Eserlere Göre Listeleme

Toplam 5104 sonuçtan 3051 - 3060 arası görüntüleniyor.
  • Charles Bukowski
    metin
    2 Ayrım
    527,50 KB
    Eser Türü: Kitap
  • Samuel Beckett
    insan sesi mp3 - Türkçe
    30 Ayrım
    454,32 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Dilek Baykal
    20. yüzyılın en önemli yazarlarından biri kabul edilen Beckett’in ilk romanı Sıradan Kadınlar Düşü, yazarın iç dünyasını sergileyen otobiyografik bir eser niteliğindedir. St. Petersburg Times tarafından “edebi bir dönüm noktası” olarak tanımlanan roman için Beckett “bütün çılgınca düşüncelerimi içine tıktığım bir sandık” demiştir. Eser yayıncılar tarafından fazla edebi ve riskli bulunduğundan yazarın yaşamı boyunca hiç yayımlanmamış; ancak ölümünden sonra basılmıştır. Hikâyenin başlangıcında; sevgisi, Smeraldina-Rima ve Alba adındaki iki kadın arasında ikiye bölünmüş olan Belacqua “son kez ‘Dublin’e düşmeden’ önce şehvet duygusuyla ve kelime dağarcığının yarattıklarıyla cebelleşmektedir” (The New Yorker). Gençliğe özgü duygulardan ve gözle görülür bir şekilde James Joyce’tan etkilenmiş olan Sıradan Kadınlar Düşü, olağanüstü bir ustalık eseridir. Beckett, sonraki çalışmalarına da damgasını vuran kelime oyunları ve dilinin saflığıyla okuru keyiflendirmenin yanı sıra, edebiyat ve sanat tarihindeki önemli yazarlara ve eserlere, mitolojiye ve daha pek çok kültürel öğeye atıfta bulunmaktadır. SAMUEL BECKETT: İrlandalı romancı, oyun ve senaryo yazarı, öykücü, şair, denemeci ve çevirmen (1906-1989). Protestan bir aileden gelen Beckett, Dublin’in bir banliyösünde doğmuştur. 1927’de Dublin’deki Trinity College’ın Roman Dilleri Bölümü’nden mezun olur. 1928’de Paris’teki École Normalé Supérieure’de İngilizce okutmanı olarak çalışmaya başlar. Burada James Joyce’la tanışır. Joyce’un ileride Finnegan’s Wake adıyla yayımlanacak romanının bir bölümünün Fransızcaya çevrilmesine yardım eder. 1930’da Whoroscope adlı bir şiiri yayımlanır. 1932-1937 yılları arasında Londra’da yaşar. Bu dönemde yazdığı öykülerden oluşan ve Joyce’un etkisini yansıtan More Pricks Than Kicks’de (1934; Aşksız İlişkiler) akıl hastanesinde bakıcı olmasını konu alan Murphy 1938’de Londra’da yayımlanır. 1937’de Paris’e yerleşir. İkinci Dünya Savaşı sırasında Fransız Direniş’ine katılır. 1942’de Gestapo’dan kurtulmak için Fransa’nın güneyine, Vaucluse’e kaçar. Burada kaldığı iki yıl içinde gündüzleri tarım işçiliği yaparken, geceleri Watt’ı yazar. Savaş sona erdikten sonra Paris’e döner. Bundan sonra yapıtlarını daha yalın yazabildiğini düşündüğü Fransızcada kaleme almaya başlar ve 1946-1950 yılları arasında Molloy (1951), Malone Meurt (1951; Malone Ölüyor) ve L’innomable (1953; Adlandırılamayan) adlı romanlardan oluşan Üçleme’yi tamamlar. Beckett’ın en önemli yapıtları olarak görülen her üç roman da tek bir kişinin çeşitlemeleri denebilecek bir dizi karakter tarafından anlatılır. Anlatıcılar hızlı bir fiziksel çöküş içindedir ve var olduklarının tek kanıtı zihinleridir. Adlandırılamayan’da bu çöküş, anlatıcının bir ağız ve zihne indirgenmesiyle doruğa ulaşır. Beckett’ın pek çok yapıtında olduğu gibi burada da anlatıcı sessizliğe ve hiçliğe tahammül edebilmek için hikâyeler uydurur ve uzun, karmaşık monologlara girer.
  • Charles Panati
    insan sesi mp3 - Türkçe
    40 Ayrım
    854,27 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Özge Dikmen
    Charles Panati, Amerika'da 300,000'den fazla okuyucuya ulaşan kitabında, popüler kültür, tarih ve bilim meraklılarına, 200'ün üzerinde günlük objenin, batıl inancın, özel günün ve geleneğin nasıl ortaya çıktığını anlatıyor. At Nalı, Lades Kemiği, Tahtaya Vur, Şeytan Kulağına Kurşun, Çok Yaşa, Kırık Ayna, 13 Sayısı, Kara Kedi, Yazı Tura, Seni Leylekler Getirdi Yavrum, Esnerken Ağzını Kapa, Nazar, Merdiven Altından Yürüme, Alyans, Yüzük Parmağı, Düğün Pastası, Balayı, Düğün Marşı, Beyaz Gelinlik ile Duvak, Boşanma, Doğum Günü Pastası ve Mumlar, Mutlu Yıllar Sana, Tespih, Hale, Amin, Tokalaşma, Sevgililer Günü, Paskalya, Nisan 1, Anneler Günü, Cadılar Bayramı, Yılbaşı Ağacı, Noel Baba, Çatal-Kaşık… Ve çok daha fazlasına dair şaşırtıcı, ilgi uyandırıcı ve keyifli bilgilerle dolu, itinayla hazırlanmış bir özet.
  • Charles Panati
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    920,69 KB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Merve Karakol
    Charles Panati, Amerika'da 300,000'den fazla okuyucuya ulaşan kitabında, popüler kültür, tarih ve bilim meraklılarına, 200'ün üzerinde günlük objenin, batıl inancın, özel günün ve geleneğin nasıl ortaya çıktığını anlatıyor. At Nalı, Lades Kemiği, Tahtaya Vur, Şeytan Kulağına Kurşun, Çok Yaşa, Kırık Ayna, 13 Sayısı, Kara Kedi, Yazı Tura, Seni Leylekler Getirdi Yavrum, Esnerken Ağzını Kapa, Nazar, Merdiven Altından Yürüme, Alyans, Yüzük Parmağı, Düğün Pastası, Balayı, Düğün Marşı, Beyaz Gelinlik ile Duvak, Boşanma, Doğum Günü Pastası ve Mumlar, Mutlu Yıllar Sana, Tespih, Hale, Amin, Tokalaşma, Sevgililer Günü, Paskalya, Nisan 1, Anneler Günü, Cadılar Bayramı, Yılbaşı Ağacı, Noel Baba, Çatal-Kaşık… Ve çok daha fazlasına dair şaşırtıcı, ilgi uyandırıcı ve keyifli bilgilerle dolu, itinayla hazırlanmış bir özet.
  • Nigel Rodger - Mel Thompson
    insan sesi mp3 - Türkçe
    16 Ayrım
    594 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Selda Çelen
    Sıradışı Filozoflar felsefenin tehlikelerini araştırıyor ve felsefecilerin bazen kötü, bazen üzücü, arada bir büsbütün delice davranışlarının düşünceleri ile tamamen bağlantısız olmadığını gösteriyor.
  • Nermin Taylan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    214,14 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Merve Delibaş
    Gönderilen mektuptaki manzumeyi okuyan Kanûni Sultan Süleyman’ın kalbi sızlar. Evlat acısını daha evvel en derinde yaşayan ve büyük ıstıraplara duçar olan koca sultan, yine büyük ve dayanılmaz bir acının eşiğindedir. Uçurumun başında ağlayan oğulun celladına yalvarışlarını hisseder yaralı yüreğinde. Babalık ve cellatlık arasında gider gelir. “Uçurumun kenarındayım, düştüm, düşeceğim; kurtar beni!” diye yalvaran oğluna, alır eline kalemi ve bir cevap yazar: Ey dem-a-dem mazhar-ı tugyân u isyânum oğul Takmayan boynına hergiz tavk-ı fermânum oğul Ben kıyar mıydum sana ey Bâyezid hânum oğul Bî-günâham dime bâri tevbe kıl cânum oğul “Kadimden töredir kardeşe kıymak. Atayı, anayı gasle koymak. Kabil ki Habil’e kıydı ezelden. Adet oldu, hanlar buna uymak.” Osmanlı Devleti’nin 600 seneyi aşkın hüküm süresince beşi XIV’üncü, sekizi XV’inci, beşi XVII’inci, 42’si XVI’ıncı, ve biri de XVIII’inci asırda olmak üzere toplam 61 şehzâdesini devletin bekası gerekçesiyle feda etmiştir. Bunların arasındaki 22 şehzâde bilfiil isyan ettikleri, diğerleri ise ilerideki hayatlarında isyan edebilecekleri gerekçesi ile öldürülmüştür. Osmanlı şehzadelerinin sıra dışı hayat hikâyelerini okurken tüyleriniz ürperecek, gözyaşlarınıza hâkim olamayacaksınız.
  • Jay Haley
    insan sesi mp3 - Türkçe
    42 Ayrım
    710,74 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hacer Özbakır
    Ericson’un son yıllarında insanın sorunlarına yaklaşımındaki sadelik ve yetkinlik pek çok sanatçının son zamanlarındaki çalışmalarında ulaştığı yetkinliği ve sadeliği anımsatıyor. Picasso son çalışmalarında daha sade olmayı başarır, Borges öykülerini daha yalın bir şekilde anlatmayı seçer; Erickson da, belki de gittikçe artan ve bir elmas kesicisinin darbelerine benzeyen fiziksel güçsüzlüğünü telafi etmek için tutumlu terapi yönteminde ustalaşmıştır. Bir insanın içinde bulunduğu durumun temellerini olağanüstü bir hızla kavrıyor ve terapik müdahaleleri boşa çaba harcamaksızın, sade ve kesin oluyor. Erickson, stratejik yaklaşım terapisinin üstadı sayılabilir. Hipnozu terapide sınırsız bir şekilde kullanarak ve hayatını deneysel çalışmalar yaparak geçiren Erickson, dünyanın en önde gelen medikal hipnotisti olarak tanınır. Onun, hipnozu resmen kullanmadığı durumlarda bile terapi yöntemi o kadar hipnoza dayanıyordu ki, yaptığı her şey kökenini bu sanattan alıyordu. Terapide hipnotik yöntemleri olağanüstü yoğunlukta kullandı ve ayrıca hipnozun sınırlarını genişleten, onu bir ritüel olmaktan çıkarıp özel bir iletişim yöntemine dönüştüren fikirler geliştirdi. Bu kitap, Dr. Erickson ve onun çalışmalarına eleştirel bir yeniden bakış sunmuyor. Onun terapi hakkındaki görüşlerini yansıtıyor. Yayınevimiz daha önce terapi hikâyelerinin bir derlemesi olan "Sesim Seninle Heryerde" yi yayımlayarak, bu dünya çapında ünlü ve başarılı terapisti ülkemize tanıtmıştı. Bu kitapla beraber Ericson’un düşünce dünyasına daha sağlam bir adım atacağınıza hiç şüphe yok.
  • Tristan Jones
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    1,96 MB
    Eser Türü: Kitap
    Altı yıllık gözü pek yolculuğu sırasında, dünyanın en alçak (Lut Gölü /İsrail) ve en yüksek (Titikaka Gölü /And Dağları) su kütlelerini küçük bir tekneyle gezen Tristan Jones, yeryüzünün çevresini iki kez dolaşacak kadar mesafeyi, kendi deyimiyle, "insanın dayanma gücü sınırının bin kez ötesine geçerek" kat etmiştir. Bir solukta okunacak bu etkileyici macera öyküsü insan azminin de bir belgesidir. Fazlasıyla sıradışı macerasına kattığı deniz kokulu çarpıcı anlatımı, zengin tarih bilinci ve Galli nüktedanlığını gözler önüne serer. Amacına öylesine kilitlenmiştir ki, karşılaştığı tehlikeler ne denli büyük olursa olsun, asla vazgeçmez: Ne Kızıldeniz'de seken kurşunlar, ne Ümit Burnu açıklarında teknenin alabora olması, ne Amazon'da çekilen açlık, ne dünyanın en zor akıntısına karşı 3000 mil boyunca verilen mücadele ne de sonunda efsanevi Güneş Adası'na ulaşmak için sarp And Dağları'nda tekneyi karadan deniz seviyesinden 3 mil yukarı taşımak. Ve tüm bunların ardından gelen, mücadelelerin en beteri: 6 bin mil boyunca haritası çizilmemiş nehirlerde, yeniden okyanusa kavuşabilmek için ıstırap içinde yolunu bulmaya çalışmak! Tristan Jones, denizcilik öykülerinin en sevilen ve en üretken yazarlarından biriydi. Okulu 14 yaşında bırakıp yelkenli gemilerde çalışmaya başladıktan sonra hayatının tamamını, önce Kraliyet Donanması'nda nakliye zabiti ve sonra da yeni deniz serüvenleri peşinde koşan cesur bir maceraperest olarak denizde geçirmiştir. Haziran 1995'teki ölümüne dek on yıl Tayland'ın Phuket Adası'nda yaşayan, 16 kitabın yazarı Tristan Jones'un Buz adlı kitabı, AMYC Yayınları arasından (2005) çıkmıştır.
  • Tristan Jones
    insan sesi mp3 - Türkçe
    46 Ayrım
    979,00 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hacer Özbakır
    Altı yıllık gözü pek yolculuğu sırasında, dünyanın en alçak (Lut Gölü /İsrail) ve en yüksek (Titikaka Gölü /And Dağları) su kütlelerini küçük bir tekneyle gezen Tristan Jones, yeryüzünün çevresini iki kez dolaşacak kadar mesafeyi, kendi deyimiyle, “insanın dayanma gücü sınırının bin kez ötesine geçerek” kat etmiştir. Bir solukta okunacak bu etkileyici macera öyküsü insan azminin de bir belgesidir. Fazlasıyla sıradışı macerasına kattığı deniz kokulu çarpıcı anlatımı, zengin tarih bilinci ve Galli nüktedanlığını gözler önüne serer. Amacına öylesine kilitlenmiştir ki, karşılaştığı tehlikeler ne denli büyük olursa olsun, asla vazgeçmez: Ne Kızıldeniz’de seken kurşunlar, ne Ümit Burnu açıklarında teknenin alabora olması, ne Amazon’da çekilen açlık, ne dünyanın en zor akıntısına karşı 3000 mil boyunca verilen mücadele ne de sonunda efsanevi Güneş Adası’na ulaşmak için sarp And Dağları’nda tekneyi karadan deniz seviyesinden 3 mil yukarı taşımak. Ve tüm bunların ardından gelen, mücadelelerin en beteri: 6 bin mil boyunca haritası çizilmemiş nehirlerde, yeniden okyanusa kavuşabilmek için ıstırap içinde yolunu bulmaya çalışmak! Tristan Jones, denizcilik öykülerinin en sevilen ve en üretken yazarlarından biriydi. Okulu 14 yaşında bırakıp yelkenli gemilerde çalışmaya başladıktan sonra hayatının tamamını, önce Kraliyet Donanması'nda nakliye zabiti ve sonra da yeni deniz serüvenleri peşinde koşan cesur bir maceraperest olarak denizde geçirmiştir. Haziran 1995'teki ölümüne dek on yıl Tayland'ın Phuket Adası'nda yaşayan, 16 kitabın yazarı Tristan Jones'un Buz adlı kitabı, AMYC Yayınları arasından (2005) çıkmıştır.
  • Seyit Ahmet Uzun
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    851,76 KB
    Eser Türü: Kitap
    Kıldan ince çok inceyim, Günahla neşelenene, Kılıç gibi keskinceyim, İsyanla ömür sürene... İnsanların heyecanı yüzlerinden, bakışlarından, duruşlarından okunuyor. Ne olacak hâlimiz? Nasıl geçeceğiz, bu kıldan ince kılıçtan keskince köprüyü, diye benim üzerimden geçmeyi düşünüyorlar. Haksız da değiller hani. Üzerimden ayakları kaydığında, ağzını açıp beklemekte olan hararetli ateşin tam içine düşecekler. Ölüm kurtuluştur, bende yanmaya göre. Ben, sizin de tahmin ettiğiniz gibi Sırat Köprüsüyüm. Kimine göre kıldan ince kılıçtan keskinim. Daraltırım tüm benliğini, çekerim ateşin dehşet saçan gözlerine. Allah'a imansızlığı bir yaşam tarzı olarak benimseyenler, şimdi korku dolu bir bekleyişin içindeler. Hayatı haram-helal demeden genişletenlere daraldıkça daralmaktayım. Ve öyle dehşetli engelleyicilerim vardır ki, sizi nereden nasıl ateşe çekeceğini bilemezsiniz. Bazen demir bir çengel ansızın saldırır, Sırattaki ayaklarınızdan çekiverir. Bazen koca bir diken saplanır bedenlerinize. Bazen ateş topları isabet eder başlarınıza ve yuvarlayıverir cehennemin en dibine. Sırat Köprüsünde umut, Allah sevgisiyle Sıratı şimşek hızıyla geçmektir. Allah'ın affına mazhar olan gönül erleri, Sıratın üstünden geçerken cehennem seslenir: "Çabuk geçin nurunuz ateşimi söndürmekte." Elinizdeki bu kitap; metafizik bir kurgu roman olarak alanında ilk telif kitap olma özelliğine sahip "Kabirde İlk Gece"nin devamı niteliğinde, Sırat Köprüsünden geçiş için tefekküre, nefsi tezkiyeye ve muhabbetullaha vesile olacak özelliktedir.

Sayfalar