En Son Eklenenler

Toplam 58785 sonuçtan 2941 - 2950 arası görüntüleniyor.
  • Sezai Karakoç
    insan sesi mp3 - Türkçe
    47 Ayrım
    804,87 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anı/Mektup, Otobiyografi
    Seslendiren : Cavidan Eken
    Konusu:
    Bu kitap Sezai Karakoç'un, 1988-1992 yılları arasında haftalık olarak çıkan ve 133 sayı devam eden Diriliş Dergisi'nde yayımlanan "Hâtıralar" başlıklı yazılarından oluşuyor.
  • İCLAL AYDIN
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,50 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Her şeye güldüğümüz mutlu yıllardı. Biz çocuktuk, anne babalarımız da gençti. Başkaları yaşlanır, başkaları eksilir sanırdık. Biz değil, başkaları… Salkım Sokak ve “bizimkiler” dokunsam canlanacak bir fotoğraf gibi… Kalabalık göçmen ailelerin iç içe yaşadığı, küçücük evlere dünyanın en bereketli sofralarının sığdığı; tertemiz, umutlu, erkenci insanların birbiriyle derdini ve ekmeğini paylaştığı, İzmir’de gizlenmiş bir harikalar dünyasıydı sanki o sokak. Solmayan renkleri, çiçekleri, coşkusu, bulaşıcı neşesi, Boşnak halayları, İzmir zeybekleri, Rumeli türküleri, şenlikli kutlamaları ile geldikleri yeri yuvaya dönüştüren insanların inancıyla kurulan bu dünya büyüttü bizi. Eksik yapbozumun tüm parçalarını saklayan, yetişkinliğimize liman olan bu sokağın hikâyesine gidenler, kalanlar, yaşananlar, hatıralar da dâhildi ve hepsi anlatılmalıydı… Çünkü ben bir mahalle çocuğuyum, bilek-yürek gücüne ve kahramanların “geçmiş” değil “geniş” zamanlarda yaşadığına inanırım.
  • İCLAL AYDIN
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    442,39 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: roman
    Konusu:
    "Sana güzel bir yaz günü gelmişim. Karlı bir sabahta gidiyorum. Beş mevsim yaşamışız beraber. Beş mevsim bir 'iç denizi' kurutmaya yetti. İşte böyle sevgili... Biz artık seninle haritada iki küçük su lekesi. Hiçbir nehir kavuşturamaz bizi." İclal Aydın, çok satan ve büyük bir beğeni kazanan kitabı Hayat Güzeldir'den sonra, ikinci kitabı Bitmiş Aşklar Emanitçisi'nde bu kez öyküleriyle sesleniyor okurlarına...bu öykülerin kahramanları bazen bir şiire, bazen bir köşe yazısına, bazen de yazarın belleğine, yüreğine ya da hayal gücüne konuk oldular. Aşkları, yalnızlıkları, acıları, özlemleri, mutluluklarıyla... Onları tanıyacaksınız belki. Kendinizi bulacaksınız onlarda... Zaten, "Cem, Ayşegül, İclal... Fark etmiyor. Hepimizin hayatı bitmiş bi aşktan geçiyor.
  • Şükrü Oğuz Alpkaya
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    5,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Konusu:
    “Bazıları o zamanlarda yapılan işlerin birçoklarını bana ve başkasına mal ederler. Bu yanlıştır. Bir kişinin, beş kişinin elli kişinin böyle büyük davalarda ne ehemmiyeti olur ki? Gönülde vatan muhabbeti taşıyan her vatansever o günlerde bizim gibi düşünmüş, bizim gibi duymuş, ondan sonra da bizimle beraber olmuştur. Millî mukavemette arslan payını kendine ayırmakta hata vardır. Bir elin şamatası olur mu ki?” Yörük Ali Efe
  • Colleen hoover
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,20 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: roman
    Konusu:
    New York Times çoksatan listesinin bir numaralı yazarı Colleen Hoover’dan takıntılı ve tehlikeli bir aşk hakkında nefes kesici bir psikolojik gerilim! Kırık insanlar bazen geçmişleri yüzünden önlerini göremezler.Kırılmış olmak onlar için zayıflıktır, dolayısıyla da öfkelerine sığınırlar. Bazıları da geçmişte onları kıran şeylerden uzaklaşmaya çalışırken daha çok kendilerini geçmişte bulurlar. Sloan’un hayatı doğduğundan beri kolay olmamıştı. Kendini bildi bileli otizimli kardeşini uyuşturucu bağımlı annesinden korumaya çalışıyordu. Erkek arkadaşı Asa, kardeşinin bakım masraflarını üstlenmişti fakat Sloan, onun kirli parasının nereden geldiğinin farkındaydı. Ama kardeşi için bu adama katlanmaya mecburdu. Asa’nın da kendince onu sevdiğine inanmak zorundaydı ve o da Asa’yı sevmek zorundaydı. Çünkü Asa’nın tehlikeli çevresinden onu koruyabilecek tek kişi yine Asa’ydı. Ta ki Carter gelene kadar... Hayatı boyunca sürekli mücadele etmiş, rol yapmaya alışmış Sloan, Carter’ın aşkına güvenebilir miydi? Güvense bile bu aşkı yaşatabilir miydi? Asa gitgide kontrol edilemez bir hâl alırken acaba bu cehennemden kurtulabilir miydi?
  • Charles N. Sherrill
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    532,58 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anı/Mektup
    Konusu:
    Amerikan Büyükelçisinin Türkiye ve Mustafa Kemal hakkındaki Hatıratları.
  • Alexander Anastasius Fallis
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    831,14 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anı/Mektup
  • Osman Pamukoğlu
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    713,58 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    "Savaşlara ait kitaplar kütüphanemin en güzel eserleridir. Yorgunluğumu gidermeye çalıştığım zamanlarda okuduğum ve bana en çok zevk veren kitaplardır." -Napolyon Bonapart (1769-1821) "Savaş bilimi pek az kişi tarafından bilinen gizemli bir sırdır." -Otton Von Bismark (1815-1898) "En büyük sevinci, savaş konularında bir şeyler okuduğum zaman duyuyorum." - M. Kemal Atatürk (1881-1938) (Albay Kont Yorck De Wartenburg, Paris, 1899, "Savaş Önderi Napolyon" kitabındaki el yazılı notundan) Şanghay'da rıhtımdaki bir balıkçıya, niçin Çin kayıklarının başlarında iki tane büyük göz gibi oyuk bulunduğu ve boyandığı sorulduğunda, yaşlı adam şöyle cevap verdi: "Eğer onlar olmazsa, o bakıp göremez; Bakıp göremezse de, savuşamaz. Savuşamayınca da hiçbir şey yapamaz!" Barış sadece bir idealdir ve insanların böyle hayallere ihtiyacı vardır.
  • metin - Türkçe
    2 Ayrım
    787,40 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anlatı
  • İCLAL AYDIN
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,12 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Üzüm ve zeytinin, yağ, bal ve şarap küplerinin, kadırgaların, binbir şifalı otun en eski vatanı Urla. Dünyanın zalimliği ve insanın vahşiliğinden şüphesi olmayanları, dünyanın güzelliği ve insanın iyiliğine inandıran bir yer burası. Bir zamanların efsane gazetecisi, dünyaya küskün Oktay Onur Yortan’ın ise çocukluğunun huzurlu bahçesi. Dünyadaki değer yitimine isyan edip tüm kariyerinden ve hayatın yüklerinden vazgeçip sığındığı liman. Kaçıp geldiği geçmişinden ve eski güzel günlerin anısından seçip sakladığı eski aşkı Filiz Canan şimdi kıymeti bilinememiş, kaçırılmış bir mutluluk fırsatı artık. Söylenememiş sözlerin altında kalan koca bir ömürde ikisi de birbirinin hikâyesini yarım bıraktı. Ama okumaları ve bitirmeleri gereken asıl hikâye, Urla’daki o evin fotoğraflarından gülümseyen, sevgiyi bir yaşam direnişi olarak kucaklayan ve sıradanlığıyla bir hayat kahramanı olan Nona’ya ait. Nona’nın yaşadığı yüzyılın sonlarına yetişen Kerem ve Zeynep’in de dahil olduğu 48 saatlik maceraya sığan bir asırlık ömrün dökümünde, Nona sadece onlara değil, bu yüzyılın tüm insanlarına sesleniyor: “Acı dediğin taş, insan dediğin su gibidir. Taşın üstünden kayar gider, toprağa karışır. Taşa her vurduğunda acır canın. Ama toprakla buluştukça acın azalır. Acıdan sonra bir bakmışsın ki o toprakta ne çiçekler, ne hayatlar dirilmiş. Hem su deyip geçme; o su, taşı bile aşındırıp yıpratır.” Peki ya Oktay Bey? Karşısında oturan iki gence bütün kalbiyle, “Ölmekten değil yaşamaktan korkmamaktır kahramanlık,” derken haklı mı?

Sayfalar