Basit Katalog

Kitap türüne ait alt türler
Toplam 58552 sonuçtan 25001 - 25100 arası görüntüleniyor.
John Mitchinson, John Lloyd
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,31 MB
Eser Türü: Kitap

Hans Christian Anderson açık alanlarda dolaşmaktan, tekneyle denize açılmaktan, diri olarak yakılma ya da delirme kuruntusundan ve bir kadını çıplak görmekten dehşete düşüyordu. Benjamin Franklin’in 1790 yılındaki cenaze törenine Philadelphia halkının yarısı katılmıştı. Alfred Kinsey seks üzerine araştırma yapmaya başlamadan önce dünyanın önde gelenmazı arısı uzmanları arasında yer alıyordu. Florence Nightingale hayatının son elli yılını yatalak geçirmişti. Oliver Cromwell henüz bir bebekken dedesinin beslediği maymun tarafından kaçırılmıştı. Ignácz Trebitsch Lincoln, Darlington liberal milletvekili, Yahudi bir Nazi casusu ve Buidst keşişiydi. Radyonun mucidi Nikola Tesla’nın hayatı boyunca aşk beslediği tek kişi bir dişi güvercindi. Marx, Das Kapital'i ayakta durarak yazmıştı. Cengiz Han'ın mezarının yerini sadece dişi bir deve biliyordu. Leonardo'nun matematik ve geometri bilgisi çok zayıftı. H. G. Wells zamanının en büyük çapkınlarından biriydi.
Rasim Özdenören
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
708,12 KB
Eser Türü: Kitap

“İslami edebiyatın ne olduğu üzerinde tartışmaların yapıldığı bir dönemde, biz, gene de bir takım a priori kuralların kılavuzluğuna güvenerek yola çıkmanın sakıncalarını tekrarlamakta yarar görüyoruz” diyen Rasim Özdenören, sanat ve edebiyat yazılarından oluşan bu kitabında, söz konusu ettiği tartışma alanına alışılmış şematik kalıpların dışında bir metot güderek son yüzyılda siyasal ve toplumsal açmazların paralelinde yol alan kültürel kopukluğa ve yerli kültüre sayalı bir edebiyat ortamının oluşmasına İslamî bir bakışla eğiliyor...
Oğuz Tektaş
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
850,12 KB
Eser Türü: Kitap

Annelerimiz eşyalarını özenle korur, bozulduklarında ertesi gün yerine yenisinin gelmeyeceğini bilirlerdi. Hemen hepsinin elinde bir iğne iplik önlüklerin sökükleri okula gitmek üzereyken ayaküstü dikilirdi. Günlerinde kek, börek, "bir çay daha!", poğaça, "Ay! Komşu tatlıda mı yaptın!" derken başlarlardı şişmanlamaya. Evlerini yuva yapmaya çalışırken yorulurlar, ama asla yorgun olmazlardı. Sokağımızdaki teyzeler annelerimiz gibiydi. Susadığımızda evlerine girer su içerdik. Koşar, düşer, terleriz, burnumuz akar. Üzülür, ağlarız yine akardı. Kollarımıza silerdik burunlarımızı. Göm-leğimizin, kazağımızın, gocuğumuzun, uzun kollu neyimiz varsa hepsinin uçları meşin gibi olurdu. Kelebekler konardı omuzlarımıza, uğurböcekleri en sevimli halleriyle kendilerine birinin mani söylemesini beklerlerdi. Her delikten bir kertenkele uzatır kafasını, başka bir deliğe saklanmadan önce ufak değneklerimiz-le kovalardık onları. Antenler yerlerini kapmadan önce leylekler yuvalarını çatılarımıza yapardı. Elimizde Japon Çekirdekleri sokaktan gelip geçenlere bakarken çitler, soranlara adres tarif ederdik. Hepimizin orada, uzakta köylerimiz vardı... Sadece sebze ya da tahıl ürünleri değil, yatılı misafirlerimiz de gelirdi köylerden. Bir gelen haftalarca gitmezdi. Evci askerlerin kıyafetlerinin kokusu sinerdi duvarlarımıza. Yedikleri dayaklardan yiyemedikleri yemekler-den bahseder, bir hafta sonra yine gelmek üzere giderlerdi. Böyle olduğu halde neden mektup yazarlar anla-mazdım. Yoğurtçular, hurdacılar, kalaycılar, bileyiciler fuar alanı gibi kullanırlardı sokakları. Kendilerine has ezgileriy-le bağırıp gezerlerdi. Bekçilerimiz vardı; kahverengi polislerimiz. Düdüklerini öttürür, bozacılarla beraber gece-lerin sesi olurlardı. Şoförler: "Bundan iyisini ancak Allah yapar," derlerdi efsane otobüs 302 için. "NeAnadol'u be! Babadol, Babadol," deyip dururdu dayım. "O zamanlar Kumburgaz bize çok uzak, fotoğraflarımız sepya, hayatımız siyah-beyazdı. Domatesler kesil-diklerinde etrafa güzel kokular yayar, evlerimizin balkonunda ya da pencere önlerinde Vita marka yağ teneke-lerinde biberler, fesleğenler, çilekler yaşardı. Balkondan uzansak erik, kayısı, kiraz veya vişne toplayabilirdik belki ama misafirliğe gittiğimizde elimiz muza kayardı."
Muhammed B. Turtuşi
Said Aykut
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,80 MB
Eser Türü: Kitap

Endülüs'teki İslam medeniyetinin yetiştirdiği Muhammed B. Turtuşi'nin bu eseri yazıldığı zamandan itibaren ilim ehlinin dikkatini çekmiş, yöneticilerin referans kaynağı olagelmiştir. Sirac, sadece bir nasihat kitabı olmaktan öte hukuku eksen alan bir siyaset danışma kitabıdır. Eser, Turtuşi'nin çok yönlülüğünün bir yansıması olarak siyaset, tarih, ahlak felsefesi, varlık felsefesi, fıkıh, kelam, hadis, şiir ve nasihat gibi çok çeşitli konuları içine almaktadır. Zımmilerin haklarından, yöneticinin mesuliyetinden, ordunun nasıl hazırlanacağından, savaş taktiklerinden bahsedilmiş; yeri gelince Alparslan ve Endülüslü kumandanlardan örnek verilerek muhtelif savaş stratejileri gözler önüne serilmiştir.
Stephen King
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
2,73 MB
Eser Türü: Kitap

119 Karayolu’nun aşağısında, Chester’s Mill’de kıyamet kopmak üzere... Güzel, güneşli bir günde küçük kasabanın dünyayla olan bütün bağlantısı görünmez bir güç tarafından kesilir. Uçaklar görünmez bir kalkana çarpar, şiddetli bir yağmur önüne geleni yıkıp yerle bir eder. Kubbe yavaş yavaş alçalırken bahçevanın eli kopar. Arabalar infilak eder. Aileler birbirinden kaçar, herkes panik içindedir. Hiç kimse bu kalkanın nedenini, neden, ne zaman geldiğini ve ne zaman ortadan kalkacağını bilemez. Bir Irak savaşı gazisi ve acımasız bir politikacı Kubbe’nin altındaki gücü ele geçirmeye kararlıdır, ama onların asıl düşmanı Kubbe’ dir, çünkü zaman gittikçe azalmaktadır.
D. H. Lawrence
Arlet İncidüzen
Bitirildi
metin
2 Ayrım
189,12 KB
Eser Türü: Kitap

İngiliz edebiyatının en çarpıcı isimlerinden D. H. Lawrence’ın ilk kez 1929’da, ölümünden bir yıl önce yayımladığı Ölen Adam, insana dair en temel meselelerle ilgileniyor: yaşam, ölüm ve arzu. Vücudunda yaralarla ve zihninde sorularla “dirilen” adam, dış dünyanın gerçekliğine dair bakışını yeniden kurmak üzere insanların arasına katılır. Ölen Adam, Magdalena’dan Yahuda’ya, Tanrı’ya ulaşma fikrinden “sev” emrine kadar uzanan ve İsa peygamberin dirilişinin etrafında gelişen hikâyelerin mistik, katmanlı ve fevkalade çarpıcı bir yeniden yazımı. “Yazık ki onlara ben vaaz etmişim! Vaaz dediğimiz şey bir ilahi ya da şarkıdan çok çamur gibi kuruyup çeşmeleri kapatmaya meyillidir. Hata ettim. Onlara öğütler verdiğim için beni öldürdüklerini anlıyorum. Ama sonunda beni tam da öldüremediler, şimdilik kendi yalnızlığımın içinde dirildim ve artık üzerinde herhangi bir hak iddia etmediğim yeryüzü bana miras kaldı.”
Vedat Türkali
Bitirildi
metin
2 Ayrım
1,14 MB
Eser Türü: Kitap

“- Bir kez bir ülkede, dedi Özgür, hoşgörü yok, düşünceden, düşünmekten korku yaygınlaştırılıyorsa ne parlamentosu, ne özgürlüğü be; ne demokrasisi?.. ’Ya tam susturacağız; ya kan kusturacağız,’ diye bas bas bağırıyor adam. Yani onun gibi düşünmedin mi yasak koyuyor, öldürecek seni… Sonra da elini kolunu sallayarak dolaşabiliyorsa hangi özgürlük be? Bırak ki elini kolunu da sallamıyor boşu boşuna; bomba sallıyor, bıçak sallıyor, kurşun sıkıyor… O sloganı atmaktan daha büyük suç da yoktur aslında, demokrasi deniyorsa…’’ Nergis ve Korhan, Özgür’ün ekseninde ülkedeki kaostan kaçıp denizin mavisine sığınanlar… Sadece onlar da değildir. Çevrelerinde kendileri gibi olan aydınlar ve maviyi bir sığınak olmaktan öte gören ülkenin yeni burjuvazisi, yerli halk da vardır. Onlar için sığınakları olan “mavi” ülkenin geri kalanı gibi karanlıktan azade değildir. Çok geçmeden kendileri de bunu yaşayarak öğrenirler. En çok da Nergis öğrenir. Nergis’in kimliğinde kadın olmanın, aydın olmanın, geldiği sınıfın çelişkileri içinde kabuk değiştirmenin savaşı vardır. ‘‘- Gazetelere bakamıyorum, içim kararıyor… Kıyım, öldürme, öldürüşme… Radyoda o, televizyonda o… Koca toplum çıldırmış. Bir deliyi iyileştirmek ne güç bir iştir… Deliler yığınıyla, hem de birbirini azdıran deliler yığınıyla kim baş eder? Sonunda bu bahçeye de soktular… Özgür’ü sevmesem, hani… Valla… İnsan ne halt edeceğini şaşırıyor…’’
Osho
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
882,98 KB
Eser Türü: Kitap

..Bu aslında bir kitap değil.Daha çok bir dans bu.Sıradan bir dans ta değil.Kalpten esen bir sufi kasırgası bu.Bu kitap bir şarkı,bir anımsama,bir kucaklama,o gizli ana duyulan bir özlem,bir zikirdir.. ..Ben sürekli tekrar tekrar,Zen ve Tasavvuf'tan bahsediyorum ki her insan bunlardan faydalansın.Seçim yapman gerekiyor.Kendini,enerjini izleyip,ona göre seçmen gerekiyor.İkisi de geçerli yollardır,ikisi de aynı hedefe gider.Her iki yol da hedefe ulaşmanın farklı biçimleridir çünkü hedef tam ortadadır.Pozitifle negatifin ortasında bir nokta vardır,tam ortadadır ve dönüşümün gerçekleştiği,kişinin dünyanın ve her şeyin ötesine geçtiği,Tanrı'ya adım attığı yerdir burası. Pasif tipte biri olduğunu hissediyorsan Zen'i takip edip,pasifliğin derinliklerine doğru ilerlemeye başlarsan bir gün gelir,orta noktaya varırsın. Aktif,enerjik,pozitif biri olduğunu hissediyorsan ve sessizce oturmak sana zor,gereksiz yere bir işkence geliyorsa,o zaman tasavvuf yolunu takip et. Mevlana "Ey dost ! Bu ateşten şarabı,ateşin iğnelerini iç de öyle sarhoş ol ki,mahşer günü uyanmayasın" der.Tasavvuf yolu dansıyla neredeyse sarhoş olan,başka bir aleme taşınan dansçının yoludur.Mest olmuştur o;dansı sarhoş edici bir danstır. Sufizm yoğun aşkın,tutkulu aşkın yoludur..
Nedim Gürsel
Bitirildi
metin
2 Ayrım
607,98 KB
Eser Türü: Kitap

"İlk kez böyle bir şeye tanık oluyorum. Doğanın nimetlerinden, gün ışığının bize sunduğu güzelliklerden körler de yararlansın diye yapılmış bir kent maketi. Gözlerimi kapatıp sivri ve yuvarlak biçimlere dokunuyorum, görme yetimi kaybettiğimi ya da doğuştan kör olduğumu varsayarak parmak uçlarımdan bilincime yansıyan bir titreşimde Basel'i algılamaya çabalıyorum. Bambaşka bir duygu bu, bir kenti yabancı bir kadın gövdesini keşfeder gibi dokunarak, okşayarak algılamak, giderek bütünleşmek onunla, caddelerinde, ara sokaklarında dolaşmak, çıkmazlarında yitip gitmek."
Osho
Niran Elçi
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
2,42 MB
Eser Türü: Kitap

"Meditasyon yapmadan hayatın sırrını çözemez, onu sadece yüzeysel olarak yaşayabilirsiniz." -OSHO- Geniş kapsamlı ve kullanışlı bir meditasyon rehberi olan Sırlar Kitabı bizi, düşüncelerimizin, davranışlarımızın ve duyularımızın farkına vararak gündelik yaşamımızı deneyimlemeye davet ediyor. Osho kadim metinleri temel alarak 112 ayrı meditasyon tekniğini tanıtıyor ve bu teknikleri içinde bulunduğumuz anın bilincine varmaya odaklanan günümüz meditasyon anlayışının diline tercüme ediyor. Osho her bir tekniği ayrıntılı biçimde tanımlıyor ve böylece bize en uygun olan tekniği bulup gündelik hayatımızla bütünleştirme olanağı tanıyor. Meditasyonu dinsel ya da ruhani bağlamdan çıkararak meditasyonun altında yatan neşe ve farkındalıkla dolu yeni bir yaşam biliminin esaslarını ortaya koyuyor. Osho yirminci yüzyılın en kışkırtıcı ve esin verici ruhani öğretmenlerinden biridir. İç dönüşüm bilimine yaptığı devrimci katkıyla ün kazanmıştır ve öğretisinin etkisi artmaya devam etmekte, tüm dünyada arayış içinde olan her bireye ulaşmaktadır.
Paul Auster
Seçkin Selvi
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
421,92 KB
Eser Türü: Kitap

Uçsuz bucaksız Amerika kırsalının bir beyaz gecesinde daha, dünyayı kafamın içinde döndürerek yeni bir uykusuzluk nöbetiyle boğuşurken karanlıkta tek başınayım... 72 yaşındaki eski kitap eleştirmeni August Brill, geçirdiği bir araba kazasından sonra kızı ve torunuyla birlikte oturmaktadır. Uykusuz bir gecede, anımsamak istemediği düşünceler ve olayları, karısının ölümünü, torununun erkek arkadaşının Irak'ta vahşice öldürülüşünü kafasından kovmak için, kendi kendine öyküler anlatır. ABD'nin Irak'la değil de, kendi kendisiyle savaşta olduğu bir öykü kurar. Bu hayalî ABD'de, ülke kanlı bir iç savaşa sürüklenmiştir. Gece ilerledikçe, Brill'in öyküsü gittikçe yoğunlaşacak, unutmak istedikleri bir bir geri gelecektir... Amerikan edebiyatının son döneminin en saygın birkaç yazarından biri olan Paul Auster, tüm dünyayla aynı günlerde yayınladığımız yeni romanı Karanlıktaki Adam'da, belki de bugüne kadarki en politik yapıtını sunuyor okurlara
Paolo Bacigalupi
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,19 MB
Eser Türü: Kitap

Batmakta olan bir dünyada, batmakta olan bir kırallığın direniş öyküsü... Ve şairane bir “SON” tahayyülü! 23. Yüzyıl… Küresel Isınmayla yükselen okyanuslar dünya coğrafyasını değiştirmiş… Karbon temelli yakıtlar tükenmiş; enerji depolamada elle kurulan yaylar kullanılıyor… Biyoteknoloji dünyaya egemen ve kalori şirketleri adıyla tanınan devasa şirketler, “gen-kırma tohumlar” üzerinden gıda üretimini kontrol altında tutuyor. Ürünlerine pazar yaratmak için biyo-terörizmden, özel ordulardan ve ekonomik-tetikçilerden yararlanıyorlar… Genetik yapısıyla oynanmış ekinler ve mutasyon geçirmiş zararlılar yoluyla sürekli ölümcül salgınlar ve kitle ölümleri yaşanıyor… amansız iktidar mücadelesinin ortasındaysa hizmet amacıyla üretilen ve “kurmalar” adıyla anılan, korkulan ve aşağılanan Yeni İnsanlar’ın temsilcisi, Japon efendisince kullanılıp kâğıt mendil misali atıldıktan sonra gece kulüplerinde eti zorla erkeklere satılan Emiko var… Paolo Bacigalupi işaretlerini bugün görüp çoklukla gündelik dertlerimiz yüzünden görmezden geldiğimiz, yaşaması zorlu, karamsar bir geleceğe karşı uyarıyor bizi. Klişelerden uzak bol ödüllü bir distopya. Hugo En İyi Roman Ödülü Nebula En İyi Roman Ödülü Locus En İyi Roman Ödülü Joan W Campbell Ödülü Compton Crook En İyi Roman Ödülü Time, Publisher Weekly ve Library Journal tarafından yılın en iyi 10 romanı listesine alınan 12 ödüllü görkemli bir roman…
Edgar Allan Poe
Funda Özdemiroğlu
Bitirildi
metin
2 Ayrım
76,55 KB
Eser Türü: Kitap

Yazının felsefesi nedir? Bu felsefeyi anlayanlar ve kavrayanlar için iyi yazmak nedir? Ünlü Amerikalı yazar Edgar Allan Poe'nun 1846'da aylık Graham's dergisi için kaleme aldığı YAZININ FELSEFESİ (İyi Yazarlar Neden İyi Yazarlar?) adlı denemesi günümüze kadar etkisini ve önemini hâlâ koruyor. Poe, bir teori olduğunu söylemekten kaçınmadığı bu yazıda, "etkide birlik" (tek etki) metodunun iyi yazı yazmak için en önemli hususlardan birisi olduğu sonucuna varıyor. Aynı zamanda döneminin etkili bir eleştirmeni de olan yazar, bu çalışmasında "güzel bir kadının ölümünü"nün hiç tartışmasız "dünyanın en şiirsel meselesi" olduğu iddiasında bulunuyor.
Paul Auster
İlknur Özdemir
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
155,25 KB
Eser Türü: Kitap

"Kırmızı Defter", okurlarımızın çok iyi tanıdığı ünlü Amerikalı yazar "Paul Auster"ın çok özel, çok özgün kısacık bir yapıtı: On üç öykücükten oluşuyor, ama aynı anlayış içinde yazıldıkları için bu on üç öykücüğe New York Times gazetesinin Noel sabahı yayınlamak üzere ısmarladığı ve yayınladığı "Auggie Wren"in Noel Öyküsü'nü de eklemeyi yararlı gördük. Daha önce "Ay Sarayı", "Yalnızlığın Keşfi", "Son Şeyler Ülkesinde", Şans Müziği" adlı yapıtlarını yayınladığımız ve yakında "Leviathan" adlı son romanını yayınladığımız Paul Auster (1947) genç yaşına karşın, yalnızca yazdığı dilin değil, aynı zamanda dünyanın genç ustalarından biri. Karşılaştığı tuhaf olayları, garip rastlantıları, gündelik yaşamın mucizeye dönüşen ayrıntılarını, gerçek olayları ve gerçekdışı olguları bir "Kırmızı Defter"e kaydetmiş; her öykücük ileride bir romana dönüşebileecek çekirdek ve dokuya sahip. Paul Auster hiç 'hocalık' taslamadan 'gerçek'ten sanat yapıtına giden yolu gösteriyor, öykülerden kuramsız bir poetika geliştiriyor ve minyatür bir dünya kuruyor. Bu nedenle bir kılavuz saydığımız "Kırmızı Defter"in Paul Auster'in roman dünyası için bir giriş kapısı olduğunu düşünüyoruz.
Halil İnalcık
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
5,83 MB
Eser Türü: Kitap

Devlet-i 'Aliyye'nin birinci cildi Osmanlı Devleti'nin bir beylikten Balkanlar ve Ortadoğu'ya hükmeden güçlü bir imparatorluğu dönüşümünü konu alır. İkinci cilt padişah otoritesinin zayıfladığı ve yok olduğu 17. yüzyılın ilk yarısındaki iktidar mücadelesini inceler. Üçüncü cilt ise merkezi devlet otoritesinin yeniden kurulduğu Köprülüler dönemini, Orta- Avrupa'da Habsburglarla süren uzun iktidar mücadelesini, mali ve siyasi bunalıma karşı çözüm arayışlarını ayrıntılarıyla ele alır. Devlet-i 'Aliyye'nin dördüncü cildi, Osmanlı Devleti'nin geçirdiği askeri ve mali dönüşümü mercek altına alarak başlıyor. 18. yüzyılda güç kazanan âyânların kurduğu düzene karşı merkezi otoritenin yeni yöntem arayışlarıyla devam ediyor. (Tanıtım Bülteninden) Sayfa Sayısı: 584
Eylem Delikanlı,Özlem Delikanlı
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,56 MB
Eser Türü: Kitap

Zaman geçiyor, dünya değişiyor ve hayatlarımız yeni ufuklara açılıyor günbegün. Ama bir şeyler kalıyor geçmişten, bir türlü kabuk bağlamayan ve inceden sızlayan bir yara gibi, 12 Eylül gibi. Keşke Bir Öpüp Koklasaydım, işte bu yaraya dokunuyor. Yakın tarihimizin bu en travmatik toplumsal dönüşümünün ve baskı rejiminin yeni bir kaydını tutarak, cezanın yalnızca cezaevlerinde çürütülenlere değil, onların ailelerine ve aslında toplumun tamamına da kesilmiş olduğunu, kısacası bir mahpusluk halinin dışarıda kalanlar için de oluşturulduğunu gösteriyor. Bu kitapta çocukların, kaderleri çoktan çizilmiş, anne ve babalarıyla nice yıllar sonra tanışabilmiş, 12 Eylül'ün üzerine doğmuş, içinde yoğrulmuş çocukların, küçücük yaşlarda bir yetişkinin bile taşıyamayacağı sırları, dertleri yüklenmiş, sevgili anne ve babalarına reva görülen işkenceleri dost masalarında çok uzun yıllar sonra öğrenmiş, fotoğraf albümlerinde hep büyük boşluklar bulunan çocukların hikâyeleri anlatılıyor. Geçmişleri mahkum, gelecekleri ellerinden alınmış mücadele insanlarının hikâyeleri. Bin bir zorluğa direnen, kimi zaman çözülen kimi zaman destan yazan ailelerinin hikâyeleri. Sıradan anne ve babaların, kardeşlerin, sevgililerin cezaevi ve mahkeme kapılarındaki inancının, kararlılığının ve örgütlenmesinin hikâyeleri. Hayatlarını yeni koşullara göre yeni baştan düzenleyen, pes etmeyen, üreten ve dışarıdaki dayanışmayı örgütleyen kadınların hikâyeleri. Onlar komşumuz, akrabamız, öğretmenimiz belki; onlar işçi, öğrenci, berber, memur emeklisi… Keşke Bir Öpüp Koklasaydım, trajik bir döneme değiniyor olsa da anlatılanlar, geride kalanların beslediği umut, gösterdiği fedakârlık ve yardımlaşma, en önemlisi hiç yitirmedikleriinançları, bize insan olmanın güzelliğini ve bu güzelliğin ışığıyla geleceğin daha da aydınlanacağını gösteriyor.
Edith Wharton
İlknur Özdemir
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
284,62 KB
Eser Türü: Kitap

İki Kız Kardeş’te, Amerikan edebiyatının klasikleşmiş yazarlarından Edith Wharton, 20. yüzyıl başlarındaki Amerika’nın yoksul çevrelerine bir pencere açıyor. Ann Eliza ve Evelina Bunner, mütevazı dükkânlarında çalışarak hayata tutunmaya çalışan iki kardeştir. Birbirinin aynı renksiz geçen günleri, satın aldıkları bir saatle birlikte bambaşka bir yöne çevrilir. Alman göçmeni olan saat ustası Ramy, iki kardeşin hayatlarının altüst edecek, kaçınılmaz ve trajik bir sonun temellerini atacaktır. Amerika’nın kent yaşamının ve toplum düzeninin fon oluşturduğu bu küçük roman, başkahramanları dışında çizdiği yan karakterlerle de klasik edebiyatın önemli örneklerinden biri sayılıyor. Wharton, İki Kız Kardeş’te fedakâr davranışın ironik bir şekilde trajediyle sonuçlanmasını işlemiştir. Edith Wharton bir zamanlar, “Hayat, soyut ilkelerle ilgili değildir ancak kader, eski geleneklere, eski inançlara, eski trajedilere ve eski hatalara verdiğimiz tavizler ve zavallı uzlaşmaların birbirinin arkasından gelmesidir,” diye yazmıştı.
Georges Perec
Esra Özdoğan
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
367,38 KB
Eser Türü: Kitap

İlk hatam bu oldu. Sahteci olmak, her şeyi başkalarından almak ve kendinden hiçbir şey vermemek demektir. Hikâye bir polisiye gibi başlar: Sahte tablo ustası Gaspard Winckler, Paris’in eteklerinde bir stüdyodadır. Ellerinde finansörü Anatole Madera’nın kanı vardır. Cinayetin sebebiyse, Antonello da Messina’nın 1475 tarihli, kitaba adını veren Paralı Asker tablosudur. Gaspard Winckler, bu tablonun bir sahtesini yaparken Louvre’daki aslına taş çıkartacak bir ustalık sergilemiştir. Peki Winckler neden bu mesleği seçmiş, bu portreye kattığı ustalıkta ne fark etmiştir? Madera’yı öldürmeyi neden bir bağımsızlık eylemi olarak görmüştür? Paralı Asker, Georges Perec’in 1960 yılında tamamladığı ilk kitabıydı. Yayıncılar tarafından reddedildikten sonra yıllarca çekmecede kalan bu kitap, Perec’in ölümünden otuz yıl sonra belgeleri arasında keşfedildi. Paralı Asker, Perec’in oyuncu kalemine yakışır bir şekilde yazarın ilk ve son romanı. Perec’in yarattığı evrene yüzlerce iplikle bağlı olsa da, yazdığı başka hiçbir şeye benzemez. DavId Bellos
David Ricardo
BARIŞ ZEREN
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,02 MB
Eser Türü: Kitap

David Ricardo (1772-1823): A. Smith'le başlayıp J.S. Mill ile sona eren İngiliz Klasik Okulu'nun doruk noktasını oluşturduğu kabul edilir.. Siyasal İktisadın ve Vergilendirmenin İlkeleri'nde ekonomi bilimi ve politikanın bugün de uğraştığı sorunları iki yüzyıl önce ele alan Ricardo, bu yapıtıyla K. Marx'tan J.S. Mill'e kadar farklı çizgide birçok düşünürü derinden etkilemiştir
H. G. Wells
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
514,03 KB
Eser Türü: Kitap

H. G. Wells, bilimkurgunun atası, türe adını altın harflerle yazdırmış en büyük yazarlardan. Yazdığı bilim fantazileri nesiller boyu yazarları etkilemiş, onlara yol göstermiş; ilk basıldıkları dönemden itibaren etkilerini yitirmeden okurların gönlünde taht kurmaya devam etmiştir. Görünmez Adam da Wells’in eserleri içinde en akılda kalıcı olanlardan biri. Tuhaf görünüşlü yabancı, bir tipi sırasında Iping Köyü’ne gelir. Garip hareketleri, giyinişi, suratının tamamının bandajlar içinde olması ve gözlüklerini bir an olsun gözünden çıkarmaması köy sakinleri tarafından kimi zaman şüpheyle, kimi zaman düşmanca karşılanır. Kısa süre içerisinde hakkındaki dedikodular giderek yoldan çıkan bir dizi olaya neden olacaktır.
Bülent Gardiyanoğlu
Bitirildi
insan sesi + metin - Türkçe
27 Ayrım
499,73 MB
Eser Türü: Kitap
Seslendiren: ŞERİFE SEVGİ ÇINAR

Birçok insan enerjisini İlahi Kaynak'tan almak yerine, farkında olmadan etrafındaki insanlardan çekerek beslenir. Bu beslenmeyi sürdürebilmek için, çevresindeki kişilere aşırı derecede ilgi gösterip hizmet ederek, takdir, teşekkür, onaylanma ve sevgi almaya çalışır. Zamanla bu davranış kalıplaşır ve enerjisel bir beslenme yolu olur. İlahi Kaynak yerine kuldan enerji alarak beslenmeye devam ettikçe, bedeninin iyileşme performansı da düşmeye başlar. Allah her canlıyı yaratırken, ona kendiliğinden iyileşebilme özelliğini de vermiştir. Bedenimiz iyileşebilmek için enerjiye ihtiyaç duyar. Okuyacağınız bu kitapla; enerjinizi nerelere gereksiz harcadığınızı, enerjinizi nasıl yükseltebileceğinizi, İlahi Sistem'e yeniden nasıl bağlanabileceğinizi, hangi düşünce yapısıyla bedeninize nasıl etki edebileceğinizi, düşüncelerinizle kendinizi hasta etmekten nasıl vazgeçebileceğinizi, en önemlisi bedeninize misafir gelen hastalıkların size ne anlatmak istediğini kavrayıp, vermek istediği mesajı aldıktan sonra, sağlığınıza nasıl kavuşmaya başladığınızı göreceksiniz. İlahi Kaynak'a bağlanma vaktiniz geldiyse, hayat sizi sağlam bir şekilde silkeler. Özellikle de en yakınınızdakilerle! En çok emek verdiklerinizle! Şimdi derin bir nefes alın ve bu sefer kendiniz için bir adım atın... Bütüne şifa olsun! (Tanıtım Bülteninden)
Deneyimsel Tasarım Öğretisi Eğitmenleri
Bitirildi
insan sesi mp3 - Türkçe
10 Ayrım
147,67 MB
Eser Türü: Kitap
Seslendiren: Devrim Öcal

Sigara içiyorsak, sigaradan vazgeçemiyorsak, sigarayı bırakmayı düşünüyor ama yöntemini bilmiyorsak; sigarayı defalarca bırakıp defalarca yeniden başladıysak ve bu yüzden asla bırakamayacağımıza inanıyorsak, hayatımda bir tek sigara zevkim var diyorsak, artık özgürlüğümüzü yeniden kazanmak istiyorsak, bu kitabı okuyun. sigaradan özgürleşmek, yaşamda özgürleşmektir. bu hayatta insana özgürlük yakışır.
Ernest Mandel
Candan Badem
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
2,11 MB
Eser Türü: Kitap

Geç Kapitalizm, Marx'ın Kapital'de geliştirdiği kapitalist üretim tarzının hareket yasalarının genel teorisini 20. yüzyıl kapitalizminin somut tarihine uygulayan ilk büyük Marksist sentezdir. Mandel, çözümlemesine kapitalist ekonomilerin nasıl incelenmesi gerektiğine dair Bauer, Grossman, Luxemburg ve Buharin'in yaklaşımlarının eleştirel bir değerlendirmesini de içeren bir tartışma ile başlıyor. Daha sonra yazar dünya pazarının yapısını ve artı-kârın çeşitli biçimlerini özetliyor. Yazar ayrıca Napoleon Savaşları'ndan bu yana kapitalist gelişmenin "uzun dalga"larının bir şemasını sunuyor.
Stephenie Meyer
Tuba Özkat
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
725,29 KB
Eser Türü: Kitap

“Ve aslan, kuzuya âşık olur.” Bu unutulmaz aşkı, bu kez aslanın ağzından dinlemeye hazır mısınız? Milyonları peşinden sürükleyen Alacakaranlık’ın unutulmaz âşıkları Bella ve Edward, serinin yayımlanan son kitabından on iki yıl sonra, başladıkları yere geri dönüyor. Hikâyelerini anlatmak bu kez Edward’a düşünce, en karanlık ve heyecan verici detaylar arasına dalmak da kaçınılmaz oluyor. Sahi, herkesin aklını okuyabilen bir vampirin zihnine süzülmeyi kim istemez ki?
Erol Özmen
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
411,24 KB
Eser Türü: Kitap

Günümüzde insanlarla ilişkilerde başarılı olmanın önkoşulu her türlü insanla geçinebilem becerisine sahip olmaktır. Fakata öyle insanlar vardır ki onlarla bir çok kişi anlaşamaz. Geçinilmesi zor insanlar olarak nitelenen bu insanlar çevrelerindeki insanların çoğu ie geçinemezler; herkes de çoğu zaman bu insanlardan uzak durmaya çalışır. Fakat bu kimi zaman mümkün değildir. Evde, iş yerinde, çarşıda, pazarda, sokakta, kısaca yaşamın sürdüğü her yerde geçinilmesi zor insanlarla karşılaşmak mümkündür. Bazı durumlarda bu insanlarla karşılaşmak mümkündür. Bazı durumlarda bu insanlarla ilişkiyi sürdürme zorunluluğu vardır ve o insanlarla geçinmenin yolunuı bulmaktan başka çare yoktur. Böyle durumlarda ilişkilerin mümkün olduğunca daha az çatışma yaşanacak şekilde sürdürülebilmesi için kişinin hem kendini hem karşısındakini insanı tanıması ve kişilik özelliklerine göre nasıl davranması gerektiğini bilmesi gerekmektedir. Her an bir anlaşmazlık ya da çatışma yaşanma olasılığı nedeniyle geçinilmesi zor insanlarla ilişkilerde ise ilişkinin yönlendirilmesi ve yönetilmesi gerekmektedir. Bu kitap insanlarla ilişkilerini geliştirmek ve geçinilmesi zor insanlarla geçinme becerisi kazanmak isteyenlere seslenmektedir.
İsmail Cem
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
767,96 KB
Eser Türü: Kitap

Gazete yazılarının özelliği yaşanılan günü en yalın, en doğrudan yansıtmasıdır. Gazete sütunlarında bir günlük ömrü olan düşünceler ve gözlemler, o günün belgesidir bir bakıma. Çoğu kısacık sürelerde kaleme alınmış bu yazıların tek ayrıcalığı, sanırım bu belgesel nitelikleridir. Yüzlerce günlük yazısının küçük bir bölümünde böyle bir belgeselliği sezmek ve onların kalıcı bir değer taşıdığını varsaymak, bir yazarın mazur görülebilecek iddiasıdır. Bu kitabımız, böyle bir iddianın ürünüdür.1981-84 yılları, Türkiye’nin toplumsal tarihinde bir “geçiş dönemi”dir. Bir tarih sayfası çevrilmiş, bir başkası, önce yeni anayasasıyla, sonra yeni partileri ve seçimiyle açılmıştır. Geçiş dönemi, Türkiye’nin geleceğini büyük ölçüde etkileyecek izler bırakarak, bir noktadan sonra tarih olmuştur. Bu geçiş döneminin, “arabesk kültüründen” ekonomisine, siyasetine, “sol”una kadar tüm özelliklerini yansıtan bu yazılarımızın tümü, yaşanan günün içinde kaleme alınmıştır. Seçilen yazıların bir dönemi belgelerken, geleceğe dönük bazı ipuçlarını da getirdiğini sanıyoruz. Gelecek adına yararlanılabilecek gözlemleri, düşünceleri, belgeleri içeren yazılardan bu kitap oluşuyor; yaşanmış bir “tecrübeyi,” değerlendirilmek ve kullanılmak üzere geleceğe aktarmayı amaçlıyor. Türkiye’de sol, yıllardır verdiği mücadelenin, 12 Eylül darbesini gerçekleştiren irade tarafından zorla yıkıldığını veya bastırıldığını görmüştür. Günün olaylarını gözlemleyen bir gazeteci ve ileriye yönelik dersler çıkartan bir düşünür olarak İsmail Cem, bu kitabında, darbe sonrasında oluşturulmaya çalışılan yeni Türkiye’yi tanımaya yönelik yazılarına yer vermiştir.
Raymond E. Feist
Aslı Tohumcu
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,02 MB
Eser Türü: Kitap

Gedik savaşları Efsanesi'ndeki olayların üzerinden geçen yirmi yılda her şey yerli yerine oturmuş görünmektedir. Ancak Kesh İmparatoriçesi'ni tahtından indirmeye çalışan bir grup güçlü asilzade kirli oyunlarla sarayı bölmeye çalışmaktadır. Krondor'un iki prensi Borric ve Erland kendilerini tüm bu çekişmelerin ortasında bulurlar. Borric, kendisini öldürmeye çalışanlardan kaçıp hainlerin planları konusunda sarayı uyarmak için çaresizce yola koyulur. Tehlike öylesine büyüktür ki, hainlerin planları başarılı olursa imparatorluğu bölecek bir savaş başlayacaktır. Gedik savaşları Efsanesi'nin başarılı romanlarının yaratıcısı, epik fantezinin usta kalemi Feist'ten yeni bir destansı macera. Aşk ve rekabet, büyü ve efsaneyle örülmüş hareket dolu bir öykü... 'Ayrıntıyla tasarlanmış bir arka plan...
Raymond E. Feist
Gamze Sarı
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,10 MB
Eser Türü: Kitap

Krondor Krallığı'nda neredeyse bir yıldır huzur hüküm sürmektedir. Ancak bir gün, Hırsızlar Loncası'nın en genç ve yetenekli üyelerinden Eliuzun Jimmy, bir çatının üzerinde, Krondor Prensi'ni öldürmeyi amaçlayan bir Ölüm Loncası üyesine rastlar. Suikast girişiminden Jimmy'nin yardımıyla kurtulan Arutha'yı, daha zor günler beklemektedir; düğün günlerinde Prenses Anita zehirli bir oka hedef olur. Arutha onu kurtarabilecek tek şey olan Gümüşdiken'i bulmak için yollara düşer. Bu yolculukta Arutha ile sadık yoldaşları, her adımda büyüyen bir tehlikeyi göğüslemek zorundadırlar. Büyücü Pug ise Arutha'nın canına kasteden gücü ararken, en derin korkularının bile ötesinde bir düşmanla karşılaşır... Krondor Dünyasından Gediksavaşları Efsanesi "Yıllardan sonra yazılmış en iyi fantazya serisi. Yazarını, Tolkien'in tahtına çıkartıp, orada oturtmayı sağlayacak denli başarılı bir eser." Dragon
İsmail Cem
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
887,15 KB
Eser Türü: Kitap

Türkiye kritik bir dönemini yaşıyor. Bugün yapılacak ve yapılmakta olan yanlışlar, bugün ertelenen sorumluluklar, Türkiye’nin 2000’li yıllara sakat girmesine neden olur. Yanlışlar ve eksiklikler biraz daha sürerse, işin arkasını toparlayamayız. Türkiye, bazı temel tercihlerini belirlemek ve bunların gereğini artık yapmak durumundadır. Cumhuriyetin üzerine gitmeyi sürekli ertelediği büyük sorunların bütün cesamet ve şiddetiyle ülkenin önüne dikildiği 1990’lı yıllarda, Türkiye siyaseti bu sorunların altında kaldı. 12 Eylül’ün tasfiye etmeye çalıştığı siyasi yapı, 1990’lara eskinin benzeri biçiminde yeniden şekillenmiş olarak girdi ama yine aynı çözümsüzlüğü ve ertelemeci tavrı gösterdiği için 2000’li yılların başlarında yine tasfiye oldu. Ülkenin içinde bulunduğu kargaşanın üzerinden bakıp ileriyi görmeye çalışan az sayıdaki siyasetçiden biriydi İsmail Cem. Sahip olduğu geniş ufukla yıllar boyunca Türk ve dünya siyasetinin içinde olmanın getirdiği birikimi birleştirerek yazıyor uyarılarda bulunuyordu. Onun bu çabasının ürünlerinden biri olan elinizdeki kitap, 1990’ların o bunalımlı yıllarında Türkiye’nin içinde bulunduğu durumun çeşitli açılardan tahlili üzerinden geleceğe açılımlar yapan denemelerden oluşmaktadır.
İlber Ortaylı
Bitirildi
metin - Türkçe
4 Ayrım
1,86 MB
Eser Türü: Kitap

İlber Ortaylı bu kitabında; gelenek kavramından edebiyata, tarihçiliğimizin eleştirisinden tiyatroya, demokrasi tarihimizden Hammer ve Cevdet Paşa'ya, Harf Devrimi'nden Mimar Sinan'a birçok alanda geleneğimizin geleceğimize eklemleneceği mihverleri tesbite yöneliyor... "Gelenekle geleceği bir arada düşünmek ve tartışmak aslında her aydının görevidir. Geleneği reddetmek kimsenin haddi değ amma velâkin geleneğin ne olduğunu bilmek ve tarifini doğru yapmak şartıyla... O zaman geleceğin ne olacağını biraz daha iyi biliriz, daha doğrusu kendimiz kuracağımız için biliriz."
Walter von Schoen
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
601,48 KB
Eser Türü: Kitap

Çanakkale üzerine yazılmış en sıra dışı kitaplardan biriyle karşınızdayız. Schoen'un gözüyle Çanakkale Savaşı'nın anlatıldığı eser, her ne kadar Almanların zafere katkısını büyüteçle göstermeye çabalasa da yaptığı tasvirler ve değerlendirmelerle savaşın en yalın halini de ortaya koyuyor. Çanakkale Savaşı'nı cepheden bir roman gibi anlatan eserde, vınlayan kurşunların başınızın üzerinden geçtiğini hissedecek, sulara gömülen gemilerin kulaklarınızda derin uğultular bıraktığını göreceksiniz. Gelibolu Cehennemi'ni kendi gözlerinizle görmek, alevlerin yanaklarınızı kızarttığını hissetmek istiyorsanız sizi kitabın sayfalarına bekliyoruz.
Cemil Kavukçu
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
234,97 KB
Eser Türü: Kitap

'Bendeki asıl değişimin Cemil Kavukçu ile birlikte olduğunu söylemem gerekir. Cemil Kavukçu'yu önceden de biliyordum bilmesine, ama Uzak Noktalara Doğru bambaşka etkilerle gelmişti. İşte, demiştim, geçen kuşakların usta öykücüleriyle aynı düzeyde alınabilecek bir öykücü; bizim kuşağımızdan, hiçbir desteğe gereksinim duymadan kısa sürede adını okura duyurabilecek. O günden beri bütün yazdıklarını okuyorum. Ondaki sıradan dünyaların çarpıcılığı, öykü dilinde yakaladığı apayrı, ayrıksı dilin biricikliği, hiç anlatılmamış insanları el değmemiş ayrıntılarla kurmaca kişilere dönüştürme becerisi, ergenlik döneminin yazılmamış öyküleri, Cemil Kavukçu'yu edebiyatımızın gündemine ciddi bir biçimde getirdi.'
Richard Dawkins
Tunç Tuncay Bilgin
Bitirildi
metin - Türkçe
4 Ayrım
1,50 MB
Eser Türü: Kitap

"Gen Bencildir" ilk yayımlandığı 1976 yılında biyologlar ve halk arasında büyük bir heyecan dalgasına yol açmıştı. Genin gözünden hayata bakışı parlak bir şekilde ve sade bir yazımla sunuşu, doğal seçilimin doğasıyla ilgili düşünce dizileri ile birleşerek evrimi anlayışımızla ilgili geniş kapsamlı imalarda bulunmuştu. Zaman, kitaptaki fikirlerin önemini onayladı. Kuvvetli entelektüelliğe sahip olmasına rağmen teknik bir dille yazılmamış olan "Gen Bencildir" birçoklarınca bilim yazıtının başyapıtı olarak görülür ve kitaptaki öngörüler günümüzde bile ilk yayımlandığı gündeki kadar güncelliğini korur.
Emre Yılmaz
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
470,82 KB
Eser Türü: Kitap

İşadamlığını dürüstçe üçten alıp dürüstçe beşe satmak zannetme. Onu yapana esnaf derler. İşadamlığı, ihtiyacı olan aptaldan aptalı oynayarak üçe alıp ihtiyacı olmayan aptala yine aptalı oynayarak beşe satmaktır. Buradaki hüner, üçten alıp beşe satmak değildir. Aptalı bir star kalitesinde oynayabilmektir. İş dünyasında teorik bir ahlak geçerli olsaydı kimse sıfırdan zengin olamazdı. Zenginler de asla kaybetmezlerdi. Sınıflar arası geçişi sağlayan, pratik bir ahlaksızlıktır. Kölelerin ve çocuklarının hakları olur. Efendilerin ve çocuklarının ise imtiyazları. Mülk edinme hakkı, veraset imtiyazı ve fırsat eşitliği Bu üçünü bir arada yutturmak kolay değildir. Ne garip, eskiden insanları zorla köle yapardık. Şimdi seve seve geliyorlar. Kapitalizmin en göz kamaştırıcı başarısı budur. Ruhunu sat. Hemen, bir an önce sat ve kurtul. Nerede ve nasıl mı satmalısın? Piyasa seni bulacak merak etme! Ondan sonrası daha kolaydır. Sessiz bir yaz akşamı açık penceremden, yolda yürüyen Tarih'in ayak seslerini duydum. Seks... Para... Seks..
J. D. SALİNGER
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
55,24 KB
Eser Türü: Kitap

Gençler, ABD'li yazar J. D. Salinger'ın yayınlanan ilk öyküsüdür. Bir partide tanışan iki gencin diyalogu üzerine kurulu olan Gençler, Story dergisinin Mart/Nisan 1940 sayısında yayınlandı
Bitirildi
metin - Türkçe
5 Ayrım
594,62 KB
Eser Türü: Kitap

Anadolu Mektupları Plinius Minor (Genç Plinius) olarak tanınan Gaius Plinius Caecilius Secundus'un, döneminin kültürel, ekonomik, mimari, toplumsal ve dini hareketlerine ışık tutan bir yapıtı. Kitap Genç Plinius'un Roma İmparatoru Traianus'la birbirlerine yazdıkları mektuplardan oluşuyor. Anadolu toprakları üzerindeki mimari yapılanmanın, yeni bir dinin, genç Hıristiyanlığın nasıl karşılandığının, bir zamanlar Anadolu topraklarında yaşamış "başka" bir medeniyetin tanıklığına soyunuyor okur her mektupta. Halkın gereksinimlerinin, bu gereksinimler doğrultusunda hiçbir biçimde otorite boşluğuna izin vermeyen İmparator'un devlet harcamalarını nasıl yönlendirdiğinin... Tarihçiler için bir başvuru kaynağı niteliği taşıyan Anadolu Mektupları, bunun dışında da özellikle Türk okuru için üzerinde yaşadığı toprakların tarihiyle ilgili boşlukları dolduracak, insanlık tarihi üzerine ilginç ve yararlı bilgiler verecek klasik bir yapıt.
James Greer
Işıl Özbek
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
640,31 KB
Eser Türü: Kitap

Kurt Cobain kimdi? Zenginliğe ve üne boğulmuş şımarık bir rock yıldızı mı? Uyuşturucudan ve can sıkıntısından zihni bulanmış bir bunalım ikonu mu? Bütün dünyaya dil çıkaran yaramaz bir çocuk mu? Evrenin yasını tutan bir bilge mi? Hayatı parmak uçlarıyla seyreden bir münzevi mi?
 Cobain’in her şeyden kaçmak için geldiği Dayton’da geçirdiği günlerin başka başka gözlerden aktarılışının kitabı bu. Parçalanmış kimliklerini bir arada tutacak bir tutkal peşindeki alkolik gençlerin modern zamanları, popüler kültürü, aşkı, cinselliği ve yaralarını kaşıyışları ya da. Kurt Cobain’i kim öldürdü cümlesinin çoğul yanıtı. Bir Kurt Cobain Romanı, yalnızlığınızı taşıracak, yitirdiklerinizi koyultacak, damağınızda bir zehri dolandıracak.

 Kurt Cobain’i bir yıldız ya da resmi tişörtlere basılan bir ürün değil, zaafları, kusurları ve ıssızlığıyla gerçek bir insan olarak okumak ve boğazınıza kadar zarif bir modern zamanlar eleştirisine batmayı göze alabiliyorsanız, Bir Kurt Cobain Romanı’nı sindirim sisteminize vakit kaybetmeden sokun deriz. Zira hazmı zor olabilir.
Gürsel Aytaç
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
939,29 KB
Eser Türü: Kitap

Zamana ve mekâna aidiyeti içinde dilin bireyselleşmesi yoluyla hayat ancak şeylerin birbiriyle ilişkisi içinde, yani yaşantı ilişkilerinden hareketle anlaşılır. Edebî-estetik yaratma ve anlam süreci içinde, yeni­den kurgulanmış yaşantılar sayesinde belirsizin dün­yası, varoluşun imkânları insanlığın önünde açılır. Böylece kişi, kelimelere değil, varlığın ta kendisine nüfuz eder. Edebiyat bu oluşu, varlığı yaşamak, temaşa etmek için bir araçtır. Dünyayı algılama ve bilme tarzları­mızın değişmesine göre pek çok kez değişime uğra­yan edebi formlar, tarzlar, diller ve üsluplar bu yaşan­tıların içeriği, özü hakkında birtakım hakikatleri sez­dirirler. Kişi gerçekliğin hem şimdi ve buradaki hem de öncesiz ve sonrasız bir zamandaki sabit imge­lerine, motiflerine, biçim­lerine bu sayede temas eder. İşte Genel Edebiyat Bilimi estetik ve poetik boyutları ihmal etmeden bütün bu edebî yaratma ve anlama süreçlerine nüfuz etmek üzere zamanın bilimsel ve teknik ruhuna uygun olarak teşekkül etmiş bir çalış­ma alanıdır. Üslup ve metin çözümlemelerinden ede­biyat estetiğine, edebiyat biliminin temel problem­lerinden edebiyat akımlarına ve kuramlarına, tarihsel gelişimi içinde diğer disiplinlerle olan ilişkilere ve Doğu'nun ve Batı'nın klasikleri ile ulusal edebiyatla­rın birbirleri üzerindeki etkileşim­lerine kadar ede­biyat hakkında genel bilgileri içeren bu son derece to­parlayıcı ve yetkin çalışmasıyla Gürsel Aytaç, dil ve anlatılarda vücut bulan kurgusal gerçekliğin arka pla­nına dair görüş ve tartış­maları okuyucunun dikkatine sunuyor.
Anne McCaffrey
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
957,45 KB
Eser Türü: Kitap

The fate of the galaxy is placed in the hands of Lunzie, who discovers the true nature of a new friend; Fordeliton, who is dying of a mysterious poison; Dupaynil, who is exiled; and Aygar, who tries to prove himself.
Aret VARTANYAN
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
446,02 KB
Eser Türü: Kitap

Sana karşı dürüst olacağım. Bugüne kadar herkes sana bir şeyler anlatmaya çalıştı. Ailen, öğretmenlerin, toplum, gazeteler, kitaplar... Sana nasıl yaşaman gerektiğini anlattılar, ne yapman gerektiğini ve kim olduğunu. Sen fazla bir şey istemedin aslında... Mutlu, başarılı olmak, sevmek, sevilmek, hayallerini yaşamak, kendini değerli hissetmek... Yaşadıklarınla, zamanla, ruhun, zihnin karıştı. Artık sana anlatılanlara da ruhun doydu. Ben de çok sıkıldım. Mutluluk için, başarı için, kendim olmak için bana sürekli vaatlerde bulunan kitaplardan, seminerlerden, kurallardan, öğretilerden... Yıllarca yol aldım, oradan oraya sürüklendim... Sonunda cümleleri topladım. Ve elinde tuttuğun sayfalara taşıdım. İnsanlara karıştım, gözlerine baktım, yüreklerinde yer buldum. Sorum aynıydı, “Gerçekten yaşıyor musun? Yoksa sadece nefes mi alıyorsun?” Her cümlesi damıtılarak yazılmış, deneyimle ve gerçek hayatla boyanmış gerçeğimi paylaşıyorum. Klişelerden, basmakalıp sözcüklerden uzak yüreğimi ve dünyamı ardına kadar sana açıyorum. Günahlarınla, sevaplarınla, eksilerin artılarınla, karanlık noktalarınla, yaralarınla sen, sensin... Tüm kapılarını açacak, seni gerçekten yaşamaya götürecek bir tane gerçek var. Elinde tuttuğun sayfalar, onu sana göstermeye geldi. Kitapları ve Yaşam Atölyesi ile yüz binlerce insana ulaşan Aret Vartanyan, Gerçekten Yaşıyor musun?’da kendimiz olabildiğimiz, hayallerimizi yaşadığımız ve son nefeste “İyi ki yaşadım!” diyeceğimiz bir yaşamın sırlarını paylaşıyor.
Zeki Kanmaz
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
456,07 KB
Eser Türü: Kitap

Patlamış mısır 1920’lerde çok gürültüye neden olduğu için birçok sinemada yasaklanmıştır. Beyaz Saray da 13092 adet çatal, bıçak, kaşık vardır. Kilo alabilmek için 22 kilo patates yemek gerekiyormuş. Yarasalar bir mağaraya girdiklerinde önce sola dönerler. En uzun süre uçan tavuk 13 saniye havada kalmıştır. 1830’a kadar domatesin zehirli olduğu sanılıyordu. Normal bir insan günde ortalama 15 defa gülüyor. Her pul yalayışında insan 0.1 kalori veriyormuş
Guy De Maupassant
Bertan Onaran
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
361,04 KB
Eser Türü: Kitap

Guy de Maupassant (1850-1893) : Ünlü romancı L. N. Tolstoy'un '... sayıları az olmakla birlikte, Maupassant gibi bir başka tür insan daha vardır ki, bunlar her şeyi kendi gözleriyle, içerdiği önemi ve anlamıyla, olduğu gibi görürler' sözleriyle andığı yazar ardında pek çok roman, öykü, deneme ve tiyatro oyunu bıraktı. Yazarın 1882-1887 arasında, özellikle 1883'te gazetelerde çıkmış öyküleri ölümünden sonra,1900 yılında Gezgin Satıcı başlığı altında bir kitapta toplandı. Maupassant bu öykülerde, terk edilme duygusunu, kaygıyı, kadınla erkek arasındaki eşitsizliği, en büyük salgın hastalık saydığı savaşı anlatıyor. Kimi zaman güldüren, çoğu kez acıyla gülümseten öyküleri en yalın, en çarpıcı anlatımla dile getiriyor.
Akın Ok
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
1011,98 KB
Eser Türü: Kitap

İzmir Cumhuriyet Meydanı'nda bir Polis Memuru ile dertleşme anları: "19 yaşında bir oğlum var ve meydanlarda. 17 yıldır bu meslekteyim. Tek bir insana, mermi yada gaz sıkmadım hayatım boyunca. Direnişçilere bu zülmu yapanlar 22-25 yaşları arasında, Cemaatin işe aldığı, üniversite mezunu, hazırlanan yasa ile askerlikten muaf tutulan, ceplerine hiç iş bulma umutları yokken her ay 2000 lira para konan, sözde Çevik Kuvvet polisleri. Siz bizim askerlerimizsiniz dendi onlara, onlarda diyetlerini ödüyorlar." Bunlar bizim halkımızn cümleleri, artık herkes gezi olaylarının üç beş tane ağaç olmaktan nasıl çıktığını Ulusal bir direnişe nasıl dönüştüğünü bunun nedenlerini biliyor. Orada yaşananlar neydi? Bazılarının üç beş çapulcu dediği insaların milyonlarca olmasının ardında ki gerçeği aralayan neydi? Olayları Yaşayanların kendi kalemlerinden yansıyan bu kitapta; Sanatçıları, Yazarları, Şairleri, Yönetmenleri, Oyuncuları, Tiyatrocuları, Aydınları diğer öğeleriyle bütün Halk Gezi Parkı için, olayların ortasından, ta içinden ne dedi? Bize neler yazdı? Kağıda dokunan kalem daha çok yangın çıkarsın diye yazanlar arasında; Kenan İmirzalioğlu, Tayfun Gültekin, Ataol Behramoğlu, Ahmet Can Akyol, John Harte, Suna Aras, Ernur Kalender, Gülsüm Cengiz, Mustafa Köz, Hakkı Zariç, Cuma Boynukara, Halil İbrahim Özcan, Kahraman Eroğlu, İsmet Alıcı, Mustafa Kaplan, Burhan Akdağ,Yusuf Çiçek, Salih Aydemir, Ahmet Çakmak, Hasan Cihat Örter, Serdar Yayla, Metin Gençdoğan, Burhan Güven, Nurcan Çelik, Nalan Çelik, Ayten Mutlu, Esat Korkmaz, Peyote Hasan, Soner Doğançay,Cengiz Yıldırım, Tuna Bozyiğit, Recep Ergül, Atilla Meriç, Handan Kaynakgöz, Berrin İlhan, Nursel Bayram, Kemal Kızıltoprak, Şükran Üst, Rüzgar Fidan, Hüsnüşen Yaşar, Müslim Çelik,Taşkın Aşan,Nezihe Altuğ, Ilgaz Ok, Cevat Sarıkartal, Nazmi Akyıldız, Erdem Dağlı, Murat Tükenmez gibi onlarca emek yıldızı Gezi Parkı Direniş yazıları ıslığıyla kitabımızın sayfalarına aktılar onların selamıyla ... "Enki Yayınları" her yere adım adım dağıtmaya başlıyor tıpkı Gezi Parkı yaprakları gibi...
Bitirildi
metin - Türkçe
3 Ayrım
1,18 MB
Eser Türü: Kitap

Size dünyanın en eski ve en güçlü masallarından birini sunuyoruz. Sümür, Asur, Akad gibi Mezopotamya ülkelerinde ortaya çıkan bu masal zamanımıza kadar ulaşabilmiştir. Bu masal Kral Gılgamış'in yaşama serüveninin ve ölümsüzlüğü arayışının destanıdır. Bu masalda insanoğlu doğanın gizlerini çözmek içinde bulunduğu korkulu dar çemberi kırıp aşmak ister.
Reşat Nuri Güntekin, Charles Chaplin
Bitirildi
metin - Türkçe
3 Ayrım
1003,57 KB
Eser Türü: Kitap

'Gizli El'; Reşat Nuri Güntekin'in, 'Cemil Nimet' takma adıyla, 'Dersaadet' gazetesinde (1920) tefrika edilen ilk romanlarından biridir. Gizemli bir dünyanın dile getirildiği bu eserde, bir yazarın düş gücünün sözcüklerine nasıl başarıyla yansıdığını görebilirsiniz. Reşat Nuri Güntekin 1889'da İstanbul'da doğdu. İlköğrenimini Çanakkale'de yaptı. Çanakkale İdadisi'nde, Mekteb-i Sultani'de (Galatasaray Lisesi) ve İzmir'de bir Fransız okulunda okudu. 1912'de Edebiyat Fakültesi'ni bitirdi. 1916-1919 arasında İstanbul'da Vefa ve Erenköy liselerinde öğretmenlik yaptı. 1931'e kadar çeşitli liselerde Türkçe, Fransızca, Edebiyat, Felsefe ve Pedagoji dersleri verdi. Ardından Milli Eğitim Bakanlığı müfettişi oldu, 1939'a kadar Anadolu'yu dolaştı. 1939-43 arasında Çanakkale milletvekili, 1950'de Paris'te Kültür Ataşesi ve Türkiye'nin Unesco temsilcisiydi. 1954'te emekli oldu, İstanbul Şehir Tiyatroları Edebi Kurul üyeliğine seçildi. 1956 Aralık'ında, tedavi için gittiği Londra'da kanserden öldü.
JAMES BLISH
Reha Pınar
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
350,60 KB
Eser Türü: Kitap
Frederic Forsyth
Fikret Arıt
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
904,84 KB
Eser Türü: Kitap

İnternette konusu bulunamamıştır.
Ergun Candan
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
611,90 KB
Eser Türü: Kitap

Bir zamanlar Orta Asyaʼnın en büyük gizemlerinden biri olan ve Türk Mitolojisi’nin temelini oluşturan AGARTA ve ERGENEKON Efsaneleriʼnin ezoterik bilgiler ışığında ele alındığı bu kitapta, ilgiyle okuyacağınız konulara yer verilmiştir. Bir zamanlar Orta Asyaʼnın en büyük gizemlerinden biri olan ve Türk Mitolojisi’nin temelini oluşturan AGARTA ve ERGENEKON Efsaneleriʼnin ezoterik bilgiler ışığında ele alındığı bu kitapta, ilgiyle okuyacağınız konulara yer verilmiştir: Agarta ve Şambala Gizli Yeraltı Uygarlıkları Tarikatların İlk Ortaya Çıkışı Bâtıni ve Tasavvufi Sufi Çalışmaları İslam Ezoterizmi Günümüzdeki Tarikatların Dejenerasyonu Doğu Gizemleri Tevratʼta Gizlenen Gerçekler Adem ve Havvaʼnın Kozmik Kökeni Lanetli Kitaplar Türklerʼin Atası Gök Kurt Ergenekonʼdan Çıkış İnsanlığın Gizli Kökeni 2000 Yıldır Saklanan Sırlar Yılanoğulları, Tanroğulları Gizli Öğreticilik ve Mabetlerde Açıklanan Kutsal Bilgiler Hitler’in Karargahı’ndaki 12 Tibetli Rahibin Sırrı Dinler, Mitosler ve Ardındaki Gerçekler Bu kitabın hazırlanmasında şu anda Anıtkabir Kitaplığı’nda saklanan Atatürk’ün Dinler Tarihi’ne ışık tutan araştırması öncülük etmiştir.
Judith McNaught
Mine Atafırat
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
2,76 MB
Eser Türü: Kitap

ısı Danielle Steel hayranı okuyucularımızın çok severek okuyacağı bir yazar olan Judith McNaught, Amerika’daki aşk romanı yazarları arasında seçkin bir yere sahip. Öykü kurmadaki ustalığı, tüm eleştirmenlerin tartışmasız olarak kabul ettiği en belirgin özelliği. Küçük ve sakin bir kasabada polis olan Sloan Reynolds, güzel, akıllı, kendine güvenen ve herkesin sevdiği bir genç kadındır. Her zaman herkesin yardımına koşar; bir miniğin dallara takılan uçurtmasını indirmek için ağaca tırmanırken de, bir yaşlının kayıp köpeğini ararken de, hep aynı sevecenlik içindedir. Derken, otuz yıldır kendisini hiç aramamış olan babası, Sloan’ı, kız kardeşini ve kendisini yakından tanıyabilmesi için, son derece şık bir kasaba olan Palm Beach’e davet eder. Genç kız gitmek istemez, ancak FBI ajanı Paul Richardson devreye girer ve Palm Beach’te yapacağı bir araştırmaya yardımcı olabilmesi için, Sloan’ı bu teklifi kabul etmeye zorlar. Sloan Palm Beach’e gider, yaşamı boyunca hiç karşılaşmadığı babasını, kız kardeşini, ninesini yakından tanır ve “Beyaz Atlı Prens "i ile karşılaşır. Yakıcı bir aşk yaşarken umulmadık gelişmeler olacak ve Sloan üzücü ikilemler yaşayacaktır. Popüler romanın en tanınmış yazarlarından olan Judith McNaught okuyucular için tam anlamıyla bir hazine. Literary Times Judith McNaught ’ın, bir aşk romanını soluk kesici bir maceraya çeviren, eşi bulunmaz bir yeteneği var. Nancy R. E. O’Brien
Thomas Bernhard
Esen Tezel
Bitirildi
insan sesi mp3 - Türkçe
16 Ayrım
747,19 MB
Eser Türü: Kitap
Seslendiren: Damla Harputlu

Thomas Bernhard külliyatı içinde özel bir yeri olan, yazarın erken dönem eserlerinden Sarsıntı, yapısal anlamda heterojen sayılabilecek iki farklı tonda yazılmış düzyazıyı birleştiren, dönemi içinde yenilikçi biçemiyle dikkat çeken, insan doğasına ilişkin karanlık, kuraldışı bir anlatı. Anlatının ilk bölümünde; bir sabah bir doktor ile oğlu nemrut, dağlık Avusturya kırsalında, günlük gezintilerinden birine çıkarlar. Rastladıkları sefalet, delilik ve çetin doğanın vahşiliği ile boğuşan birtakım renkli şahsiyetleri gözlemlerler. İkinci bölümdeyse farklı özgül ağırlıklara sahip meseleleri kendi bakış açısıyla öğüten, delibozuk, paranoyak Prens’in acımasızca akıp giden uzun monoloğuna tanık oluruz. Thomas Bernhard Sarsıntı ile, varoluşun gizemine, insanın cinnet eşliğinde yürüyen, sağaltılamaz yaban yalnızlığına ilişkin delice hakikatlerle örülen bir söz ustalığı sergileyerek istikrarlı biçimde terbiyesini koruyan Avusturya edebiyatını ormana kaçırıyor.   “Bu sarsıntılardan sadece ben etkilenmiyorum,” dedi, “herkes bu sarsıntılardan etkileniyor. Biz aslında, büyük olduğunu sanmayın, dar bir binada hep beraber yaşıyoruz ve birbirimizden yüzbinlerce kilometre uzağız...”
Sait Faik Abasıyanık
Bitirildi
insan sesi mp3 - Türkçe
11 Ayrım
142,50 MB
Eser Türü: Kitap
Seslendiren: Mahmut YILMAZ

“Yerimden kalktım. Aynaya doğru ilerledim. İki hanımın sessizce beni dikizlemelerine aldırış etmeden baktım. Perişan bir haldeydim. Yüzüm sapsarıydı. Gözlerim kıpkırmızı. Kenarlarından fırlayan saçlarımı toplamak için şapkamı çıkarınca şöyle parmaklarımla bir tarasam elimde kalacaklarını sandım. Şapkamı giyip kenarlardan fırlayan saçları içeriye tıktım. Dışarı çıktım. Vapur Kadıköy’den kalkmış geliyordu. Haydarpaşa İstasyonu’na baktım. Kocaman kapılarından ötede kırmızı yeşil fenerli, demiryollu, trenli, yolculu, meraklı, düşünceli, perişan, yerini bulmaya çalışan bir âlem vardı. Her gün yüzlerce tren binlerce hikâye getiriyor, binlerce hikâye alıp gidiyordu.” “Hikâye Peşinde” adlı öyküden. (Tanıtım Bülteninden)
Fahri Çoker
Bitirildi
insan sesi mp3 - Türkçe
37 Ayrım
880,21 MB
Eser Türü: Kitap
Seslendiren: Buğra Zayim

Türk siyaset tarihinden gelip geçenler.
Ömer F. Oyal
Bitirildi
bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
12 Ayrım
584,17 MB
Eser Türü: Kitap

“Şahitlik, adı konulmamış bir tutsaklıktır, akıp geçenin hatırasına hapsolmaktır.” 25 Temmuz 1943… Çukurova Ekspresi iki gün sürecek Adana-İstanbul seferi için yola koyulur. Namus derdi ya da yasak aşk yüzünden kaçanlardan, askerlere, memurlara, müzisyenlere, mahkûmlara, kondüktörlere dek pek çok insanı ve hikâyeyi taşıyan, üstelik bütün bu hikâyelere büyük bir merakla kulak veren 11 numaralı vagondayız. Anlatıcı ise bu meraklı vagonun ta kendisidir. 11 numaralı vagonun ağzından iki gün boyunca tanık olduklarını ve sefere ilk çıktığı 1900 başlarından Bağdat demiryolunun inşasını ve haliyle bir imparatorluğun yıkılıp yeni bir devletin inşasının 1943 yılına kadar gelen hikâyesini dinleriz. Zaman Lekeleri, Ömer F. Oyal’ın kaleminden sürükleyici bir memleket ve memleketten insan manzaraları tarihi…
Kemal Yalçın
Bitirildi
insan sesi mp3 - Türkçe
26 Ayrım
284,97 MB
Eser Türü: Kitap
Seslendiren: Feyza Keli

Emanet Çeyiz, Denizli'nin Honaz Köyü'nde yaşayan bir Rum ailenin, sürgüne gönderilirken Müslüman komşularına bıraktığı kızlarının çeyizinin, yaklaşık seksen yıl sonra aileye geri veriliş öyküsüdür. Kemal Yalçın, dedesine emanet edilen çeyizi teslim etmek üzere Minoğlu ailesinin izini sürerken, on beş Rum ve on beş Türk mübadilin yaşam öyküsünü ve duygularını kendi ağızlarından aktarır bize. Bugün hemen hemen hiçbiri hayatta olmayan, doğdukları topraklara duydukları özlemle bu dünyadan göçüp giden bu insanların anlattıkları, onların bir bakıma son sözleri, vasiyetleridir. "Bak şu bahçenin güzelliğine. Şu şeftaliye, şu eriğe, şu armuda, şu çiçeklere bak. Hepsi birlikte güzel... Bir ülkenin içinde ne kadar din, dil, ırk varsa o kadar zenginliktir bu... Budur sana, Sinoplulara, Ayancıklılara ve Türklere son sözüm: Tek meyveyle bahçe olmaz..." - Ayancıklı Baba Yorgo
Taika Waititi
Emine Berre Gümüş
Bitirildi
insan sesi mp3 - Türkçe
1 Ayrım
179,70 MB
Eser Türü: Sesli Betimleme
Seslendiren: Ünsal Coşar
IMDB Puanı:
7.9

Thor serisinin 2017 yılında izleyiciyle buluşacak olan üçüncü filminde, yaklaşmakta olan Norse kıyametine tanık olacağız. Asgard'tan uzakta, evrenin öbür ucunda hapsolmuş olan Thor çıkış yolu bulamamaktadır. Üstelik güçlü çekici de yanında değildir ve Asgard bir yıkımın eşiğindedir. Ragnarok zamanı gelmiştir, eğer gerçekleşirse bütün Asgardlıları yok edecek olan yıkımın sorumlusu ise acımasız Hela'dır. Ancak Asgard'ı kurtarabilmek için öncelikle özgür kalmalı, bunun içinde karşısına eski müttefiki Hulk'ı çıkaran ölümcül bir yarışmayı kazanmalıdır... Craig Kyle ve Christopher Yost ikilisinin senaryosunu kaleme aldığı filmin başrollerinde bir kez daha Chris Hemsworth ve Tom Hiddleston bulunuyor.
Homeros
Azra Erhat
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
4,96 MB
Eser Türü: Kitap

Ilyada ve Odysseia, Egeli bir ozan olan Homeros’un yarattığı iki büyük destandır. Homeros, sözlü edebiyat geleneğini sürdüren bir ozandı. Bu destanları İsa’dan önce dokuzuncu yüzyılda yarattığı sanılıyor. Yazılışı, kaleme alınışı daha sonradır. Bu İzmirli büyük ozan, Ilyada’du, Troya Kentinin destanını anlatır. Troya Kenti, Çanakkale Boğazının beri yakasında bugünkü adıyla Hisarlık Tepesine kurulu zengin bir kentti. Yunanistan’dan gelen Akhalar’ın saldırısına uğrar. Bu savaşta iki toplum karşı karşıya gelir. Yurtları Anadolu’da bulunan Troyalılarla Yunanistan’dan gelen Akhalar Topluluğunun savaşıdır bu büyük destan. Akha- lar Topluluğu Yunanistan’ın çeşitli bölge krallarından oluşmuş bir ordudur. Her kral, kendi gemileri ve adamlarıyla yola çıkmıştır ve bu ordular, krallar kralı Agamemnon’un yönetiminde örgütlü ve birleşiktirler. Güçlüdürler. Akhalar, daha soylu, daha yürekli, daha akıllı ve daha örgütlüdürler. Ve savaşı kazanırlar. Ilyada, Troyalıların yenilgisinin destanıdır. Ilyada destanı, 24 bölümden ve 16.000’i aşkın dizeden oluşur. Troya Savaşının dokuzuncu yılında 51 günlük bir süreyi kapsar. Yani o büyük savaşın kısa bir kesitidir bu destan. Yunanca aslından, Azra Erhat’m, A. Kadirle birlikte yaptığı bu ölümsüz çeviriyi Can Yayınları olarak kıvançla yayımlıyoruz.
Homeros
Azra Erhat
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
4,00 MB
Eser Türü: Kitap

Homeros ODYSSEİA v @$3 Egeli büyük ozan Homeros un destanlarından ilyada bir olayın, Odysseia ise bir kişinin destanıdır. Çağdaş okurlar, Ilya- da’ dan daha sonra yaratıldığı anlaşılan Odysseia yı bir destandan çok çağdaş bir romana, bir filme benzetirler. Gerçekten de konusuyla romanı, kurgusuyla filmi andırır bu destan. Her iki destan, anlatım tekniği açısından da değişiktirler. Troya kentinin destanı olan İlyada’da olaylar düz akışlı bir anlatımla sergilenirken, Odysseia’da anılar, öyküler, geriye dönüşler, yer ve zaman atlamalarıyla, olay içinde olayların anlatıldığı çağdaş bir roman kurgusu görülür, ilyada, gerçek bir destandır; büyük bir olayın ve o olaya karışmış pek çok kişinin insanüstü güçlerle ilişkisini anlatır. Odysseia ise bir tek kişinin, kral Odysseus’un öyküsüdür. Troya Savaşı biteli on yıla yaklaştığı halde İthaka Kralı Odysseus, yurduna dönememiştir. Yıllardır bir adada tutukludur. Tanrılar sonunda yurduna dönmesine izin verirler. Odysseia destanı, Odysseus’un on iki gemisi ve yoldaşlarıyla yola çıkışıyla başlar, üç yıl denizlerde sürünüp bin bir tehlikeyi savuşturmasından
Ezel Akay
Nazlı Düşmez
Bitirildi
insan sesi mp3 - Türkçe
1 Ayrım
179,87 MB
Eser Türü: Sesli Betimleme
Seslendiren: İlker Uykal, Çiğdem Banu Yeşilırmak
IMDB Puanı:
7.5

Karagöz ile Hacivat güldüren ve aynı zamanda da düşündüren sohbetleri ile karşımızda. Mekan Bursa ve zaman da 14. yüzyıl. Anadolu’daki Moğol tehlikesi mevcutken halkın büyük bir kısmı firarda. Bursa yeni yerleşim alanları. Hem halk hem de çeşitli devletlerin ve beyliklerin liderleri de bu kente sığınır. Dinleri, dilleri farklı olan insanların bir arada yaşadığı Bursa kaosa dönüşür. Osmanlı da, İmparatorluğu’nun ilk tohumlarını atmaktadır. Akıllı ama cahil, sinirli ama komik Karagöz, kendisinin aksi olan zekasını fırsatçılığı ile birleştirip her işten sıyrılan Hacivat ile tanışır. Orhan Gazi’nin adına yapılan caminin inşaatında beraber çalışmaya başlarlar. Bu sırada mizah yönü kuvvetli sohbetleri hemen farkedilir. Atışmaları sırasındaki komiklikleri o kadar ünlü olur ki, davetten davete koşmaya başlarlar. Ancak şöhretin bedeli ağırdır.
Raoul Vaneigem
Işık Ergüden
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
312,87 KB
Eser Türü: Kitap

Din eleştirisinin sonunda varacağı yer, insanın insan için yüce varlık olduğu doktrinidir; keza insanın değersiz, köleleştirilmiş, terk edilmiş, aşağılık bir varlık olduğu bütün toplumsal ilişkileri yıkma yönündeki kesin buyruğa varır. Karl Marx Din, insanları bunaltan, gözünü açtırmayan aşağılamanın en tamamlanmış biçimidir. Tanrıların onurlandırıldığı her yerde halkların yalnızca adı insandır. İlahi kudret, ekonominin insanı yaşamdan koparıp çalışmaya indirgediği anda insanın mahkûm olduğu güçsüzlükten doğmuştur. Evrenin yaratıcısı, insanın efendisi ya da kaderinin tek buyurucusu bir Tanrı fikri, özgül anlamda insani gerçek güç olan yaratıcılığın çalışma zorunluluğu nedeniyle yolundan saptırıldığı bir sistemin dalaveresidir. Peki, gökyüzünün yeryüzü üzerindeki gücüne duyulan bu aptalca inanç neye dayanır?
Mina Urgan
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,07 MB
Eser Türü: Kitap

D.H. Lawrence, yirminci yüzyılın ilk yarısında işçi kökenli tek İngiliz romancısı: "D.H. Lawrence, çağdaşları James Joyce ya da Virginia Woolf gibi, biçimsel açıdan bir yenilik yapmadı. Onda yepyeni olan biçim değil, içeriktir... Lawrence'ın ana konusu, her romancınınki gibi, insan ilişkileriydi...yaptığı yenilik, kadın-erkek ilişkisinde öteki romancılar gibi yalnız duygularla düşüncelerin değil, cinsel dürtülerin de etkisini vurgulamaktı." İngiliz edebiyatı "duayen"imiz Mîna Urgan, 1995'te yayımladığımız ve aynı yıl Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Sedat Simavi Edebiyat Ödülü'nü -Nermi Uygur'un kitabı Tadı Damağımda (YKY, 1995) ile- paylaşan Virginia Woolf'tan sonra, çok sevdiği D.H. Lawrence'ı yazdı ve kitabını "D.H. Lawrence'ı seven ve çeviren sevgili öğrenci(si) ve meslektaş(ı) Akşit Göktürk'ün anısına" aldı. D.H. Lawrence: Üç ustaya üç kat saygıyla okunacak bir kitap...
Rainer Maria Rilke
Nazar Tüysüzoğlu
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
153,12 KB
Eser Türü: Kitap

1912 kışında ruhsal durumu endişe verici bir hal alan Rilke, uzun bir psikanaliz sürecine girmeyi düşündüğü bir dönemde, Prenses Maria von Thurn ve Taxis’in davetlisi olarak, Triest Körfezi’nde, uçurumlar üzerine kurulmuş Duino Şatosu’na gider. Adriyatik’in derin mavi sularına bakan bu şatonun eteklerinde, kayalar üzerinde gezinirken, rüzgârın uğultuları arasında esrik bir ses işitir: “Haykırsam, kim duyardı sesimi melekler katından?” Aynı günün gecesinde, fırtınalı bir havada tavan arasındaki köhne bir odada ilk ağıdı yazıp çıkarır. Ardından da Gebsattel’e bir mektup yazarak tedaviye gerek kalmadığını bildirir. Birinci Dünya Savaşı’nda ağır hasar gören şatonun anısına eserine sonradan Duino Ağıtları adını verecek olan Rilke, eserini 1912 kışı ile 1922 Şubatı arasında, on yıllık sancılı bir dönemde tamamlar. Bu ilginç süreç pek çok eleştirmen tarafından Rilke’nin kişisel olgunlaşma süreciyle paralel görülmüştür. Duino Ağıtları ile şair, dünya yazınının büyük ustaları arasındaki yerini almıştır. Belirgin bir teolojik ve ideolojik yapıdan uzak bir dille yazılan ağıtlar, insanın varoluşsal kaygılarını ele alır.
SLAVOJ ŽIŽEK
Mehmet Öznur
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
173,73 KB
Eser Türü: Kitap

Zizek için Tarkovski'yi ilginç kılan onun filmlerindeki özgün biçimdir. Tarkovski maddi unsurları zamanın kendisi olarak kullanır ama aniden en içsel alana ilişkin olan zamanın melankolikliğini, belirsizliğini bize hissettirir. Zizek'e göre Tarkovski'de gerçekliğin tam da maddi dokusunun dağılmasıyla ruhani bir derinliğe ulaşılır. Tarkovski, kendimizi maddi gerçekliğin üstüne yükselterek ulaştığımız standart ruhani motiflerin ötesine, daha derin, daha önemli deneyimlere sürükler bizi. Tarkovskici mıntıkada özel hiçbir şey yoktur, her şey aynı ve bildiğimiz gibidir. İşte tam da bu sebepten inançlarımızı, korkularımızı, iç dünyamıza ait şeyleri buraya yansıtabiliriz. Lacancı psikanalizin araçlarıyla Tarkovski'nin materialist bir yorumunun da mümkün olabileceği tartışılıyor bu metinde.
Ahmet Cevizci
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
4,70 MB
Eser Türü: Kitap

Büyük Alman şairi ve düşünürü Johann Wolfgang von Goethe, “Üç bin yılın hesabını göremeyen karanlıkta yolunu bulamaz; günü gününe yaşar ancak” derken, sadece bireylerin değil, toplum ya da kültürlerin de felsefe tarihine duydukları ihtiyacı anlatmak istiyordu. Modern dünyanın karmakarışık ve her yönüyle bunaltıcı koşulları içinde insan, hayatını doğru yönetebilmek ve ona anlam katıp değer yükleyebilmek için felsefeye, büyük felsefi soruları yanıtlamaya ihtiyaç duyar. Felsefe yapmayı öğrenebilmek içinse felsefe tarihine ihtiyaç duyulur. Bunun da en önemli nedeni, büyük filozofların iki bin beş yüz yıldan beri ele aldığı konu ve soruları, hâlâ onların bize sağladığı ipuçları veya argümanlar üzerinden sorguluyor olmamızdır. “Adaletin, mutluluğun, aşkın ne olduğu”, “kimin, nasıl yönetmesi gerektiği”, “siyasal bir sistemin hangi temel etik ve politik ilkeler üzerine inşa edileceği”, “gerçekten var olanın ne olduğu”, “bizim başkalarına karşı ne tür yükümlülüklerimizin bulunduğu” gibi soruları soranlar ilk bizler değiliz. Bu sorular, Sokrates, Platon ve Aristoteles tarafından da sorulmuş ve felsefe tarihi boyunca daha pek çok filozofun ilgi odağında yer almıştır. İşte bundan dolayıdır ki felsefe ve felsefe tarihi, entelektüel dünyamızı zenginleştirecek, yolumuzu bulmada bize yardımcı olacak fikirlerle ve çıkartabileceğimiz derslerle doludur. Çağdaş İspanyol düşünürü George Santayana “Geçmişi hatırlayamayanlar onu tekrarlamaya mecburdurlar” sözüyle tam da bunu kastediyordu. Ahmet Cevizci’nin Felsefe Tarihi, Antik Yunan’dan Hıristiyan ve İslam felsefesine, modernizmden postmodernizme kadar, işte bu iki bin beş yüz yıllık düşünce tarihini ayrıntılı, sistemli ve anlaşılır bir biçimde sunuyor.
İlhan Kutluer
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
604,05 KB
Eser Türü: Kitap

İslâm felsefesinin özgün klasikleri, hem belirli bir felsefe tasavvurunu şekillendiren hem de bu tasavvurun yönlendirdiği şaheserlerdir. Bunları ortaya koyan entelektüel muhit, İslâm medeniyetinin temel değerleriyle uyum içinde olan bir “felsefe paradigması”na ulaşma idealini genel olarak gözetmişti. Ulaşılan başarıların temel ilke ve değerlerle çatıştığı kanaatinde olan ilim ve fikir muhiti ise felsefî geleneği eleştirip yargıladı. Ancak aleyhte tavırların dahi çoğu zaman söz konusu “felsefe paradigması”na iştirak ettiği gözlendi. Bu kitap, özellikle kendini İslâm felsefe geleneği içinde konumlandıran entelektüellerin felsefeyi bir “hikmet” ve “ilim” olarak nasıl kavradıklarını incelemektedir. Süreklilik, özgünlük ve ilmîlik fikrinin şekillendirdiği bu “felsefe tasavvuru”, bu kitabın temel konusunu oluşturmaktadır.
Taner Timur
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,68 MB
Eser Türü: Kitap

Felsefeyi akademinin, hayattan soyutlanmış kavramlarının insani pratikleri ve tecrübeleri tam olarak yansıtmayan sınırlı ve dar çerçevesine hapsetmek yerine hayatın tazeliğine ve canlılığına temas eden, evrende bulunan her şeyi tam olarak kuşatan bir genişlikle ele almak gerekir. Aksi halde, küçük bir çevrenin anlaşılması ve paylaşılması son derece zor akademik ilgilerinin tutsağı olmuş bir düşünce evreni ortaya çıkar ki bu, her türlü entelektüel etkileşimi ve aynı zamanda geniş kitlelerin bu yöndeki ilgilerini dışarıda bırakır. Bunun bir sonucu olarak toplumsal ve bireyler arası çatışma ve gerilim yaratan genel bir basiretsizlik hali olarak karşımızda beliren mevcut durumda, akıldan ve sağduyudan uzak, hayatın ve insani dünyanın temel problemleri üzerinde asgari bir tartışma, konuşma ve en önemlisi düşünme pratiği oluşturamamış bir topluluğun gürültücülüğü ve "idare ediciliği" daha iyi anlaşılır. Sakin, tutarlı, ölçülü bir biçimde İyi, Güzel, Doğru hakkında yetkin ve upuygun sorular sormanın, varolan her şey hakkında hayattan hiçbir zaman ayrı düşmeyen bir kavramsal zeminde yöntemsel ve sistematik düşünmenin örnekleri ise çok fazla değildir. T. Mengüşoğlu güncelliğini koruyan bu eseriyle, özellikle Nietzsche ve Scheler'i takip ederek bize, hayatın hem pratik hem de teorik alanlarında yeni ufuklar açan doğru düşünmenin imkânlarıyla ilgili ipuçları veriyor ve felsefenin herkes için ulaşılabilir olduğunu gösteriyor.
Takiyettin Mengüşoğlu
Bitirildi
metin - Türkçe
6 Ayrım
11,72 MB
Eser Türü: Kitap

Felsefeyi akademinin, hayattan soyutlanmış kavramlarının insani pratikleri ve tecrübeleri tam olarak yansıtmayan sınırlı ve dar çerçevesine hapsetmek yerine hayatın tazeliğine ve canlılığına temas eden, evrende bulunan her şeyi tam olarak kuşatan bir genişlikle ele almak gerekir. Aksi halde, küçük bir çevrenin anlaşılması ve paylaşılması son derece zor akademik ilgilerinin tutsağı olmuş bir düşünce evreni ortaya çıkar ki bu, her türlü entelektüel etkileşimi ve aynı zamanda geniş kitlelerin bu yöndeki ilgilerini dışarıda bırakır. Bunun bir sonucu olarak toplumsal ve bireyler arası çatışma ve gerilim yaratan genel bir basiretsizlik hali olarak karşımızda beliren mevcut durumda, akıldan ve sağduyudan uzak, hayatın ve insani dünyanın temel problemleri üzerinde asgari bir tartışma, konuşma ve en önemlisi düşünme pratiği oluşturamamış bir topluluğun gürültücülüğü ve "idare ediciliği" daha iyi anlaşılır. Sakin, tutarlı, ölçülü bir biçimde İyi, Güzel, Doğru hakkında yetkin ve upuygun sorular sormanın, varolan her şey hakkında hayattan hiçbir zaman ayrı düşmeyen bir kavramsal zeminde yöntemsel ve sistematik düşünmenin örnekleri ise çok fazla değildir. T. Mengüşoğlu güncelliğini koruyan bu eseriyle, özellikle Nietzsche ve Scheler'i takip ederek bize, hayatın hem pratik hem de teorik alanlarında yeni ufuklar açan doğru düşünmenin imkânlarıyla ilgili ipuçları veriyor ve felsefenin herkes için ulaşılabilir olduğunu gösteriyor.
Zeynep Uysal, Pelin Aslan, Gülşah Taşkın, Esra Dicle
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
615,43 KB
Eser Türü: Kitap

2004-2005 akademik yılı bahar döneminde Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü olarak yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin katılımıyla “Yazıdan Söze” adlı bir lisansüstü sempozyumu düzenledik. İki yılda bir tekrarlanması planlanan bu sempozyumun ilkini aslında daha önce 1994 yılında o zamanki yüksek lisans öğrencilerimiz gerçekleştirmiş ve bildirilerini Sözden Yazıya adıyla üniversitemiz yayınevince yayımlatma imkânı bulmuşlardı. Daha sonra 1995 ve 1996 yıllarında sempozyum tekrarlandı. Uzunca bir aradan sonra 2005’te “Yazıdan Söze”yi yeniden başlattık. Yıllar içinde bölümümüz büyüdü, yüksek lisans öğrencilerimiz arttı ve onlara 2001 yılından beri doktora öğrencileri de katıldı. Bu nedenle 2005 sempozyumu bölümümüzün lisansüstü düzeydeki öğrencilerinin tümüne akademik üretimlerini sunma imkânı verdi. Zaten bir lisansüstü sempozyumu düzenlemeyi ve buna süreklilik kazandırmayı istememizin en önemli sebebi yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin akademik çalışmalarını dolaşıma sokabilmelerine imkân vermekti. Böylece bir yandan onların akademik hayata hazırlanmalarına katkıda bulunmuş olacak, bir yandan da yeni çalışmalar, yeni bakış açıları edebiyat dünyasına kazandırılmış olacaktı.
Stephane Garnier
Ebru Erbaş
Bitirildi
insan sesi mp3 - Türkçe
12 Ayrım
267,54 MB
Eser Türü: Kitap
Seslendiren: Sema Nur Koçoğlu

“Kediler bizi ezelden beri büyüler. Onları gözlemler ve anlamaya çalışırsak o güçlerinde, tavırlarında, özelliklerinde, alışkanlıklarında, küçük deliliklerinde yani huzur içinde yaşamaya ve mutlu olmaya dair yeteneklerinde büyülü bir şeyler olduğunu görürüz. ‘Bugünkü aklımla yirmili yaşlarıma dönmek isterdim…’ Kim bilir kaçımız, gün gelip bunu kendine demiştir. Bizler ancak zamanla ve azıcık bilgelik kazanırken okulları, kitapları, düşünürleri olmayan kediler, hiçbir çerçeveye hapsolmadan, hiçbir referansa bağlanmadan hatta çok da uzun yaşamadıkları, çok fazla tecrübe edinmedikleri hâlde bir nevi doğuştan gelen bilgeliğe sahiptir. Bizlerin pek çok sorgulama, girişim, değişim, tefekkür ve iç gözlem pahasına ancak birkaç kırıntısını tırtıklayabildiğimiz bir bilgelik bu. Ancak altmış yaşından sonra, günün birinde onun gibi, dudaklarımızda bir gülümseme ve iç huzuruyla kurulup ufku izlemek mevkiine erişebilmek için aşılması gereken yol, hayli engebeli olduğu kadar da zahmetli. O ise bunu yapmayı neredeyse doğuştan bilir. Bizler onların vesilesiyle, onların performansına kısmen de olsa yaklaşarak farklı bir bakış açısı kazanabilir, dünyayı farklı bir pencereden görebilir ve aynı zamanda kendimize dair farklı ve daha gelişkin bir anlayışa erişebiliriz. (Tanıtım Bülteninden)
Kazimierz Adjukiewicz
Ahmet Cevizci
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
473,21 KB
Eser Türü: Kitap

Kazimierez Adjukiewicz ünlü Polonyalı mantıkçı ve felsefecidir. Dilden mantığa, felsefeden öğretime, bilimden sosyal konulara dek hemen her alanda kalem oynatmış olan Adjukiewicz çağımızın en önemli yazar ve düşünürlerindendir. Onun bu kitabı, yazarın görüşlerinin varlığını arka planda hissettirerek, bir dizi yanıtın savunuculuğunu yapmak yerine, okuyucuyla felsefede sorulan temel sorularla ve bu sorulara verilen yanıtlarla tanıştırmayı amaçlamaktadır. Güçlü ve açık bir zihin, kitabın her sayfasında işbaşındadır. Kitap yalnızca anlaşılması oldukça kolay olan bir felsefeye giriş kitabı olmakla kalmayıp, okuyucuya birkaç satır içinde bir argüman ya da öğretinin özüne nüfuz etme olanağı sağlayan olağanüstü anlaşılır bir eserdir.
Erol Gergin
Bitirildi
metin - Türkçe
3 Ayrım
92,73 MB
Eser Türü: Kitap

Haçeş, Çerkes kültüründe oldukça önemli yeri olan bir kavramdır. Basit şekliyle “konuk evi” anlamına gelse de konuk ağırlamanın çok ötesinde işlevlere sahiptir. Çerkes kültürünün yeniden üretildiği, yeni nesillere aktarıldığı, kültürel belleğin canlı tutulduğu sosyal bir mekan özelliği taşır. Sivas, Kahramanmaraş ve Kayseri il sınırlarının kesiştiği noktada bir plato olan Uzunyayla’da altmışa yakın Çerkes köyü bulunur. 19. yüzyılda anavatanları Kafkasya’dan sürülerek çok çetin iklim koşulları ile bilinen bu topraklarda iskân edilen Çerkesler, yüz elli yıldan uzun bir süre boyunca bu çorak topraklarda hayatta kalma mücadelesi verirken, bir taraftan da kültürlerini korumaya çalıştılar. Evlerden yaz kış sobanın kalkmadığı bu köylerde Haçeşler on yıllar boyunca konuklarla hayat buldu, canlandı. Kimileri yüzyıllardır nesilden nesile aktarılan, Kafkasya’dan sürgünle gelen pek çok hikâye anlatıldı, anılar tazelendi. Kimi zaman da yepyeni hikâyelerle ısındı Haçeşler. Bu kitapta işte bu hikâyelerin bir kısmını okuyacak, Anadolu’da can çekişmekte olan Çerkes kültürünün çok canlı bir anlatımını bulacaksınız.
Cemil Meriç
Bitirildi
metin - Türkçe
3 Ayrım
165,40 MB
Eser Türü: Kitap

Yazarın değil konuşan Cemil Meriç Sosyoloji Notları ve Konferanslar, Cemil Meriç'in İstanbul Üniversitei Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü'nde 1965'ten 1969'a kadar anlattığı dersleri, verdiği birkaç konferansın metnini ve bazı sohbetlerinden alınan notları içeriyor. Donmuş bir müfredatı anlatan bir "hoca" değil, öğrencileriyle ve dinleyenleriyle birlikte sesli düşünen bir fikir adamı, Cemil Meriç. Bu sesli düşünmeler; Cemil Meriç'in daha sonraki yıllarda yazdığı kitapların malzemesini, taslaklarını oluşturoyor. "Yazar"ın ve "hoca"nın düşüncesini olgunlaştırmasının izini sürmeyi sağlayan metinler okuyacaksınız. Sesli düşünmenin belki disiplinsiz, dağınık, bazen spekülatif, ama yaratıcı ve kimi zaman da yazılı olandan daha canlı evreni...
Andre Comte-Sponville
Seza Yılancıoğlu
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
347,29 KB
Eser Türü: Kitap

Dünyaca ünlü Fransız filozof ve felsefe hocası André Comte-Sponville’in (1952) felsefe yapıtlarındaki temel özellik anlaşılır ve açık bir üslupla yazılmış olması, dolayısıyla herkes tarafından rahatlıkla okunabilmesidir. Hümanist bir düşünür olan Sponville, antik felsefenin de kapsadığı birçok klasik temalar üzerine eserler verdi. Yakın dönem felsefesi ve siyaset felsefesi de çalışmaları arasında. Luc Ferry ile birlikte kaleme aldığı Modernlerin Bilgeliği kitabı özgürlük, bilgelik ve anlam gibi temel temalar üzerine yazılmış, yazarlarını geniş bir kitleye ulaştıran ve dünyaca ünlü hale getiren bir eser olmuştu. "Felsefeyi Takdimimdir", yaklaşık 15 dilde yayımlanan bir eser. Felsefenin ve hayatın temel 12 temasını (Aşk’tan Ölüm’e, Ateizm’den Özgürlük’e) gündelik anlamlardan esaslı referanslara, tanımlardan filozoflara kadar irdeleyen, bu temaların düşünsel planlarını bilgi ve yorum düzeyinde veren samimi yüzlü bir kitap. "Felsefe yapmak kendi kendine düşünmektir, ama kimse öncelikle sadece diğerlerinin ve özellikle de geçmişin büyük felsefecilerinin düşüncelerine dayanarak geçerli bir felsefe yapmaya ulaşamaz," diyor Sponville kitabının girişinde. Felsefe, sadece bir macera değil, yazara göre; aynı zamanda çabasız, okumasız ve araçsız ilerlemeyen bir iş. Felsefede atılan ilk adımların fazlasıyla cesaret kırıcı, zor ve can sıkıcı olması yazarı son yıllarda küçük ve popüler felsefe kitapları yazmaya iten temel neden. On iki takdimden oluşan Felsefeyi Takdimimdir’de Sponvilli mütevazı bir amaçla yola çıkmış: Felsefeye bir giriş yapma, bu yolda bir kapı açma. Bu yol, okuyucuya kitabı okuyup bitirdikten sonra, temel felsefe yapıtlarını kendi kendine keşfetme ve isterse de kendi antolojisini titizlikle hazırlama olanağı verecek, yazara göre. Sponville, 25 yüzyıla kadar uzanan felsefenin bitmez tükenmez bir hazine olduğunun altını çiziyor. "Felsefeyi Takdimimdir eğer birilerinde felsefeyi daha yakından tanıma arzusu uyandırırsa, o zaman boşuna yazılmamış olacak," diyor Sponville. "Mutluluk amaçtır, felsefe ise yol. Herkese iyi yolculuklar!" diye ekliyor yazar kitabı bitirirken.
Victoria ALEXANDER
Kübra Tekneci
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
660,47 KB
Eser Türü: Kitap

1854 yılında Londra'da evliliğe kesinlikle karşı olan dört yakın arkadaş birer şilin ve bir şişe kaliteli konyağın ödül olarak belirlendiği bir bahse tutuşurlar. Aralarında bekâr kalan son erkek bahsin galibi olacaktır. Ve kazanan Oliver Leighton'dır. Sonuçtan hiç memnun olmasa da... Güzel, dikbaşlı Leydi Kathleen MacDavid yüzlerce yıllık laneti bozmak adına görgü kurallarını göz ardı edip Norcroft Kontu'nu baştan çıkararak evliliğe ikna etmesi gerektiğini bilmektedir. Bu amaç uğruna cesaret göstererek Londra'ya gitmek üzere yola çıkar... Ve kafasına her şeyi unutmasına yol açan bir darbe alır. Bahsi kazanmanın heyecanı kontun arkadaşlarını evlilik yüzünden kaybetmesinin acısını hafifletmemiştir. Aşkına ve arzusuna değen bir genç hanımla tanışabilirse evlilik kararı alabileceğine inanmaktadır. Fakat karşısına öyle bir kadın çıkar ki ne yapacağını şaşırır. Şüphe uyandıran davranışları yüzünden Kathleen'in baştan çıkarıcılığına karşı koymaya çalışır. Ancak bu en düzgün adamların bile imkânsız bulabileceği bir çabadır..
Mehdi Nüzhet Çetinbaş
Bitirildi
metin - Türkçe
3 Ayrım
8,85 MB
Eser Türü: Kitap

Bu kitap,bir mazlum halkın insanlığın vicdanına arz-ı halidir. Olup bitene şahitlik edenleri dinlemiş bir bilgenin zihninde ve yüreğinde yıllarca saklandıktan sonra onun kaleminden yazıya dökülmüştür. Keşke hepsi kurgu olsaydı.Ama değil… Bu roman Kafkasya’dan Balkanlar’a ardından Anadolu’ya savrulmuş bir Çerkes ailesinin gerçek tarihidir.
JORGE LUIS BORGES
Cevat Çapan, Ayşe Nihal Akbulut
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
72,47 KB
Eser Türü: Kitap

James Woodall'ın önsözü, Yazar ve dönem kronolojisiyle. Borges'in olgunluk dönemi şiirlerini bir araya getiren Sonsuz Gül, sıkıyönetim altındaki Arjantin'de yaşanan toplumsal çalkantının izini sürüyor. Sonsuz Gül Jorge Luis Borges'in 1974'te Arjantin'deki siyasal şiddet ortamının etkisiyle yazdığı şiirleri bir araya getiriyor. 1 Temmuz'da Juan Perón'un ölümüyle yerine geçen karısı Isabel'in yönetiminde, ülkede antikomünist avı katlanarak artmış, halkı umutsuzluğa sürükleyen "kayıplar dönemi" başlamıştı. Borges şiirlerinde ülkesinin geçirdiği bu zorlu dönemi ele alırken, yine kılıçlar, tılsımlar, kitaplar, aynalar, maskeler gibi tanıdık izleklerden yararlanıyor. Sonsuz Gül'de yer alan şiirler, aynı zamanda yazarın özel yaşamını ve dünya görüşünü yansıtan otobiyografik ayrıntılar da taşıyor.
Alma Katsu
Selim Yeniçeri
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,05 MB
Eser Türü: Kitap

Aşk bir inançtır... ve bütün inançlar sınanır... Polisler tarafından hastaneye getirilen cinayet zanlısı yaralı bir kadın, Dr. Luke Findley'in tüm hayatını değiştirir. Çünkü bu kadının kimsede olmayan tuhaf çekiciliğinin yanı sıra akıllara durgunluk veren gizemli bir hikâyesi vardır. Ve bu hikâyesine Dr. Luke'u da katarak, sıra dışı serüvenine kaldığı yerden devam edecektir...
Andy Weir
Emre Aygün
Bitirildi
insan sesi mp3 - Türkçe
26 Ayrım
267,09 MB
Eser Türü: Kitap
Seslendiren: Levent Filyos

Jazz, oldukça zeki, yirmili yaşlarında, daha fazla para kazanıp kendi küçük evinden ayrılıp lüks bir hayat kurmayı hayal eden Arap kökenli bir kızdır. Dünya’da doğmuş ama altı yaşında babasıyla birlikte Ay’ın öncülerinden olup orada kurulan ilk ve tek şehir Artemis’e taşınmıştır. Çok zeki olduğu için çevresindekiler kendisinden sürekli büyük beklentiler içerisine girer ve küçüklüğünden beri bunu sürekli vurgularlar. Tüm bu baskılar onun canını sıkar ve sorunlu bir ergenlik geçirmesine, en sonunda da tüm beklentileri boşa çıkararak, hamal olarak hayatına devam etmesine yol açar. Ergenlik döneminde babasının başına da büyük sorunlar açtığından artık onunla da iyi anlaşamaz.
Muhyiddin İbn Arabi
Mahmut Kanık
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
196,36 KB
Eser Türü: Kitap

Usta edebiyatçı ve fikir adamı Rasim Özdenören’in “İbn Arabi'nin gerek bu risalesinde, gerekse büyük eseri Fütuhat'ta fena üzerine geliştirdiği argümanlar Batılı düşünürler ve filozoflar tarafından çoğu kez referans gösterilmeden kullanılmıştır. Onun fikirlerinden esinlenerek meydana getirilmiş ürünlerin hesabını ise bilmek mümkün değildir.” şeklinde ifade ettiği öneme sahip Fenâ Risalesi, tasavvuf konusuna ilgi duyanlar için, hacim olarak küçük ama etki olarak büyük öneme sahip bir niteliktedir.
Kasım Küçükalp
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
551,97 KB
Eser Türü: Kitap

Fenomenolojiyi akademik bir mesele olmanın çok ötesinde gören Husserl, insan yaşamındaki kökenlerinin anlamını kaybetmiş olmaları nedeniyle, kriz içerisinde olduklarına inandığı Batı bilimlerinin gelecekteki gelişimini fenomenolojiye bağlı görür...
Nejat Bozkurt
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
939,48 KB
Eser Türü: Kitap

Alman düşünürü Immanuel Kant (1724-1804), hiç ayrılmadığı Koenigsberg kentinin üniversitesinden tanrıbilimin yanısıra felsefe okudu; tekdüze ve sakin günlerini özel derslerine, yine aynı üniversitedeki öğretimine ve kendi anıtsal yapıtlarına adadı. Rouseau ve Hume'un da etkileriyle Kant, kendi sistemini oluşturmak üzere, insan aklının sınırları, bilimlerin kesinliği, metafiziğin yapısı e niteliği, insan sorunları gibi konular üzerine eğilmiş, bu alanlarda yayımladığı çeşitli yapıtlarda çözümler önermiştir. Kurucusu olduğu Kristisizm ile, teorik felsefe alanında egemen olan Akılcılık ve bilim felsefesi alanında egemen olan Deneyciliğin uzlaştırıcı bir yorumla aşılmasına yöneldi. Coğrafyadan matematiğe, fizikten genel felsefeye uzanan evrensel kültürü ile Kant, batı felsefesini kökten bir değişime uğratmıştır. O, insanın bilgi, eylem ve duygu olarak belli başlı boyutlarını tam bir sistem halinde ele alıp bütünleştirmeye girişen ender filozoflardan biridir. Kendisinden sonra gelen Klasik Kantçılar, Kant sonrası Romantik Filozoflar ve XIX. yüzyılda ortaya çıkan Yeni Kantçılar değişik anlayışlar içinde, ama aynı yolda yürümüşlerdir. Günümüz felsefesini de etkilemeyi sürdüren Kant'ın pek çok yapıtı arasından yalnızca şu üç büyük Kritiğini sayalım: Katkısız Aklın Eleştirisi, Pratik Aklın Eleştirisi, Yargıgücünün Eleştirisi.
Walter Benjamin
Nurdan Gürbilek
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
614,34 KB
Eser Türü: Kitap

Walter Benjamin geçmişi sonraki kuşaklara aktarılacak bir hazine olarak değil, bir enkaz olarak görüyordu. Kültürün sürekliliğini oluşturan değerleri değil; tüketilmiş, bir lkenara atılmış nesneleri, külterel artıkları toplamayı, "tarihin imgesini, tarihin en silik nesnelerinde bulmayı" amaçlıyordu. Maddi temelini yitirmelerine rağmen ---tam da bu yüzden---çevrelerine son kez ışık saçan, bu ışığın aydınlığında bütün inkânlarıyla son bir kez beliriveren şeyler... Onu cezbeden bunlardı. Kötümser, çileci bir bakış. Aynı zamanda bir inanç; miyadını doldurmuş şeyleri etrafını lsaran halede, bu bir anlık ışımada, hakikatin belireceğine duyulan inanç;olağanüstü bir aydınlanma beklentisi, düşüncenin ufkunda birden belirecek bir mutluluk vaadi. "Büyük şehir insanını büyüleyen aşktır," diyebilecektir Benjamin, "ama ilk bakışta değil,son bakışta aşk."
Nejat Bozkurt
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,02 MB
Eser Türü: Kitap

Albert Einstein hiç kuşkusuz günümüzde insanların zihnindeki bilgin imajının oluşmasında çok büyük etkisi olmuş, yaşadığı döneme damgasını vurmuş bir kişiliktir. Bilimle hiç ilgisi olmayan insanlar bile Einstein adını bilir. Bunun sebebi Einstein’ın bilimsel bulgularını çok açık bir şekilde dile getirmesi olduğu kadar hayatının hiçbir döneminde seçkinci bir tavır takınmayan, gerçek bir sosyalist ve hümanist olmasıdır. 20. yüzyılın en büyük bilgini, “ister çöpçü olsun ister Üniversitenin başkanı, fark etmez, ben herkesle aynı şekilde konuşurum,” demiştir.Einstein maddenin enerjiye, enerjinin maddeye dönüşebildiğini, maddenin yokken var, varken yok edilemeyeceğini, bir cismin ışık hızıyla yol almasının mümkün olmadığını ve uzay ile zaman arasında sıkı bir ilişki olduğunu öğretir. Yine deneylerle kanıtlanmış olan bir başka tezi Newton’un kütle çekimi yasasını hem doğrular hem de onu geliştirerek çok daha iyi anlamamızı sağlar: Uzaydaki cisimlerin birbirlerini çekmesinin sebebi uzayı eğmeleridir! Büyük cisim uzayı daha çok eğdiği için, küçük cismi kendine daha büyük bir kuvvetle çeker. Fikir mimarları dizisinin bu önemli cildi Einstein’ın yaşamı, bilimi ve felsefesini ele alan bir giriş bölümü ve Einstein’ın bilim, bilgi kuramı ve felsefe konularını işleyen kendi yazılarından oluşmaktadır.
Bülent Ecevit
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
395,87 KB
Eser Türü: Kitap

“Gerçi Türkiye bu yeni ekonomik modeli izlemeye başladığı için sevinenler arasında, kapitalizmi ciddi olarak benimsemiş bazı ülkeler de bulunabilir. Ama onlar kendilerine başka ülkelerde sağlayabileceği sömürü olanakları için sevinirler buna. Bu ekonomik politikayla, hele bu ekonomik politikanın dış politika gerekleri yerine getirilmekle, krediler de gelir Türkiye’ye. Fakat o kredileri ödeyebilme gücü gelmez ve böyle bir ekonomik politikanın dış politikadaki bedeli, ulusal bağımsızlık yönünden riskleri, yükleri arttıkça artar. Böylece yabancıların kazancı artar; işçimizin, köylümüzün alın teri karşılığında sağlanan dövizi yasallaşmış döviz kaçırma yollarından yurtdışında bırakanların kazançları artar; ama Türkiye’nin kazancı artmaz, Türk halkının kazancı artmaz; Türk halkı işçisiyle, köylüsüyle, memuruyla ve fabrikaları çalıştıracak mühendisiyle yoksullaştıkça yoksullaşır, ezildikçe ezilir, hatta özel sektördeki küçük ve orta boy işletmeciler, gerçek anlamda milli sanayiciler de ezilirler, ya yok olup giderler ya da büyük sermayenin, yabancı sermayenin uydusu durumuna gelirler.” Bu kitapta 24 Ocak 1980 tarihinde Demirel hükümeti tarafından açıklanan ünlü istikrar tedbirlerinin hemen ertesinde ana muhalefet partisi lideri Bülent Ecevit’in yaptığı konuşmalar yer almaktadır. Ecevit bu konuşmalarında tedbirlerin Türkiye’deki ekonomik düzeni daha da ağırlaştıracağı öngörüsünde bulunarak bunun ülkeye bazı ciddi siyasi bedellerinin olabileceği yolunda, sonradan haklı çıktığı bir uyarı yapmaktadır.
Ahmet Aydoğan
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
664,96 KB
Eser Türü: Kitap

Batı felsefe tarihinde “irade” temel bir sorunsal olarak neden yüz yıl önce veya yüz yıl sonra değil de tam da o dönemde dile geldi? Onu o gün dile gelmeye zorlayan şey bugün ortadan kalkmış mıdır? Eğer kalkmadıysa ve bu, o gün olduğu gibi bugün de evrensel bir şeye dokunuyorsa, dahası yitirdiğimiz şeylerle tekrar ilişki kurmamızın yolunu açıyor ve artık bütünüyle yabancısı olduğumuz bir dünyanın kapılarının aralanmasına hizmet ediyorsa bu defter dürme işinde yine acele ediyoruz demektir. Elinizdeki kitap bugünün dünyasına da söyleyecek çok şeyi olan bu düşünceyi bütün yönleriyle ele alıp incelemeye ve onun bugünün insanının temel meselesiyle bağını kurmaya çalışarak bu aceleciliğin yersizliğini gözler önüne seriyor.
Jack Foster
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
283,07 KB
Eser Türü: Kitap

Bazı insanlar nasıl bu kadar yaratıcı olabiliyor? Neden yaratıcı ve parlak fikirler bizim değil de onların aklına geliyor? Yaratıcı olmanın bir yolu ya da anahtarı var mı? Bu sorular zaman zaman hepimizin aklına gelmiştir. Bir yanıt bulmaya çalıştığımızda ise genellikle yaratıcılığın "kişiye özgü", "Tanrı vergisi" bir şey olduğunu söyleyerek işin içinden çıkmaya çalışırız. Oysa yaratıcılık ve farklı düşünme her insanın sahip olduğu yeteneklerdir. Yapılması gereken şey, çocukluğumuzda tüm canlılığıyla işbaşında olan fakat büyüdükçe öğrenilen sosyal normlara ve kalıplara feda edilen yaratıcılığımızı yeniden harekete geçirmek. Peki bunu nasıl başarabiliriz? Farklı bir düşünce tarzına, parlak fikirlere ve bunları cesurca ifade edebilme yeteneğine nasıl kavuşabiliriz? Bu kitap işte bu soruların yanıtını veriyor. İster işi yaratıcılıkla doğrudan bağlantılı bir reklamcı olun, ister patrona çeşitli raporlar hazırlayıp sunan bir yönetici asistanı olun fark etmez. Herkesin yaratıcılığına ihtiyacı var. Konusuna yaraşır şekilde son derece eğlenceli bir dille yazılan bu kitap size yeni, farklı ve yaratıcı fikirlere giden yolda ışık tutacak.
Peter Handke
TEVFÎK TURAN
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
185,21 KB
Eser Türü: Kitap

İnsan günün birinde bir 'aydınlanış'la uyanıp yaşamını değiştirecek bir karar verirse ne olur? Elinizdeki roman, kocasından ayrılıp çocuğuyla (evi, korkuları, cesaretiyle) birlikte yalnız kalmayı seçen bir kadının birkaç günlük serüvenini anlatıyor. Dramatik olmaktan çok olağanlığı, herkesçe-yaşanabilirliği vurgulayan bir serüven bu. Bir kadının, başı dik yürüyüşünün ilk birkaç günü...
Daniel Klein
Algan Sezgintüredi
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
295,99 KB
Eser Türü: Kitap

Uluslararası çoksatar Platon Birgün … Bir Bara Girer’in yazarından yeni kitap: Filozofun Mutluluk Seyahatnamesi! Epikuros’la Yolculuklar, Uluslararası çoksatar Platon Birgün Kolunda Bir Ornitorenkle Bir Bara Girer’in yazarı Daniel Klein’ın yaşama, ölüme, ihtiyarlığa ve sevgiye dair fikirlerini kaleme aldığı neşeli bir kitap. Hemen hergün duyarız: İnsan doğar, büyür, olgunlaşır, ihtiyarlar ve ölür! Hayır, diyor Daniel Klein, bu sıralama, bu tasnif biçimi ilerlemeci. Yaşamın her anının değerli ve paha biçilemez olduğunu görmemizi engelliyor. Ölümün yerini sona atarak yaşam üzerine düşünmemizi, ondan haz almamızı engelliyor. Kitapta, sigara, LCD, oyun, tespih, ve daha pek çok şey felsefenin içinde boy gösteriyor. Yeni bir yaşam felsefesi önermiyor bize yazar, daha iyisini yapıyor ve herkesin kendi yaşam felsefesini kurabileceğini pratik bir biçimde gösteriyor kitabıyla. Bu çok daha iyi değil mi? Daniel Klein Epikuros’la Yolculuklar’da, Platon başta olmak üzere Aristoteles, Epikuros, Montaigne, Kant, Sartre, Camus, Huizinga, Heidegger, Russell, Erikson, Bergman, Schopenhauer, Kierkegaard, Nietzsche, ve Freud gibi pek çok filozof, sanatçı, bilim adamı ve psikoloğun konuyla ilgili düşüncelerini de enine boyuna ele alıyor ve tartışıyor. Epikuros’la Yolculuklar felsefeyle yaşamın kesiştiği neşeli bir çalışma…
P. K. Dick
Murat Karlıdağ
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
73,47 KB
Eser Türü: Kitap

Philip K Dick birbirinden enfes çığır açan bilim kurgu romanlarının yanı sıra 60’lı yılların başında entelektüel yapısını muazzam ve eğlenceli şekilde ortaya döken bir takım uzun makaleler yazdı ve bunlar ülkesinde küçük kitaplar olarak o yıllarda yayımlandı. Altıkırkbeş Yayın bu Philip K Dick özel serisine düşünürün yeni metinleriyle devam edecek. Şizofreni ve Değişimler Kitabı ucu halüsisünatif uyuşturuculara dek varan, yazarın şizofreni üzerine kendi saptamalarının dışa vurumu.
Hakan Özerol
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
370,23 KB
Eser Türü: Kitap

Finans konusunu öğrenmek isteyen herkes için eşsiz bir başlangıç rehberi "Finançı olmayanlar için finans da ne demek?" diyen arkadaşlara cevaben kaleme alınmış olan bu kitap, iş yaşamınız boyunca ya da olası iş yaşamınız boyunca sze bildiklerini öğretmemeye çalışan, zira çok da önemli bir şey bilmediklerinin anlaşılmasından korkan mevcut ya da profesyonel iş arkadaşlarınız da dikkate alınarak hazırlanmıştır. Bu kitabı okuyup bitirmiş olan bir okur için, finansın temelleri artık daha anlaşılır hale gelecektir. Kanısındayım. Bundan sonra ihtiyaç düzeyinde detaya ulaşmak kalıyor, kolay gelsin..."
William Shakespeare
Bülent Bozkurt
Bitirildi
metin - Türkçe
4 Ayrım
907,48 KB
Eser Türü: Kitap

Fırtına, Shakespeare’in yazarlık yaşamına bir veda oyunudur. Oyunun başkahramanı Dük Prospero deniz yolculuğunda yakalandığı fırtınayla kazaya uğrayıp çıktığı adada büyü yoluyla adanın yönetimini ele alır. Prospero’nun sonunda büyü yapmayı bırakıp adadan ayrılması ile Shakespeare’in oyun yazarlığını bırakıp tiyatro sanatından ayrılması arasında paralellik kurulmuştur. Prospero büyü gücüyle adadaki yaşama nasıl yön vermişse, Shakespeare de yazarlığıyla yani sanatın gücüyle insanoğlunun yaşamına yön vermiştir. Doğa ile sanat arasındaki karşılıklı ilişki, bu oyunun ana temasını oluşturmaktadır
Mehmet Açar
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
845,87 KB
Eser Türü: Kitap

22. yüzyılda bir İçişleri müfettişi Soğuk İstasyon’da iki bilim adamının intiharını araştırmak üzere Ennoia Oteli’ne gelir. Müfettiş, koridorlarda insanlarla konuşan bu garip otelde farklı zaman boyutlarında farklı insanlarla karşılaşacak, intiharların gizemine zamanın, mekânın, düş ile gerçeğin o çözülemez gizemi de karışacaktır. Ennoia’da, “Yarının ve dünün asla olmadığı ebedi bir bugün”de sıkışıp kalan insanlar, farklı zaman boyutlarında edebiyat metinleri aracılığıyla haberleşmektedir. Mehmet Açar’dan mekân, zaman, varoluş ve metinler üzerine düşünmeye çağıran, klasikleşmiş bir bilimkurgu Siyah Hatıralar Denizi.
İlya Ehrenburg
Aydın Emeç
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,39 MB
Eser Türü: Kitap

Paris Düşerken, Fırtına ve Dipten Gelen Dalga'dan oluşan nehir roman, 20.yüzyılın en hareketli dönemini tüm tarafları ve çeşitli yönleriyle tasvir eden dev bir eserdir. Üçlemenin elinizdeki cildi, İkinci Dünya Savaşı sırasında Avrupa'nın ortasından başlayarak Moskova'ya kadar uzanan azi dehşeti sırasındaki ölüm kalım mücadelesini anlatıyor. Bir yandan olağan bir biçimde sürüp giden günlük yaşam, bir yandan kan ve barut kokuları arasında dişe diş süren bir kavga. Ehrenburg, Fırtına'da, büyük bir coğrafyanın panoramasını çıkararak yüzyılın en sancılı yıllarını elgeliyor. Karar vermenin ölüm kalım sorunu olduğu o yıllarda, adım adım Sovyetler Birliği'nin içlerine doğru ilerleyen Nazi güçlerine karşı verilen mücadele, karşı sınıflarda da çözülmeler yaratarak gelişirken diplomasinin incelikleri ile savaşın hoyratlığı arasındaki mesafe de kısalıyor.
Reinhold Hartmann
Gül Gürtunca
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
428,74 KB
Eser Türü: Kitap

Şipşak Mozart, dâhi müzisyen hakkında bilmeniz gereken her şeyi sunuyor. Mozart gerçekte nasıl biriydi? Onu iyi tanıyan Herman Hesse “Mozart’ı ne kadar çok sever, onunla ne kadar çok meşgul olursanız, kişiliği sizin için o kadar karmaşık hale gelir” der. Ne var ki bir yerden başlamak gerek. Hatta gecikmemenizi şiddetle tavsiye ederiz. Mevzu klasik müzik olduğunda pot kırmak istemiyorsanız bu işi bir an önce halletseniz hiç de fena olmaz. Şipşak Mozart, bu dâhi müzisyen hakkında bilmeniz gereken her şeyi size sunuyor. Reinhold Hartmann, otuz yıl gibi kısa bir sürede altı yüzden fazla eser veren Wolfgang Amadeus Mozart’ın roman ve oyun yazarlarına, hatta yönetmenlere ilham kaynağı olan sıradanlıktan uzak yaşamından da kesitler veriyor. Haydi Şipşakçılar biraz da müzik!
İlya Ehrenburg
Aydın Emeç
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
1,38 MB
Eser Türü: Kitap

Paris Düşerken, Fırtına ve Dipten Gelen Dalga'dan oluşan nehir roman, 20.yüzyılın en hareketli dönemini tüm tarafları ve çeşitli yönleriyle tasvir eden dev bir eserdir. Üçlemenin elinizdeki cildi, İkinci Dünya Savaşı sırasında Avrupa'nın ortasından başlayarak Moskova'ya kadar uzanan Nazi dehşeti sırasındaki ölüm kalım mücadelesini anlatıyor. Bir yandan olağan bir biçimde sürüp giden günlük yaşam, bir yandan kan ve barut kokuları arasında dişe diş süren bir kavga. Ehrenburg, Fırtına'da, büyük bir coğrafyanın panoramasını çıkararak yüzyılın en sancılı yıllarını belgeliyor.
Karla Reimert
Gül Gürtunca
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
677,36 KB
Eser Türü: Kitap

Hayatımızı değiştirenlerin hayatları Şipşak dizisinde! Bu kitap, Franz Kafka karşısındaki ürkekliğimizi gideriyor. Karla Reimert esprili üslubu ve ayrıntılı anlatımıyla Kafka'nın öyküleri, romanları ve mektuplarının ne şekilde alımlanabileceğini göstermekle kalmıyor, bu aşamada yazarın biyografisinin ne denli önemli bir rol oynadığını da örneklerle açıklıyor. Hiçbir yazar, tanıklık ettiği çağın evrimini, 1883'te doğan, 1924'te ölen Franz Kafka kadar derinden hissedememiş, onun kadar iyi ifade edememiştir. Yazdıkları artık dünya edebiyatının en önemli eserleri arasında sayılıyor, Kafka bugün modern bir edebiyat ikonu -başında hale taşıyan bir açlık sanatçısı- kabul ediliyor ama, eserleri hâlâ esrarını korumakta. Tıpkı kadastro memuru Bay K.'nın gizemli şatoyu izlediği gibi, derin bir saygı ve çaresizlikle bakıyoruz Kafka'nın kaleminden çıkan her sözcüğe.
Klaus Städtke
Regaip Minareci
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
500,61 KB
Eser Türü: Kitap

Dev Rus yazarın romanlarındaki kahramanları genelde katiller, mazoşistler, kurnaz budalalar, tutkularının ve fikirlerinin peşinden giden sıra dışı insanlardır. Suç ve Ceza’yı, Ecinniler’i ya da Freud’un dediği gibi “gelmiş geçmiş en mükemmel roman” olan Karamazov Kardeşler’i anımsamamız yeterli… Rus yazarın son derece etkili canlandırmalar yaptığı romanları; insanoğlunun, kaynağı belirsiz baskılara maruz kaldığı, dürtüleri ve psikozlarına yenildiği bir ortamda nereye kadar gidebileceğini gözler önüne serer. Olağanüstü bir Dostoyevski uzmanı olan Klaus Städtke, okuru ihtiras, para, iktidar hırsı ve tutkulu aşklarla dolu; aynı zamanda kişinin kendini tanıma ve içsel dönüşüm süreçlerine doğru bir yolculuğa çıkarıyor. Dostoyevski’nin eserlerinden yarattığı ustalıklı özetlerle, yazarın şaheserlerindeki heyecanlı ve şok edici sahnelere tanık olmamızı sağlıyor.
Leon Isaakovich Ostrover
Özgür Metin Demirel
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
583,42 KB
Eser Türü: Kitap

L. Ostrover bir Rus işçisidir. O bu kitabın dizelerinde kendi sınıf tarihini biçimlendirmektedir. Ostrover'in yaşam hikâyelerini kaleme aldığı dört Fırtına Kuşu, Rus işçi sınıfı ile başlayan ve dönemimiz tarihine yeni bir yön verecek olan şiddetli fırtınanın habercileridir. Kitapta birbirlerine bağlanan dört anlatı, fırtına kuşlarının sürdürdüğü devrimci mücadeleler kapsamında elde ettikleri başarı, kazanım ve zaferleri ve aynı zamanda katlanmak durumunda kaldıkları ve yaşadıkları acı yenilgileri de yansıtmaktadır. Kitap bizi 19. yüzyılın 70'li ve 80'li yıllarına, Çarlık hükümdarlığının karanlık dönemlerine taşımaktadır. Kapitalizm, Rusya'da toprağa bağımlılık üzerine kurulu ilkel kölelik koşullarının tasfiyesi ve hızla çözülmesiyle birlikte bir gelişim evresi yaşadı. V.İ. Lenin buna ilişkin olarak şunları yazmıştır: "Orağın ve dövenin Rusyası hızla sabanın ve harman makinesinin, buhar değirmeninin ve buharlı dokuma tezgâhının Rusyası'na dönüşmeye başladı." Bu gelişim dolaysız olarak işçi sınıfının ortaya çıkışını ve işçi hareketinin gelişimini de bağrında taşıdı. 'Önümüzde, bütün gücüyle düşman kalesi duruyor ve üzerimize yağdırdığı kurşun ve gülleleriyle en iyi savaşçılarımızı vuruyor. Bu kaleyi ele geçirmek zorundayız ve bu kaleyi, eğer uyanan proletaryanın tüm güçlerini Rus devrimci güçleri ile ortak bir partide, Rusya'da diri ve dürüst olan her şeyin çekim merkezi olan bir partide birleştirebilme yeteneğini sergileyebilirsek, bu kaleyi ele geçiririz. Sadece o zaman Rus devrimci işçisi Pyotr Alekseyev'in kehaneti hayat bulur, ete kemiğe bürünür: Emekçi halk adaleli kollarını kaldıracak ve süngülerin yardımı ile korunan despotizmin boyunduruğu tuz buz olacaktır.' (LENİN) İşçi yazar L. Ostrover'in bu kitapta tanıttığı Alekseyev, Çarlık Rusyası'nda büyüyüp, gelişen Ekim Devrimi'nin ön habercisi 'Fırtına Kuşları'ndan birisidir. (Tanıtım Bülteninden)
David Forrest
OGUZ ALPLAÇİN
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
695,16 KB
Eser Türü: Kitap

Romanın başkahramanı çok zengin bir kumarbaz… Yaşlanmış artık… Ölümünden önce yine kumara oturur… Poker masasındaki rakibi, “şişko” lakaplı biri… Ve saatler sonra şişkoyu soyup soğana çevirir... O kadar ki şişko, son olarak kendisine ait bir adayı da kumara basar ve kaybeder… Ada denilen de ne biliyor musunuz? Pasifik Okyanusu’nda, kuş uçmaz kervan geçmez, işe yaramaz bir kayalık. Bizim meşhur kumarbaz, bu büyük kazancının ertesi günü ölür… Ancak ölmezden önce servetini yakınlarına, dağıtır… Şişkodan kazandığı adanın tapusunu da, çok sevdiği kızla evlenmek üzere olan genç yeğenine bırakır… Vay bırakmaz olaydı! Amcasından böyle bir mirasa kavuşan genç adam, daha evlenmeden adada balayı yapmak için yanına sevdiği kızı da alır ve bir tekneyle denize açılır. Ohhh be! Gel keyfim gel… Size ait güzel, sakin bir ada… Birbirinizi deliler gibi seviyorsunuz…
Michael Brooks
Ebru Kılıç
Bitirildi
metin - Türkçe
5 Ayrım
59,00 MB
Eser Türü: Kitap

BÜYÜK SORULAR dizisi okurun gündemine tarih boyunca insanların aklını kurcalamış temel felsefi ve bilimsel sorunları taşıyor. Bu sorulara en büyük dü-şünürlerin verdiği cevapları sunuyor. Büyük Sorular: Fizik başlığında Michael Brooks kuantum fiziğini, göreliliği ve gerçekliğin gerçek doğasını anlamamız için elzem 20 zihin açıcı büyük soruyu tartışıyor. FİZİĞİN AMACI NEDİR ZAMAN NEDİR SCHRÖDİNGER’İN KEDİSİNE NE OLDU? ELMA NEDEN DÜŞER? KATILAR GERÇEKTEN KATI MIDIR? BEDAVA YEMEK DİYE BİR ŞEY NEDEN YOKTUR? NİHAYETİNDE HER ŞEY RASTGELE MİDİR? TANRI PARÇACIĞI NEDİR? BEN EŞSİZ MİYİM? ZAMANDA SEYAHAT EDEBİLİR MİYİZ? DÜNYA’NIN MANYETİK KALKANI TEKLİYOR MU? NEDEN E=mc2? EVRENİ TEK BİR BAKIŞIMLA DEĞİŞTİREBİLİR MİYİM? KAOS KURAMI FELAKET TELLALLIĞI MI YAPIYOR? IŞIK NEDİR? SİCİM KURAMI GERÇEKTEN DE SİCİMLER HAKKINDA MIDIR? NEDEN HİÇBİR ŞEY OLMAYACAĞINA BİR ŞEY VAR? BİR SİMÜLASYONDA MI YAŞIYORUZ? DOĞANIN EN GÜÇLÜ KUVVETİ HANGİSİDİR? GERÇEKLİĞİN GERÇEK DOĞASI NEDİR?
Eric-Emmanuel Schmitt
Bahadırhan Bozkurt
Bitirildi
metin - Türkçe
2 Ayrım
149,09 KB
Eser Türü: Kitap

Kahramanı Cun gibi incecik, esin kaynağı ve temel konusu Zen gibi özlü bir roman. "Bulutların arkasında her zaman bir gök vardır." On beşindeki vahşi, asi Cun, Tokyo'nun caddelerinde sürtüyor, plastikten ıvır zıvır satıyor. Ailesinden uzakta; zaten onların sözünü etmeyi bile reddediyor. Bir gün, Japonların "milli spor"u sumo güreşinin namlı hocalarından Şomintsu ona "Sende bir şişman görüyorum!" diyecek ve Cun'un hayatı tamamen değişecek. Yalnız bir sorun var: Cuno, ne kadar uğraşırsa uğraşsın, şişmanlayamıyor! Sonrası, Cun'un sumo ve Zen Budizm aracılığıyla gücünü, aklını, kendini, "melek" annesiyle bir "isim"den ibaret olan babasını ve aşkı keşfetmesinin öyküsü. Kahramanı Cun gibi incecik, esin kaynağı ve temel konusu Zen gibi özlü bir roman.

Sayfalar