Eserlere Göre Listeleme

Toplam 3029 sonuçtan 2821 - 2830 arası görüntüleniyor.
  • Ahmet Cemaleddin Saraçoğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    152,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Zaferi’de tarihimizde milad kabul edilen dönüm noktalarından biridir. Öyle ki Müttefik donanması ile Osmanlı topçusunun düellosu olarak nitelenebilecek bu gün, 3 Kasım Seddülbahir borbardımanından başlayıp 8-9 Ocak 1916 gecesi son müttefik askerinin yine Seddülbahir bölgesineden ayrılmasına kadar süren Çanakkale Muharebeleri’nin sembol günü olarak da anılamktadır. Bu kitap, işte o günü sadece bizim tarafımızdan değil karşı tarafın gözlemleriyle de anlatıyor. Hamasi duyguların yanında teknik bilgilerle de zenginleştirilen çalışma, 18 Mart 1915 Çanakkale Boğazı Muharebesi’nin sonuçlarını irdeliyor, karşılaştırma yapmamızı sağlıyor. Küçük hacmiyle sahasında önemli bir boşluğu dolduruyor.
  • Tarık Buğra
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,28 MB
    Eser Türü: Kitap
    Elinizdeki kitap Tarık Buğra'nın Türk Edebiyatı ile Türkçe üzerindeki düşünce ve görüşlerini vermektedir. Yazıları yayımlandıkları tarihlere dikkat ederek okuyacak olanlar, Buğra'nın meseleleri bulan, onları tartışmaya açan, düşüncelere sunan bir yazar olduğunu da göreceklerdir. Romanlarında, hikayelerinde, piyeslerinde alışılmışlardan, bilinenlerden, beylik'ten titizlikle kaçan yazarın, bu kişiliğini denemelerinde de koruduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
  • Dilara Keskin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    50 Ayrım
    582,81 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: İrem Yaşar
    Düşman Okullar Serisi (Ciltli) - Dilara Keskin "İnsanın, çıkmaz sokağa girdiği anda duvarı yıkacak kardeşleri olmalı yanında." Bir yapbozun parçaları olan insanlar, daima zıt kutuplarda olduklarını sanarak kendilerini kandırırlar. İki okulun öğrencileri aslında çok iyi dost olabilecekken, saçma bir öfke kıvılcımını büyük bir yangına dönüştürüp, senelerce kendilerini bu yangında yanmaya mahkûm ederler. Öyle ki, birbirlerine karşı duydukları kin ve nefret, zamanla 'Düşman Okullar' diye anılmalarına yol açar. Peki, Düşman Okullar'ın öğrencileri bir yerden sonra sıkılırsa ve düşman olmak istemezse ne olur? Bu, içinde fırtınalar kopmasına rağmen fısıldayamayan insanların hikâyesi… Bu, adına nefret denilerek inkâr edilen duyguların aşka dönüşmesinin hikâyesi… Bu, dostluğun hikâyesi…
  • Dilara Keskin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    806,33 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Pakize Adiloğlu
    Düşman Okullar Serisi (Ciltli) - Dilara Keskin "İnsanın, çıkmaz sokağa girdiği anda duvarı yıkacak kardeşleri olmalı yanında." Bir yapbozun parçaları olan insanlar, daima zıt kutuplarda olduklarını sanarak kendilerini kandırırlar. İki okulun öğrencileri aslında çok iyi dost olabilecekken, saçma bir öfke kıvılcımını büyük bir yangına dönüştürüp, senelerce kendilerini bu yangında yanmaya mahkûm ederler. Öyle ki, birbirlerine karşı duydukları kin ve nefret, zamanla 'Düşman Okullar' diye anılmalarına yol açar. Peki, Düşman Okullar'ın öğrencileri bir yerden sonra sıkılırsa ve düşman olmak istemezse ne olur? Bu, içinde fırtınalar kopmasına rağmen fısıldayamayan insanların hikâyesi… Bu, adına nefret denilerek inkâr edilen duyguların aşka dönüşmesinin hikâyesi… Bu, dostluğun hikâyesi…
  • Umberto Eco
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    509,93 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: zeynep mutlu
    Düşman Yaratmak, "rastgele yazılar"dan oluşan bir kitap. Ama, yazarın 20. yüzyılın en önemli düşünce adamlarından Umberto Eco olduğunu düşününce, bu yazıların öylesine seçilmiş konularda rastgele yazılmış yazılar olmadıkları belli. Kitabın adının kaynağı olan "Düşmanı İnşa Etmek" yazısı, New York'ta Pakistanlı bir taksi şoförünün Eco'ya sorduğu, "İtalyanların düşmanları kimler?" sorusuyla başlıyor. Böylece ülkelerin "dış düşman"lardan çok "iç düşman"larla uğraştığı ve bir düşmanın olmaması durumunda bu düşmanın "inşa edildiği, yaratıldığı" sonucuna varan yazar, bu inşa sürecini Cicero'dan Sartre'a çeşitli metinler aracılığıyla örnekliyor. Öteki yazılar da, kutsal kavramından hazine arayışına, ıssız adalardan ateşin kültür tarihine, "Soğuk Güneş" ve "Oyuk Dünya" gibi hayali astronomilerden atasözleri üzerine kurulu bir Mutluluk Cumhuriyeti'ne kadar pek çok alanı kuşatan, "hem konuşanı hem de dinleyeni eğlendirmeyi amaçlayan, abartılı retorik alıştırmalar". (Tanıtım Bülteninden)
  • Carol Mannelli
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    394,22 KB
    Eser Türü: Kitap
    Çok yakışıklıydı. Felicity gözlerini açtı ve çevresine uyum sağlamaya çalıştı.. bu devasa yatakta üstelik Luca Santanno’nun kollarında ne işi vardı. Genç adamın üstündeki beyaz gömleğin üstündeki rimel izleri Felicity’nin çok ağladığına işaret ediyordu. Daha da kötüsü Luca’nın kollarında ağlamıştı. Bu gerçek genç kadını sarsmıştı. O hiç ağlamazdı, hem de hiç. Asla kalkanını bu şekilde indirmezdi. Joseph öldüğü zaman acısının üstünü örtmeyi başarmıştı ve acısını dışa yansıtmayı şiddetle reddetmişti. “Peki, o zaman ben neden… yani neden senin kollarında uyandım, sen neden kanepede değildin?” “Benden yatağını paylaşmamı istedin.” Luca’nın sesi ölçülü ve yavaştı. “Başlangıçta karşı çıktım. Tabi ki endişelenmiştim!. Durumunu düşününce…” “Ama yine de geldin.” dedi genç kadın. “Israrcıydın. Hem de çok.”
  • Laura Martin
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    404,00 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Ekrem Güneş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    79,5 MB
    Eser Türü: Tiyatro
    Radyo Tiyatrosu
  • Ekrem Güneş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    79,56 MB
    Eser Türü: Tiyatro
  • Adalet Ağaoğlu
    insan sesi mp3
    8 Ayrım
    154,78 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hacer BEKİROĞLU
    “Şimdi öyle bir şey ki yazmak, sigara tiryakiliğinden daha büyük bir tiryakilik. Sahiden. Ben elimden düşürmediğim sigarayı kolayca bıraktım, hiç de aramadım. Fakat yazmayı bırakamadım, tiryakilik o dereceydi. Şimdi yaklaşık son iki yıldır evden dışarı çıkamıyorum, yine de yazmadan duramıyorum. Yazmak, su içer gibi içimden geliyor hep. Son dönemde yatakta daha sık zaman geçiriyorum. Üç kere düşmüşüm yere. Doktorlar tarafından sırt üstü yatağa yatırılmışım. Zaman içinde yavaş yavaş kendime geldim. Fakat korkuyu yenemedim. O dönemde içimde büyük bir düşme korkusu vardı. Onu mutlaka bir biçim altında anlatmak istiyordum. Düşmek sadece yere düşmekten ibaret değil. Bir de manevi yanı var. Düşme Korkusu adı altında altı tane hikâye yazdım. Çünkü düşmenin çeşitli anlamları var. Saygınlığını kaybetmek var, değerini kaybetmek, gözden düşmek, çaresizliğe düşmek var. Bunun manevi yanını göz önünde tutarak düşme korkusunu yazmaya karar verdim.” -Adalet Ağaoğlu-

Sayfalar