Eserlere Göre Listeleme

Toplam 5213 sonuçtan 3011 - 3020 arası görüntüleniyor.
  • Hasan Basri Efendi
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    811,15 KB
    Eser Türü: Kitap
    6 Kasım 1914’te batırılan Mithatpaşa gemisinin kâtibi Hasan Basri Efendi’nin Sibirya’daki esaret hatıraları... “Denize düştüğüm anda bir iki kere yuvarlandım, battım, çıktım. Çünkü güverteden atlamış idim. Gerçi güverte bir derece alçalmış bulunuyordu. Gemi (Mithatpaşa) ağır ağır suya giriyordu... Biz bir türlü gemiden ayrılamıyoruz. Tahtada bulunanlara bir parça gayret edin gemiden ayrılalım diyorum. Hiçbirisinde lakırdı anlamak yok. Yarabbi şimdi gemi denize girdiği anda bizi de çekecek burada öleceğiz, diye düşünüyordum.”
  • Ali Mümtaz Arolat
    insan sesi mp3 - Türkçe
    8 Ayrım
    142,68 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Büşra Kulüp
    Ali Mümtaz Arolat'ın şiirleri, "Ali Hasan" imzasıyla, bir hece vezni hareketi oluşturmak için Celâl Sâhir tarafından ayda bir yayımlanan Kitaplar dergisinde; "Seza" imzasıyla Şair (1918-1919) ve Nedim (1919) dergilerinde yer aldı. Ali Mümtaz Arolat, kendi adını kullanarak Yeni Mecmua, Milli Mecmua ve özellikle Yahya Kemal'in edebi başkanlığında yayımlanan Dergâh dergisinde şiirler yayımladı. Yahya Kemal, Arolat'ı "yeni bir zevk ve tahassüs" getiren şairler arasında saydı. Nihat Sami Banarlı'nın "hece ile şiire canlı ve hareketli bir ses katarak, ileri bir şiir anlayışı ile birtakım renk, ışık, su ve gece şiirleri terennüm eden bir şair" olarak tanıttığı Arolat, daha sonra serbest nazımla da şiirler yazmıştır. İlk kez 1926 yılında yayımlanan Bir Gemi Yelken Açtı, seksen yıl sonra okurlarla yeniden buluşuyor. Bu Akşam "Ufukta solarken kızıl çiçekler, Ürperen dallarda ölürken rüzgar Dedim ki: -Gidenler dönmeyecekler, İçinde bu akşam garip bir his var. Ürperen dallarda ölürken rüzgar Bilmem ki ümitten niçin uzaktım? İçimde bu akşam garip bir his var: Uzanan yollara hasretle baktım. Bilmem ki ümitten niçin uzaktım Ufukta solarken kızıl çiçekler? Uzanan yollara hasretle baktım. Dedim ki: -Gidenler dönmeyecekler!" Mehmed Halid'e
  • Ferit Edgü
    insan sesi mp3 - Türkçe
    9 Ayrım
    233,09 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Pınar Güngördü Mertan
    Umutsuzlukta açılan bu delikten ve ışık sızdıran bu tek iletişim odağından kalemini çıkarıp, yazarak uyarmaya yönelen bir yazarın öyküleri.
  • Betty Smith
    insan sesi mp3 - Türkçe
    49 Ayrım
    786,91 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Şengül Çabuk
    Brooklyn’de yetişen bir ağaç vardır. Kimileri buna Tuba ağacı derler. Tohumları nereye düşerse düşsün, oradan gökyüzüne erişmeye çalışan bir ağaç biter. Çevresi tahta perdeli arsalarda ve bakımsız süprüntü kümelerinin arasında büyür. Bodrum pencerelerinin parmaklıklarının arasından çıkar... Çimentoda yetişen tek ağaç odur. Kolayca yetişip serpilir... Güneşsiz, susuz, adeta topraksız yaşar. Bir bakıma güzel bile sayılabilir ama yazık ki insanı bıktıracak kadar çok sayıda yetişir. Bu roman, her genç kızın, her anne ve babanın okuması gereken bir kitaptır.
  • Simone De Beauvoir
    bilgisayar sesi mp3 - Türkçe
    2 Ayrım
    666,09 MB
    Eser Türü: Kitap
    Çağdaş kadın
  • Simone De Beauvoir
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,19 MB
    Eser Türü: Kitap
    Çağdaş kadın yazarların en büyüğü olarak kabul edilen Simone de Beauvoir, dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de sevilen, çok okunan bir yazar ve düşünürdür. Daha önce yayımladığımız Kadın (Le Deuxıiéme Sexe) , Kadınlığımın Hikâyesi (La Force de I'Age - La Force des Choses) ve ünlü romanı Konuk Kız'ın (L'Invitée) kısa sürede büyük ilgi görmesi de bunu doğrulamaktadır. Şimdi de Beauvoir'ın en az öteki eserleri kadar seveceğiniz ve yayımlandığı her yerde büyük yankılar bırakmış olan bir başka büyük eserini sunuyoruz. Bir Genç Kızın Anıları (Les Mémoires d'une Jeune fille rangée) genç kızlık çağının tüm sorunlarını en küçük ayrıntılarına kadar olanca çıplaklığı ile ele alan ve bir roman kadar rahat okunan bir eser.
  • Mustafa Topkara
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    549,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Elif, aramızdan herhangi biri... Bir gün farklı bir dünyadan bir varlık girdi hayatına... Davetsizce, teklifsizce "O"nunla olan ilişkisi, kısa bir sürede bütün hayatını alt üst ediverdi ve farklı bir dünyaya giren kapıyı araladı. Hayalle gerçek arasındaki bir yaşamın kendisine getirdiği bütün olumsuzlukları, onunla yaşadı. Deli damgası vurulup, günlerce akıl hastanesinde yattığı günler, hayatının en kabus dönemleriydi. Ya, sahtekarlığın zirvesinde oturan cinlerle yaşadıkları düzmece hayatı gülerek izledi. Çıkmazın sonunda hayata elveda demeye doğru giderken, Yusuf dedeyle tanışması ve yaşama yeniden merhaba deyişi, onun yeniden doğuşuydu adeta. Sahtekarlıklarını eleştirdiği hocalardan biri olması kader miydi acaba? Kim bilebilir ki?... O’ndan faydalanıp insanları sömürdüğü yıllara veda edişi hiç de kolay olmamıştı. Çelişkilerle yaşamanın şu anlarında şimdi çok daha iyi anlıyor, çok daha derinden hissediyordu...
  • İpek Ongun
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    184 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Meltem Bol
    Neden yazarız? Daha doğrusu neden anı defteri tutarız? Yaşamımızın her döneminde, ama özellikle ilk gençlik çağında, sorunlarımızı, mutlu mutsuz anılarımızı bizi yargılamadan dinleyen, paylaşan birilerine gereksinim duyarız. Ve -bu biri- evet, bildiğini
  • İpek Ongun
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    702,83 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Servin Demirci
    Arkadaşlar arasındaki ilişkiler öylesine çeşitlidir ki, rengarenk ipliklerle ince ince işlenmiş bir kanaviçeyi andırır. Kimiyle dertlerde, kimiyle kahkahalarda, kimiyle düşüncede, kimiyle de koşulsuz destekte buluşuruz. Bazen anlaşarak, bazen çatışarak hem arkadaşımızı, hem kendimizi tanırız; gerçek dostumuzu ve özbenliğimizi buluruz. Özgürlüğümüzü keşfederiz. Kanaviçe'nin bir yüzü güzelliklerle doluyken, öbür yüzü pek de o kadar düzgün değildir. Düğümler, sarkan iplikler vardır. Bu da insan ilişkilerinin öteki yüzüdür. İkiyüzlülüğü kıskançlığı, çıkarcılığı yaşayıp, öğreniriz kanaviçenin tersinden. Böylece hayatın ilk acı derslerini de yine arkadaşlardan alırız. Eğer sevinçlerimizi içimizde haset olmadan paylaşabiliyorsak, dertlerimizi gizlice sevinmeden bölüşebiliyorsak, kötü kişi olmayı göze alarak birbirimize doğruyu söyleyebiliyorsak, böylece birbirimizi yanlışlardan koruyabiliyorsak, samimiyetle saygının ince çizgisini çizebiliyorsak, birbirimizi yargılamadan, olduğumuz gibi kabul edebiliyorsak, dünyalara bedel bir dostluğa sahibiz demektir. Aldığımız kadar verdiğimiz böylesi bir dostluk, çocukluktan ölüme dek insanoğlunun edinebileceği en büyük zenginlik, kişinin kendine verebileceği en büyük armağandır!
  • İpek Ongun
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    925,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Neden yazarız? Daha doğrusu neden anı defteri tutarız? Yaşamımızın her döneminde ama özellikle ilkgençlik çağında, sorunlarımızı, mutlu mutsuz anılarımızı bizi yargılamadan dinleyen, paylaşan birilerine gereksinim duyarız. Ve bu biri, evet, bildiniz, anı defterimizdir. On beş yaşındaki Serra tüm duygularını, düşüncelerini anı defteriyle paylaşıyor. Annesiyle babası neden tuhaf davranıyorlar? Yoksa yolunda gitmeyen bir şeyler mi var? Çeşme’de tatil günlerinde tanıştığı yeni arkadaşları, Serra’nın yaşamında ne gibi değişikliklere neden olacak? Tüm bu soruların cevaplarını Serra’nın anı defterinde bulacaksınız...

Sayfalar