Eserlere Göre Listeleme

Toplam 976 sonuçtan 261 - 270 arası görüntüleniyor.
  • Frederick Copleston
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    138,94 KB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tarayan: Kitap Sevenler
    Hobbes büyük İngiliz `felsefecisi`dir. Şu nedenlerle: 1. Avrupa`da düşünen her insanın despotizme başkaldırmaya başladığı bir dönemde, Kralların Saltık Yetkeciliğini savunmayı sürdürmüştür. 2. Yalnızca cisimsel/özdeksel şeylerin varlığını kabul ederek ve aynı zamanda Tanrının varlığını da kabul ederek, Tanrının da cisimsel olduğunu ileri sürmüştür. 3. Yine, insan ruhu da `doğal bir cisim` olduğuna göre, insan tutkularından doğan sonuçların irdelenişini, `törebilim` dediği şeyi, `fiziğin` bir alt dalı olarak görmüştür. 4. Uslamlamayı yalnızca ADların bir "dir" koşacı yoluyla bitiştirilmesi olarak, bir hesaplama işlemi (toplama ve çıkarma) olarak görmüştür. 5. İlk gerçeklikleri (belitler) AD`ları saptayanlar tarafından keyfi olarak belirlenen şeyler olarak görmüştür. Hobbes ile modern Avrupa`da yeni bir `felsefe` tarihi başlar. Locke da bir `felsefeci` idi. Felsefenin a priori doğasını reddetti. Tüm bilgeliğini beş duyularına borçlu olduğuna, kavramlarının boş bir tablet olan anlığı üzerine duyuları aracılığıyla basıldıklarına inandı. Ve her nasılsa bu yolda üretilen evrensellerin (adsal özlerin) hiç kuşkusuz şeylerin kendilerinin (olgusal özler) değil ama düşüncelerin ve sözcüklerin bir yüklemi olduğunu, bilginin gerçek varlık ile ilgisiz ve yalnızca düşüncelerimiz arasındaki ilişki olduğunu, "deneysel felsefe"de tanıtlama ya da gerçekliğin söz konusu olmadığını, doğal bilimin hiçbir zaman bir bilim olamayacağını, dahası "pekala kendi varlığımızdan da kuşku duyabileceğimizi" belirtti. Ne Platon`dan ne de Aristoteles`ten, ne de modern Descartes`tan felsefe üzerine hiçbirşey öğrenemeyen Locke `düşünce` tarihinde barbarlığın da söz hakkı olduğunu gösterdi. Ve İngiliz Görgücülüğünün anamalcılık ile, sömürgecilik ile, kölecilik ve kitle kıyımları ile en iyi bağdaşan entellektüel yapı olduğunu sözü ve eylemiyle tanıtladı. 17`nci yüzyılda "Carolina`nın Temel Anayasası" (The Fundamental Constitutions of Carolina) için taslağın yazarı John Locke`dur. Bu anayasa-bi
  • Ahmet Cevizci
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    8,02 MB
    Eser Türü: Kitap
    Büyük Alman şairi ve düşünürü Johann Wolfgang von Goethe, “Üç bin yılın hesabını göremeyen karanlıkta yolunu bulamaz; günü gününe yaşar ancak” derken, sadece bireylerin değil, toplum ya da kültürlerin de felsefe tarihine duydukları ihtiyacı anlatmak istiyordu. Modern dünyanın karmakarışık ve her yönüyle bunaltıcı koşulları içinde insan, hayatını doğru yönetebilmek ve ona anlam katıp değer yükleyebilmek için felsefeye, büyük felsefi soruları yanıtlamaya ihtiyaç duyar. Felsefe yapmayı öğrenebilmek içinse felsefe tarihine ihtiyaç duyulur. Bunun da en önemli nedeni, büyük filozofların iki bin beş yüz yıldan beri ele aldığı konu ve soruları, hâlâ onların bize sağladığı ipuçları veya argümanlar üzerinden sorguluyor olmamızdır. “Adaletin, mutluluğun, aşkın ne olduğu”, “kimin, nasıl yönetmesi gerektiği”, “siyasal bir sistemin hangi temel etik ve politik ilkeler üzerine inşa edileceği”, “gerçekten var olanın ne olduğu”, “bizim başkalarına karşı ne tür yükümlülüklerimizin bulunduğu” gibi soruları soranlar ilk bizler değiliz. Bu sorular, Sokrates, Platon ve Aristoteles tarafından da sorulmuş ve felsefe tarihi boyunca daha pek çok filozofun ilgi odağında yer almıştır. İşte bundan dolayıdır ki felsefe ve felsefe tarihi, entelektüel dünyamızı zenginleştirecek, yolumuzu bulmada bize yardımcı olacak fikirlerle ve çıkartabileceğimiz derslerle doludur. Çağdaş İspanyol düşünürü George Santayana “Geçmişi hatırlayamayanlar onu tekrarlamaya mecburdurlar” sözüyle tam da bunu kastediyordu. Ahmet Cevizci’nin Felsefe Tarihi, Antik Yunan’dan Hıristiyan ve İslam felsefesine, modernizmden postmodernizme kadar, işte bu iki bin beş yüz yıllık düşünce tarihini ayrıntılı, sistemli ve anlaşılır bir biçimde sunuyor.
  • Frederick Copleston
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    771,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Platon'un felsefesinin Felsefe Tarihindeki yeri öylesine benzersizdir ki, bütün bir İdealizmin başlangıcı gibi ereği de ondadır. Hiç kuşkusuz bilgelik-sevgisi onda Parmenides'ten Herakleitos'a, Zenon'dan Sokrates'e antik çağın tüm soylu eytişimcilerini kucaklar. Ama ancak onun felsefi yaşamı düşüncesiyle ve eylemiyle bütünleştiren İdealizmindedir ki tüm ön felsefi çabanın gerçek değeri ve gücü kendini gösterir, ve ussallığın, İdeanın varoluşun gerçek değer ve anlamının kaynağı olduğu kavrayışı doğar. Kendini ilkesinde gösteren bu erek nedeniyle, ilkesi ile bir olan erek nedeniyledir ki Felsefe Tarihinin kendisi doğal olarak Platonizmin tarihinden, felsefi gerçekliğin açınımı özsel olarak Platonik İdeanın açınımdan başka birşey değildir. Onun İdealar Kuramı felsefi dizgeler içersinden ilerleyen kurgul düşüncenin yarattığı her yeni tabloyu bir kez daha çizecek, Kavramın felsefe tarihinde kendinde ve kendi için her yeni irdelenişi özsel olarak bir kez daha "Parmenides"te en çarpıcı sergilenişini bulan o eytişimsel ustalık ve üretkenlik düzeyine yükselişi arayacaktır. Eğer Platon kuramıyla insanın Gerçeğe yetenekli olduğunu tanıtlamışsa, eylemiyle de Erdeme yetenekli olduğunu göstermiştir. Eğer Eğitimin insanın gerçekleşmesi için biricik yöntem olduğunu göstermişse, gerçek eğitim olarak Felsefenin bütün öneminin ve bütün anlamının ideal insan bilincini üretme girişimi olmasında yattığını da göstermiştir.
  • Ahmet Cevizci
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    4,70 MB
    Eser Türü: Kitap
    Büyük Alman şairi ve düşünürü Johann Wolfgang von Goethe, “Üç bin yılın hesabını göremeyen karanlıkta yolunu bulamaz; günü gününe yaşar ancak” derken, sadece bireylerin değil, toplum ya da kültürlerin de felsefe tarihine duydukları ihtiyacı anlatmak istiyordu. Modern dünyanın karmakarışık ve her yönüyle bunaltıcı koşulları içinde insan, hayatını doğru yönetebilmek ve ona anlam katıp değer yükleyebilmek için felsefeye, büyük felsefi soruları yanıtlamaya ihtiyaç duyar. Felsefe yapmayı öğrenebilmek içinse felsefe tarihine ihtiyaç duyulur. Bunun da en önemli nedeni, büyük filozofların iki bin beş yüz yıldan beri ele aldığı konu ve soruları, hâlâ onların bize sağladığı ipuçları veya argümanlar üzerinden sorguluyor olmamızdır. “Adaletin, mutluluğun, aşkın ne olduğu”, “kimin, nasıl yönetmesi gerektiği”, “siyasal bir sistemin hangi temel etik ve politik ilkeler üzerine inşa edileceği”, “gerçekten var olanın ne olduğu”, “bizim başkalarına karşı ne tür yükümlülüklerimizin bulunduğu” gibi soruları soranlar ilk bizler değiliz. Bu sorular, Sokrates, Platon ve Aristoteles tarafından da sorulmuş ve felsefe tarihi boyunca daha pek çok filozofun ilgi odağında yer almıştır. İşte bundan dolayıdır ki felsefe ve felsefe tarihi, entelektüel dünyamızı zenginleştirecek, yolumuzu bulmada bize yardımcı olacak fikirlerle ve çıkartabileceğimiz derslerle doludur. Çağdaş İspanyol düşünürü George Santayana “Geçmişi hatırlayamayanlar onu tekrarlamaya mecburdurlar” sözüyle tam da bunu kastediyordu. Ahmet Cevizci’nin Felsefe Tarihi, Antik Yunan’dan Hıristiyan ve İslam felsefesine, modernizmden postmodernizme kadar, işte bu iki bin beş yüz yıllık düşünce tarihini ayrıntılı, sistemli ve anlaşılır bir biçimde sunuyor.
  • Jacqueline Russ
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    Eser Türü: Kitap
  • Dr. Mustafa Günay
    insan sesi mp3 - Türkçe
    26 Ayrım
    268 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Müberra Ellialtıoğlu
    "İnsan nedir?" sorusu, insana ilişkin en genel soru olması bakımından, içinde birçok soruyu da saklamaktadır. Çünkü insana ilişkin olarak dile getirilen "insan nedir?" sorusu, beraberinde başka soruları da getirmektedir: İnsanın doğası (özü) nedir, insanın bir doğası var mıdır, insanı insan yapan şey nedir, insanın ayırd edici özellikleri / nitelikleri nelerdir? Bunlar tözsel ve değişmez bir yapıya mı sahiptirler? İnsanın canlılar dünyasındaki özel yeri neye dayanır? İnsanın tarihte içine düştüğü bir yabancılaşma durumundan söz edilebilir mi? Niçin, insanı belirleme ve betimleme çabasında tek bir kavram ya da açıklayıcı neden arayışı eksik kalmaktadır? (Tanıtım Bülteninden)
  • Lou Marinoff
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    433,97 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Levent Filyos
    Felsefe Terapisi, yaşamınızın önemli sorunlarına farklı yaklaşımları tarih boyunca dünyanın dört bir tarafında yaşamış büyük filozofları ve felsefeleri ele alarak gösteriyor. Kitap, aşk ilişkileri, ahlaki yaşam, ölüm kavramı ile başa çıkma, meslek değişikliği, anlam ve amaç arayışı gibi herkesin karşılaştığı sorunlara değiniyor.
  • Bedia Akarsu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,46 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tarayan: Yiğit Taşdemir
    Çağdaş bilimsel araştırma, ancak belli bir saydamlık taşıyan kavramlarla bilim alanlarındaki olguları anlayıp adlandırmakla gerçekleştirebilir. Ezberlenmiş, kaskatı Arapça, Farsça ya da Frenkçe terimlerle değil. Yeniyi araştıran, bulgulayan, adlandıran, sonra da Türk bilincine özümleyen kafalardan geçer yolu çağdaş uygarlığın. Prof. Dr. Bedia Akarsu´nun "Felsefe Terimleri Sözlğü" Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze değin felsefe dilinin nasıl sayısız konu ile sorunu kuşatabilecek bir yetkinliğe ulaştığına, düşüncenin dille nasıl özgürleştiğine somut bir kanıttır. "Alemi makulat", "anneviye", "Aristetalisiye", "esbab-ı adiye mezebi", "fasıl-ı karip", "fıkdan-ı marifet-i hissiye", "ilm-i hilaf-ü cedel", "itminan-ı nefs", "kesret-i ilah", "kevniyat", "kübra", "külli kaziye", "laicabiye", "lazım-ı gayri müfarklık", "zaruriyei mutlaka" benzeri kavramlarla çağdaş felsefe yapmak şöyle dursun, iki satır açık seçik düşünülebilir mi? Medrese kanununun düşünce geleneklerini yansıtan bu kavramlarla, yirminci yüzyıla yaraşır bir düşünce düzeyi nasıl gerçekleştirilebilir? "Felsefe Terimleri Sözlüğü´nü baştan sona karıştırmak bile, bu sorunların yanıtını, yüzlerce pırıl pırıl Türkçe kavramın tanıklığıyla vermemize yetiyor. Tükçenin özgürlüğünün, çağımız dünyasının her alanındaki gelişmesine, kendi olanaklarıyla ayak uydurabilme gücünde yattığını bir kez daha anlıyoruz.
  • Louis Althusser
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    380 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Gareth B. Matthews
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    187,29 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: BİRGÜL ÇELİK
    Felsefe tarihinin ve kurumsallaşmış felsefenin sırtımıza yüklediği katı sorumluluklardan bir anlığına kurtulup gerçek bir felsefi duyarlılık geliştirmek, çocukların felsefi sorularına kulak vermek ve hayret duygusu ile zihnimizin çeperinin genişlemesine izin vermek belki de kaybedilen bu inancı yeniden kazanmayı sağlayabilir. Matthews, çocukluk felsefesi alanındaki kilometre taşlarından birisi ve felsefe ve çocuk filozofun bu alanda kaleme aldığı en önemli eserlerden. Otantik bir varoluş olarak çocukluğa duyulan ilgi, aynı zamanda felsefenin diri kalmasını sağlayan hayret duygusuna bir övgüdür.yalnızca çocuklar ve çocuklarla çalışanlar için değil, felsefeyi yeniden çocuksu hayret ile buluşturmak isteyen herkes için cüretkar bir kitap.

Sayfalar