Eserlere Göre Listeleme

Toplam 5175 sonuçtan 3051 - 3060 arası görüntüleniyor.
  • Miyase Sertbarut
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    131,27 KB
    Eser Türü: Kitap
    Gizlenerek özgür olamaz insan! Miyase Sertbarut'un, görmezden gelinenler ile görünmezliğin izini sürenlerin düşlerini kesiştirdiği Bir Gün Herkes..., iyiliğin ve koşulsuz sevginin her türlü dayatmaya göğüs gerebileceğine işaret eden, umut yüklü bir roman. Farklı olana karşı istemsizce geliştirilen refleksleri, ayrımcı, önyargılı düşünce ve davranışları toplumsal bir ''mesele'' olarak ele alan yazar, eleştiri oklarını bireyin normallik algısı üzerine yönlendiriyor. Bir gün herkes 15 dakikalığına iyilik yapsa... dünyanın iyilikle dolacağına ve yeni bir cennet aramaya ihtiyaç kalmayacağına vurgu yapan kitap, yaşadıkları çevrede kabul görmeye çabalayan çekirdek bir ailenin hayatını küçük mucizelerle doldurup inanılmaz kılmayı başarıyor. Eğer bir insan görünmez olmak istiyorsa kesinlikle iyi bir niyeti yoktur. Yoksa olabilir mi? Fahir, sınıfın yenisidir. Çekingen ve ürkek kişiliğiyle etrafına karşı hep temkinlidir. Diğer çocuklarla iletişim kurmaktan çekinir. Âdeta kalabalıklar içinde sessizce dolaşan bir hayalet gibidir. Onun bu durumunu fark eden okulun rehberlik öğretmeni, sınıftan iki öğrenciyi Fahir'in ''iyilik perisi'' ve ''iyilik prensi'' olarak görevlendirir! Asmin ve Ender ''zoraki'' arkadaşlarını gözlemeye, yavaş yavaş hayatına girmeye çalışır. Çok geçmeden de tuhaf davranışlarının ardında yatan gizemi keşfederler. Fahir görünmezliğin peşindedir. Bunun için kitaplar okumakta, deneyler yapmakta ve hatta bir formül üzerine çalışmaktadır. Peki ama 7. sınıfa giden bir çocuğa bu odaklanmayı, bu takıntıyı, bu umudu, bu azmi veren sebep nedir? Diyelim ki formülü buldu ve görünmez adam oldu, bununla ne planlayacaktır? Herkesin dünyada kendince bir iz bırakmaya hakkı olduğunu anımsatan Miyase Sertbarut, bu romanıyla toplumsal duyarlılık geliştirmemiz gereken hassas bir konuya temas ediyor, dezavantajlı grupların yüzleşmek zorunda kaldığı kimi gerçekler hakkında farkındalık kazandırıyor. Sakladığı sırrı, usta işi bir dedektif kurgusuyla son sayfalara kadar açık etmeyen Bir Gün Herkes..., görünmez olmanın mı yoksa görünür olmanın mı hayatı kolaylaştıracağını sorgulatarak okurun zihnini ters köşeye yatırıyor.
  • Ataol Behramoğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    102,67 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Aydan Karakuş
  • Şevki Yılmaz
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    413,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    İnternette konusu bulunamamıştır.
  • Vedat Türkali
    insan sesi mp3 - Türkçe
    35 Ayrım
    694 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Miray Ekim
    27 Mayıs 1960 askeri darbesinden önce Türkiye içten içe kaynıyor. Kenan, yıllar önce gizli komünist partisine girme suçlamasıyla polis sorgusunda çabucak yılgınlığa düşmüş, eski çevresinden tümüyle kopmuştur. Karısı ve çocuğuyla korunaklı bir yaşam sürdür
  • Vedat Türkali
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    2,55 MB
    Eser Türü: Kitap
    Vedat Türkali’nin edebiyatımızda klasikleşen eseri Bir Gün Tek Başına, toplumun kargaşasında birbirlerine tutunan insanların dramını ve umudunu anlatıyor: “Ağır ağır çıktı odadan, banyoya girdi, şofbeni yaktı, suyu açtı. Büyük bir gürültüyle akan suya baktı, elini tuttu, ılıktı tam istediği gibi. Fakat yine de bir türlü giremiyordu suyun altına. Değişmek istemiyorum da ondan. Bu suyla birlikte içindeki her şey akıp gidecek. Sonra yavaşça girdi. Hiçbir şeyin akıp gideceği yok. Ne kolay öyle! Korkaksın da ondan. Her şey hemen değişiversin istiyorsun. Sanki daha mı iyi olurdu? O zaman da peşinden koşar, bir türlü yetişemezdin. Şimdi de geri kalıyorum; bak şimdi de… Altından çekiliverdi, çok kızmıştı su. Gözlerindeki sabunları akıtmak için uzattığı eli bile zor dayanıyordu. Sende iş yok oğlum. Bu sıcak, beriki soğuk… Öteki sert, beriki yumuşak… Ömrünce sınırda kalacaksın. Sende iş yok oğlum, sende iş yok… Biraz ferahlamıştı. Şofbeni ayarladı, tekrar girdi suyun altına. Her vakit böyle olurdu. Sonunda dönüp dolaşıp kesinlikle kendini suçladı mı bitirirdi. Söyleyecek söz kalır mı? Ben, böyleyim… Bitti… Artık savunma bile boşuna. Değil mi ki değişmez… O vakit bırakırsın yaşamayı kendi yoluna, yürür gider. Sonra yine kımıldamaya başlar birikenler. Sonra yine kızgın su. Ya da bir diş ağrısı. Ola ki bazı görmeden bastığın asfalta yayılmış yemyeşil bir balgam. Bir vapurun kaçması…” (Tanıtım Bülteninden)
  • Enoch Arnold Bennett
    insan sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    97,60 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sema Özer
    Günün nasıl geçtiğini hatırlamadan uykuya daldığınız oldu mu? Günün yirmi dört saati, herkes için aynı yerden ve eşit başlar; ne eksik verilir ne fazla. Genişlemez, daralmaz; yalnızca nasıl karşılandığına göre anlam kazanır. Zaman, gündelik hayatın akışında çoğu kez kendi kendine şekillenir. Çalışma anları, yolculuklar, kısa duraklamalar ve sessiz boşluklar birbirine karışır. Arnold Bennett, bu akışı yeniden fark etmeye; okuru günün içindeki görünmez eşikleri ve kritik anları ayırt etmeye davet eder. Zaman, tutulacak bir şey değil; üstünde izler bıraktığımız, anılar biriktirdiğimiz ve yaşam inşa ettiğimiz bir zemindir. Onunla uyum yakalandığımızda, en sıradan anlar bile derinlik kazanmaya başlar. Düşünmeye ayrılan birkaç dakika herhangi bir rutinden daha geniş bir hareket alanı açar. Herkesin günlük yaşam akışına netlik, anlam ve farkındalık kazandırmayı amaçlayan Bir Günde 24 Saat Nasıl Yaşanır?, her şeyi yerli yerine koymanın taktiklerini anlatır.
  • Samed Behrengi
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    120,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bir Günlük Düş ve Gerçek’in başında, bu öyküyü yazma amacının çocukların sorunlarına dikkat çekmek olduğunu belirten Behrengi, babası iş bulamadığı için onunla birlikte Tahran’a gitmek zorunda kalan yoksul bir çocuğun yirmi dört saatini anlatır. Bir Günlük Düş ve Gerçek toplumsal eşitsizliğin çocukları nasıl etkilediğini gözler önüne sererken, dünyanın bütün çocuklarının sahip olduğu tek ortak şeyin hayal gücü olduğunu düşündürüyor.
  • Samed Behrengi
    insan sesi mp3 - Türkçe
    4 Ayrım
    37,67 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayşegül AYAYDIN
    Kaynak Yayınları'nın hazırladığı Samed Behrengi dizisinin yedinci kitabı olan Bir Günlük Düş ve Gerçek'in başında, bu öyküyü yazma amacının çocukların sorunlarına dikkat çekmek olduğunu belirten Behrengi, babası iş bulamadığı için onunla birlikte Tahran'a gitmek zorunda kalan yoksul bir çocuğun yirmi dört saatini anlatır. Bir Günlük Düş ve Gerçek toplumsal eşitsizliğin çocukları nasıl etkilediğini gözler önüne sererken, dünyanın bütün çocuklarının sahip olduğu tek ortak şeyin hayal gücü olduğunu düşündürüyor. (Tanıtım Bülteninden)
  • Engin Geçtan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    14 Ayrım
    226,15 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Gamze Taşdelen
    Dört kişi var hikayemizde, kahraman sayılıp sayılmayacakları okuyucuya bırakılmış. Yaşamı düşlerinde sürdürmeyi seçmiş, dik başlı eski zaman bakiresi; dünyaya kaydını bir türlü yaptıramamanın tragedyasını komik bir imgeye dönüştürerek yadsımaya çalışan hüzünlü palyaço; yaşamla buluşmasına bitişe birkaç kala yetişen geçmişi karışık yalnız kadın; ve doğmak için ölen yaşayamamış yazar eskisi. Birkaç kişi daha var tabii, arada bir görünüp kaybolan: ölüm meleği, şeytan, ölümsüz büyücü, vesaire. Ve onlar birlikte, rastlantısal kesişme noktalarında zaman zaman buluşup ayrılarak ya da hiç buluşamayarak, hiçbir şeyin değişmediği, ama her şeyin her an farklılaştığı bir zaman diliminin hikâyesini yarattılar.
  • Banu Özyürek
    insan sesi mp3
    9 Ayrım
    136,06 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: ŞULE TÜZÜL
    Bir Günü Bitirme Sanatı bir öykü kitabı. Bu öykülerde dünyayla arasında kurduğu köprüleri her defasında kendi yıkan kadınlar var. Banu Özyürek günlük hayatın sıradan olayları üzerine öyle bir mercek tutuyor ki küçük bir izin, anlamın karnında derin bir yarık olduğu anlaşılıyor; insan hayattaki güvenli yerini kaybediyor. Bir şüphe beraberinde başka şüpheleri getirirken hiçbir nesnenin, duygunun, düşüncenin eski halini korumadığı, yeniden başlamanın mümkün olmadığı bu öykü dünyasında en iyi şey bir günü bitirmek. Ama günler günleri kovalıyor ve yeniden kuruluyor köprüler. Yeniden yıkılmak üzere elbette.

Sayfalar