Çok eski gizli bir kardeşlik örgütü, dünyayı yok edecek ölümcül yeni bir silah, akıl almaz bir hedef...
Harvard Üniversitesi'nin dünyaca ünlü Simgebilim Profesörü Robert Langdon anlaşılmaz bir yazıyı çözmek için İsviçre'deki CERN Araştırma Merkezi'ne çağrılır. Çözülmesi istenen yazı, öldürülen bir fizikçinin göğsüne dağlanmıştır. Bu korkunç cinayet, gerçekte sırlarla dolu olaylar zincirinin kapısını aralar. Öldürülen kurbanın göğsündeki yazının anlamı, yüzlerce yıl önce Katolik Kilisesi'nden intikam almaya yemin etmiş gizli bir kardeşlik cemiyeti olan Illuminati'nin sembolüdür
İyi şeyler yürekle algılanır. Yürek, öncelikle korunmalıdır. Çünkü; her şey ondan kaynaklanır ve gözler açılır. Eğer açabilirsek... Ruh veya yürek, ilke ve kalıplara, programlara karşılık vermez. O, şekil değil tutku arar. Yüreği uyandıran; sanat, şiir, güzellik, gizem ve coşkudur. Ruhun dili budur. Akılları meşgul etmekle olmaz, ruhun ele geçirilmesi lazım...
Yıllarca esaret altında kalmış tutkular ve anılarla dolu bir bahçe...
Cornwall'da bulunan muhteşem manzaralı, el değmemiş Lamorna Koyu bir asır önce pek çok sanatçının uğrak noktasıydı. Bugün ise talihsiz bir aşkın ve annesinin ölümünün acısını atlatmak isteyen Mel Pentreath için huzurlu bir sığınak...
Büyüleyici olduğu kadar soğuk ve karanlık olan Merryn Hall'da bir kır evi kiralayan Mel, bir yandan çevresindeki yeni dünyayı kucaklarken bir yandan da ev sahibi Patrick Winterton'a bahçe işlerinde yardım etmeye koyulur. Patrick'in tavan arasında unutulmuş bazı resimler bulmasıyla birlikte kendilerinden çok şey bulacakları gizemli bir tutkunun sıra dışı hikâyesini keşfederler. Mel ve Patrick geçmişteki hayal kırıklıklarının üstesinden gelmeye çalışırken yeni bir aşkın kapısını da aralarlar. Ancak Mel'in bu büyülü dünyası çok geçmeden gerçekler ve tehditlerle sarsılır.
Anı Bahçesi, bir kuşaktan diğerine uzanan hatıralar ile mutlu olma yolunda benzer engellerle karşılaşan, farklı yüz yıllarda yaşamış iki kadının etkileyici öyküsünü anlatıyor. Büyülü bir dünyanın kapılarını aralamaya hazır olun.
Cyan, kendini bildi bileli kötü anıları unutturulan onlarca çocukla birlikte Başkabiryer'de yaşar. Sorgulamanın yasaklandığı bu terk edilmiş adada, geçmişinin karanlığından korunduğuna inanır. Fakat bir gün bir balina iskeletine kazınmış gizemli bir not bulur ve neyi unuttuğunu merak etmeye başlar.
Aynı gün sığınağa getirilen biri unutturma tedavisine direnç gösterir ve acı verici de olsa hatıralarına sıkıca tutunur. Görevliler, geçmişini hatırlamasını engellemek için yeni arkadaşına daha sert tedaviler uygulamaya başladığında Cyan, Başkabiryer'in sandığı gibi olmadığını anlar. Kendisi ve sığınak hakkındaki gerçekleri öğrenmek ve arkadaşlarını kurtarmak üzere tehlikeli bir göreve çıkar.
Çok sevilen Çöpçüler kitabının yazarı Darren Simpson'dan soluk soluğa bir özgürlük mücadelesi hikâyesi.
"Korkma anne. Cümlelerini ezberime aldım, hepsi yüreğimde konuşuyorlar benimle şimdi.
O kutunun içindeki tüm güzellikleri sen bana armağan etmiştin. Şimdi de ben sana armağan ediyorum anne. Benim yokluğumu aratmasınlar sana diye.
Bana verdiğim tüm değerler için, hayatındaki tüm güzellikleri bana anlattığın için, benim tüm huysuzluklarıma rağmen beni sevdiğin için çok teşekkür ederim anne."
Fanzin dünyasının yakından tanıdığı, San Francisco Chronicle tarafından "Çağımız Çehov'u" olarak tanımlanan Pegan Kennedy, Anıkolik'te hayatını zamanın raylarına oturmayı beceremeyenlerin öyküsünü anlatıyor. Kaybettiği annesinin yüzünün apaydınlık parladığı, çoktandır yabancılaştığı eşine tutkuyla sarıldığı, hayatın olasılıklarının önünde sozsuzluğa uzandığı günleri hatırlamak isteyen; zamanın yıkım iştahıyla çoşkuları henüz tükenmeden önce olduğu adamı canlandırmaya çalışan Win Duncan'ın öyküsü...
Akrep ve yelkovanı gerilerde yitirdiklerimize doğru çevirmek; bir hap yutarak geçmişe geri dönmek mümkün olsaydı eğer, ne olurdu?