşemde saksı gibi duruyodum ben. Günün birini bekliyordum. Sen istedin. Geldin sen bulaştın bana. Sibop, kendi deyimiyle “acemi kolpacı” Orhan’ın romanı. Doğma büyüme Cihangirli Orhan, hukuk tahsili yapmış. Girdiği işlerde pek tutunamamış, ailesinin gözünden bile düşmüş. Kimse tarafından yüzüne bakılmayan biri. Öyle ki, adı “sibop”a çıkmış. Ama bir gün Orhan’ın yüzüne bakan bir kız çıkıyor ve roman başlıyor. Başar Başarır’ın bu sürükleyici, inandırıcı, azmettirici romanının öne çıkan yanı dili olabilir; bir solukta, Türkçenin tadına vara vara okuyacağınız Orhan’ın hikâyesini çok seveceksiniz.
  • Trevanian
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,70 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Trevanian
    insan sesi mp3 - Türkçe
    42 Ayrım
    445 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sema Kendir
  • Özgür Çırak
    insan sesi mp3 - Türkçe
    11 Ayrım
    281,61 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Aytun Sezer
    Sıcacık Bir Ev Özgür Çırak’ın ilk öykü kitabı. Çırak, yeryüzüne inmek için nazlanan adaletin, sevginin yokluğunu hatırlatıyor bize. Sartre’dan aldığı güçle, dünyadaki sayısız metinden ayırmak istiyor öykülerini. Derdi illüzyon yaratmak değil, sahte olanı açığa çıkarmak. Özgür Çırak öyküsü yazılmayanların peşinde bu yüzden… Sıcacık Bir Ev’in karakterleri ezilenler, maddi manevi kaybedenler, zinciri görünmeyen köleler… Hayal kırıklığına uğrayanlar, yarım kalan aşkı ve özlemiyle başa çıkmaya çalışanlar, hırsına yenilenler de… Çırak, anlatmak için olağanüstü meseleler aramıyor. İşçi ölümleri, iş hastalıkları, sömürü öykünün sebebi oluyor. Çırak politik meseleleri didaktik olmadan, anlatma tuzağına düşmeden aktarıyor, odağına insanı alıyor. Tüm bunları öyküye verirken olağan sayılanı ilginç ve görünür kılıyor Çırak. Gerçeklikten fantastik olaylar doğuyor. Fantastik gerçekliğe dönüşüp, somut yaşamla boy ölçüşüyor. Edebiyat kelimelerden bir dünya kurmak… “Bir çiçeğin açışı, güneşin doğuşu ya da bir bebeğin gülüşü, nasıl, hangi kelimelerle anlatılır?” diye sormak. Yazmaksa sınırları genişletmek. Özgür Çırak, sınırları aşındırırken, fizik kurallarını, bilindik doğruları, aklın sarsılmaz mantık düzenini eğip bükmek istiyor. Bu yüzden içinde büyüyen kokuya ulaşmak için kendini yutanı, saç ve sakalında çiçek büyüteni, akvaryumda uyananı, kendisini yarım ekmek arasında bulanı görüyoruz öykülerinde. “Yaşadığımız bu dünyanın cehennem olmadığını kanıtla?” diye soruyor “Ölü” öyküsünde Berber Halil. Çünkü Sıcacık Bir Ev’de Özgür Çırak, cenneti vaat etmiyor okura. Öykü karakterinin buyruğunu yerine getirircesine cehennemde nem kurutuyor… Özgür Çırak cehennemi betimlerken ters etkiyle nefes alışın yani hayatın değerini anımsatıyor. Yaşamın öylece solup gitmesine izin vermiyor. Bu hayatları fantastik bir evrene taşırken acıyla baş edemediği yerde parodileştiriyor. Gerçekliği anlatmak için öykünün gücünden çalmak yerine, öykü sanatına sığınıyor. İyi yazılmış bir öykünün, korkuyla yükselen duvarlara gedikler açtığına inanıyor.
  • İbrahim Altın
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    995,21 KB
    Eser Türü: Kitap
    Onlar yol arkadaşıydılar... Sonra suç ortağı oldular... Sonra Düşman... Hani siz bir adam öldürmüştünüz ve bu konuda birbirinize düşmüştünüz. Oysa Allah, gizlediklerinizi açığa çıkaracaktı. (Bakara/72) Tekdüze giden evlilikleri yağmurlu bir gecede alt üst olan Yusuf ve Meryem ertesi sabah, güneyin yakıcı sıcağında erotizm ve gerilim dolu bir kaçış öyküsünün içinde bulurlar kendilerini. Abdullah Oğuz tarafından farklı bakış açısıyla filme de çekilen Sıcak, kocasına boyun eğen bir kadının cinsel yolculuğunun, hayata ve kendisine başkaldırısının da hikâyesi.
  • İbrahim Altun
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,21 MB
    Eser Türü: Kitap
    Onlar yol arkadaşıydılar... Sonra suç ortağı oldular... Sonra Düşman... Hani siz bir adam öldürmüştünüz ve bu konuda birbirinize düşmüştünüz. Oysa Allah, gizlediklerinizi açığa çıkaracaktı. (Bakara/72) Tekdüze giden evlilikleri yağmurlu bir gecede alt üst olan Yusuf ve Meryem ertesi sabah, güneyin yakıcı sıcağında erotizm ve gerilim dolu bir kaçış öyküsünün içinde bulurlar kendilerini. Abdullah Oğuz tarafından farklı bakış açısıyla filme de çekilen Sıcak, kocasına boyun eğen bir kadının cinsel yolculuğunun, hayata ve kendisine başkaldırısının da hikâyesi.
  • Serkan Özel
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    160 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Duygu Çolak
    Ben sana ölümün kıyısında yaşama tutunmuş bir hayattan geliyorum. Sonbahar yağmurunda sensiz ıslanacaksam, kahvemin yanında kahvesini yudumlayan sen olmayacaksan, kabustan korkarak uyandığımda sana sarılamayacaksam, beraber hayal kurup birlikte yaşayamayacaksam, beni sevdiğini söylemenin ne anlamı var ki? Madem bunları seninle yapamayacağım, daha fazla varlığına alıştırmadan git. Hiç olmazsa acıların tat versin bana. Nasıl olsa ben sevmekten vazgeçmeyeceğim. Bir gün olur da bunları benimle yaşamak istersen, ölüme terk ettiğin yerdeyim.
  • Serkan Özel
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    230,87 KB
    Eser Türü: Kitap
    Ben sana ölümün kıyısında yaşama tutunmuş bir hayattan geliyorum. Sonbahar yağmurunda sensiz ıslanacaksam, kahvemin yanında kahvesini yudumlayan sen olmayacaksan, kabustan korkarak uyandığımda sana sarılamayacaksam, beraber hayal kurup birlikte yaşayamayacaksam, beni sevdiğini söylemenin ne anlamı var ki? Madem bunları seninle yapamayacağım, daha fazla varlığına alıştırmadan git. Hiç olmazsa acıların tat versin bana. Nasıl olsa ben sevmekten vazgeçmeyeceğim. Bir gün olur da bunları benimle yaşamak istersen, ölüme terk ettiğin yerdeyim. -Serkan Özel-

Sayfalar