Eserlere Göre Listeleme

Toplam 6040 sonuçtan 3081 - 3090 arası görüntüleniyor.
  • İskender Pala
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    501,68 KB
    Eser Türü: Kitap
    Milli olmadan milletler arası olunamaz. Kendimizi bilmeden, başkalarına kimliğimizi nasıl bildirebilelim? Milli hafızamız, atalarımızı ve bizebıraktıkları mirası tanımakla zenginleşecektir. Onların pek çoğu, bugün ibretle okunacak ömürler yaşamışlar, bizim zaman zaman karşılaştığımız hallerle karşılaşmışlar, bir miktar da bize hayret ve gıpta telkin eden işler başarmışlardır. Yaptıkları ve yapamadıkları, söyledikleri ve dinletemedikleri, yazdıkları ve okutamadıklarıyla bize hem ibret hem de örnek olan atalarımızın hayat hikayeleri, biraz da bizim bugünkü hayat hikayelerimizdir. Gönüllerimizin o meclisleri özlemesi, hiç şüphesiz, onların bizim meclisimize gönüllerini bırakarak bir gönül medeniyetinde yaşamış kırk kişinin hayatından kesitler yer alır. Vaktiyle muhtelif dergi ve gazetelerde peyderpey yayınladığımız bu biyografiler, bir bakıma tarihimizin bazı sınır taşlarına da ışık tutmaktadır. Umulur ki genç nesillerimiz, bu sınırlardaki alperenlerden en az bir ikisini yakından tanır ve onların fani ömürlerinden işlerine yarayacak kültür birikimini devşirerek geleceklerini inşa ederler. Ne diyordu şair: Vardım kırklar meclisine Gel otur be can dediler Yüz sürdüm kademlerine Doğru gel canan dediler
  • Ayşe Acar
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    228,45 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nuriye Aygün
    Alevi-Bektaşi Geleneğinin ilk modern fantastik edebiyat örneği olan Kırklar MeclisiHünkâr Bektaş’ın anlatım dili, evliya menakıpnamelerindeki dil esas alınarak oluşturulmuş. Menakıpnamelerde farklı farklı hikâyeler bölüm bölüm anlatılır. Bu tavrı modern fantastik edebiyata taşıyan yazarımız Ayşe Acar, roman formunu hesaba katarak bölümleri birbirleriyle ustalıkla ilişkilendirmiş. “2019 yılında Oxford Üniversitesi St. Edmund Hall’a Yeşil Adam kitabımdaki Hızır’ı anlatmak için davet edilmiştim. Sonrasında Yüzüklerin Efendisi’nin yazarı Tolkien’ın şehri Oxford’ta gezinirken, Velayetnamedeki Hünkâr’ın, Yüzüklerin Efendisi’ndeki Gandalf’tan daha çarpıcı bir karakter olduğunu düşündüm. Kırklar Meclisi’nin bir üyesi olan Hünkâr, hayvanlarla konuşan, güvercin, şahin gibi hayvanların kılığına giren, yağmur yağdıran, denizin üzerinde yürüyen, gerektiğinde savaşa katılmaktan çekinmeyen, coşkulu ve kendinden emin bir insan. Velayetname, Alevi Bektaşi geleneğinin temel başvuru kaynaklarından biriydi. Ana ilkeleri olduğu gibi koruyarak bugünün dili ve hayal dünyasıyla fantastik bir roman yazılmalıydı. Döner dönmez büyük bir heyecanla KIRKLAR MECLİSİ-HÜNKÂR romanını yazmaya koyuldum” (Ayşe Acar) Hakk’a yürüyüşünün 750. Yıldönümünde Hünkâr Hacı Bektaşi Veli’yi sevgi, saygı ve rahmetle anıyoruz… Not : Bildiğiniz gibi 2021 yılı Hacı Bektaş Veli’nin Hakk’a yürüyüşünün 750. Yıldönümü ve bu yıl UNESCO tarafından Hacı Bektaş Veli yılı ilan edildi. Resmî gazetede yayımlanan genelgeyle 2021 Yılının ülkemizde de ‘Hacı Bektaş Veli Yılı’ olarak kutlanacağı açıklandı.
  • Nazif Karaçam
    insan sesi mp3 - Türkçe
    34 Ayrım
    662,24 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Hatice Opak Bilgin
    Yazar Nazif Karaçam'ın şimdiye kadar yazdığı kitaplara bakacak olursak bunların genellikle yerel ve bölgesel kültürü ortaya çıkarmaya yönelik olduğunu görürüz. Fakat bu son kitabıyla geleneksel çizgiden ayrıldığı, bu kez kültür yaratanları, bilgi üretenleri ele aldığı ortaya çıkar. Anlaşılıyor ki yazar her şeyiyle yerel kültürü ortaya çıkarmaya, bütünleştirmeye, gelecek kuşaklara bırakmayı öngörmektedir. Yazara göre kültür, bizim yaşadığımız, geleceğe bıraktığımız en kıymetli hazinedir. Kırklareli'ni geçmişten geleceğe taşımak, geçmişi geleceğe kambur etmek değildir. Kültür yaratanlarla bilgi üretenler toplumun içinde aynı kişilerdir. Bu aynı zamanda kültürü geleceğe taşımak, gelecek kuşaklara bırakmak işlevidir. Kitapta yer alan insanlar Kırklareli'nde kültür yaratmış, bilgi üretmiş, eser meydana getirmiş kişilerdir. Onlar doğdukları yere ışık tutanlar, ilerlemenin yolunu açanlardır. Hizmetleri, eserleri ve konumları itibariyle FARKLI KİŞİLER'dir. Nazif KARAÇAM, Kırklareli'ni dünden bugüne taşımış olanlarla bundan sonra geleceğe taşıyacakların FARK'lı olduklarına, farklı bir geleceğin kültürünü yarattıklarına, yaratacaklarına dikkat çekmektedir ve Kırklareli'nin şimdi daha iyi tanınacağını belirtmektedir.
  • Demet Eker
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    243,17 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Başak Derelioğlu
    “Elinde ve önlüğünün cebinde yuvarlağından yassısına, incesinden kalınına çeşit çeşit fırça. O fırçaları taşıyor belli ki yıllardır, bir o boyayla bir bu boyayla. Her gün çeşit çeşit çiçek ekliyormuş beyaz duvarlara. Şehirden koşa koşa görmeye geliyorlar bu çiçek açan evi. Bahçeden içeri kimse giremiyor. Herkes büyük bir saygıyla bahçenin dışından izliyor bu büyülü dünyayı.” Demet Eker’in ilk öykü kitabı Kırkyama, sağlam bir temele, binlerce yıllık bir geleneğe yaslanıyor. Geleneksel anlatının estetiğini özümserken, kurduğu bu dünyaya modern hayatı ve çelişkilerini yerleştiriyor. Gündelik yaşamın dertleri, geleneksel anlatıların, mitlerin ve hatta tekerlemelerin dünyalarına karışıyor. Bu kitaptaki metinler, kuşaklar arası deneyim aktarımını sağlayan binlerce yıllık “hikâye anlatıcılığı” temelini inkâr etmeyen, ondan beslenen öyküler.
  • Füruzan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    0.97 GB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Beren Özcan
    Kitap, 12 Mart'ı yaşayan, çoğu 47 doğumlu bir genç kuşağı anlatıyor...
  • Ahmet Ümit
    insan sesi mp3 - Türkçe
    43 Ayrım
    777,89 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Perihan Serhadlı
    Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden) Acıyı gördüm. Gözlerinin ortasında bir çiçek gibi büyüyen irisin önce ağır ağır büzülmesini, ardından çığlık gibi ansızın patlamasını gördüm. Titreyen dudaklar, bal mumuna dönüşen yüzleri, çöken yanakları, irileşen elmacık kemiklerini, birer mağara gibi derinleşen göz çukurlarını, kurumuş ağızların içinde pelteleşen dilleri gördüm. Anladım ki benliğimizin farkına vardığımız an, acının pençesinde kıvrandığımız andır. Çığlık değil, ürperiş değil, evet, nereden geldiğini bilmediğim o vahşi iniltiyi kalbimin derinliklerinde duydum. Soluksuz kaldım, boğazım kupkuru, alnım ateşler içinde, tuhaf bir hülyaya kapılmışım gibi sürüklendim o dipsiz boşlukta. Hayatın en karanlık sırrıyla yüzleştim. Karanlığın her aşamasından geçtim, akan kanın sesini duydum, ölümün serinliğini damarlarımda hissettim. Geçmişin kamburunu çoktan söküp attım sırtımdan. İnsanın insanı öldürdüğü o ilk ânı gördüm, katilin zafer haykırışını, kurbanın korku çığlığını işittim. Her an uyanmaya hazır o muhteşem dürtüyü bastırmak, insanlığın en masum haline, en saf doğasına dönmemek için yıllarca ihanet ettim kendime. Kendimle birlikte bütün dünyayı da kandırdım. Neredeyse başaracaktım ama bırakmadılar, benim adıma onlar öldürmeye başladılar. İşte bu yüzden geri döndüm...
  • Ahmet Ümit
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    2,12 MB
    Eser Türü: Kitap
    Acıyı gördüm. Gözlerinin ortasında bir çiçek gibi büyüyen irisin önce ağır ağır büzülmesini, ardından çığlık gibi ansızın patlamasını gördüm. Titreyen dudaklar, bal mumuna dönüşen yüzleri, çöken yanakları, irileşen elmacık kemiklerini, birer mağara gibi derinleşen göz çukurlarını, kurumuş ağızların içinde pelteleşen dilleri gördüm. Anladım ki benliğimizin farkına vardığımız an, acının pençesinde kıvrandığımız andır. Çığlık değil, ürperiş değil, evet, nereden geldiğini bilmediğim o vahşi iniltiyi kalbimin derinliklerinde duydum. Soluksuz kaldım, boğazım kupkuru, alnım ateşler içinde, tuhaf bir hülyaya kapılmışım gibi sürüklendim o dipsiz boşlukta. Hayatın en karanlık sırrıyla yüzleştim. Karanlığın her aşamasından geçtim, akan kanın sesini duydum, ölümün serinliğini damarlarımda hissettim. Geçmişin kamburunu çoktan söküp attım sırtımdan. İnsanın insanı öldürdüğü o ilk ânı gördüm, katilin zafer haykırışını, kurbanın korku çığlığını işittim. Her an uyanmaya hazır o muhteşem dürtüyü bastırmak, insanlığın en masum haline, en saf doğasına dönmemek için yıllarca ihanet ettim kendime. Kendimle birlikte bütün dünyayı da kandırdım. Neredeyse başaracaktım ama bırakmadılar, benim adıma onlar öldürmeye başladılar. İşte bu yüzden geri döndüm...
  • Ahmet Ümit
    insan sesi mp3 - Türkçe
    38 Ayrım
    695,94 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nur Şafak Şaşmaz
    Acıyı gördüm. Gözlerinin ortasında bir çiçek gibi büyüyen irisin önce ağır ağır büzülmesini, ardından çığlık gibi ansızın patlamasını gördüm. Titreyen dudaklar, bal mumuna dönüşen yüzleri, çöken yanakları, irileşen elmacık kemiklerini, birer mağara gibi derinleşen göz çukurlarını, kurumuş ağızların içinde pelteleşen dilleri gördüm. Anladım ki benliğimizin farkına vardığımız an, acının pençesinde kıvrandığımız andır. Çığlık değil, ürperiş değil, evet, nereden geldiğini bilmediğim o vahşi iniltiyi kalbimin derinliklerinde duydum. Soluksuz kaldım, boğazım kupkuru, alnım ateşler içinde, tuhaf bir hülyaya kapılmışım gibi sürüklendim o dipsiz boşlukta. Hayatın en karanlık sırrıyla yüzleştim. Karanlığın her aşamasından geçtim, akan kanın sesini duydum, ölümün serinliğini damarlarımda hissettim. Geçmişin kamburunu çoktan söküp attım sırtımdan. İnsanın insanı öldürdüğü o ilk ânı gördüm, katilin zafer haykırışını, kurbanın korku çığlığını işittim. Her an uyanmaya hazır o muhteşem dürtüyü bastırmak, insanlığın en masum haline, en saf doğasına dönmemek için yıllarca ihanet ettim kendime. Kendimle birlikte bütün dünyayı da kandırdım. Neredeyse başaracaktım ama bırakmadılar, benim adıma onlar öldürmeye başladılar. İşte bu yüzden geri döndüm...
  • Ahmet Ümit
    insan sesi mp3 - Türkçe
    25 Ayrım
    698,09 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Esra Köksal
    Acıyı gördüm. Gözlerinin ortasında bir çiçek gibi büyüyen irisin önce ağır ağır büzülmesini, ardından çığlık gibi ansızın patlamasını gördüm. Titreyen dudaklar, bal mumuna dönüşen yüzleri, çöken yanakları, irileşen elmacık kemiklerini, birer mağara gibi derinleşen göz çukurlarını, kurumuş ağızların içinde pelteleşen dilleri gördüm. Anladım ki benliğimizin farkına vardığımız an, acının pençesinde kıvrandığımız andır. Çığlık değil, ürperiş değil, evet, nereden geldiğini bilmediğim o vahşi iniltiyi kalbimin derinliklerinde duydum. Soluksuz kaldım, boğazım kupkuru, alnım ateşler içinde, tuhaf bir hülyaya kapılmışım gibi sürüklendim o dipsiz boşlukta. Hayatın en karanlık sırrıyla yüzleştim. Karanlığın her aşamasından geçtim, akan kanın sesini duydum, ölümün serinliğini damarlarımda hissettim. Geçmişin kamburunu çoktan söküp attım sırtımdan. İnsanın insanı öldürdüğü o ilk ânı gördüm, katilin zafer haykırışını, kurbanın korku çığlığını işittim. Her an uyanmaya hazır o muhteşem dürtüyü bastırmak, insanlığın en masum haline, en saf doğasına dönmemek için yıllarca ihanet ettim kendime. Kendimle birlikte bütün dünyayı da kandırdım. Neredeyse başaracaktım ama bırakmadılar, benim adıma onlar öldürmeye başladılar. İşte bu yüzden geri döndüm... (Tanıtım Bülteninden)
  • Ahmet Ümit
    insan sesi mp3 - Türkçe
    34 Ayrım
    320,45 MB
    Eser Türü: Tiyatro
    Başkomser Nevzat: Nuri Gökaşan Komiser Ali: Umut Tabak Zeynep: Dilek Gürel Evgenya: Funda Kıpçak Komiser Şefik: Salih Dündar Müftüoğlu Savcı Nadir: Hakan Akın Güzide: Gülen Karaman Akif Soykan: Ali Çorakçı Münir: Levent Yıldız Tazı Zekai: Tarkan Koç Celile Hanım: Parla Şenol Hicabi İnce: Ender Yiğit Şaşı Münir: Berk Avcı Medeni: Rıdvan Çelebi Recai: Arda Akın Sipsi İsmail: Murat Şen Cesur: Tuğbey İstanbulluoğlu Reis: Kaan Songün İmam: Bora Sivri.

Sayfalar