Unutmaman gereken şey yaşamın kısa değil sonsuz olduğu
ve bu yüzden de aceleye hiç gerek olmadığıdır. Acele
etmek yalnızca bir şeyleri kaçırmana neden olur.
Varoluşun acele içinde olduğunu gördün mü hiç? Mevsimler
zamanında gelir, çiçekler zamanı gelince açar, ağaçlar
hayat kısa diye hızla büyümek için koşuşturmazlar. Tüm
varoluş yaşamın sonsuzluğunun farkında gibi görünür.
Biz hep buradaydık ve hep burada olacağız; tabi ki aynı
biçimlerde, aynı bedenlerde değil. Yaşam evrimleşmeye,
daha yüce evrelere erişmeye devam ediyor. Ama bunun bir
sonu olmadığı gibi, bir başlangıcı da yok. Başlangıçsız
bir yaşamla, sonsuz bir yaşamın ortasında var oluyorsun.
Daima bu iki taraflı sonsuzluğun ortasında yer
alıyorsun.
Varoluşun gizemlerini soruşturmaya bıraktığın anda
varoluş kapılarını sana açar, seni buyur eder. Ve
varoluşun gizemlerine bir misafir olarak girmek onurlu
bir şeydir. Doğaya saldırmak, doğayı zorlamak ise
barbarlıktır. Altın gelecek işte bu olacaktır: bilim
varoluşla bir mücadele veya çekişme yerine bir aşk
ilişkisine girdiğinde; onunla tezat olarak değil, derin
bir ahenk, derin bir dostluk içinde var olabildiğinde.
GETEM (Görme Engelliler Teknoloji Ve Eğitim Laboratuvarı)
Boğaziçi Üniversitesi
Kuzey Kampüs Kuzey Park Binası
Kat:1 Oda No:114
34342 Bebek / İstanbul
Telefonlarımız :
+90 212 359 76 59
+90 212 359 75 38
Whatsapp Hattı (Sadece mesaj): +90 539 308 95 77
e-posta: getem@bogazici.edu.tr