En Son Eklenenler

Toplam 58618 sonuçtan 3571 - 3580 arası görüntüleniyor.
  • Hugo N. Gerstl
    insan sesi mp3 - Türkçe
    64 Ayrım
    681,54 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman
    Seslendiren : Filiz Bozkurt
    Konusu:
    BİR AY, BİR DE YILDIZDI KARANLIĞI BOZAN 'ONURLU BİR CUMHURİYET'Tİ, BİZE MİRAS BIRAKILAN Türkiye Cumhuriyeti tarihi günümüze dek onlarca Türk yazarın eserine konu olmuş, farklı yönleriyle defalarca irdelenmiştir. Hugo N. Gerstl, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi'ni, çok kritik bir döneminden başlayarak, ilginç karakterlerin yaşam öyküleriyle örerek anlatıyor Miras'ta. II. Abdülhamit dönemi, doğu politikaları, Hmidiye Alayları, İttihat ve Terakki, Bab-ı Ali Baskını, Ermeni Meselesi, Çanakkale, Kurtuluş Savaşı ve tek parti dönemi ilk kitabın konuları arasında yer alıyor. Ve elbeeti ki, Osmanlı Miras'ının bu son derece kritik ve yoğun dönem ,ç,nde nasıl yer aldığı… Kitabın girişine öyküdeki kahramanların kurgu olduğu ibaresini koymadık. Turhan Türkoğlu, Halide Orhan ve Naci Akdemir elbette öyleler. Peki ya sayfalar arasında sık sık karşımıza çıkacak olan Mustafa Kemal, İsmet İnönü, Enver Paşa ve diğerleri? Bu ülke için hiç kimse onlar kadar gerçek olmadı. Miras bir yabancının tarihimize nasıl baktığını anlamak açısından önemli bir deneyim oluşturmakla kalmayacak, okuru adeta içine çeken atmosferleriyle unutamayacağınız bir roman olarak kütüphanenizdeki yerini alacak.
  • Aleksandros Papadiamantis
    insan sesi mp3 - Türkçe
    12 Ayrım
    132,29 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Öykü
    Seslendiren : Atiye Güneş
    Konusu:
    Aleksandros Papadiamantis’in altı öyküsünden oluşan Düşkün Derviş seçkisi, yazarın edebi serüvenini yansıtmanın yanında, izleyen yıllarda Ege-Akdeniz havzasındaki edebi, kültürel arayışlara temel oluşturacak motifler barındırmaktadır. Doğduğu ve çocukluğunu geçirdiği adalardaki yoksul halkın yaşantısı, âdetleri, gündelik karşılaşmaları ve gerilimleri Papadiamantis’in alabildiğine yalın, neredeyse masalsı dilinde yansımasını bulur. Meçhul bir yoksul Müslüman, intikam ile kabulleniş arasında salınan denizci delikanlı, istemeyerek gelin geldiği evden kaçmaya çalışan genç kadın ve tefeciler, balıkçılar, kahvehaneciler Papadiamantis’in öykülerinde ortak bir hümanizmin yapı taşlarını oluşturur.   *Sıla Özlemi *Başak Toplayıcı *Aşk ve Yiğitlik *Düşkün Derviş *Hisar’daki Hz. İsa Kilisesi’nde *Dalgalarda Düş Kurmak
  • Mahire Aktan Erk
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    84,93 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Öykü
    Seslendiren : Aysan Soma
    Konusu:
    Sen bilir misin, en güzel eserler ressamların ruh verdiği eserlerdir. Yaparken hem kendini kaybettiği hem bulduğu eserler… Bazısı hayal ürünü, bazısı gerçek hikâyeler… Din, dil, ırk ayrımı olmadan herkesi kucaklayan hikâyeler…
  • Knut Hamsun
    insan sesi mp3 - Türkçe
    22 Ayrım
    254,81 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: roman
    Seslendiren : Atiye Güneş
    Konusu:
    Benoni, Knut Hamsun'un çalışmaları arasında özel bir yere sahip, bir diptiğin ilk kısmı. Buram buram Norveç, Nordland'ın kendine has doğası, ormanları, faunası ve florası, denizi, parlak yaz geceleri, ağır kış günleri var bu romanda… Ve tıpkı bu doğanın bir yansıması olarak insanları var: Önyargıları, çekingenlikleri, alçak sesli cümleleri, kısıtlanmışlıkları, arzuları ve hayalleri. Knut Hamsun, ilk kez, tüm çalışmalarının en büyük endişelerinden birini, İskandinav toplumunun da en önemli sorunlarından birini bu kitapta merkeze alıyor: Etik ve tipik değerleri ile geleneksel kırsal kültür ve kent dünyası, kapitalizm, para arasındaki çatışma. İkinci sırada, melankolik bir aşk hikâyesi var, Behçet Necatigil’in şiirli çevirisiyle taçlanan bir hikâye…   “Hamsun, bu büyük romancı 1859’da Norveç’te doğdu. Gezdi, yaşadı, sevdi, yazdı. Hamsun’u çevirmek benim için şiir yazmak gibi bir şey.” - Behçet NECATİGİL  “Çağımızın yazarları arasında, orijinal yaratıcılık yönünden Hamsun’u kenara itebilecek tek bir kişi bile göremiyorum. Üslübu dış görünüşüyle ihtişam ve süsten uzaktır. Güzellik onun sadeliğinde gizlidir... Anlatırken felsefe yapar. Ama onun önceden ne diyeceğini kestirmeye çalışmak boşunadır... Ahlaki bir dogma, sosyal bir hipotez ortaya atmaz. Onun düşünceleri bir ideal kadar hürdür.” - Maksim GORKİ “O, ansızın bir uçuruma yuvarlanabilir, bir kavgada ölebilir yahut insanlardan uzak, tenha bir fiyortta boğulabilir veya bir çilingir sofrasında yığılıp kalabilir. Ama öyle ormanlar içinde sessiz, sakin ren geyiklerini seyrederken çıkıp gitmesi dünyadan... Hayır, hayır gönlüm bu sonu Hamsun’a yakıştıramaz.” - Hermann HESSE
  • Dr. Ali Şeriati
    insan sesi mp3 - Türkçe
    46 Ayrım
    802,44 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: İslam
    Seslendiren : Atiye Güneş
    Konusu:
    Batı'nın, bütün insanları, öz kültürlerinden, üretken, dinamik, heyecan dolu ve kendini arayan vasıflarından uzaklaştırıp yalvaran, dilenen, zelil ve taklitçi köleler durumuna getirmesi karşısında bugün ne yapmak gerek? Tek çare öze dönüştür. Eğer bu dönüş ırka olursa rasizm olur, faşizm olur, nazizm olur, bir tür ahmakça cahiliye şovenizmi olur. Ben ırka dönmek istemiyorum, insanları kana ve toprağa tapmaya sürüklemek istemiyorum. Yüz yirmi dört bin peygamber gelip bu mağrur ve kötü düşünceli beşeri, mutlak güzellik sahibi Allah'a kulluğa davet etmişlerdir. İnsan kulak vermiyor. Söz konusu ettiğimiz öze dönüş bizzat toplumun ruh ve vicdanındaki mevcut öze dönüştür. Bu, canlı bir özdür. Hâlâ yaşayan, hayat ve hareket sahibi bir öz. Acaba bu öz dinî bir öz müdür? Evet İslamî bir özdür. Peki hangi İslam?
  • Şafak Nakajima
    insan sesi mp3 - Türkçe
    24 Ayrım
    407,00 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Psikoloji
    Seslendiren : Atiye Güneş
    Konusu:
    Hayatın iki değişmez gerçeği var: doğum ve ölüm Nerede doğduğumuz, kim olduğumuz, ne kadar yaşadığımız fark etmez; hepimiz aynı sona varırız. Ölüm, tüm ayrımları silen en büyük eşitleyicidir. Bazen bir fırtına gibi aniden gelir, bazen de ağır ağır yaklaşır. Sevdiklerimizi kaybetmek istemeyiz, ama hayat er ya da geç bizi bu gerçekle yüzleştirir. Kaçınılmaz olanı kabul etmek, acıyı bastırmaktan daha derin bir farkındalık sağlar. Çünkü anlam, kayıpların boşluğunda değil, onlarla kurduğumuz bağda gizlidir. İnsanlık var olduğu günden beri ölümü sorguladı. Korkuyla baktı, merakla düşündü. Oysa ölüm, doğum kadar doğal, yaşam kadar gerçektir. Bilinmezlik karşısında doğumu nasıl kabul ediyorsak, ölümü de aynı doğallıkla karşılamayı öğrenebiliriz. Bu kitap, ölümün biyolojik, psikolojik ve felsefi boyutlarına ışık tutarken, kaybın ve yeniden başlamanın iç içe geçtiği o hassas çizgide yürümeye davet ediyor okuru. Çünkü hayat, eksilmeler ve yeniden tamamlanmalarla ilerleyen bir döngüdür. Unutmayın: Her son, yeni bir başlangıcın eşiğidir. YAZAR HAKKINDA Doç. Dr. Şafak Nakajima, lise eğitimini, burslu öğrenci olarak ABD’nin Minneapolis şehrinde St. Louis Park Senior High School’da tamamladı. Tıp eğitimini Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde aldıktan sonra, zorunlu hizmetini Kahramanmaraş’ta Aile Planlaması ve Ana-Çocuk Sağlığı hekimi olarak yaptı. Hacettepe Üniversitesi ve Dr. Sami Ulus Çocuk Hastanesi Çocuk Cerrahisi bölümüne kabul edilen ilk kadın doktor oldu ve iki yıl süreyle Çocuk Cerrahisi uzmanlık eğitimi aldı. Klinik Mikrobiyoloji alanında uzmanlığını Akdeniz Üniversitesi’nde, Viroloji alanındaki doktorasını ise Japonya’daki Osaka Üniversitesi’nde tamamladı. 1991 yılında, T.C. Üniversitelerarası Kurulu tarafından düzenlenen sınav ve değerlendirme sonucunda doçent unvanını kazandı. Meslek hayatının klinik ve laboratuvar odaklı yıllarında, modern tıbbın zihin, beden ve sosyal bütünlüğü göz ardı eden yaklaşımındaki eksiklikleri fark etti. Bu farkındalık, onu uzun yıllar süren nitelikli eğitimler almaya ve kendi biyopsikososyal bütüncül tıp modelini geliştirmeye yönlendirdi. Bu süreçte Institute NHC Doğal Tıp ve Bilinçli Yaşam Programı, ToDo Institute Morita ve Naikan Japon Psikoterapileri, Yıldız Teknik Üniversitesi Aile Danışmanlığı, Wisconsin Üniversitesi Matem ve Travma Danışmanlığı, Vermont Üniversitesi Yaşam Sonu Destek Danışmanlığı, Pekin Çin Tıbbı Üniversitesi Geleneksel Çin Tıbbı ve Akupunktur (T.C. Sağlık Bakanlığı onaylı) gibi birçok eğitim programını tamamladı. Felsefe lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi (AUZEF), sosyoloji lisans eğitimini ise Anadolu Üniversitesi’nde aldı. Memorial Sağlık Grubu Zorlu Wellness’ta stres ve öfke yönetimi, bilinçli yaşam ve özgüven konularında bireysel eğitim seansları düzenledi. Tıp, psikoloji, felsefe, sosyoloji ve bilim konularında yazdığı makaleler, sosyal medya platformlarında geniş bir okuyucu kitlesince takip edilmektedir. Endişesiz İlaçsız, Aklın Kutsal Kitabı, İlişkilerin Karanlık Kuyuları ve Benlik Aynasına Bakmak kitaplarının yazarıdır. Hasta ve danışanlarının zihin, beden ve sosyal sağlık sorunlarını, modern tıp ile bilimsel ilaçsız tedavi yöntemlerini bir araya getirerek ele alan bütüncül bir biyopsikososyal tıp doktoru olarak özel muayenehanesinde hizmet veriyor. Japon bir beyle evli olup, iki kızı ve bir erkek torunu vardır.
  • Burcu Alşan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    25 Ayrım
    240,10 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Burçin Sağcan
    Konusu:
    Aşkın araladığı bir kapıdan, hayatın anlamını bulmaya doğru… “Hayat bazen yapardı böyle, alır ve atardı birbirini sevenleri uzaklara. Mesafeler sokardı araya, büyük küçük sorunlar, olmaz dedirten imkânsızlıklar, geçemeyeceğin sınavlar koyardı önüne; ya teslim olur kabullenirdin ya da mücadele ederdin o aşk için.” Hayatımız ne zaman anlam kazanır? Ne zaman bu dünyaya gelişimizin, doğumdan ölüme dek geçirdiğimiz sürenin hakkını vermiş sayılırız? Ne zaman tam mutlu oluruz, o terfiyi alınca mı, evin kredisi bitince mi, arabayı yenileyince mi? Başkalarına hiç değmeden, kendimizden başkasını düşünmeden yaşamın hakkını verebilir miyiz? Kan bağımız olmayanları, doğurmadığımız çocukları önemsemeden yaşamış sayılır mıyız? Hep kendimize yatırım yapmakla, eğlenmekle geçer mi bir ömür? Geçerse, ona ömür denir mi? Bu sorulara cevaplar arayan gencecik bir kızın hikâyesi Derinde Saklı... Ve aslında belki de sırf bu yüzden soru soran ve cevapları arayan hepimizin hikâyesi. Her şeyi olan bir adamın, aslında hiçbir şeyi olduğunu anlamasının hikâyesi... Ezberletilen kadın ve erkek rollerinin, dayatmaların, acımasızlıkların ardında, derinde saklı anlamları bulma çabasının romanı...
  • Osman Pamukoğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    354,75 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Konusu:
    Zifiri karanlık… Tipiyle karışık bir fırtına vardı. Soluk alıp vermek zor. Askerler sırtını tipiye vererek yürümeye gayret ediyordu. Sabah… Fırtına ve tipiden eser kalmamıştı. Hava soğuk fakat sakindi… Teğmen İsmail Hakkı komutasındaki on dokuz kişilik müfreze Rus savunma mevzilerinin gerisinde keşif ve gözetleme faaliyetindeydi. Amaçları, Rusların cephedeki kuvvetlerini ve hazırlıklarını öğrenmekti... Sızdıkları Rus mevzilerinde sabaha dek yürümüş ve cephenin otuz kilometre gerisindeki üç yol ağzına varmışlardı. Müfreze yola yakın küçük bir koruluğa gizlenmiş yolları ve güneye açılan geniş düzlükleri gözlemeye koyulmuştu. Her taraf karla kaplı olduğundan, kilometrelerce uzaklıktaki kıpırdamalar bile kolayca fark ediliyordu… Teğmen İsmail Hakkı, öğleye kadar çoğu yiyecek çuvalı ve fıçı yüklü at arabalarının geçişini izledi. Saydı. Tam 230 araba… Saat 14.00’te cephe yönünden gelen Kazak süvarilerini gördü. Onların ardından gelenlerin, başlarındaki kalpak ve şapkalardan, kürk yakalı üniformalarından, omuzlarındaki işaretlerden yüksek rütbeli subaylar olduğu anlaşılıyordu. Kendilerini belli etmemeleri, ateş açmamaları ve çok zor durumda kalmadıkça çatışmaya girmemeleri konusunda kesin emir almış olan Teğmen İsmail Hakkı, avını kaçıran avcının yürek burukluğuyla kafileyi seyretmek zorunda kaldı... Teğmen İsmail Hakkı’nın müfrezesinin tüfeklerinin önünden resmigeçit yapar gibi geçenler, Çar ve ona refakat edenlerdi... Keskin nişancıların da aralarında olduğu müfrezenin açacağı seri bir ateş sonrası, Çar’ın yaralanması veya ölmesi büyük olasılıktı. Böyle bir sonuç Rus ordusunun bütün gücüyle Türk mevzilerini ezer gibi büyük bir taarruza kalkışmasına neden olabilir ya da her şeyi bırakıp çok uzaklara geri çekilmelerine yol açabilirdi. Her iki durumda da Sarıkamış’ı ele geçireceğim diye bir taarruza ihtiyaç duyulmayacak, diğer bir ihtimalle de kış koşullarında harekâtın yapılmasında ısrarcı olunmayacaktı... Savaş sanatında “talihli olmak” önemli faktörlerden biridir. Tersi olunca da buna, “yazgı” denir
  • Şükrü Erbaş
    insan sesi mp3 - Türkçe
    2 Ayrım
    15,26 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Çocuk Kitabı
    Seslendiren : Ayşe Baş Gönül
    Konusu:
    Sözcüklerle sayıların, şiirle matematiğin, doğayla insan kalbinin, anneyle öğretmenin derin bağını büyülü bir anlatımla aklımıza ve yüreğimize işliyor Şükrü Erbaş. Ben Annemin Hecesiyim ne kadar çocuk kitabıysa o kadar genç kitabı, ne kadar genç kitabıysa o kadar yetişkin kitabı. Anne babalarla çocukların, öğretmenlerle öğrencilerin birlikte okuyacakları bu kitabı heyecanla okurlarımıza sunuyoruz.
  • Tarık İşık
    insan sesi mp3 - Türkçe
    37 Ayrım
    669,52 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Roman/Öykü
    Seslendiren : Nevriye Akel
    Konusu:
    Gardiyanlarla birlikte içeri girdik. Diğerlerini uyandırmamak için çok ihtiyatlı ve sessiz hareket ediyorduk. Vecahet’in yattığı yere geldiğimiz zaman kendisini uyur bulduk. Yanındaki mahkûmlar da derin bir uykuda idiler. O zaman daha evvel vermiş olduğumuz kararla birden Vecahet’in ağzını tıkadık. Kollarını, bacaklarını tuttuk. Bu suretle hiç gürültü yapmadan kendisini dışarı çıkardık. Tabiî uyanmış ve neye uğradığını anlamadığından çırpınmağa başlamıştı. Fakat biz üç kişi idik. Hiç böyle genç bir kadın üç erkeğin elinden kurtulabilir miydi? –Haydi kızım, dedim. Artık vakit geldi. Koluna girip onu ayağa kaldırdık. Ellerini yine arkaya götürüp bağladık. Sonra da masanın üstüne çıkardık. İpi boğazına geçirirken saçları sıkışmasın diye alttan aldım. Gözlerinden durmadan yaş akıyordu: –Ah dünya, diye inledi. Bu onun son sözü oldu. Masayı bir anda devirdim. Aşk için kocasını öldüren Vecahet Altın, bir iki defa sallandı. Sonra hareketsiz kaldı. Ölmüştü. İşte, bu benim idam ettiğim ilk ve son kadın oldu. Koca koca eşkıyaları asmak, bana böyle ufak tefek bir kadını asmaktan daha kolay gelmişti. Günlerce bu hâdisenin tesiri altında kaldım. Hani nerede ise rüyalarıma bile girecekti. Cellat Ali Ağı

Sayfalar