Eserlere Göre Listeleme

Toplam 6000 sonuçtan 3141 - 3150 arası görüntüleniyor.
  • Carter Dickson
    metin - Türkçe
    3 Ayrım
    1,06 MB
    Eser Türü: Kitap
    — Sayın Jüri Âzası, aranızda anlaşarak bir karara varabildiniz mi? — Evet. — Bu cinayet dâvasında, zanlı John Edward Lypiatt'ı suçlu mu, yoksa suçsuz mu görüyorsunuz? — Suçludur. — Suçlu olduğunu bildiriyorsunuz. Bu karara hepiniz katıldınız mı? — Evet... (Jüri reisi biraz durakladı.) Fakat, zanlının mahkemenin merhametinden faydalanmasını da diliyoruz. Mahkeme salonu birden karıştı. Jüri kararının bildirilmesiyle, salonda gözle görülür bir ürperme oldu. Sonra, bir ölüm sessizliği ortalığı kapladı.
  • Orhan Kemal
    insan sesi mp3 - Türkçe
    19 Ayrım
    536 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tuna Kermen Akarlı
    Kırpık bıyığı, kocaman gövdesi, memnun yüzü, sivri çenesiyle, karnı tok bir tilkiyi hatırlatan nargilesini tokurdatıyor, kahvenin hafifçe buğulu camları ötesinde telâşla kaçışan insanların bu havada sokağa çıkmalarından dolayı, akıllarına turp sıkıyordu içinden. Ne akılsız insanlar vardı şu dünyada! Müthiş yağmur, çamur, ayaz, kar, tipi, fırtına... Hele kadınlar! Ayaklarını kırıp evlerinde otursalar, erkekler de onun yaptığı gibi, bulsalar sıcacık bir kahve, ısmarlasalar fiyakalı nargileyle orta şekerliyi, sonra çeyrek saatte bir çayı, oooh!... (Kitap'tan sf. 83)
  • Zeynep Sahra
    insan sesi mp3 - Türkçe
    63 Ayrım
    1671,64 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Fatma SEVEN
    “Bu; aşkı kovalayan kelebeklerin kendini bulma hikâyesi…” Verona sokaklarında âşık olduğu adamı bekleyen Sahra, hiç ummadığı anda Romeo’sunu karşısında bulduğunda, sonunda mutlu sonlarına kavuştuklarını düşünür. Fakat çok geçmeden ortaya çıkan sırlar, Sahra ve Emir’in aşklarının bir kez daha sınanmasına sebep olur. Âşık olduğu kadından uzaklaşıp inzivaya çekilen Emir Hanzade, bir düğüne davetsiz misafir olarak katıldığında aşırdığı tek şeyin düğündeki ikramlar olduğunu düşünürken, günün sonunda kendini gelini kaçırırken bulur. Yanındaki kadına yardım etmekten başka çaresi kalmayan Emir Hanzade, yakasını bu beladan nasıl kurtaracağını düşünürken işler iyice kontrolden çıkar. Çünkü öğrendiklerinden sonra Rosa’ya verdiği sözü tutmak zorundadır. Ayçöreği ve Elmalı Turta’nın ardından hız kesmeden devam eden hikâyede sona gelinirken, Sahra ve Emir’in kaderini başkasına ait bir kalp değiştirecektir. “Söz veriyorum, bu çektiğimiz acılar İleride anlatacağımız tatlı anılar olacak…”
  • Fioly Bocca
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    349,75 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nusret Üstül
    Anita 33 yaşında, Torino’da yaşayan bir kadındır. On yıldan uzun bir sü­redir erkek arkadaşıyla birliktedir. Özel yaşamıyla, iş hayatı arasındaki dengeyi korumak için mütemadiyen didinir; oysa ilişkisinde heyecanı­nı yitirmiştir. Edebiyat ajanı olarak çalışmak da artık yeterince sıkıcı ve monoton gelmektedir. Annesi rahatsızlanınca, memleketi Trentino ya­kınlarındaki ufak bir kasaba olan Obra’ya gidip gelmeye başlar. Anne­sini ziyaret edemediğinde ise ona mektuplar yazar. Obra’ya yolculukları sırasında Anita, çocuk kitabı yazarı Arun’la tanışır ve içinde bir şeyler kıpırdar. Arun’un gerçekte kim olduğunu ise yakında öğrenecektir.
  • Jose Mauro De Vasconcelos
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    999,50 KB
    Eser Türü: Kitap
    Yazar, bu romanıyla, günümüze dek süregelen Kızılderili sorunlarını, onların gizemli yaşamlarını, ‘garimperio’ adı verilen maden arayıcılarının çalışmalarını, yağmur ormanlarında avlanan ırmak avcılarını, kısacası, Kızılderili gerçeğini, o yörelerden uzakta yaşayan Brezilyalılara ve bütün dünyaya duyurmayı amaçlamıştır.
  • Jose Mauro de Vasconcelos
    insan sesi mp3 - Türkçe
    28 Ayrım
    362,62 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Tülay Günel
    Yazar, bu romanıyla, günümüze dek süregelen Kızılderili sorunlarını, onların gizemli yaşamlarını, ‘garimperio’ adı verilen maden arayıcılarının çalışmalarını, yağmur ormanlarında avlanan ırmak avcılarını, kısacası, Kızılderili gerçeğini, o yörelerden uzakta yaşayan Brezilyalılara ve bütün dünyaya duyurmayı amaçlamıştır.
  • Gabriel Garcia Marquez
    insan sesi mp3 - Türkçe
    4 Ayrım
    155 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nermin Gültekin
    Her yazar, yazdığı en son romanın en iyi romanı olduğunu sanır. Benim bu romanım için böyle düşünmemin nedeni, yapmak istediğimi tam olarak gerçekleştirebilmiş olmamdır. Romanlar, yazılırken yazarlarının elinden kaçıp kurtulmak isterler. Romanın kişileri, kendi özyaşamlarına dönerler, en sonunda da canlarının istediğini yaparlar. Ben hiçbir romanımda bu romanımdaki kadar ipleri elimde tutamadım. Belki bunu konu ve hacim nedeniyle başarmışımdır. Konusu çok sert olan ve hemen hemen polisiye bir roman gibi işlenen bir roman bu. Üstelik oldukça da kısa. Sonuçtan hoşnutum. Bundan önce de en iyi romanım Yüzyıllık Yalnızlık değil de Albaya Mektup Yazan Kimse Yok adlı yapıtımdı. Ben öyle sanıyordum; ve bunu da sık sık söyledim. Şimdi de en iyi romanımın Kırmızı Pazartesi (Gronica de Una Muerte Anunciada) olduğunu sanıyorum.
  • Gabriel Garcia Marquez
    insan sesi mp3 - Türkçe
    6 Ayrım
    153 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Aysun Yılmaz
    Kolombiyalı büyük yazar Gabriel García Márquez'in 1981'de yayımlanan yedinci romanı Kırmızı Pazartesi, işleneceğini herkesin bildiği, engel olmak için kimsenin bir şey yapmadığı bir namus cinayetinin öyküsü. Hem Kolombiya'da, hem de yayımlandığı dünyanın dört bir yanındaki pek çok ülkede sarsıcı etkileri olmuş bir roman. Usta yazar, çocukluğunu geçirdiği kasabada yıllar önce yaşanmış bir cinayet olayını aktarıyor. Romanın kahramanı Santiago Nasar'ın öldürüleceği daha ilk satırlardan belli. Kırmızı Pazartesi, yalnızca bir cinayetin arka planını değil, bir halkın ortak davranış biçimlerinin potresini de çiziyor. Böylece, sonuna dek ilgiyle okuyacağınız bu kısa ve ölümsüz roman, bir toplumsal ruhçözümü niteliği de kazanmış oluyor.
  • Gabriel Garcia Marquez
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    382,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Kolombiyalı büyük yazar Gabriel García Márquez'in 1981'de yayımlanan yedinci romanı Kırmızı Pazartesi, işleneceğini herkesin bildiği, engel olmak için kimsenin bir şey yapmadığı bir namus cinayetinin öyküsü. Hem Kolombiya'da, hem de yayımlandığı dünyanın dört bir yanındaki pek çok ülkede sarsıcı etkileri olmuş bir roman. Usta yazar, çocukluğunu geçirdiği kasabada yıllar önce yaşanmış bir cinayet olayını aktarıyor. Romanın kahramanı Santiago Nasar'ın öldürüleceği daha ilk satırlardan belli. Kırmızı Pazartesi, yalnızca bir cinayetin arka planını değil, bir halkın ortak davranış biçimlerinin potresini de çiziyor. Böylece, sonuna dek ilgiyle okuyacağınız bu kısa ve ölümsüz roman, bir toplumsal ruhçözümü niteliği de kazanmış oluyor.
  • Gülseren Budayıcıoğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    55 Ayrım
    885,51 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: NURDAN KAYA
    Zamanında zihnimize yazılanlar, sonradan kaderimizi yazar… Açık kapıdan kırmızı pelerinli bir kız giriyor içeri. Bir filmden, bir masaldan kopup gelivermiş gibi hali var. Sabah ezanı okunurken, gün daha tam doğmamış, etraf henüz tam aydınlanmamışken insanın içine bir ürperti gelir ya, ona benzer bir duygu içimi yalayıp geçiyor. Hayalet gibi… Şu anda kapıyı bir açan olsa, bu kızın odanın ortasında, gözleri kapalı, pelerinin etekleri havalanmış, öylece döndüğünü, benim de keyifle onu seyrettiğimi görse ne düşünür acaba? Ne diyecek, “Biri deli, biri de deli doktoru” der. Onu huşu içinde seyrederken, “Acaba yaşadığı hangi acılar, içine düştüğü hangi çıkmazlar onu bir ruh doktorunun odasında böylesine döndürüyor?” diyorum içimden. İnsan bir psikiyatri kliniğine giderken neden böyle bir pelerin giyer, neden başına önü tüllü bir şapka takar ki… Bunların bir anlamı olmalı. Ve çok geçmeden yaşanan acılar, ince bir sızı gibi tel tel dökülüyor ağzından. Acının, korkunun, aşkın, sevdanın, umudun, umutsuzluğun en büyüğünü yaşamış bu kız. Çocuklukta yaşanan bir tacizin, bu tacizin koyu gölgesi altında geçen yılların, yalnızlığın, kimsesizliğin, her şey bitti derken açılan yepyeni kapıların, kısaca iyisiyle kötüsüyle macera dolu, dokunaklı bir hayatın hikâyesi bu; çok masum bir aşk hikâyesi aslında. Kitabın bir yerlerinde mutlaka kendinizle ve sizde iz bırakanlarla karşılaşacaksınız. Umarım onları iyi tanır, önce kendinize, sonra da onlara biraz daha hoşgörüyle yaklaşabilirsiniz. Gülseren Budayıcıoğlu, 3 Kasım 2022, İstanbul Bir kitabı yarıya gelince hemen koşup diğerini almak... Okumaya kıyamamak, okumadan duramamak… FKG (Okur)

Sayfalar