En Son Eklenenler

Toplam 58888 sonuçtan 4001 - 4010 arası görüntüleniyor.
  • Deniz Yahyabeyoğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    111,71 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Makale
    Konusu:
    Küreselleşme ile birlikte, iktisadi hayatta hemen hemen tüm sektörlerde olduğu gibi, moda sektöründe de ortaya çıkan hızlı ve seri üretim anlayışına paralel olarak, yerel üretimin yerini uluslararası düşük maliyetli üretim almıştır. Böylelikle, üretimin hızlı ve yüksek hacimli olarak gerçekleştirilmesi anlayışı çerçevesinde “hızlı moda” kavramı ortaya çıkmıştır. Hızlı moda, tüketiciyi ürünün kalitesi yerine; lüks markaların ikamesi olabilecek ürünleri daha düşük fiyata, daha önce ve daha fazla miktarda tüketebilmeye odaklamıştır. Hızlı moda akımı ile kullan-at ürünlerin tüketim miktarında meydana gelen artışla doğru orantılı olarak, atık giysi miktarı da artmış; üretim sırasında ortaya çıkan ham madde kullanımı, su tüketimi ve çevresel zarar yeni bir boyut kazanmıştır. Doğal kaynakların en fazla tüketildiği sektörler arasında yer alan moda sektöründe sürdürülebilirliğin sağlanmasına yönelik yöntem arayışları arasında, “sürdürülebilir moda” anlayışı öne çıkmaktadır. Bu tez çalışmasında, hızlı moda uygulamalarının yarattığı ekolojik tahribata karşılık sürdürülebilir moda perspektifinin incelenmesi hedeflenmektedir. İlgili literatürde var olan çalışmalardan farklı olarak bu araştırmada, moda sektöründe tüketicilerin çevresel sorumluluklarının ve süreci değiştirme/dönüştürme yeteneğine ilişkin içgörüler elde edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, çalışmada altı katmanlı gelir grubu belirlenmiş ve bu gruplara dâhil rastgele seçilen katılımcılar ile örneklem kümesi oluşturulmuş ve bir anket çalışması yapılmıştır. Anket çalışmasının bulgularının değerlendirilmesi neticesinde; tüketicinin kararlarının, sürdürülebilir modanın değişim süreci üzerinde etkisinin olabileceği, elde edilen bulguların daha ileri düzey araştırma yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilecek araştırmalar için bir başlangıç noktası oluşturabileceği sonucuna varılmıştır. Anahtar
  • Berke Özenç
    metin - İngilizce
    1 Ayrım
    104,45 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Makale
    Konusu:
    Syntactic analysis allows us to analyse the sentence structure in various ways. Constituency parsing is one of the various ways of conducting syntactic analysis. This parsing method defines sentence structure as hierarchical relationships between words or phrases and represents them in tree form. Constituency parsing employs constituency grammar which defines how constituents combine and form other constituents. In this grammar, any syntactic structure from the sentence to the words is represented by the constituents. Although this approach is designed to focus on universal aspects of the languages, English has always been in its focus. This situation makes the constituency approach miss the details that the morphology puts in the syntax of morphologically rich languages. In this study, we implement an extension for the constituency parsing which overcomes the challenges in parsing of MRL (Morphologically Rich Language). We propose ideas tailored to Turkish, yet they can be used for any language like Turkish. Our extension enables the constituency parsing to start at the morpheme level. Thus, we involve morphemic structures in the parsing process and express their syntactic effects on the structure. We have our implementations by extending the CYK (Cocke Younger Kasami) algorithm. During parsing, we utilize extra rules to transfer the ambiguity in morphology to the parsing. In addition, we designed a morpheme-focused constituency set for Turkish. This set involves affixes, stems and phrases headed by a stem. We demonstrate our work with a mini treebank and the grammar generated from it.
  • Habibe NACAK
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    82,69 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Makale
    Konusu:
    Dünya genelinde hızla artan nüfus ve sanayileşme faaliyetleri, doğal kaynakların sürdürülemez şekilde tüketilmesine ve çevreye verilen zararın artmasına yol açmaktadır. Özellikle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde, yenilenemeyen kaynaklar üzerindeki olumsuz etkilerin azaltılması ve bu etkilerin oluşmadan önlenmesi, son yılların en kritik araştırma ve politika konularından biri haline gelmiştir. Bu bağlamda, çevre kirliliğinin en ciddi boyutlarda görüldüğü alanlardan biri olan sanayi bölgeleri, özel bir ilgi odağı haline gelmiştir. Peyzaj uygulamaları, sürdürülebilirlik ve çevre koruma açısından kritik işlevler üstlenmektedir. Son yıllarda, doğal kaynakların korunmasına yönelik geliştirilen yenilikçi yaklaşımlar arasında, hiperakümülatör bitkiler ile yapılan çalışmalar dikkat çekmektedir. Hiperakümülatör bitkiler, ağır metal kirliliğine toleranslı ve bu metallerin birikimini sağlayarak çevreyi temizleyebilen bitki türleri olarak bilinmektedir. Bu bitkiler, sanayi alanlarının neden olduğu çevresel kirliliği azaltmak için doğal bir çözüm sunmakta ve çevre mücadelesinde umut vadetmektedir. Bu çalışma, Kocaeli'nin Dilovası Sanayi Bölgesi’nde ağır metal kirliliğine maruz kalan topraklarda yetişen üç bitki türünün (Ligustrum vulgare, Tilia tomentosa, Olea europaea.) bünyelerinde biriktirdikleri Çinko (Zn), Kurşun (Pb), Bakır (Cu), Krom (Cr) ve Nikel (Ni) oranlarını incelemeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, bu bitkilerin aynı türlerinin kirlilik barındırmayan kontrol bölgelerindeki örnekleriyle karşılaştırılarak, mevcut çevresel koşullarda gelişimlerinin nasıl etkiledikleri gözlemlenecektir.
  • Esra Özkan Karaoğlu
    insan sesi mp3 - Türkçe
    42 Ayrım
    831,55 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Ders/Sınava Hazırlık
    Seslendiren : Neslihan Kayıkçı
  • Graham E. Fuller
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,18 MB
    Eser Türü: Kitap
    Konusu:
    "Siyasal İslam nedir? Dünyada nasıl hareket eder? Dünyaya karşı ne tür bir meydan okuyuşu vardır ve kendisi ne tür bir meydan okuyuşyla karşı karşıyadır? Nihayet, siyasal İslam nereye gidiyor? Siyasal İslam demokrasi, faşizm, sosyalizm, liberalizm ve komünizm gibi ideolojilere uygun bir alternatif olarak görülemez. İdeolojik yelpazede net bir şekilde herhangi bir yere konamaz. Siyasal İslam alternatif bir kavram hazinesi olarak görmek çok daha yararlıdır. İslamcılık birçok devlette iktidara gelme amacına erişemeyebilir. Yine de mevcut otoriteryen rejimlerin gayri meşruluğu, değişim ihtiyacı, liberalizasyon ve demokratikleşme gibi fikirlere öncülük etmek suretiyle İslam dünyasında siyasal değişim ve reformlar yönünde hayati bir hızlandırıcı etki yaratabilir. İslamcılar bu fikirlerin geniş kamuoyunun gündemine getirilmesinde öteki her organizasyondan daha etkili bir taşıyıcı bant görevi ifa edebilir, başka partiler ve siyasal etkinliklerin temelini atabilir."
  • Rabia Karaçay
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    158,59 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Makale
    Konusu:
    Bu araştırma 0-2 yaş aralığında çocuğu olan annelerin prenatal bağlanma ile depresyon arasındaki ilişkide psikolojik sağlamlık ve algılanan sosyal desteğin düzenleyici rolünü incelemeyi amaçlamıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 0-2 yaş aralığında çocuğu olan 100 anne oluşturmaktadır. Katılımcılardan elde edilen veriler Prenatal Bağlanma Ölçeği, Connor-Davidson Psikolojik Sağlamlık Ölçeği Kısa Formu, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği, Kısa Semptom Envanteri-Depresyon Alt Boyutu ve Sosyodemografik Bilgi Formu aracılığıyla çevrimiçi ortamda toplanmıştır. Çalışmanın temel hipotezlerini test etmek amacıyla PROCESS Hayes düzenleyici etki analizleri kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucun elde edilen bulgular hem psikolojik sağlamlığın (β=,043, SH=,099, t=,434, p>0.05) hem de algılanan sosyal desteğin (β=-,107, SH=,106, t=-1,012, p>0.05) prenatal bağlanma ile depresyon arasındaki ilişkide düzenleyici etkisi olmadığını işaret etmektedir. Bununla beraber araştırmanın yordanan değişkeni olan depresyon ile prenatal bağlanma, psikolojik sağlamlık ve algılanan sosyal destek puanları arasında negatif yönlü ilişki olduğu bulunmuştur. Çalışmanın ana değişkenlerinin katılımcıların sosyodemografik özelliklerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemek amacıyla yapılan t-test analizlerinde depresyon puanının algılanan gelir düzeyine göre farklılaştığı bulunmuştur. Buna ek olarak prenatal bağlanmanın kabul alt boyutu ve algılanan sosyal desteğin aile alt boyutunun evlilik süresine göre farklılaştığı bulunmuştur. Sonuç olarak çalışmada prenatal bağlanma ile depresyon arasındaki ilişkide psikolojik sağlamlık ve algılanan sosyal desteğin düzenleyici etkisi olmadığı görülmüştür. Çalışmanın gebelik döneminden itibaren anne ve bebek sağlığını korumak adına önleyici ve iyileştirici müdahalelere katkı sağlaması beklenmektedir. Araştırma sonuçları ilgili literatür doğrultusunda tartışılmıştır.
  • Hasan İzzettin Dinamo
    metin - Türkçe
    2 Ayrım
    212,57 KB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Anı/Mektup
    Konusu:
    Bir ikindi üstü bu komedyada ben de ufak bir rol aldım. İnce uzun boylu sarışın mavi gözlü sevimli bir asker sorgu yargıcı beni beş dakika bile sürmeyen bir sorguya çekti. Sonra, zindana döndüm... Yatsı vakti benimle birkaç arkadaşın adı okundu. Geri kalan arkadaşlarla helallaştık. Yataklarımızı ertesi gün almak üzere arkadaşlara emanet ederek caddeye çıktık. Alışkanlık dolayısiyle çevremde zararlı insan gölgeleri aradım. Kimse yoktu. Bir dolmuşa atlayarak Sirkeci’ye indim. Baktım, o yörede kırılıp dökülen bütün evlerin, mağazaların camları takılmış, içleri yine mobilya ile malla dolmuştu. Yalnız Altı - Yedi Eylül kasırgasının benim insan yüreğimde açtığı korkunç yaralar yaşadıkça işleyecekti. Onları hiçbir güç onaramazdı.
  • Osman Pamukoğlu
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    331,10 KB
    Eser Türü: Kitap
    Konusu:
    "Beni Öldürecek kurşun daha dökülmemiştir!" Unutulanlar Dışında Yeni Bir Şey Yok kitabıyla on altı hafta en çok satan kitaplar listesinde birinci sırada yer alan Osman Pamukoğlu'ndan yine çok konuşulacak, fırtınalar kopartacak bir roman Cehennemdere Kanyonu. Yirmi asker ve bir yüzbaşı. Zemheri ayazında karlı ve dumanlı dağlarda, derin vadilerde, rüzgarlı ovalarda adım adım iz sürüyorlar.Bu dağlarda korkuya, kuşkuya ve aptallığa yer yok. Her hareketleri ölüm ve yaşam arasındaki ince sınırın ne tarafında olacaklarını belirliyor. Amaçları vatanı korumak. En son varacakları hedef ise Cehennemdere Kanyonu! Osman Pamukoğlu, Güneydoğu'nun sarp dağlarında, kar kış demeden, vatan aşkıyla pkk'nın izini süren yirmi bir komandonun muhteşem mücadelesini kendi tanık olduğu olaylardan yola çıkarak romanlaştırdı. Cilo Dağları'ndan Han Yaylası'na, Sat Dağları'ndan Cehennemdere Kanyonu'na uzanan bu nefes kesen öykü; sadece Türk Askeri'nin zor şartlar altındaki kahramanlıklarını anlatmakla kalmıyor, Türkiye Gerçeği'ni görmezden gelenlere Mehmetçiğin acısını, korkusunu, sevincini ve her şeyden ama her şeyden de çok yüreklerinde taşıdıkları sonsuz cesareti haykırıyor. Osman Pamukoğlu'ndan destansı bir roman...
  • Attila İlhan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    7 Ayrım
    101,20 MB
    Eser Türü: Kitap
    Eser Alt Türü: Şiir
    Seslendiren : Ayşegül Çetinkaya
    Konusu:
    Size, bize "mevcutlu" götürülen, az sonra karısından ayrı düşecek olana, Beyoğlu'nun ar ka sokaklarında çamurlara bata çıka yürüyene, karanlık odalarda kendini arayana, "eksik" sevene, dövülmüş halini kimseler görmesin isteyene cam yeşili etek giyene, sonbahar uğultusu duymamış olana bakıyor Attila İlhan, bakıyor ve onlardan, sizden, bizden şiir yapıyor. İlk kez 1962'de basılan Bela Çiçeği'nde onun, kendine, hayatından şöyle ya da böyle gelip geçen insanlara, dostlarına, sevgililerine, sokaklara, meydanlara, toplumsal olaylara bakarak yaptığı şiirler bulacaksınız; belki kendinizi de...
  • Hasan İzzettin Dinamo
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    172,89 KB
    Eser Türü: Kitap
    Konusu:
    "O senin bağrını yakıp kavuran ateşin adını senin gibi ben de biliyorum. Buna doyurulmamış adalet sıtması diyorum ben. Tropikadan daha öldürücü, namussuz. Tropika olsa olsa kanını ateşe verdiği insanı yok eder. Adalet sıtması ise, mutlaka dışarıda bir kurban arar, ya da suçlu arar ilkin onu yok eder. Kimi zaman da kendine kıyar..." "Bu öcü alınmamış adalet sıtmasının korkunç tortusu, beni bundan sonra türlü abartmalı davranışlara iletebilir. Birtek bundan korkuyorum. Büyük bir adalet sıtması geçirmiş bir insanda her zaman her fırsatta, bunun miktopları meydana çıkıp kanı ateşleyebilir. İnsanın başını belaya sokabilir..."

Sayfalar