Eserlere Göre Listeleme

Toplam 6000 sonuçtan 3581 - 3590 arası görüntüleniyor.
  • Pierce Brown
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,96 MB
    Eser Türü: Kitap
    Ben dünyaları ateşe verecek kıvılcımım. Ben zincirleri kıracak çekicim. Ben halkımın ve esaret içinde yaşayan herkesin umuduyum. Çünkü biliyorum ki insan kendini köleleştiren adaletsizlikle özgürleşemez. Gelecekte, renk kodlarına göre sınıflara ayrılmış Toplum'un en alt sınıfını Kızıllar oluşturmaktadır. Diğer bütün Kızıllar gibi Darrow da, Mars'ı yeni nesiller için yaşanılır bir gezegen haline getirdikleri inancıyla günlerini madenlerde çalışarak geçirmektedir. Üstelik bunu severek ve isteyerek yapmakta, kanı ve teriyle çocuklarına daha iyi bir dünya bırakacağına inanmaktadır. Ancak Kızıllar kandırılmıştır. Darrow, halkının yozlaşmış yönetici sınıfın kölesinden başka bir şey olmadığını keşfettiğinde adalet özlemi ve kaybettiği aşkının anısıyla hırslanır. İnsanlığın yeni nesil Altın hükümdarlarının güç için mücadele ettiği efsanevi Enstitü'ye sızmak için her şeyden vazgeçer. Hayatı ve medeniyetin geleceği pahasına en başarılı ve en vahşi Altınlarla rekabet etmek zorunda kalacak olan Darrow'un düşmanlarını yenmek için artık yapmayacağı şey yoktur… Bu, onlardan birine dönüşmek anlamına gelse bile.
  • Kostos Mourselas
    insan sesi mp3 - Türkçe
    17 Ayrım
    727 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Elif Aksoy
    Egemen sisteme ve onu içselleştirenlere karşı sert bir eleştiri
  • İsmail Arı
    insan sesi mp3 - Türkçe
    20 Ayrım
    194,41 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Levent Filyos
    Biz gazeteciler tarih için müsvedde tutarız. Tarih onları temize çeker; kimisini çöpe atar kimisini de sayfalarına ekler. Mahallemizin çalışkan arısı İsmail Arı’nın çalışması şimdiden tarih! Ayşenur Arslan Bir kurum kamusal alanda hizmet sunuyorsa, toplumun ortak hafızasında nasıl anıldığı çok önemli hâle gelir. Kimi güzel kavramların içi, Siyasal İslam tarafından henüz boşaltılmamışken, Kızılay’ı hakikî mânâda bir iyilik kurumu olarak hatırlıyorduk. Kızılay’ın nereden nereye geldiğini bugün ortaya koyan gazetecilik hattı içinde, genç kuşağın başarılı temsilcilerinden İsmail Arı’nın haberleri önemli bir yer tutuyor. Bu uğurda bedel de ödeyen Arı, ortak hafızamızın “iyilik kurumu” nun, nepotik bir ticarethaneye dönüşmesinin izlerini sürüyor. Çiğdem Toker İsmail Arı, AKP iktidarının istibdat döneminde cesur haberciliğin önemli kalemlerinden biri oldu. Türkiye bir aile şirketine dönüştürülürken yardım kuruluşu olmaktan çıkarılan ve bir holdinge dönüştürülen Kızılay hakkındaki haberleri bir dönemi gözler önüne seriyordu. Şimdi haberciliğini bu konudaki kitapla taçlandırıyor. Kalemine sağlık. Timur Soykan Gazetecilikte başarı bir kaleci gibi pozisyonu doğru takip edip, doğru konumda durmakla geliyor. İsmail Arı sadece depremden sonra değil, yıllardır Kızılay’ı takip ediyor, bu kurumdaki çürümeyi gazetesi BirGün’de okuyucularıyla yıllardır buluşturuyor. Doğru yerde yazıyor, doğru yerde duruyor ve takibini en özenli şekilde yapıyor. Belki de Kızılay’ı en iyi bilen isim. Ozan Gündoğdu Kendi tüzüğünde “gönüllülük esasına dayanan bir yardım kuruluşu” olduğunu beyan eden Kızılay’ın, yaşadığımız son büyük depremde şirketleştiği, ihtiyaç sahiplerine ücretsiz ulaştırması gereken çadır, yiyecek, hatta bağışlanan giysi ve kanları bile satan bir ticarethaneye dönüştüğü ortaya çıktı. Kamuoyunda büyük bir şaşkınlık ve kızgınlıkla karşılanan bu durum elbette birdenbire oluşmamıştı ve elbette şirketleşme işinin kökleri siyasal iktidarlara dayanıyordu. Gazeteci İsmail Arı, bir yardım kuruluşu olmaktan çıkıp holdingleşmeye varan, iktidarlar tarafından para kaynağı olarak görülen ve yağmalanan Kızılay’ın şirketler kurularak nasıl işlevsiz hale getirildiğini çok daha önceden fark etti. Arı’nın yıllara yayılan ayrıntılı araştırması Kızılay Holding, güven sıralamasında en altlara düşen kurumun nasıl bu hale geldiğini gözler önüne seriyor.
  • Nihat Çetinkaya
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    2,28 MB
    Eser Türü: Makale
    Kızılbaş Türkler Kitap Açıklaması "Bütün menfi yakıştırmalara rağmen onlar Kızılbaş adıyla anıl-maktan gururlanmışlar, 'Kızılbaş' sözünü bizzat kendilerini ifade etmek için iftiharla kullanmışlar, devletlerini (devlet-i Kızılbaş), hü-kümdarlarını (padişah-ı Kızılbaş) ve ülkelerini de (ülke-i Kızılbaş) bu tabir ile vasıfladırmıslardır. (...) Alevi Türkmenler, Kızılbaş adını, Osmanlı devşirme idarecilerinin ahlak dışı anlamlarla kullanıp halka da yayması sonucunda bırakmak zorunda kalmışlar ki bazı kesimler bir süre Bektaşi adıyla anılmış, II. Mahmut'un, 1826 tarihinde Yeniçeriliği lağvetmesi ile Bektaşi adı da yasaklanmıştır. Bundan sonra başlayan sürecin, tespit edebildiğimiz bir safhasından itibaren de, bunlara Alevî denilmiş, kendileri de bu ismi benimsemiş ve kullanmaya başlamışlardır. Halbuki Alevî adı, tarihte Hz. Ali soyundan gelenleri yani yalnızca Seyyidleri tanımlamak için kullanılmıştır. İran Şiî literatüründe de Alevî denilince Hz. Ali'nin soyundan gelenler anlaşılır. "Kızılbaş adının çıkış noktası, Türkmenlerin, çok eski bir Türk geleneğinin devam olarak 'Kızıl Börk' giymelerine dayanıyor. Kızıl başlık giymek, Türklerin çok eski bir geleneği idi. Yani Safevi devletinin kuruluş sürecinde, Şeyh Haydar devrinde başlamış değildir. Türkmenlerin milli-itikadi geleneklerince giydikleri Kızıl Börk'ten dolayı, siyasi olarak Safevi yanlısı, iktisadî olarak da Şiî anlamında Kızılbaş diye anılması, XVI. yüzyılın baslarından itibaren görülmüştür." Değerli araştırmacı Nihat Çetinkaya'nın Kızılbaş ya da Alevî Türkler konusunu, sadece dinsel ve mezhepsel boyutlarıyla değil de, Türk tarih ve etno-kültürel gelenekleri bağlamında da tarafsız bir şekilde tartışmayı amaçlayan Kızılbaş Türkler (Tarihi, Oluşumu ve Gelişimi) adlı çalışması, çalışmanın sonunda yer alan kaynaklar listesinden de anlaşılacağı üzere, konu ile ilgili sağlam ve orijinal kaynaklara dayanarak hazırlanmıştır. Son derece zor ve riskli bir konunun böyle kapsamlı ve başarılı bir şekilde ele alınması, değerlendirmelerde objektif bir tutum sergilenmesi, özellikle de konunun bir Türk bakış açısıyla ele alıp değerlendirilmesi, sayın Çetinkaya'nın çalışmasının önem ve değerini daha bir arttırmaktadır. Alevî Türklere, Avrupa Birliği tarafından "Müslüman Azınlık" sıfatının kazandırılmaya çalışıldığı günümüzde, böylesi bir çalışmanın hazırlanması, çok yerinde ve anlamlı olmuştur. Böylesine zor ve hacimli bir konuyu bu derecede başarılı bir şekilde ele alan değerli araştırmacı Nihat Çetinkaya'dan Kızılbaş Türkler'in inanış ve düşünüş dünyasını yansıtan başka bir çalışmayı hazırlamasını, çalışmalarını bu doğrultuda devam ettirmesini beklemek bizlerin hakkı olsa ge-rektir. Prof. Dr. Mehmet AÇA
  • Tufan Gündüz
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    9,20 MB
    Eser Türü: Kitap
    Türkmenler, Safevîler, Kızılbaşlar, OsmanlIlar gibi kavramlar aslında Türk tarihinin önemli parçalarıdır ve bazen birini diğerinden ayırmak mümkün değildir. Ne var ki, gerek siyasî gerekse dinî meseleleri izah ederken konunun anlaşılmasını kolaylaştırmak için bunlardan birini tercih etmek zorunda kalıyoruz. Bu zorluk kendi içinde bir karma¬şa meydana getiriyor aslında. Bu kitapta değişik dönemlerde kaleme alınan ve birbiri¬ni tamamlar mahiyette 15 makale ye rai maktadır. Kızılbaş ve Türkmen algısındaki değişim; İran, Azerbaycan ve Anadolu Türkleri arasındaki dinî, kültürel ve siyasî birlikteliğin tarihî kökleri, Kızılbaş ve Safevî algısının Osmanlı kültüründeki yeri buradaki makalelerin özünü oluşturuyor. Bu çalışmanın tamamı okunduğunda zihinleri meşgul eden pek çok sorunun cevabına ulaşılabilecektir.
  • Tufan Gündüz
    metin - Türkçe
    4 Ayrım
    4,91 MB
    Eser Türü: Kitap
    Kızılbaşlar gerek Safevî Devleti'nin yükseliş ve ikbal dönemlerinde, gerekse bunalım ve çöküş devrelerinde askerî gücü daima ellerinde bulunduran Safevî Devleti'ni ayakta tutan önemli bir güç kaynağı durumundaydılar ve giriştikleri her mücadelenin bedelini hayatlarıyla ödemişlerdir. Tarih-i Kızılbaşan adlı müellifi bilinmeyen bu eser; 1599-1605 yılları arasında yazılmış olup doğrudan Kızılbaş kabileleri ile bu kabileye mensup, Safevî devlet idaresinde ve orduda görev alan önemli emirlerin kısa biyografilerine tahsis edilmiştir. Aslında buna tam olarak Şah İsmail'den Şah Abbas döneminin ortalarına kadar (1502-1605) Safevî Devleti'nde görev yapan Kızılbaş kadrolar demek daha doğru olacaktır. Çünkü eser doğrudan Kızılbaş beylerin kısa künyelerine ve hâkim oldukları beldelere dair bilgiler vermekte, büyük olayların anlatımından sarfınazar etmektedir. Bundan dolayı eserin Türkçe tercümesinde konunun anlaşılmasını kolaylaştırmak amacıyla geniş açıklamalar ilave edilmiştir.
  • Debbie Macomber
    insan sesi mp3 - Türkçe
    31 Ayrım
    579,35 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Binnur OLGUNER
    Geçmiş, ondan kaçsak bile bugünümüzü yakalamanın bir yolunu mutlaka bulur... Beni hatırlıyor olmalısınız; Cedar Cove kasabasından Peggy Beldon... Burada yaşamayı seviyorum ama otelimizde işlenen cinayet nedeniyle hiçbir şey eskisi gibi değil. Öldürülenin, Max Russell adında biri olduğu ortaya çıktı. Neden buraya geldiği ve onu kimin öldürdüğü hakkında hâlâ bir fikrimiz yok. Sadece, katilin bir an önce bulunmasını umuyoruz. Russell cinayeti bir yana, sizinle paylaşmayı istediğim çok fazla dedikodu birikti. Dinlemek isterseniz, bir fincan çay ve yabanmersinli çörek eşliğinde size hepsini seve seve anlatırım. Ama önce derin bir nefes alın! Macomber’ın hayat verdiği samimi ve bir o kadar yaşamın içinden karakterler sayesinde Cedar Cove’u tekrar ziyaret etmek için can atacaksınız.” Booklist “Cedar Cove sakinlerinin inişli çıkışlı hayatlarını okumaya kaldığınız yerden devam ederken, onları ne kadar özlediğinizin farkına varacaksınız.” BookPage “Cedar Cove kasabasında neler döndüğünü merak etmekte haklısınız. Macomber’dan beklediğinize değecek türde bir roman daha.” Publishers Weekly
  • Reşat Nuri Güntekin
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    855,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Kızılcık Dalları'nda, bir evlatlığın başına gelen olayları, kendi diliyle eşleşen bir masal diliyle anlatışı göze çarpar. Mutlu bir aile yaşantısına özlem, büyük bir anlam zenginliğiyle dile getirilmiştir. Kızı erken yaşta ölen bir ninenin, yüreği yanarak ve kızının yadigarına bakarak hatırladıkça çoğalan o mazlum yakarışları başarıyla verilmiştir. Yazar, besleme kızcağızın anılarının dibindeki kimsesizlik ve çaresizliği, hayatındaki o büyük drama bağlayarak, bu romanın eksenine yerleştiriyor.
  • Reşat Nuri Güntekin
    insan sesi mp3 - Türkçe
    37 Ayrım
    320,66 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Gülşan GÜVENDİK
    Kızılcık Dalları'nda, bir evlatlığını başına gelen olayları, kendi diliyle eşleşen bir masal diliyle anlatışı göze çarpar. Mutlu bir aile yaşantısına özlem, büyük bir anlam zenginliğiyle dile getirilmiştir. Kızı erken yaşta ölen bir ninenin, yüreği yanarak ve kızının yadigârına bakarak hatırladıkça çoğalan o mazlum yakarışları başarıyla verilmiştir. Yazar, besleme kızcağızın anılarının dibindeki kimsesizlik ve çaresizliği, hayatındaki o büyük drama bağlayarak, bu romanın eksenine yerleştiriyor.
  • Yücel Sarpdere
    insan sesi mp3 - Türkçe
    28 Ayrım
    971 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: İnci Karakuzu
    Kızılcık Operasyonu, Yücel Sarpdere'nin ikinci mizah romanı. Yazarın, büyük beğeni toplayan ilk romanı Vatandaş Abuzer, mizah silahını 12 Eylül dönemine doğrultmuştu. Kızılcık Operasyonu'nda ise daha yakın bir dönemin olaylarına tanık oluyoruz. Romanın baş kahramanı Dilaver, aldığı cezalarla askerliği bir türlü bitmeyen, "kıdemli" bir askerdir. Bu arada birbirinden ilginç olaylar kahramanımızı önce sürgün bölüğüne, ardından da Somali'ye gidecek Türk bölüğü içinde ilk sıraya taşır. Ve sonra, beklenmedik bir dizi tesadüfün ardından, Dilaver'i askerlik görevini tamamlamış olarak küçük bir kıyı kasabasında görürüz. Olaylar birbirini kovalar, gelir, o adı büyük "operasyon"a dayanır... Bütün bu olaylar içinde toplumsal yapı, devlet organlarının işleyişi, insan ilişkileri keskin hatlarıyla karşımızda belirir. Katıla katıla gülme isteği uyandıran kitap, bizi yaşadığımız dünyanın gerçekleriyle yüz yüze getirerek ağzımızda acı bir tat da bırakıyor.

Sayfalar