Eserlere Göre Listeleme

Toplam 5173 sonuçtan 2501 - 2510 arası görüntüleniyor.
  • Milan Kundera
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    229 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Emel Kurtuluş
    1968. Prag'da Sovyet tankları. Prag Baharı'nın sonu gelmiştir. Yurdundan ayrılan pek çok göçmenden biri de Irena'dır. Kocasıyla birlikte Paris'e yerleşen Irena, onun ölümüyle yalnız kalır. Kendine yurt edindiği bu yerde duygularını, özlemlerini anlayacak, 'bilecek' kimse yoktur. Yıllar sonra, soğuk savaşın bitimiyle birlikte, eski yurdunu sık sık ziyaret etmeye başlar. Bu yolculuklarından birinde havaalanında yine eski bir göçmen olan Josef'le karşılaşır. Josef, onun bir türlü kopamadığı, ama yabancılaştığı geçmişinden bir sayfadır. Bütünüyle farklı nedenlerle çıktıkları Prag yolculuğu, Irena ile Josef'in yurtsuzluklarına, özlemlerine yeni halkalar ekleyecektir. Bilmemek, hatırlama üzerine, yalnızlık, yabancılaşma, yurtsuzluk, bellek ve unutuş üzerine bir roman. Yoğunluk, derinlik, duyarlık ve yorum açısından Milan Kundera'nın en önemli yapıtlarından olduğu kesin. İnsanlığın en güncel sorunlarından biri haline gelen 'göçmen olma' durumunu psikolojik ve siyasal kalıplar içinde tutkuyla inceleyen Milan Kundera, romanına kendi kişisel tarihini de ilk kez bu kadar açıkça katmış. 20'nci yüzyıla damgasını vuran yazarlardan olan Milan Kundera'nın bu son romanı, yaşadığı ve yazdığı ülke olan Fransa'dan önce Türkiye'de ve Türkçe yayınlanıyor. (Arka Kapak)
  • Milan Kundera
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    370,77 KB
    Eser Türü: Kitap
    1968. Prag'da Sovyet tankları. Prag Baharı'nın sonu gelmiştir. Yurdundan ayrılan pek çok göçmenden biri de Irena'dır. Kocasıyla birlikte Paris'e yerleşen Irena, onun ölümüyle yalnız kalır. Kendine yurt edindiği bu yerde duygularını, özlemlerini anlayacak, 'bilecek' kimse yoktur. Yıllar sonra, soğuk savaşın bitimiyle birlikte, eski yurdunu sık sık ziyaret etmeye başlar. Bu yolculuklarından birinde havaalanında yine eski bir göçmen olan Josef'le karşılaşır. Josef, onun bir türlü kopamadığı, ama yabancılaştığı geçmişinden bir sayfadır. Bütünüyle farklı nedenlerle çıktıkları Prag yolculuğu, Irena ile Josef'in yurtsuzluklarına, özlemlerine yeni halkalar ekleyecektir. Bilmemek, hatırlama üzerine, yalnızlık, yabancılaşma, yurtsuzluk, bellek ve unutuş üzerine bir roman. Yoğunluk, derinlik, duyarlık ve yorum açısından Milan Kundera'nın en önemli yapıtlarından olduğu kesin. İnsanlığın en güncel sorunlarından biri haline gelen 'göçmen olma' durumunu psikolojik ve siyasal kalıplar içinde tutkuyla inceleyen Milan Kundera, romanına kendi kişisel tarihini de ilk kez bu kadar açıkça katmış. 20'nci yüzyıla damgasını vuran yazarlardan olan Milan Kundera'nın bu son romanı, yaşadığı ve yazdığı ülke olan Fransa'dan önce Türkiye'de ve Türkçe yayınlanıyor.
  • Canan Danyıldız
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    51,18 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Adem Güneş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    65,09 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: ŞERİFE SEVGİ ÇINAR
    Her anne baba, çocuklarının belirli yaş aralıklarında yaşadığı korkuların şahididir. Aslında, basit yöntemlerle atlatılabilecek olan bu geçici dönem, bazen, anne babaların eksik/yanlış tutumları sonucu, çocukların bütün bir hayatına yayılabilecek izler bırakabilmektedir. Bu kitap, birtakım korkular yaşayan 5 yaş ve üzeri çocuklar için özel olarak hazırlandı. Kitap, beş güne yayılmış farklı hikâyelerden oluşmaktadır. Çocuklar bir yandan hikâye kahramanının yaşadığı serüveni heyecanla takip ederken, diğer yandan da farkında olmadan bilinçaltına yerleşmiş korkularını yenmektedirler. Korkularla baş edebilmek sadece çocuğun üstesinden gelebileceği bir sorun değildir. Özellikle anne babaların da bu konuda titiz davranması gerekir. Bu düşünceyle, hikâyelerin içerisinde, anne babaların, korkular yaşayan çocuklarına nasıl davranmaları gerektiği konusunda ipuçları da verilmektedir.
  • Tülin Kozikoğlu
    metin
    1 Ayrım
    23,38 KB
    Eser Türü: Kitap
    Leyla Fonten’den Öyküler Merhaba, benim adım Leyla! La Fontaine’in torununun torununun torunuyum. Evet, şu bildiğiniz La Fontaine… Hani hayvan hikayelerinden biz insanların ders çıkarmasını bekleyen meşhur yazar var ya, işte o. Ben onun masallarını dinleye dinleye büyüdüm. Damarlarımda taşıdığım kan mı, yoksa kader mi bilinmez, zaman içinde evim hayvanlarla dolup taştı. Tıpkı La Fontaine’in hayvanları gibi benim evimdekilerin de çeşit çeşit huyu var. Kimi güler, kimi ağlar, kimi kızar, kimi korkar. Yıllardır bu hayvanlarla aynı çatı altında yaşıyorum. Dedemin dedesinin dedesinden kalan alışkanlıkla hikaye anlatmaya da bayılıyorum. Var mısınız dinlemeye? Elinizdeki bu kitap, Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri tarafından yazıya geçirilmiş ve tüm resimleri betimlenmiştir. Ayrıca, orijinal baskıdaki sayfa sayılarıyla Word dosyanızdaki sayfa numaraları aynı tutulmuştur. Böylece kitabın kör ebeveyn ve gören çocuğuyla aynı anda takibinin kolaylaştırılması amaçlanmıştır. Kitapların temininde destek olan Gizem Alakaya ve düzeltilmesinde görev alan Filiz Özerdem'e teşekkür ederiz.
  • İlkay Coşkun
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    2,11 MB
    Eser Türü: Kitap
    kavruldum el değmez mermer ayazlığında doksan dokuzuna yüz çevir, birine az dokun soğuran vantuz içinde dağılır cam kırıklıkları azatlık sinende, yüz yıla mahkum yüreğim susuz içilir aşk şarabı acı kahve öncesinde ufleyipte çıkaramadığın, melodiyi neylersin göz ğörmeyen gecede çitten atlatırım koyunları diri varlığında, damak kuruluğun var senin bırakılan her bir ağrı yuk olur kulaçlanma gelincik yuzun, resimlerinde bulunur kalkandır sessiz karanlığıma süzülen tutaste mezarcı sessizliğinin terleyişi sonrasında tek gerçekliğinin izdüşümüne sarılırım bilonsa yabanıl ürperti mahkumusundur küreledığın bahar ansızın sıyrılır güneşimden kırç'lı beyazını, cemrenle buluşturdun bilonsa dağılır şafak, bir asır öncesinden fırlayıp nasıl olsa bulursun lodos sıcaklığını geceden kalma suskunluğun yansır gözlerime soğuklar öncesi biriktirdiğin ellerimle eğrilen kirmen fırıldaklığında döndürülüp süzüldü ırmağın, sağın solun obruk bir akşamcı küstahlığı var ki üzerinde dağının doruğuna, terlik fırlatıldığından beri ağlama duvarı can havliyle örter tülbendini postu serili yabanıl yanlarına kurulup mührü pekiştirip, yazarım sayfalarıma bilonsa misafir tedirginliği üzerindeyken iyi geceler düşünde serer bahar fistosunu ayak izinde ayak, kaleminde taştı bilonsa yumuşak kahkahalar yansır yüzümün aynasına kekremsi bir tat, dudağında konuktu sevgileri beleyen elin toplar tüm çiziklerimi seslenişin bana, eşik dibi yakınlığında hareketlenir şah damarım sevdanın ikliminde mahmurlu esnemelerim toplanır çiziklerimde giderkenkı ikindi, ardınsıra gölgelik bırakır mırıldanması dudaklarım, yüzümün aynası kekremsi bir tat dudağıma konuktur artık iyi geceler düşü, beni olduğum yere bırak ayak izindeyim, taşır mürekkebimi bilonsa soğuklar öncesi biriktırseydım keşke ellerim misafir tedirginliği üzerimde, yolcuyum eskilerden seslenişim bundandır bilonsa dağının doruğuna goz fırlatıldığından beri dirilir şafağa, bir asır öncesinden çıkagelip postu serili yabanıl yanlarımla emeklerim geceden kalma suskunluğumda gözlerin süzülür ırmağım sağım solum obruk eğrilen kirmen fırıldaklığında donduydum soğuklar öncesi biriktırseydım keşke ellerini birde akşamcı küstahlığı var ki üzerimde nasıl olsa götürecek deli poyraz sıcaklığını ağlama duvarımı tülbendimle örtüp kırç'a dönüşen beyazı cemreyle buluştur bilonsa küreledığim baharı, güneşimden sıyırıp yarına dair verilen sözler yarım yamalak tek gerçekliğimin izdüşümüne sarıldım bak azatlık sinende yüzyıla mahkum artık yüreğim bıraktığım her bir ağrı, yük oldu kulaçlarıma hoyrat ürpertiyle sarılır turn benliğim sana bir zindan süzülür artık karanlığıma mezarcı sessizliğinde bekleyişim ondandır ve votkayı susuz içip, acı kahve oncesındeyırn doksan dokuzuna yuz çevirip,sana geldim bilonsa koyunları sayıp sayıp çitten atlattığım gibi diri duruşlarında kaybolur gri yalnızlığım soğuran vantuz, içimi boşalttı cam kırıklarıyla yıpranmış resimlerde buluşmanın hevesiyle kavruldum el değmez mermer ayazlığında
  • Atilla Kaan Taşkın
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    14.643 KB
    Eser Türü: Sesli Betimleme
    Seslendiren: Emine Kolivar
    Karadeniz'in geleneksel kültüründen beslenen ödüllü kısa film Bilyali'yi izlemeye doyamayacaksınız.
  • Galland
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    255,99 KB
    Eser Türü: Kitap
    Durmaksızın Doğu'yu keşfetmek, Batı'ya has geleneklerden biridir. Herodotos, Kutsal Yazı, Marco Polo ve Kipling ilk akla gelen isimler. İçlerinde en parıltılısı ise Bin Bir Gece Masalları'dır. Burada tüm bir Doğu mefhumu saklıdır sanki. Fas'tan Japon adalarına kadar birbirine hiç benzemeyen onca bölgeyi kapsayan o tuhaf sözcük. Onu tanımlamak güç, zira onu tanımlamak diğer sözcüklerle onu seyretmek demek; oysa, Doğu'nun ve Bin Bir Gece'nin adını anmak bile içimizi büyüyle dolduruyor.
  • metin - Türkçe
    3 Ayrım
    4,80 MB
    Eser Türü: Kitap
    Türk okuyucuların beğenisine sunduğumuz bu eser, Binbir Gece Masalları’ndan seçmeleri içeriyor. Bu seçmeler yapılırken masalların hem çocukların seviyesine uygun olmasına hem de her yaşta okuyucuya hitap etmesine dikkat edilmiştir. Ayrıca, metinlerde geçen şiir ve şarkı sözlerinin Arapça metindeki asılları yerine Türk edebiyatından örnekler konulmuştur. Yaptığımız bu küçük değişikliğin bir espri olarak hoşgörüyle karşılanacağını umuyoruz.
  • Aya Kito
    insan sesi mp3 - Türkçe
    21 Ayrım
    661,19 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşegül Durmuş
    "Çok güzel ve kocaman açmış çiçeklerin olduğu bir halının üzerinde, sevdiğim müziği dinleyerek uykuya dalsam ne güzel olurdu..." Böyleydi son cümleleri Aya Kito'nun.On dört yaşında amansız bir hastalığa yakalanmıştı Aya. Beyincik ve omurilikteki hücrelerin dejenere olması sonucu artık onu zor günler bekliyordu. Ama o hâlâ kendini iyi hissederken durmadan yazdı. Yaşadıklarını, yüzleştiği hastalıkla mücadelesini ve en önemlisi de hiç bitmeyen yaşama sevincini… Ta ki bir süre sonra omuriliği işlevini yerine getiremeyip kasları gittikçe güçsüzleşene, vücut beynin komutlarını dinlemez hâle gelip giderek yürümekte zorlanana, Aya kelimeleri tam olarak çıkaramayıp elleri istem dışı hareket edene ve öyle ki o çok sevdiği günlüğüne artık tek bir kelime bile yazamayıp yatağa bağımlı olana kadar… Sonrası mı? Aya'nın kalan kısa ömrünün bu hazin hikâyesini annesi Shioka Kito ve doktoru Hiroko Yamamoto anlatımlarıyla taçlandırdı ve bu metin kitaplaştırılarak Japonya'da yayımlandı. İlerleyen yıllarda da "One Liter of Tears" ismiyle diziye uyarlanıp oldukça ses getiren Bin Damla Gözyaşı, yurt dışında milyonlarca okurun yüreğine dokundu. Yirmi beş yaşında hayata veda eden Aya Kito'nun günlüklerinde sizleri biraz umut, biraz hüzün, bolca ders ve akıtılacak bin damla gözyaşı bekliyor…

Sayfalar