Eserlere Göre Listeleme

Toplam 7423 sonuçtan 4281 - 4290 arası görüntüleniyor.
  • İbrahim Ö. Kaboğlu
    metin - Türkçe
    10 Ayrım
    295 KB
    Eser Türü: Kitap
  • insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    617 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Türgök Gönüllüleri
  • Dimitri Kakmioğlu
    insan sesi mp3
    29 Ayrım
    512,53 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Asuman Abra Kuzuoğlu
    Yıllar sonra sana geri dönüyorum Tenedos... Geçmişimle barışmama yardımcı olman için... Anayurt 70’li yılların başına kadar Bozcaada’da (Tenedos) yaşayan ve daha sonrasında göç etmek zorunda kalan bir Rum ailesinin yerinden yurdundan kopuşunun belki de aslında kopamayışının hikayesidir. Roman tüm politik gerilimler ardında aşklarla, umutlarla, beklentilerle birlikte yaşanan zorlu yılları bir çocuğun gözünden anlatıyor. Ve o çocuk, Dimitri, geçmişiyle barışmak için yıllar sonra hem Türkiyeli hem de Avustralyalı kimliğiyle Bozcaada’ya geri dönüyor... Karşı karşıya değil yan yana, birbirinden kopuk değil iç içe iki kültürün hikayesi.
  • R. A. Salvatore
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    1,69 MB
    Eser Türü: Kitap
  • Yusuf Atılgan
    metin - Türkçe
    1 Ayrım
    554,00 KB
    Eser Türü: Kitap
    Ne ölü, ne sağ" bir yaşamın kahramanı Zebercet. Gözünü ilk açtığı ve yaşadığı Oteli'yle aynı kaderi paylaşıyor: Birbirine benzeyen geçici ilişkilerle geçen günler, yalnız ve tek başına sürüklenen bir hayat. Gecikmeli Ankara treniyle gelen -adını bile bilmediğimiz- kadın otelde bir gece kalır ve Zebercet'in de, Anayurt Oteli'nin de sessiz akıp giden günlerinin içeriği değişir. Küçük ayrıntıların tekdüze şaşmazlığında neredeyse takıntılarla sürüklenen bir yaşamın öfkesi de, çaresizliği de büyük oluyor. Türk edebiyatının unutulmaz bir tipi unutulmaz bir mekanı.
  • Yusuf Atılgan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    15 Ayrım
    250 MB
    Eser Türü: Kitap
    Bir kadının gelmesiyle Anayurt otelinde gelen değişimi anlatıyor.
  • Yusuf Atılgan
    insan sesi mp3 - Türkçe
    18 Ayrım
    236,26 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Meral Esen
    Bir oteli yönetmekle bir kurumu, geniş bir işletmeyi, bir ülkeyi yönetmek aynı şeydi aslında. İnsan kendini, olanaklarını tanımaya, gerçek sorumluluğun ne olduğunu anlamaya başlayınca bocalıyordu, dayanamıyordu. Ülkeleri yönetenler iyi ki bilmiyorlardı bunu; yoksa bir otel yöneticisinin yapabileceğinden çok daha büyük hasarlar yaparlardı yeryüzünde. Defteri kapadı. Ne gereği vardı artık bunları yazmanın ya da birkaç satır yazıp bırakmanın? Çağdaş edebiyatımızın en ünlü kişilerinden Zebercet, yaşamını günlük yaşamın gerektirdiği en basit işlevlere odaklamış biri. Görünüşüyle son derece gerçek, basit ve sıradan. Ama içimizde bıraktığı etki öyle mi? Yusuf Atılgan’ın unutulmaz romanı Anayurt Oteli, bir memleket portresi, bir mizaç izahı. Yayımlandığı ilk günden bu yana başucumuzda. Okura düşen de onu daha yakından tanımak.
  • Ömer Kavur
    insan sesi mp3 - Türkçe
    1 Ayrım
    95,85 MB
    Eser Türü: Sesli Betimleme
    Seslendiren: Ünsal Coşar
    İstasyon yakınlarındaki babadan kalma on dört odalı, eski bir konaktan bozma otele gecikmeli Ankara treniyle gizemli bir kadın gelir. Otelin katibi ve sahibi Zebercet (Macit Koper), bir gece kalıp giden meçhul kadını bekler durur. Dünyasına cinsel bir düş gibi giren kadını umutsuz bekleyişi Zebercet' i trajik bir sona doğru götürecektir.
  • Halife Altay
    insan sesi mp3 - Türkçe
    26 Ayrım
    638 MB
    Eser Türü: Kitap
    Kazak Türklerinin geçmişi, gelenekleri ve göçleri
  • Cezmi Ersöz
    insan sesi mp3 - Türkçe
    10 Ayrım
    287,41 MB
    Eser Türü: Kitap
    Seslendiren: Nuriye Aygün
    Kimi geceler babası sadece üzerini örtüp, saçlarını, yüzünü, alnını okşamakla yetinmezdi. Yatağının bir kenarına ilişir. gizli gizli birşeyler fısıldardı. Sanki ona yattığı yerde nasihat ederdi. Pişmanlıklarını, görüp geçirdiklerini anlatırdı. Hayatın çok, ama çok ağır, taşıması çok zahmetli bir yük olduğunu anlatırdı sanki. Oğlu bu fısıltıları duymak için bütün dikkatini harcardı, ama nafile, duymazdı. Babası daha sonra kalkar, yüzünü seyderdi oğlunun. Babasının alkollü nefesini hisserderdi. Buruk, öksüz, kaybetmiş bir insanın kokusuydu bu. Yaralanmış umudun kokusuydu. Ve bazen oğlunun yüzüne ılık, ama içini dağlayan damlalar düşerdi. Yüreği acıyla ve çoşkuyla açılır, gözlerini daha sıkı yumar, kalbi daha hızlı atardı. Babası yüzüne damlardı... Gizli tören, bu gözyaşlarıyla biterdi.

Sayfalar