En Son Eklenenler

Toplam 59000 sonuçtan 2881 - 2890 arası görüntüleniyor.
  • metin - Türkçe
    16 Ayrım
    508,00 KB
    Eser Türü: Dersler
    Eser Alt Türü: Ders/Açıköğretim Fakültesi
    Konusu:
    Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim (AÖF) Türk Askeri Teşkilat Tarihi Dersidir. Yazarlar: Doç. Dr. Hayrettin İhsan ERKOÇ (Bölüm 1) Dr. Öğretim Üyesi Sinan TARİFCİ (Bölüm 2) Dr. Öğretim Üyesi Sadık Emre KARAKUŞ (Bölüm 3) Dr. Öğretim Üyesi Ömer GEZER (Bölüm 4) Prof. Dr. Mehmet Yaşar ERTAŞ (Bölüm 5) Prof. Dr. Gültekin YILDIZ (Bölüm 6) Öğretim Görevlisi Dr. Mehmet Fatih BAŞ (Bölüm 7) Öğretim Görevlisi Dr. Erhan ÇİFCİ (Bölüm 8)
  • Banu Kırgız
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    11,64 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
    Seslendiren : Sibel Özdemir
    Konusu:
    Sevgili masalseverler, Bu kitap, hayal gücünün sınırsız dünyasına yapılan tatlı bir yolculuk. Doğanın güzelliklerinden ormanların gizemli derinliklerine, renkli karakterlerin sıcacık dünyasına uzanan bu masal, her sayfada okuyucusuna umut ve neşe sunuyor. (Önsözden)
  • Pablo Neruda
    insan sesi mp3 - Türkçe
    3 Ayrım
    22,89 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Şiir
    Seslendiren : Necla Çokküçük
    Konusu:
    Artık maziye karışmış erdemlerimden yeni bir elbise yaptırabilir miyim kendime? Neden en güzel ırmaklar oraya Fransa'ya gidiyorlar akmaya? Neden gün olmaz gayrı Che'nin gecesinden sonra Bolivya'da? Ve kıyılmış yüreğin katillerini mi arıyor orda? Sürgün günlerinin kara üzümünde gözyaşlarının tadı mı var başlangıçta?
  • Beliz Güçbilmez
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    532,66 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Deneme
    Seslendiren : ÖZLEM ÇELİK SÖNMEZ
    Konusu:
    “Hayat çoğu zaman ‘Neden?’ sorumuza sağır, olup biteni bir mantığa oturtma çabamıza kayıtsızdır. Nedenleri görememenin yol açtığı keyfilik izlenimi, zihnimizi işlevsiz bırakıp bizi gafil avlar, güvenimizi sarsar, kaygılarımızı artırır. Oysa kurmaca, tekil bir yazarın zihinsel tasarımı olduğundan bizi düzenli, kavranabilir, rasyonel bir evrenle buluşturur. Bir romanın, bir filmin karşısında, hayatın ıskartaya çıkardığı anlama hünerimize kavuşuruz. Kurmacanın derli toplu zihni, bizimkine model olur. Öyleyse belki de kurmacalara yönelirken niyetim kafamı dağıtmak değildir de, gündelik hayatın darmadağın ettiği zihnimi toplamaktır. Neden-sonuç miyopisinden kaynaklanan yarın endişesinin pansumanıdır kurmacalar. Anlam veremediğim gündeliğin zihnimde açtığı yaralar, kurmaca karşısında tatlı tatlı kaşınarak iyileşir. Ertesi sabah yataktan kalkıp aynı keşmekeşin içine girebilecek gücü bulabiliyorsam, uzun günün sonunda beni şefkatle beklediğini bildiğim kurmacalar sayesindedir.” Gerçek olmadıklarını, üstelik er ya da geç hikâyelerini unutacağımızı bildiğimiz halde filmlerden, romanlardan neden vazgeçemiyoruz? Karşıladıkları ihtiyaç tanımlanabilir mi? Kurmacalara neden muhtacız? Beliz Güçbilmez kurmaca-gerçek ilişkisini, ilk bakışta göze çarpan benzerlikleriyle değil de benzerliğin bağrındaki farkla düşünmeyi öneriyor. Kurmaca evreninin kişisel deneyim arşivimize ve duygusal repertuvarımıza katkısını da ürettiği hakikati de ancak o farkı koruyarak tecrübe edebileceğimizi anlatıyor. Anne Ben Düştüm mü? kurmacaların içinden hayata yönelttiği sorularla, mevcut koşullarda varoluşumuzu daha anlamlı kılmanın güvenli yollarını seriyor önümüze.
  • Juan Jose Saer
    insan sesi mp3 - Türkçe
    13 Ayrım
    262,79 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Figen Barsbay
    Konusu:
    Hiçbir zaman bir ateşi iyice söndürdüğünüzden emin olamazsınız. Her zaman hâlâ için için yanmakta olan bir köz kalır geride. Ailesiyle birlikte Arjantin’in kuzey adalarından birinde yaşayan çiftçi Wenceslao, yılın son gününe komşu adadaki akrabalarıyla kutlayacakları yılbaşı akşamının hazırlıklarıyla başlar. Fakat büyük aile masasında yine iki sandalye boş kalacaktır: Altı yıl önce ölen oğlunun ve bu kaybın acısını ilk günkü tazeliğiyle yaşayan karısının sandalyeleri. Bu boş sandalyeler aynı zamanda baba Wenceslao’yu anılarla sanrıların, gerçekle düşün birbirine karıştığı, bütünüyle başka bir boyutta yaşamaya mahkûm eden boşluklardır. Saer, en çarpıcı romanlarından biri kabul edilen Muhteşem Limon Ağacı’nda, insan yazgısının belki de en büyük sorunlarından birini, acıyı ve bu acıya rağmen yaşamak zorunda olma halini tragedyaya yaklaşan bir romanla anlatıyor. Muhteşem Limon Ağacı, Gökhan Aksay’ın İspanyolca aslından çevirisiyle... “Saer, Arjantin’in Borges’ten bu yana çıkardığı en iyi yazardır.” –William Rowe
  • metin
    3 Ayrım
    77,90 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: KPSS/EKPSS
    Konusu:
    2026 EKPSS Türkçe Karekod Çözümlü 30 Deneme PEGEM Yayınları
  • Elif Hümeyra Aydın
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    119,63 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Öykü
    Seslendiren : Ayşe Kahya Yüksel
    Konusu:
    Elif Hümeyra Aydın, ilk kitabı Doğum Lekesi’yle öykücülüğümüze taptaze bir soluk getiriyor. “Şimdi bir yıkım mevsimi gelse, her şeyin bedelini bir çırpıda ödetecek denli sert bir kış. Sonrasında eve gidip koca bir nar patlatsak, bir duvar tümden kan kesse. Bir önceki o küçük silik erik lekeleri gibi değil, insana bir cinayeti anımsatacak lekeler bıraksa. Yere düşen taneleri yerken bizi bu yıkıma götüren sebepleri düşünsek.”
  • Erdoğan Aydın
    insan sesi mp3 - Türkçe
    54 Ayrım
    422,29 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Araştırma/İnceleme, Tarih
    Seslendiren : Canan Kırmacı
    Konusu:
    “Aslanlar kendi tarihçilerine sahip olana kadar, avcılık öyküleri hep avcıları yüceltecektir” diyen ünlü Afrika atasözü, egemen tarih yazıcılığının temel misyonunun yanında, halkın tarihe başka bir yerden bakmak zorunda olduğunu gösterir. Öteki Tarih, tarih anlatımı üzerinden kurulan egemen ideolojik tahakküme karşı, hak ve özgürlük eksenli bir tarih bilinci inşa etmeye çalışıyor. Tarihin kimi tartışma alanlarını doğru anlamak ve doğru dersler çıkarmak için inceliyor. Kimi güncel sorunlardan hareketle, tarih yazımındaki çarpıtmalar ve bizi insanlığımıza yabancılaştıran anlatıları teşhir ediyor. Kitap kendi içinde beş bölüme ayrılıyor. Birinci bölüm; idealleştirici anlatıların aksine ilk İslam devletleşmesinin, öncü kadroların vahşet düzeyindeki iç mücadeleleriyle belirlediğini gözler önüne seriyor. İkinci bölüm; Osmanlı kimliğinin Anadolu halkı karşısındaki niteliğini, üçüncü bölüm; Osmanlı’nın imparatorlaşmasının etkileri ve gerilemesinin gerçek nedenlerini, dördüncü bölüm; demokratikleşme ve barış için Osmanlı mirasıyla hesaplaşma zorunluluğumuzu gösteriyor. Beşinci bölümse, Papa, Haçlı Seferleri, Siyonizm, kölelik ve hak ihlalleri ekseninde küresel sorunların tarihsel arka planını irdeliyor.
  • bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    832,15 MB
    Eser Türü: Dersler
    Eser Alt Türü: Ders/Açıköğretim Fakültesi
    Seslendiren : Microsoft Azure Emel
    Konusu:
    Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim (AÖF) Türk Askeri Teşkilat Tarihi Dersidir. Yazarlar: Doç. Dr. Hayrettin İhsan ERKOÇ (Bölüm 1) Dr. Öğretim Üyesi Sinan TARİFCİ (Bölüm 2) Dr. Öğretim Üyesi Sadık Emre KARAKUŞ (Bölüm 3) Dr. Öğretim Üyesi Ömer GEZER (Bölüm 4) Prof. Dr. Mehmet Yaşar ERTAŞ (Bölüm 5) Prof. Dr. Gültekin YILDIZ (Bölüm 6) Öğretim Görevlisi Dr. Mehmet Fatih BAŞ (Bölüm 7) Öğretim Görevlisi Dr. Erhan ÇİFCİ (Bölüm 8)
  • Figen Şakacı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    94,41 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : BELGİN MERDİVENCİ
    Konusu:
    Keşke kalksaymışım.O zaman babam çarşaftaki kanı görüp, “Batırmış yatağı, al şu kızı buradan,” diyemezdi. Donumdaki kana baka baka öyle ağladım ki, annem sabah sabah “Anırma,” diyerek bir tokat attı. Bir daha onun kıllı suratına bakarsam ne olayım. Ablam da yanıma gelip, “Ağlama salak ben de hastalandım, artık her ay hastalanacaksın,” dedi. “Ben hasta değilim yalan söylüyorsun,” deyince; “Tabii sen kraliçesin, kraliçeler hastalanmaz, kıçımın kraliçesi,” dedi. Pis pis güldü gitti. Bitirgen bir büyüme hikâyesi. Küçük bir kız çocuğu, ergenlik arifesinde neler yaşadığını anlatıyor. Nasıl aklettiğini, nasıl dayak yediğini, nasıl direndiğini, küfrettiğini, kabullenmediğini, anlamaya çalıştığını mırıldanıyor. Şütütyen dümütyen daladami bülütyen diyor Hokucuk’a. Bülent abiyi, Müjde ablayı, Fırat Bey’i, anarşitleri, öpüşürken gözlerini kapatanları, akşam evde yemeği hazır isteyenleri kim hikâyeleştirebilir ki zaten... Figen Şakacı, Pala Hayriye’nin evveliyatını resmediyor, Bitirgen’le hikâyenin başına dönüyor.

Sayfalar