Eserlere Göre Listeleme

Toplam 5023 sonuçtan 3051 - 3060 arası görüntüleniyor.
  • Ömer Canbir
    insan sesi mp3 - Türkçe
    2 Ayrım
    7,62 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Gözde Eryılmaz
    Harika resimlerle dolu bu eğlenceli seriyi bir solukta okuyacaksınız. Minik eller için özenle hazırlandı.
  • Birsen Ekim Özen
    insan sesi mp3 - Türkçe
    3 Ayrım
    82,71 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Ayṣen Öztürk
    “Normal hayatta da işime yarayacak şeyler öğretilen derslere bayılırım. Öğretmenimiz sık sık olmasa da böyle şeyler öğretir. İşte bugün böyle bir ders işleyeceğiz galiba. Öğretmenimiz hata yapmayalım diye durmadan uyarıyor. Dün bize anlattığı gibi evde kartlar hazırladık. Bu kartların üzerine en gerekli telefon numaralarını yazacakmışız. En gerekli telefon numaraları ne olabilir diye düşündüm, düşündüm ve iki saniye sonra karar verdim…” Tehlikeler masum insanlara pusu kurmuş olabilir. Ama şirin telefon kartlarıyla insanlığın hizmetinde… yardımseverlik insanın başını derde sokar mı hiç?! Merhametli, yardımsever şirin’in telefon maceralarını keyifle okuyacaksınız.
  • Birsen Ekim Özen
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    124,98 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sibel Sevgi
    “Ben de kanunlara uyan bir şahsiyetim. Kırmızı ışıkta asla geçmem, terli terli soğuk su içmem, çalmadan hiçbir kapıyı açmam. O zaman bana da Kanuni Şirin Sultan denilebilir. Bir de çeşmem olursa İstanbul’uma yakışır bir kız olacağım. Kanuni Şirin Sultan Çeşmesi… Hayali bile güzel.” Bu kitapta Şirin’le birlikte Vefa semtini gezecek, Saraçhane’nin bin altı yüz yıllık su kemerine dokunacak, Süleymaniye Camii ile Kanuni Sultan Süleyman’ı ve Mimar Sinan’ı okuyacak ve çoook eğleneceksiniz!
  • Birsen Ekim Özen
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    52,97 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Gonca Yılmaz
  • Birsen Ekim Özen
    insan sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    104,69 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nursenin Kaya
  • Sevan Nişanyan
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    575,86 KB
    Eser Türü: Kitap
    Sevan Nişanyan, İzmir'in Şirince köyünde giriştiği turizm faaliyetlerinin hikâyesini anlatıyor bu kitapta. Devlet kurumlarıyla ve bürokrasiyle yaşadıklarını anlatan eğlenceli bir okuma... 'Hodri Meydan Kulesi'nin hikayesini, devlet bürokrasisinin varabileceği noktaları merak ediyorsanız, bu kitap tam size göre. Kitap ayrıca Şirince'deki Matematik Köyü'ne ilişkin yazılar da içeriyor
  • birsen ekim özen
    insan sesi mp3 - Türkçe
    5 Ayrım
    123,62 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Sibel Sevgi
    “Oyun için sahneyi hazırladık, artık hava kararmaya başlamıştı. Kostümleri giymeye başlamalıydık. İşte o anda karşımıza bambaşka bir sorun çıktı. Süper kahraman kıyafetli dersleri süper olmayan Volkan üstündeki kostümü asla çıkarmayacağını söyledi. Bu durumda sarayın muhafızlarından biri kırmızı pelerinli bir süper kahraman olacaktı ki bu gerçekten tuhaftı. Ancak su tesisatı döşeyen Ferhat’ı ve doktor olan Şirin’i düşününce muhafızın da Süpermen olabileceğine karar verdik.” Arkadaşlarına bir gösteri yapmaya karar veren Şirin ve arkadaşları, Ferhat ile Şirin’in hikâyesini yeniden yazıyorlar ve göz önünde olmanın ne kadar zor bir şey olduğunu anlıyorlar.
  • Raja Gosnell
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    92,520 KB
    Eser Türü: Sesli Betimleme
    Seslendiren: Süleyman Demirel Üniversitesi Sesli Betimleme Grubu Öğrencileri
    Şirinler filmi çizgi filmin yayınlanmadığı beş yıl sonrasında 2011 Ağustos'ta çıkmış bir 3-boyutlu filmdir. Hikaye komedileştirilmiştir. Şirinler Mavi Ay dedikleri bir dönemdedirler. Gargamelin köyü basması sonucu kaçarken yanlışlıkla gittikleri yasak şelaledeki geçitten geçerek orta çağdan günümüz New York'una gelirler. Gargamel onları bulmadan köylerine dönmek zorundadırlar.
  • Sibel Atasoy
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    793,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Bu kitap; insanın bilinmeyen katmanları arasına sıkışmış duygularının aniden dışarı püskürmesiyle, güvenle ayağını bastığı "gerçek" kavramının bin bir başka yüzü ile yüzleşmesinin son derece akıcı bir dille resmedilişidir. Kuantum felsefesinin, günlük sade hayatımızdaki yerini merak ediyorsanız eğer; kelebek etkisini, bilinçli gözlemcinin, gerçekliğin mükemmel doğasına katılımını Sezen'in bu öyküsünde bulacak ve belki ağlayarak kendi hayatınızla özleştireceksiniz. Sibel Atasoy, bu kez bir çırpıda okuyuvereceğiniz ancak etkisinden uzun süre kurtulamayacağınız, şaşırtıcı bir kurgu ile okuyucuyu kendine hiç sormamış olabileceği sorularla karşılaştırmayı başarıyor. Tam içeri girecekken aniden çok şiddetli bir rüzgâr sırtımdan yetişip beni öne doğru savuruyor. Dengemi yitirip dizüstü düşüyorum. Başım balkon demirine hafifçe çarpıyor. Aynı anda balkondaki masa ve sandalyeler havalarda uçuşarak büyük bir gürültü ile bahçeye savruluyorlar. Ne olduğunu anlayamıyorum. Bileğim de burkulmuş biraz. Ovuşturarak ayağa kalkmaya yelteniyorum. Ve hepsi o kadar... Havada ikinci bir kıpırtı yok. Her şey sessiz. Sonsuz bir huzur. Ayağa kalkarken, "Rüya mı gördüm acaba?" diyorum. ... İçeridekiler hiçbir şeyin farkında değiller. Gürültüyü bile duymamışlar. Saat gece yarısını çeyrek geçiyor. "Balıklar senin başına fena vurdu," diye benimle dalga geçiyorlar. "Öyledir herhalde," diyorum. Yalnızca Meral kendi kendine mırıldanıyor. "Deja vu!"
  • Sibel Atasoy
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    184,97 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Mücella Tekeoğlu
    Bu kitap; insanın bilinmeyen katmanları arasına sıkışmış duygularının aniden dışarı püskürmesiyle, güvenle ayağını bastığı "gerçek" kavramının bin bir başka yüzü ile yüzleşmesinin son derece akıcı bir dille resmedilişidir. Kuantum felsefesinin, günlük sade hayatımızdaki yerini merak ediyorsanız eğer; kelebek etkisini, bilinçli gözlemcinin, gerçekliğin mükemmel doğasına katılımını Sezen'in bu öyküsünde bulacak ve belki ağlayarak kendi hayatınızla özleştireceksiniz. Sibel Atasoy, bu kez bir çırpıda okuyuvereceğiniz ancak etkisinden uzun süre kurtulamayacağınız, şaşırtıcı bir kurgu ile okuyucuyu kendine hiç sormamış olabileceği sorularla karşılaştırmayı başarıyor. Tam içeri girecekken aniden çok şiddetli bir rüzgâr sırtımdan yetişip beni öne doğru savuruyor. Dengemi yitirip dizüstü düşüyorum. Başım balkon demirine hafifçe çarpıyor. Aynı anda balkondaki masa ve sandalyeler havalarda uçuşarak büyük bir gürültü ile bahçeye savruluyorlar. Ne olduğunu anlayamıyorum. Bileğim de burkulmuş biraz. Ovuşturarak ayağa kalkmaya yelteniyorum. Ve hepsi o kadar... Havada ikinci bir kıpırtı yok. Her şey sessiz. Sonsuz bir huzur. Ayağa kalkarken, "Rüya mı gördüm acaba?" diyorum. ... İçeridekiler hiçbir şeyin farkında değiller. Gürültüyü bile duymamışlar. Saat gece yarısını çeyrek geçiyor. "Balıklar senin başına fena vurdu," diye benimle dalga geçiyorlar. "Öyledir herhalde," diyorum. Yalnızca Meral kendi kendine mırıldanıyor. "Deja vu!"

Sayfalar